Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/874
Karar No
K. 2024/841
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/874 Esas
KARAR NO: 2024/841
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 01/11/2022
KARAR TARİHİ: 08/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin --------- yaptığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirket aracılığıyla yurtdışı hedeflere kargo gönderildiğini, bir kargosunun yurtdışından iade geldiğini, davalıya uluslararası kargo gönderim hizmeti verildiğini, bu ticari ilişkiden dolayı davalı şirkete faturalar gönderildiğini, kesin vadesi gelmesine rağmen müvekkiline ödemelerin yapılmadığını, davalı aleyhine ----dosyası ile dayanağı faturalar olan ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının borcu olmadığını beyan edip takibi durdurduğunu, bunun üzerine dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, --------tarihli arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını, dolayısıyla arabuluculuk süreci anlaşamama olarak sona erdiğini belirterek açıklanan nedenlerle; borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin ------- üzerinden devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen asıl alacak, faizi ve tüm ferileriyle ödemesine ve takip konusu alacak faturalara dayalı,kesin ve likit olduğundan, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili aleyhine arz ve ikame edilen işbu dava nispi harca tabi olduğunu, dava değeri üzerinden harç ikmal edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davanın deniz ihtisas mahkemelerinin görev alanında kaldığını, görev itirazlarının kabulü ile dosyanın ---------- gönderilmesini talep ettiklerini, davacı firma tarafından sunulan ve internet sitelerinde yer aldığı iddia edilen yurtdışı taşıma sözleşmesini kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte mezkur sözleşmenin açıkça TTK 55/1-E-F maddelerine aykırılık teşkil eden hükümlere sahip olduğundan dürüstlüğe aykırı bir şekilde genel işlem koşulu niteliğinde olan sözleşme maddelerinin uygulanması / dayanak yapılarak talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, davacı firmanın, müvekkiline gönderi iade edildikten sonra bildirimde bulunmuş olduğunu, sözleşme yükümlülüklerine aykırı hakaret ettiğini, üzerine düşen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, iade olunan gönderiye ilişkin olarak davacı tarafından müvekkiline; gönderinin alıcı adresine ulaştığı, gümrükte beklemekte olduğu, gümrükten çıkışının yapılmaması halinde iade olacağı hususları hiçbir şekilde bildirilmediğini, yalnızca alıcının işlemleri tamamlamadığı gerekçesi ile gönderinin iade edildiği bilgisi verildiğini, davacı firmanın asli görevini gereği gibi ifa etmemesi, ------- kendisine bir bildirim yapıldı ise taraflarına ya da alıcı firmaya iletmemesi, gönderi haftalarca gümrükte beklemesine rağmen herhangi bir bildirim yapılmaması nedeni ile müvekkilinin hem dava dışı alıcı firmaya karşı oldukça zor durumda bırakıldığını, hem de kendisinden haksız meblağlar talep edildiğini, davacı firma tarafından takibe konu edilen faturaların, davacı firmanın kusuru nedeni ile ortaya çıkmış bedeller olduğunu, müvekkili tarafından yasal süresi içinde iade işlemi yapıldığını, mezkur iade işleminden sonra ise davacı yanca ilk olarak icra takibi başlatıdığını, daha sonra ise iade işleminin kabul edilmediği taraflarına bildirildiğini, süresi içerinde faturalara açıkça itiraz edilmiş olduğunu, müvekkilinin de davacı firmaya bu hususları açıklamak ve davacı tarafından kesilen faturaları iade etmek amacı ile ----- tarihli ihtarname gönderdiğini, söz konusu ihtarnamede de davacının ihmali davranışları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davacının kesinlikle bildirim yapmadığı hususları belirtilerek davacı tarafından kesilen faturaların iade edildiği bildirildiğini, bunun üzerine, davacı tarafından tarafımıza herhangi bir dönüş yapılmaksızın --- tarihinde --------dosyada takip başlatıldığını, taraflarınca takibe 15.08.2022 tarihinde itiraz edildiğini belirterek açıklanan nedenlerle; davanın görev yönünden reddi ile, görevli olan------------ Mahkemesine gönderilmesine, davacı / borçlunun haksız davasının esastan reddini, kötü niyetli olarakt %20 tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacak sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- tarihli bilirkişi heyet raporu, ---- tarihli bilirkişi heyet ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu, ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 12.08.2022 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı olduğu; takibin 3.539,13 TL fatura, 3.632,27 TL olmak üzere toplam 7.171,40-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 05.