Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/781
Karar No
K. 2024/864
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/781 Esas
KARAR NO: 2024/864
DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
DAVA TARİHİ: 06/11/2024
KARAR TARİHİ: 11/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği toplamı 8.000.000,00-TL olan 5 adet çek keşide edilerek davalı yana verildiğini, sözleşme akdedildikten ve çekler davalıya teslim edildikten sonra davalının talebi üzerine 15.08.2024 tarih ve ... numaralı fatura doğrultusunda 8.000.000,00-TL'yi davalıya gönderdiğini, davalı şirket yetkilisinin yurt dışına kaçtığını, çeklerin müvekkiline teslim edilmediğini, davalı şirketle yapılan görüşmelerden sonuç alamadıklarını, çeklerin ödeme tarihlerinin yaklaştığını, bu tehlikeye karşı öncelikle tedbiren çeklere ödemeden men kararı verilmesini, dava sonucunda çeklerin müvekkiline iadesini, bu mümkün olmadığı takdirde çeklerin iptalini, müvekkilinin davalı yana borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Dilekçe ve eklerinin incelenmesinde davanın kambiyo vasfındaki çekten kaynaklı menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.

Eldeki dava,

TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

Mahkememiz 07.11.2024 tarihli ara kararı ile; "Dava dilekçesi ekinde dava şartı arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin sunulmadığı anlaşılmakla 6325 Sayılı yasanın 18/A-2 maddesi gereğince 1 haftalık kesin süre içinde davacı vekilince anlaşmaya varılmadığına dair son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin (fotokopisi değil) sunulması, aksi halde davanın usulden reddedileceğinin ihtarına," karar verilmiş olup, ara kararın davacı vekiline tebliğ edildiği anlaşıldı.

Davacı vekilinin 08.11.2024 tarihli beyan dilekçesi ile; açılan davada talebin bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat olmadığını, çekleri haksız olarak elinde bulunduran davalı şirketten iadesi olduğunu, bu davanın arabuluculuğa tabi olmadığını, Mahkemece tedbir kararı verilmez ise çeklerin tahsil edilebileceğini, işbu sebeple Sayın Mahkeme'nin bu davada arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğu yönündeki değerlendirmesinin yerinde olmadığını, bu nedenle uyuşmazlığın dava şartına tabi olmadığından davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K. ) Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Dava açılırken arabuluculuğa başvurulmadığının davacı vekilinin beyan dilekçesindeki beyanlarından anlaşılmıştır.

Davacı tarafından eldeki davanın arabulucuya başvurmaksızın 06.11.2024 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde arabuluculuk tutanağının ve başvurusunun bulunmadığı beyan edildiğinden, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklene 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesi de gözetilerek, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça konu menfi tespit isteminin yanı sıra ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; gerek bu tedbire yönelik ayrı bir harç yatırılmadığı, gerekse tedbirin tabi olduğu esas davanın yukarıda belirtildiği üzere dava şartı noksanlığı giderilmeden ileri sürüldüğü anlaşılmakla tedbire ilişkin ayrıca değerlendirme yapılmaksızın aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427.60-TL harcın peşin alınan 136.620,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 136.192,40-TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADESİNE,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatırana İADESİNE,

Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/11/2024 Başkan ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Üye ... ✍e-imzalı Katip ... ✍e-imzalı

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog