2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09/07/2014 tarihinde taraflar arasında sözleşme yapıldığını, davalının işyerinin taban döşemesini baypa borcu altında olduğunu, davalının da 43.275,00-TL ücret ödeme borcu altına girdiğini, sözleşme gereği müvekkilince teslim edilmesine rağmen müvekkile verilmesi karalaştırılan çeklerin teslim edilmediğini, müvekkilinin 25/07/2014 tarihinde bitirilip davalı tarafa teslimi yaptığını, davalı tarafında teslimi kabul ettiğini ve sözleşmeye uygun olarak yapılan ifayı kullanmaya başladığını, davalı tarafın kabul tarihinden sonra müvekkile herhangi bir ayıp ihbarı yöneltmediği gibi bu konu ile ilgili de bir şifahi beyanı olmadığını, davalının Ticaret Kanuunun 23/1/c maddesinde geçen ihbar sürelerine uymadığını, davalının ihtarnamede iler sürdüğü ayıbın teslim sırasında açıkça belli olabilecek bir ayıp olduğunu, müvekkilinin yaptığı işlemin sözleşmeye uygun olduğunu, davalının ücret ödeme borcundan kaçınmak için bu iddiaları ileri sürdüğünü, toplamda 33.369,47-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmediğinden işin kabulünün yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmeye aykırı olarak döşenen ürünün sözülerek sözleşmeye uygun olarak numunesi sunulan ürünle değiştirilmesini talep ettiğini, ancak kabul edilmediğini, eserin kabulü yapılmayınca da sözleşmeye göre davacıya verilmesi gereken çeklerin verilmediğini, müvekkilinin sözleşmeden dönme hakkını kullandığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: Sözleşme, fatura, tebliğ mazbatası, ihtarname, keşif ve bilirkişi raporu, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava; taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının tespitine yönelik alacak davasıdır.
Mahkememizce tanık dinlenilmesine karar verilmiştir.
Tanık ...; "Ben davacı ... mermer Granitte çalışmaktayım, işin yapımı alımı ve sonlandırılmasına kadar tüm aşamalardan sorumluyum. dava konusu yerin zeminine de size numuneleri gösterilen mermerlerin döşenmesi hususunda davalı yan ile anlaştık, anlaşma gereği mermerleri döşemek sureti ile işimizi tamamladık, işi tamamladıktan sonra beğenmediklerini söyledikleri bazı bölgelere döşemiş olduğumuz mermerleri söküp yenileri ile değiştirdik, ayrıca döşeme işi tamamlanmadan önce de istedikleri bazı değişiklikleri yaptık, bu aşamaya kadar bir sorunumuz yoktu, işimizi bitirip yaptığımız işin bedelini istediğimizde yaptığımız işin ayıplı olduğunu, gösterdiğimiz numune ile döşeme arasında renk tonları olduğunu ve numuneye uygun kalitede döşeme yapmadığımızı iddia ederek paramızı ödemediler. işin yapımı aşamasında davalı şirket yetkilileri işin başındaydı. o aşamada itiraz etmediler. sadece para ödeme aşamasında ayıp iddiasında bulundular. ayrıca davalı işyeri fırın olarak faaliyet göstermekte olup, kullanılan hamur asidi taşın aşınmasına sebebiyet vermektedir. Biz döşeme işini yaklaşık bir haftalık süre içinde tamamladık, işe başladığımız ilk günde davalı şirket ortağı ... bey getirmiş olduğumuz mermerlerin numuneye uygun olmadığını iddia etti, daha doğrusu ton farkı olduğunu söyledi, bunun üzerine 7 palet malı değiştirdim. 7 palet ürün yaklaşık 300 m2 ye karşılık gelmektedir. yeni ürünleri döşerken herhangi bir itirazda bulunulmadı."
