13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Şirket ile Katar ülkesi kanunlarına göre kurulmuş ve Katar'da tescil edilmiş bir limited şirket olan ... şirketi arasında eser sözleşmesi düzenlendiğini, ... şirketi ...'ın sahibi olduğunu, işbu sözleşmeye göre müvekkilinin Katar ülkesinin ... Bölgesi'nde devasa bir tavuk çiftliği meydana getireceğini, bu kapsamda müvekkili şirket katar firmasının istediği şekilde üzerine almış olduğu işbu tavuk kümes işini en iyi şekilde yapmak için davalı şirket ile anlaştığını, ancak, davalı şirket tarafından anlaşmaya aykırı olarak eksik malzeme gönderilmesi ve eksik gelen malzemelerin de hatalı gelmesi, işçiliklerin yapılmaması gibi nedenlerden dolayı projenin geciktiğini, müvekkili şirket geç teslimden kaynaklı zarara uğradığı gibi eksiklikleri de kendi imkanları ile tamamlamak durumunda kaldığını, sırf bu yüzden müvekkili ile Katar'da mevcut ... firması ile aralarındaki sözleşmenin sona erdiğini, alınma ihtimali olan diğer işlerin de alınamadığını, müvekkilinin bu bakımlardan zarara uğradığını, iş bu dava ikame edilerek müvekkilinin zararının tespiti ile davalı şirketten tazmini talep edildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak hareket etmesi neticesinde ve edimini tam olarak yerine getirmeyerek, eksik yapılan işlemler sebebiyle müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların ABD Doları cinsinden tespiti ile şimdilik 100.USD nin fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden edimin ifa edilmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca, Devlet Bankalarınca ABD doları üzerinden açılmış bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek faiz ile tahsiline, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, işbu haksız davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı müvekkilinin vergi no’suna bakıldığında, şirket adresinin Merkez/...’da olduğunun görüldüğünü, bu davada yetkili mahkeme; ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılması gerektiğini, ayrıca taraflar arasında akdedilen ve davaya konu yapılan 28.12.2017 tarihli ... Konstrüksiyon konulu sözleşmenin 17.md’den de anlaşılacağı üzere, taraflar hukuki ve icrai ihtilaf halinde, ... Mahkemelerinin /İcra Dairelerinin yetkisini önceden kabul ettiklerini, kaldı ki, sözleşmeye göre malın yükleme yerinin de ... olduğunu, bu sebeplerle mahkememizden yetki itirazımızın kabulüne karar verilmesini, ayrıca zamanaşımı defiinde bulunduklarını, bu sebeple de, haksız davanın reddi gerektiğini, davacının dilekçesindeki, müvekkili yüzünden katlandığını iddia ettiği malzeme tedariki-nakliyesi-montajını dahi kendi yaptırdığı ve haliyle bedelini ödemiş olduğu konusundaki, kesin-net beyanları gereği, davacının esasında alacağının belirli olduğu ve belirsiz alacak davası açmada hukuki yararının olmaması sebebiyle davasının reddini, Mahkeme red konusunda aksi kanaatte ise verilecek kesin süre içinde talebini belirli hale getirip-eksik harcın tamamlattırılmasını; projesiz işe kalkışan, hiçbir ödeme/çek taahhüdünü yerine getirmeyen, hasımları ve sorumsuzluğu ile iş süresince müvekkilini zarara uğratan, akitte-ana unsurlarda tek taraflı değişiklikler yaparak, akdi uygulanamaz hale sokan ve müvekkilinin zararına sebep olan ve sonuçta müvekkilini Katar’lı firma ile mahkemelik hale getiren, kötüniyetli davacının sebep olduğu tüm bu zararlara rağmen, 7 yıl sonra açmış olduğu, haksız davasının ve taleplerinin tümüyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 6. maddesi hükmü uyarınca kural olarak yasada aksine hüküm bulunmadıkça davanın açıldığı tarihte davalının ikametgahı sayılan yer mahkemesi yetkili ise de, icra takibine konu edilen bir para alacağı olduğuna göre, Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının yerleşim mahkemeleri de yetkilidir. 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri belirtilmiştir.
Alacaklı ile borçlu arasında yazılı şekilde yapılan yetki sözleşmesi var ve yetki sözleşmesi HMK'nın 17 ve 18.maddeleri kapsamında ki koşulları taşıyor ise alacaklının iptal davası sözleşmede yetkili gösterilen yer mahkemesinde de açabilir. Bu şekilde yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olup zorunlu dava arkadaşı durumundaki borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişileri de bağlayıcıdır. Ancak HMK'nın 17.maddesi kapsamında yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, tacirler yada kamu tüzel kişileri arasında düzenlenmiş olması ve yetki sözleşmesinin HMK'nın 18.maddesi kapsamındaki koşulları taşıması gerekmektedir.
Davalı cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş, davalının adresinin ... olduğu ve taraflar arasında akdedilen ve davaya konu yapılan 28.12.2017 tarihli ... Konstrüksiyon konulu sözleşmenin 17.md’den de anlaşılacağı üzere,taraflar hukuki ve icrai ihtilaf halinde, ... Mahkemelerinin /icra Dairelerinin yetkisini kabul ettiklerini bu nedenle yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiği , sunulan ve davacının da kabulünde olan 28/12/2017 tarihli ... Konstrüksiyon başlıklı taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde sözlemenin 17. Maddesinde taraflar arasındaki ihtilaflarda ... Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesi yapıldığı ve tarafların her ikisinin de tacir olduğu dikkate alındığında yetki sözlemesinin geçerli olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu ve taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca yetkili ve görevli Mahkemelerin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından Mahkememizin yetkisizliğine ve dosyanın yetkili ve görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesine (asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
1.HMK'nun 116/1-a maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE,
2.HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın GÖREVLİ VE YETKİLİ ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) GÖNDERİLMESİNE,
3.H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikler takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına,
4.Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine , Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2024 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)