3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... tarihli "... Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme uyarınca her türlü destek hizmetleri "müşteri" sıfatı ile müvekkiline sunulacağı ve tüm hizmetler müvekkilinin talepleri doğrultusunda hazırlanacağını, ancak "..." sıfatındaki davalı tarafın taraf sözleşmesel yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, ayıplı hizmet sunduğunu, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve müvekkilinin zararına sebep olacak şekilde hareket ettiğini, müvekkili tarafından ... tarihli fesih ihbarnamesinin davalıya tebliğ edildiğini, ..." şirket sözleşmede vaat ettiği karşılığında bedel talep ettiği ve ödeme aldığı hizmeti sunmadığını, davalı şirket müvekkili şirkete sağlayacağı hizmette "..." saikiyle hareket etmeyi taahhüt ettiğini, ancak müvekkili şirketin hali hazırda işleyişinden uzakta bir sistemin hayata geçirilmeye çalışılması zaman kaybına neden olduğunu, davalı taraf her ne kadar sözleşmede müvekkili şirkete özgü olarak bu hizmeti yürüteceğini taahhüt ettiğini ancak müvekkili şirketle yaptığı anlaşma öncesinde başka bir şirket için oluşturulmuş "..." şirketinin sistemini aynen müvekkili şirkete entegre ettiğini, davalının sözleşmede taahhüt ettiği "..." taahhüdünü yerine getirmediğini, müvekkili şirketten bu eksik ve taahhüdü yerine getirilmeyen işler nedeniyle ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL, ... tarihinde ...-TL ve ... tarihinde ...-TL olmak üzere toplamda ...-TL ödeme alındığını ve sunamadığı hizmetler sebebiyle herhangi bir iadede bulunmadığını bildirerek müvekkili şirket tarafından davalı tarafa ödenen bedelin şimdilik ...-TL'sinin müvekkili şirketi iadesine, müvekkili şirketin menfi ve müspet zararlarının karşılığı olarak ...-TL maddi tazminatın müvekkiline ödenmesine, sözleşme bedeline ilişkin olarak davalı tarafça kesilen faturalardan ve sözleşmenin feshi nedeniyle ödenmemiş olan ... tarihli ...-TL bedelli fatura ile ... tarihli ...-TL bedelli faturadan dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Dava; Sözleşmenin feshinden kaynaklı tazminat istemi ile dava dilekçesinde belirtilen faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
Mahkememizce, taraflarca gösterilen deliller toplanmış, tarafların BA/BS formları ilgili Vergi Dairesi'nden celbedilmiş ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak mali müşavir ve yazılım mühendisi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Mahkememizce bilirkişi heyeti ... ile ... tarafından aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacının 2020 ve 2021 yılları e defter beratlarının GİB’e yasal süresinde ve usulüne uygun olarak gönderildikleri, kayıtların mali mevzuata uygun olarak tutulduğu, davalının BA BS formlarının incelenmesinden; 2021 yılı ... ayında 1 belge kdv hariç ... TL ve ... 2021 ayında 1 belge kdv hariç ... TL Lik davacıya satış yaptığının anlaşıldığı, davacının 2021 yılı BS BA formlarının incelenmesinden davacının davalıdan 2021 yılı ... ayında 1 belge kdv hariç ... TL ve ... 2021 ayında 1 belge kdv hariç ... TL Lik mal aldığı, iki tarafın BS BA formlarının bir biri ile uyumlu olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan ... tarihli ...-TL Lik davalının davacıya kestiği fatura suretinin incelenmesinden faturanın temel fatura ve açık fatura olduğu, fatura muhteviyatının “...” yazılı olduğu, davacının Antalya ... Noterliğinden ... tarih ve ... yevmiye nolu davalıya gönderdiği ihtarname ile ... tarihli sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediğinden sözleşmenin haklı olarak fesh edildiği ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin işyerinde çalışan ...’e ... tarihinde tebliğ edildiği, davacının 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin incelenmesinden davalının davacıya taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında toplamda ...