Tanık ...;" Ben davacı ... Mermer in taşeron olarak işlerini yapmaktayım. dava konusu yerde de zemin döşeme işini elemanlarım ile birlikte ben yaptım. işe başladığımız ilk günde yaklaşık 30 m2 zemin döşemesi yapmış iken, davalı şirket ortağı ... bey döşediğimiz taşları beğenmedi, taşlarda fabrikanın kesim hataları vardı. Bunun üzerine Soner bey bu taşları değiştirmemizi istedi, döşediğimiz taşların tamamını geri söktük ve yeni getirilen taşları döşedik. Fabrika hataları bu şekilde başlangıçta getirilen paletlerin yarıya yakın kısmında vardı. belirttiğim gibi hatalı olanları kullanmadık, Ben taraflar arasında yapılan sözleşmenin ne şekilde olduğunu bilmiyorum. Sadece bizden taşların birleşim noktalarının sıfır birleşmesi istendi. Biz de buna göre taşları düzgün bir şekilde döşeyerek derz dolgularını istenilen şekilde yaptık. Bizim döşeme yaptığımız alan ıslak zemin olup, sürekli yıkanması gereken bir alandır. araya derz dolgu yapılmadan döşeme yapılır ise zamanla araya su girer ve döşeme koku yapar, zaten bu mekanda döşeme yapılmasının amacı da kokuyu önlenmekti, biz ikinci parti gelen taşlarla döşemeyi yaparken ... bey hep yanımızdaydı, hiç itiraz etmedi, hatta döşeme bittikten sonra aralarının dolgusunu da Şener beyin talimatı ile işçiliği daha zor olmasına rağmen beyaz çimento ile yaptık. iş tamamen bitip teslim aşamasına geldiğinde ... bey döşenen taşlar arasında ton farkı bulunduğunu bu nedenle belirlenen ücretten 10.000 15.000 TL tutarında kesinti yapacağını söyledi, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta bu şekilde çıktı, davalı yana numune olarak verilen taş ile döşenen arasında kalite farkı yoktur, ancak renk tonunda fark vardır. Doğal taşlarda bu şekilde ton farkı olabilir. Ayrıca döşenen alanın genişliği de dikkate alındığında kısa sürede aynı tonda taşın tedarik edilmesi zordur."
Tanık ...;"Ben davalı şirketin çalışanıyım. Daha önce iş yerinin zeminine antistatik kalebodur döşetmiştik. ancak kullanılan hamurun suyu derz aralarını boşalttığı için sıkıntı yaşandı. bunun üzerine epoksi yaptırdık. ancak su onu kaldırınca çevreden araştırma yapmaya başladık. Ve yaptığımız araştırmalar sonucunda da zemine mermer döşettirmemizin sağlıklı olacağını çünkü mermerde derz olmayacağını, dolayısıyla da hamur sularının koku yapmasının engelleneceğini tespit ettik. Bunun üzerine de bu hususta en iyilerden olduğunu öğrendiğimiz davacı ile anlaştık. anlaşmamız üzerine bize numuneleri gösterdiler ve ben kendisine daha önce yaşadığımız olayları anlatarak Allah rızası için düzgün bir iş yapılmasını istediğimi söyledim. O da merak etmememi işin en iyi şekilde yapılacağını bana taahhüt etti. Bunun üzerine çalışmaya başlanıldı, döşeme başladığında döşemeyi yapan usta bana gösterilen numune ile o anda döşenen mermerin aynı olmadığını, renk ve kalibrasyon konusunda farklılık bulunduğunu, döşenen mermerin 3.sınıf bir ürün olduğunu belirtti. bu açık gözle de görülüyordu, bunun üzerine durumu davacıya yansıttım. Yapılan döşeme sökülerek yeni mermerler getirtildi ve bununla döşeme yapılmaya başlanıldı. daha doğrusu yeni getirilen merlerlerin de biz aynı mermerler olduğunu görerek durumu davacıya ilettik. O da benim işime şu anda karışmayın ben döşememi yapıp bitireyim daha sonra beğenmezseniz mermerimi söküp götüreceğim dedi. Bunun üzerine döşeme yapıldı. Döşeme bittiğinde üzeri beyaz çimento ile kaplı olduğu için tam anlaşılmıyordu. Ancak cimentonun temizliği yapıldığında taşlar arasında renk farklılıkları olduğu, kalibrasyon hatası bulunduğu ve bize vaadedilen mermerlerin döşenmediği derz aralarının geniş olduğu ortaya çıktı. zaten bizim için önemli olan da sıfır derz dolgu olmasıydı. Bu olmadığı için davacıya durumu ilettik ve döşemesini söküp götürmesini söyledik. Daha sonra da davacı fatura düzenleyerek bize gönderdi bizde faturayı iade ettik, döşeme yapılırken ben işin başındaydım, döşeme yapılan alan boştu, orada imalat yoktu, diğer bölümlerde imalat devam ediyordu."
