Esas No
E. 2011/12742
Karar No
K. 2012/1451
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2011/12742 E.  ,  2012/1451 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: 1-Zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma

2.765 sayılı TCK.nun 342/1, 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası (16 kez)

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ve farklı bankaların mağdur olarak gösterildiği değişik tarih ve sayılı iddianamelerde, sanığın katılan şahıslar adına sahte olarak tanzim edilmiş nüfus cüzdanlarını ve buna göre düzenlenmiş sahte belgeleri kullanmak suretiyle mağdur bankalara müracaat ederek sahte isim ve şirketler adına çek hesabı açtırarak çek koçanı aldığının anlatıldığı cihetle, mağdur olarak gösterilen ve çek hesabı açtırılan bankalara yönelik olarak "resmi belgede sahtecilik" suçundan, keza birleştirilmesine karar verilen İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/315-346 E.K. sayılı dosyasında dava konusu olan 30.06.2003 keşide tarihli ve 5.500.000.000 TL bedelli çek hakkında da kamu davası açıldığı halde hüküm kurulmadığının anlaşılması karşısında bu eylemlerle ilgili olarak zamanaşımı süresi içinde hüküm kurulması olanaklı görülmüştür.

Hükmü temyiz eden katılan İş Bankası A.Ş. ve müşteki Yapı Kredi Bankası A.Ş.'nin "dolandırıcılık" suçlarına konu eylemlerden dolayı doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve hükmü temyiz etme haklarının bulunmadığı anlaşılmakla, bu suç yönünden kurulan ortadan kaldırma kararlarının temyizen incelenmesi imkanı bulunmadığından tebliğnamede belirtilen ortadan kaldırma kararlarının bir kısmının onanması, bir kısmının da zamanaşımı süresi dolmadan ortadan kaldırma kararı verilmiş olması nedeniyle bozulması düşüncesine iştirak olunmamıştır.

1.Katılan İş Bankası A.Ş. vekili ile müşteki Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın sahte belgelerle bankadan çek hesabı açtırmak suretiyle almış olduğu çekleri tedavüle koyması eylemlerinden dolayı her bir çek yönünden sanık hakkında "dolandırıcılık" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından hüküm kurulduğu, bu haliyle söz konusu suçlardan kimlik bilgileri kullanılan gerçek kişiler ile çek verilerek mal alınan kişilerin doğrudan zarar gördükleri, katılan ve müşteki bankanın doğrudan doğruya zarar görmedikleri, sahte belgelerle çek hesabı açtırmak eyleminden dolayı da kurulmuş bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla;İş Bankası A.Ş.'nin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği de gözetilerek, katılan vekili ile müşteki vekilinin vaki temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2.Sanığın, "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan bir kısım mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın, sahte belgelerle değişik bankalar nezdinde açtırdığı hesaplardan almış olduğu her bir çekin farklı hukuki ilişkiler nedeniyle yenilenen kasıtlarla katılanlara ve müştekilere geçmiş olması karşısında her bir katılan ve müşteki bakımından ayrı resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki, sahte belgelerle bankalara müracaat ederek açtırdığı çek hesaplarından aldığı çekleri keşide etmesinin zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu düşüncesine iştirak olunmamıştır.

Citibank Merkez Şubesine ait, 03.04.2003 keşide tarihli 7.380.000.000 TL bedelli, Denizbank Etiler Şubesine ait 30.06.2005 keşide tarihli 7.280 YTL bedelli ve Family Finans Kurumu Fatih Şubesine ait 15.07.2003 keşide tarihli 4.375.000.000 TL bedelli çekler yönünden kurulan hükümler hariç olmak üzere diğer çeklerden dolayı "resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak;

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 765 sayılı TCK.nun yürürlükte olduğu dönemde işlenen suçlar yönünden 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmama nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın bir sebep içermeyen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA,

3.Sanığın "resmi evrakta sahtecilik" suçundan kurulan bir kısım mahkumiyet hükümleri ile "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan tüm mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince;

a)Citibank Merkez Şubesine ait, 03.04.2003 keşide tarihli 7.380.000.000 TL bedelli ve Denizbank Etiler Şubesine ait 30.06.2005 keşide tarihli 7.280 YTL bedelli çeklerin, taşıması gerekli zorunlu unsurlardan olan "keşide yeri" olmadan tedavüle konulduğu, bu haliyle çeklerin özel evrak niteliğinde olduğu gözetilmeden "resmi belgede sahtecilik" suçundan hüküm kurulması,

b)5271 sayılı CMK.nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bunun dışına çıkılarak açılmayan davadan hüküm kurulamaycağından, Family Finans Kurumu Fatih Şubesine ait 15.07.2003 keşide tarihli 4.375.000.000 TL bedelli çekten dolayı açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, c- Dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin, gerçek kişiye yönetilmesi ve hataya düşülerek bu işlem sonucunda onun veya bir başkasının mal varlığı aleyhine, sanığın kendine veya başkalarının yararına haksız bir menfaat sağlaması gerekmekte olup somut olayda sanığın, sahte belgelerle değişik bankalardan çek karnesi aldığını kabul edip, her bir çek yaprağını her hangi bir mal alışverişi olmadan para ile sattığını beyan etmesi, bir kısım müştekilerin beyanının alınamaması, bir kısım müşteki ve katılanların da çekin kendilerine nasıl geçtiğini bir önceki ciranta ile sınırlı kalmak üzere anlattıktan sonra, sanığı tanımadıklarını ve çeki sanıktan almadıklarını beyan etmeleri karşısında, öncelikle her bir çekteki ciro silsilesi geriye doğru takip edilerek sanığın keşidesinden sonra müşteki veya katılanın eline geçme aşamasına kadar çekin hangi hukuki ilişkiler nedeniyle kime verildiği, hangi aşamada kime karşı dolandırıcılık suçunun işlendiği tespit edildikten sonra sanığın bu dolandırıcılık suçlarına ne şekilde katıldığı belirlenerek sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, sanığın, katılan ve müştekilere yönelik dolandırıcılık suçuna iştirak edip etmediği belirlenmeden, davaya konu çeklerden dolayı eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.