-TL Lik fatura kestiği, bu tutarın ...-TL lik kısmının ödendiği, ...-TL Lik kısmının ödenmediği, ... tarihi itibariyle davacının davalıya ... tarihi itibariyle ...-TL borçlu olduğu, dosyaya sunulan ... başlıklı sözleşmenin davacı antetli kağıda yazıldığı, teklifin davacı tarafça kaşe ve imza edildiği, sözleşmede davacının müşteri, davalının ... olduğu, sözleşmedeki ... başlıklarının ve konularının; ... (... Sistemi), ... (... Yönetimi), ... (... Yönetimi), ... (... Sistemi), ... (... Yönetimi), ... (... Sistemi) ve ... (... Yönetimi) şeklinde olduğunu, iş akışlarının ; ... hazır iş akışları, ... özelleştirilmiş iş akışı oluşturma, iş akışı koşulları ve iş akışı eylemleri” şeklinde, projenin toplam bedelinin ...-TL olduğu, davacını proje sürecince her ayın 3 iş günü analiz çalışmaları ve uygulama için davacı lokasyonunda bulunacağının kararlaştırıldığı, dosya kapsamında yapılan teknik inceleme neticesinde dava konusu yazılım kişiye özgü bir yazılım olmadığı, müşterinin ihtiyaçlarına göre özel olarak yapılandırılmış bir yazılım olduğu ve bunun taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtildiğinin anlaşıldığı, davalı şirketin davacı şirketin ihtiyaçlarına yönelik olarak bahse konu sistem sözleşmenin imzalandığı ... tarihinden itibaren düzenlemeye başlamış ve geliştirme işini ... tarihine kadar devam ettirdiği, sözleşmeye göre davalının davacıya her ay bir ürün teslim etmesi gerekliliği olsa da sözleşmeye konu çalışma tarihlerinin ... etkilerinin görülmekte olduğu tarihler olduğu anlaşıldığından bu tarz beklenmedik bir olayda 2 aylık gecikmenin bu tür bir yazılım için makul düzeyde olduğu, davalı tarafın ... tarihine kadar geçen sürede ... Maddede yer alan ... ürünü dışında kalan ürünlerin geliştirmesini tamamladığı, davalı tarafın sözleşmenin %85lik kısmını tamamladığı, dava dosyasına sunulan içeriklerden anlaşıldığı kadarıyla ürün kullanılabilir bir ürün olmak ile beraber hepsi birden tamamlanmadığı için davacı şirketin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamayan bir ürün ortaya çıktığı, dava ve sözleşmeye konu iş için davalının davacıya kestiği faturaların toplam tutarı ...-TL olduğu, sözleşmeye konu işin % 85 lik kısmı yapıldığından ...-TL lik % 85 lik kısmı ...-TL olduğu, davalının yaptığı iş ve kestiği faturalardan kaynaklı bu tutarda alacak hak ettiği, davacının davalıya yaptığı ödemeler toplamının ...-TL olouğu, buna göre davalının davacıya verdiği hizmetten ve kestiği faturalardan kaynaklı kalan alacak tutarı ... – ... =...-TL olarak hesaplandığı," sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda mahkememizce daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden aldırılan ... tarihli ek raporunda özetle: "Davacı vekili, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarında, sunulan hizmetin davacı şirketin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamadığı ve bu nedenle hizmetin kullanılamaz olduğunu iddia etmektedir. Ancak, raporumuzda belirtilen %85 oranındaki tamamlanma tespiti, hizmetin büyük oranda ifa edildiğini ve davacının belirttiği eksikliklerin genel hizmetin tamamlanma oranını köklü biçimde değiştirmediğini göstermektedir.
Davacı vekili, hizmetin müvekkil şirketin ihtiyaçlarına uygun olmadığını ve başka bir şirket için hazırlanmış olan sistemin adapte edilmesinin sorunlara yol açtığını belirtmiştir. Ancak, yapılan teknik incelemeler ve belgelerin incelenmesi sonucunda, sunulan hizmetin genel olarak kullanılabilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Eksik kalan %15'lik kısmın hizmetin genel kullanılabilirliğine olan etkisi, hizmetin tamamının ifa edilmediği anlamına gelmemektedir.