Tanık ..." Ben dava konusu iş yerindeki mermer döşemesini yapan kişiyim. Davacı bize gelerek bir fırında döşeme işi aldığını, daha önce fırının seramik kaplı olduğunu, ancak hijyen sorunları nedeniyle iş yeri sahibinin mermer döşetmek istediğini, daha çok derzlerden sıkıntılı olduğunu ve bu işi çok bir kısa süre içinde yapılıp tamamlanması gerektiğini belirtt. Bunun üzerine davalı iş y.erine geldik, döşeyeceğimiz mermerler getirtildi, döşeme yapmaya başladık. ancak getirtilen mermerlerin renk ve ebatlarında hatalar olduğunu gördük. Bizim de sıfır hatalı bir iş yapmak üzere anlaştığımız için durumu davacıya bildirdik. Zaten davalı iş sahibi de oradaydı ve yapılan döşemeyi kabul etmeyeceğini bildirdi. Bunun üzerine yapmış olduğumuz döşemeyi söktük. yeniden taşlar getirildi. o arada biz elimizde bulunan taşların içerisinden de düzgün olanlarını seçmeye çalıştık. Yeni taşlar geldiğinde bu taşlarda da yine renk ve ebatlarda bozukluklar vardı. Ancak içlerinden düzgün olanlarını seçerek döşemeyi yapıp bitirdik. Biz işimizi bitirdikten sonra gelişen olaylardan haberdar değilim. Ancak davacının başlangıçta benim yaptığım işi beğenmezseniz söküp götüreceğim dediğini biliyorum, davalı iş sahibi diye bildiğimiz ve işin yapımı sırasında başında olan kişi şu anda huzurda bulunan ... isimli kişidir, kalibre demek sıfır derz hatası demektir ve taş tek kesimde çıktığında sıfır hata olur, buda hiç derz kullanılmaması anlamına gelmeyip kullanılan derzin 1 mm. en fazla köşe birleşme yerlerinde 2 mm.olması anlamına gelir. Kalibre olmasaydı derz kalınlığının daha fazla olması mümkündür. ancak kalibre işin için girdiğinde derzin yanlarda olmaması gerekir sadece kafa birleşim yerlerinde 1-2 mm.' lik derz olabilir, davalıya numune olarak verilen mermer kalibrasyondan geçmiştir, dolayısıyla numune olarak verilen mermerin aynısı döşenmiş olsa idi, renk tonu da derz hatası da olmazdı, döşenen taşlar 3-4 çeşittir ve gösterilen numune ile aralarında kalite farkı bulunmaktadır. Numune daha kalitelidir. Döşenen taşların içerisinde de numune ile aynı olan taşlarda vardır."