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20.08.2022 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 01.11.2022 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 7.171,40-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi heyetinin 04.03.2024 tarihli raporunda özetle, "Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, takipte dayandığı iki adet fatura tutarı olan 7.171,40 TL kadar davalı firmadan alacağının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna mukabil olarak davalı firmanın yasal süresinde ve yasal zeminde, alacağın dayanağı olan işbu iki adet faturaya itiraz ederek iade faturası düzenlediğini, davacı şirket adına borç kaydetmiş olması sonucunda, ticari defterlerinde davacı şirketle borç/alacak bakiyesinin sıfırlanmış olduğunu, somut olayda uygulanması gereken Montreal Konvansiyonunca izin verilen taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 5.6.maddesi şartlarına haiz yazılı bir varış ihbarının yapılmadığını, Montreal Konvansiyonu 12'nci maddesi 2.paragrafındaki şartın oluşması ve davacı taşıyıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davalının aynı madde 4.paragraf hükmü gereğince kargoya nizam hakkını kullanamadığını, kullanmasına imkan tanınmadığının sübuta erdiği, davalının kargonun akıbeti hakkında talimat verme hakkının kullandırılmadığı bu noktadan sonra, yükün alıcıya ulaştırılması için katlanılan giderlerden davalı göndericinin sorumlu olamayacağını, bu giderlere davacı taşıyıcının katlanması gerekeceğini, davalının bu durumu keşide ettiği ihtarname ile davacıya bildirdiği dikkate alındığında, davacının takipte dayandığı faturalardaki hizmetin ifasından davalının değil davacının yükümlü olacağı gerekçesi ile davalının kendisi aleyhine --------sayılı dosya ile takibe vaki itirazının yerinde olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı" yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 17.06.2024 tarihli ek raporunda özetle, "Davacının ticari kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda, takipte dayandığı iki adet fatura tutarı olan 7.171,40 TL kadar davalı firmadan alacağının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, buna mukabil olarak, davalı firmanın yasal süresinde ve yasal zeminde, alacağın dayanağı olan işbu iki adet faturaya itiraz ederek iade faturası düzenlemiş ve davacı şirket adına borç kaydetmiş olması sonucunda, ticari defterlerinde davacı şirketle borç/alacak bakiyesinin sıfırlanmış olduğu, somut olayda uygulanması gereken Montreal Konvansiyonunca izin verilen taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 5.6.maddesi şartlarına haiz yazılı bir varış ihbarının yapılmadığı, Montreal Konvansiyonu 12'nci maddesi 2.paragrafındaki şartın oluşması ve davacı taşıyıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davalının aynı madde 4.paragraf hükmü gereğince kargoya nizam hakkını kullanamadığı, kullanmasına imkan tanınmadığının davalının kargonun akıbeti hakkında talimat verme hakkının kullandırılmadığı bu noktadan sonra, yükün alıcıya ulaştırılması için katlanılan giderlerden davalı göndericinin sorumlu olamayacağı, bu giderlere davacı taşıyıcının katlanması gerekeceği, davalının bu durumu keşide ettiği ihtarname ile davacıya bildirdiği dikkate alındığında, davacının takipte dayandığı faturalardaki hizmetin ifasından davalının değil davacının yükümlü olacağı gerekçesi ile davalı kendisi aleyhine -----sayılı dosya ile takibe vaki itirazının yerinde olacağı şeklinde ulaşılan sonuç ve görüşlerimizi değiştirecek bir unsurun tespit edilemediği," yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Montreal Konvansiyonunca izin verilen taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin 5.6.maddesi şartlarına haiz yazılı bir varış ihbarının yapılmadığı, Montreal Konvansiyonu 12'nci maddesi 2.paragrafındaki şartın oluşması ve davacı taşıyıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davalının aynı madde 4.paragraf hükmü gereğince kargoya nizam hakkını kullanamadığı, kullanmasına imkan tanınmadığının davalının kargonun akıbeti hakkında talimat verme hakkının kullandırılmadığı bu noktadan sonra, yükün alıcıya ulaştırılması için katlanılan giderlerden davalı göndericinin sorumlu olamayacağı, bu giderlere davacı taşıyıcının katlanması gerekeceği, davalının bu durumu keşide ettiği ihtarname ile davacıya bildirdiği dikkate alındığında, davacının takipte dayandığı faturalardaki hizmetin ifasından davalının değil davacının yükümlü olacağı gerekçesi ile davalı kendisi aleyhine-------- sayılı dosya ile takibe vaki itirazının yerinde olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın reddine,

2.Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 86,61-TL harcın mahsubu ile bakiye 340,99-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.560,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 7.171,40-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 07/11/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.