Davacı vekili, eksik ifa edilen hizmetin tümden iadesi ve ödenen bedelin faiziyle birlikte geri verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak, raporumuzda da açıklandığı üzere, hizmetin %85'inin ifa edildiği tespit edilmiştir ve bu oran, ödenen bedelin büyük kısmının davalı tarafından hak edildiğini göstermektedir. Bu nedenle, eksik kalan kısmın oranında bir indirim yapılması gerekmekte olup, hizmet bedelinin tamamının iadesi talebi yerinde değildir.
Sonuç olarak, hazırlamış olduğumuz bilirkişi kök raporunun geçerli olması gerektiği kanaatindeyiz. Raporumuzun mahkemenizce yeniden değerlendirilmesini ve bu doğrultuda karar verilmesini arz ederiz." şeklinde rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında ... tarihli ... Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme uyarınca davalının edimlerini gereği gibi yerine getirmemesi, eksik ve geç ifa etmesi nedeniyle davacının sözleşmeyi Antalya ... Noterliği ... tarihli ve ... yevmiye no'lu ihtarname ile haklı nedenle feshettiği, eksik ifa edilen hizmet iddiasına dayalı olarak davacı tarafından ödenen bedelin iadesi, davacının uğradığı menfi ve müspet zararın tazmini ve davalı tarafından kesilen faturalardan ve sözleşmenin feshi nedeniyle ödenmemiş olan ... tarihli ...-TL bedelli fatura ile ... tarihli ...-TL bedelli faturadan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti talepli dava açıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yazılım mühendisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek raporda taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesi uyarınca oluşturulan dava konusu yazılımın kişiye özgü bir yazılım olmadığı, müşterinin ihtiyaçlarına göre özel olarak yapılandırılmış bir yazılım olduğu ve bunun taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtildiği, davalı şirketin davacı şirketin ihtiyaçlarına yönelik olarak bahse konu sistem sözleşmenin imzalandığı ... tarihinden itibaren düzenlemeye başlamış ve geliştirme işini ... tarihine kadar devam ettirdiği, sözleşmeye göre davalının davacıya her ay bir ürün teslim etmesi gerekliliği olsa da sözleşmeye konu çalışma tarihlerinin ... etkilerinin görülmekte olduğu tarihler olduğu anlaşıldığından bu tarz beklenmedik bir olayda 2 aylık gecikmenin bu tür bir yazılım için makul düzeyde olduğu, davalı tarafın ... tarihine kadar geçen sürede ... Maddede yer alan ... ürünü dışında kalan ürünlerin geliştirmesini tamamladığı, davalı tarafın sözleşmenin %85lik kısmını tamamladığı, dava dosyasına sunulan içeriklerden anlaşıldığı kadarıyla ürün kullanılabilir bir ürün olmak ile beraber hepsi birden tamamlanmadığı için davacı şirketin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamayan bir ürün ortaya çıktığının belirtildiği, raporda belirtilen %85 oranındaki tamamlanma tespiti, hizmetin büyük oranda ifa edildiğini ve davacının belirttiği eksikliklerin genel hizmetin tamamlanma oranını köklü biçimde değiştirmediğini gösterdiği, sunulan hizmetin genel olarak kullanılabilir nitelikte olduğu, eksik kalan %15'lik kısmın hizmetin genel kullanılabilirliğine olan etkisi, hizmetin tamamının ifa edilmediği anlamına gelmediği, hizmetin %85'inin ifa edildiği tespit edildiği ve bu oranın, ödenen bedelin büyük kısmının davalı tarafından hak edildiğini gösterdiği, eksik kalan kısmın oranında bir indirim yapılması gerektiği, hizmet bedelinin tamamının iadesi talebinin yerinde olmadığı, dava ve sözleşmeye konu iş için davalının davacıya kestiği faturaların toplam tutarı ...-TL olduğu, sözleşmeye konu işin % 85 lik kısmı yapıldığından ...-TL lik % 85 lik kısmı ...-TL olduğu, davalının yaptığı iş ve kestiği faturalardan kaynaklı bu tutarda alacak hak ettiği, davacının davalıya yaptığı ödemeler toplamının ...-TL olouğu, buna göre davalının davacıya verdiği hizmetten ve kestiği faturalardan kaynaklı kalan alacak tutarı ... – ... =...-TL olduğu belirtilmiştir.
Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sözleşmenin feshi durumlarında menfi ve müspet zarara ilişkin taleplerin birlikte talep edilemeyeceği, bu nedenle mahkememizce HMK m.31 maddesi gereğince davacı vekiline dava dilekçesinde talep ettiği menfi ve müspet zarar kalemlerine ilişkin açıklama yapmak üzere süre verilmişse de davacı vekili tarafından sunulan açıklama dilekçesinde menfi ve müspet zararlarını tekraren birlikte talep ettiği anlaşılmış bu haliyle dosyanın mevcut durumu göz önünde bulundurularak davacının noterden gönderdiği ... tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği ve davacının öncelikli talebinin sözleşmenin feshi doğrultusunda bedel iadesi ve menfi zarar talebine ilişkin olduğu değerlendirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davacının menfi zarar talep edilebilmesi için sözleşmenin davalının kusuru ile ifa edilmemesi gerekmekte olup somut davada her ne kadar davacı tarafından yapılan ödemelere karşılık davalı tarafından herhangi bir hizmet sunulmadığı gerekçesi ile davacı sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini iddia etmişse de davacının yaklaşık 1 yıldır davalının sunduğu hizmetten yararlandığı ve hizmeti kullandığı, davalı tarafça sözleşmenin %85lik kısmının tamamlandığı, taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli edimli bir sözleşme olduğu ve TBK m.126 uyarınca sürekli edimli sözleşmelerde davalının temmerrüde düşürülmesi durumunda davacının sözleşmeyi feshederek sözleşmenin süresinden önce sona ermesi yüzünden uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği, dosya kapsamında davalının temmerrüde düştüğüne dair herhangi bir belgenin davacı tarafından ibraz edilmediği, dosya kapsamında bulunan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da "davacının belirttiği eksikliklerin genel hizmetin tamamlanma oranını köklü biçimde değiştirmediğinin, sunulan hizmetin genel olarak kullanılabilir nitelikte olduğunun, eksik kalan %15'lik kısmın hizmetin genel kullanılabilirliğine olan etkisinin hizmetin tamamının ifa edilmediği anlamına gelmediğinin, hizmetin %85'inin ifa edildiğinin ve bu oranın ödenen bedelin büyük kısmının davalı tarafından hak edildiğini gösterdiğinin" tespit edildiği ve bu doğrultuda davacının sözleşmeyi haklı olarak feshetmediği anlaşıldığından davacının bedel iadesi ve menfi zararlarına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla birlikte, davacı vekili tarafından sözleşmenin feshi nedeniyle ödenmemiş olan ... tarihli ...-TL bedelli fatura ile ... tarihli ...-TL bedelli faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin yapılan incelemede, davalının davacıya taraflar arasında yapılan sözleşme kapsamında toplamda ...-TL Lik fatura kestiği, bu tutarın ...-TL lik kısmının davacı tarafından ödendiği, ...-TL Lik kısmının ödenmediği, ... tarihi itibariyle davacının davalıya ... tarihi itibariyle ...-TL borçlu olduğu, sözleşmeye konu işin % 85 lik kısmı yapıldığından ...-TL'nin % 85 lik kısmının ...-TL olduğu, davalının yaptığı iş ve kestiği faturalardan kaynaklı bu tutarda alacak hak ettiği, davacının davalıya yaptığı ödemeler toplamının ...-TL olduğu, buna göre davalının davacıya verdiği hizmetten ve kestiği faturalardan kaynaklı kalan alacak tutarı ... – ... =...-TL olduğu anlaşıldığından davacının dava konusu 2 adet fatura bedeli ...-TL'nin ...-TL'sinden sorumlu olduğu, ...-TL'sinden ise davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2.Davacının menfi tespit isteminin KISMEN KABULÜ ile;
-Davacının davalı tarafa ...-TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan ...-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ...-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4.Davacı tarafından yatırılan ...-TL peşin harç ile ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplam ...-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından belgelendirilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın kabul edilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8.Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak ...-TL'nin davacıdan, ...-TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda,
HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.02/10/2024 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)