Tanık ...; "Ben davalı şirketin muhasebe bölümünde çalışıyorum. tedarikçi firma numuneleri getirdiğinde ... bey benide çağırdı, numuneleri gördüm, numunelerde gösterilen mermerin aynısının döşenmesi hususunda anlaşmaya varıldı. ancak döşeme başladığında numunelerde gösterilen mermerlerin farklı olduğu anlaşıldı ve bu husus davacı yana iletildi. karşılıklı olarak görüşmeler yapıldı, o ana kadar döşenen mermerler sökülerek yenileri getirtildi.ancak getirtilen mermerlerin de aynı numune ile eş olmadığı anlaşıldı. döşeme yapılıp tamamlandıktan sonra anlaşıldı. Bu durum davacıya söylendi ve taraflar arasında tartışma çıktı, tedarikçi fırma başlangıçta söz vermiş olmasına rağmen döşenen mermerleri yeniden sökmedi ve fatura düzenleyerek gönderdi, bizde faturayı defterlerimize kaydetmeyerek iade ettik." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Taraflarca sunulan tüm deliller toplanmış, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden mahalinde ve taraflara ait ticari defterler üzerinde bir İnşaat Mühendisi, bir Mali Müşavir bir Hukukçu bilirkişi ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan 25/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında eser sözleşmesi imzalandığı, eser sözleşmesi gereğince davacı tarafından yapılan imalatların ayıplı olduğu, davacının yaptığı imalatın sökülmesinin aşırı zarara sebebiyet vereceği, bu sebeple davalının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına ilişkin yasal şartların oluşmadığı, bunun yerine sözleşme bedelinden %25 oranında indirim yapılması gerektiği, davacı ile davalı arasındaki sözleşme hükümleri gereğince davacının davalıya ödemesi gereken bedelin; 43.725,00-TL - 10.931,25-TL (sözleşme anında ödenen peşinat)- 13.500,00-TL (%25 indirim bedeli)=19.293,75-TL olduğu, davacı tarafından keşide edilen faturaların davalı kayıtlarında yer almadığı ve tarafların ticari kayıtlarında her hangi bir ödeme kaydının mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi ve taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan 10/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda;
1.hesaplamada, iş bedelinin taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen ödeme listesine göre 43.272,00-TL olarak kabulü halinde davalı bu bedelin tamamını ödemekle yükümlü olacağından, davacıya nakit olarak 13.500,00-TL ödenmiş olduğunun kabulü halinde davacının bakiye alacağının 43.272,00-TL - 13.500,00-TL =29.772,00-TL olduğu, davacıya nakit olarak 9.000,00-TL ödenmiş olduğunun kabulü halinde davacının bakiye alacağının 43.272,00-TL - 9.000,00-TL=34.272,00-TL olduğu, davacıya nakit ödemenin hiç yapılmamış olduğunun kabulü halinde ise davacının alacağının 43.272,00-TL olacağını, 2. Hesaplamada iş bedelinin davacı tarafından düzenlenen ve davacını defterlerine işlenmiş bulunan üç adet faturad belirtildiği gibi 33.289,46-TL olarak kabulü halinde davalı bu bedeliin tamamını ödemekle yükümlü olacağından, davacıya nakit olarak 13.500,00-TL ödenmiş olduğunun kabulü halinde davacının bakiye alacağının 33.289,46-TL - 13.500,00-TL= 19.789,46-TL, davacıya nakit olarak 9.000,00-TL ödenmiş olduğunun kabulü halinde davacının bakiye alacağı 33.289,46-TL - 9.000,00-TL=24.289,46-TL olduğu, davacıya nakit ödemenin yapılmamış olduğunun kabulü halinde ise davacının alacağının 33.289,46-TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan 19/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda: davalı vekilinin bilirkişi raporuna beyanlarını içeren dilekçesinde özetle taraflarınca düzenlenen rapor ile 12/01/2016 tarihli rapor arasında bariz çelişkiler olduğunu beyan etmiş ise de raporlar arasında ayıp olgusuna ilişkin farklı değerlendirmenin gerekçesinin 10/07/2017 havale tarihli raporunda belirtimş oduğundan ve raporda hesaplamada alternatifli yapılmış olduğundan yapılan değerlendirme neticesinde 10/07/2017 havale tarihli raporunda değişiklik yapılmasının gerektiren bir husus tespit etmediklerini bildirmişlerdir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi ve dosyada mevcut iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla konusunda uzman Mali Müşavir, Jeoloji Mühendisi ve İnşaat Mühendisi ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Alınan 22/03/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalı arasında 09/07/2014 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı, davalının eser sözleşmesinde belirtilen adresinde yapılan etknik inceleme sonucunda, taban kaplama ve döşemesinde kullanılan mermerin aynı cinste olduğu, ancak aynı cinsteki mermerin tabanın her yerinde aynı kalitede kullanılmamış olduğu ve taban kaplamasının bütünlüğü içerisinde, homojenlik ve uyumluluğun olmadığı, hamurhane bölümünde daha az damarlı ve uyumlu mermer kullanıldığı halde paket bölümü ve buhar odası bölümlerinde daha çok damarlı ve düşük kalitede mermerin kullanılmış olduğu, özellikle hamurların dinlenmek için bekletildiği bölümde döşenen mermerlerde bazı yerlerde kendi içerisinde renk ve ton farklılıklarının olduğu, döşenen bazı yerlerde mermerlerin üzerinde çatlak, karo köşelerinde kırıklar bir kısım yerlerde aşınmalar olduğu yapılan mermer karo döşeme imalatının bazı yerlerde ayıplı olduğunun tespit edildiği, yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına ilişkin yasal şartların oluşmadığı, davacının kullanılan malzeme ölçüsü dikkate alındığında, gözle görülür bir kusurun (ayıplı) olduğu, bu görünür ayıp çerçevesinde %25 nefaset kesintisinin uygun olduğu, davacı vekilinin 07/09/2017 tarihli dilekçesinde, Sözleşmede belirtilen ödeme listesindeki 43.272,00-TL'sini kabul ettiklerini beyan ettiklerini, 09/07/2014 tarihli sözleşmede ödeme belgeleri incelendiğinde, sözleşme bedelinin KDV dahil 43.272,00-TL olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş 22/07/2017 tanzim tarihli 3 adet satış faturasının KDV dahil 33.298,46-TL olduğu, davacı tarafından düzenlenen sözleşme bedelinden %23,07 oranına tekabül eden 9.982,54-TL daha az satış faturası düzenlenmiş olduğu, davacı vekilinin dilekçesinde 9.000,00-TL müvekkiline ödeme yapıldığını, bunun mukabilinde de müvekkilinin bu ödeme miktarını toplam borç miktarından düşerek 33.289,46-TL tutarlı fatura düzenlediğini beyan ettiği, davacı vekilinin beyanlarının aksine davalı firmaya tahsil edildiğini beyan ettiği 9.000,00-TLve düzenlediği satış faturaları toplamı 33.289,46-TL satıf faturası düzenlemesi gerektiği, davacı vekili beyanları doğrultusunda düzenlendiği tespit edilen satış faturalarının bedel olarak daha az düzenlenmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin 07/09/2017 tarihli beyanı incelendiğinde 33.289,46- (fatura toplamı) + 9.000,00-TL (peşinat alındığı) beyanının toplamı 42.289,46-TL olduğu, ayrıca 982,54-TL tutarında eksik fatura düzenlendiğini beyan ettiği bu durumda ise sözleşme bedeli 43.272,00-TL ile beyan ile tespit edilen 42.289,46-TL arasındaki farkın 982,54-TL'ye tekabül ettiği, davacı firma kayıtlarında davalıya düzenlenen satış faturalarının kayıtlı olduğu, davacı vekilinin dilekçesinde 9.000,00-TL müvekkiline ödeme yapıldığını beyan ettiği fakat davacı firma kayıtlarında ödemeyle ilgili herhangi bir kaydın olmadığı, davalı vekili tarafından 11/09/2014 tarihli 13.000,00-TL tutarında ödeme belgesinin ibraz edildiği, ibraz edilen belgede imza olduğu, ad soyad bilgisinin yer almadığı, davacı ile davalı arasındaki 09/07/2014 tarihli eser sözleşmesi hükümleri gereğince sözleşme bedeli=43.272,00-TL- %25 indirim bedeli=10.818,00-TL- ödenen peşinat=13.000,00-TL olmak üzere davalının davacıya ödemesi gereken bedelin 19.954,00-TL olduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı firma tarafından iade edildiği ve davalı firma kayıtlarına işlenmediği, davalı firma kayıtlarında davacı firmaya ait herhangi bir hesap ve bu hesaba bağlı bir bakiyenin bulunmadığı, davacı ve davalı tarafların peşinatın ödendiğini beyan ettikleri fakat tarafların ticari kayıtlarında herhangi bir ödeme kaydının yer almadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı şirket arasında davalıya ait iş yerinin taban döşemesi işinin yapılması hususunda anlaşma sağlandığı, davacı tarafından sözleşme bedeli ödenmediğinden bahisle alacak davası açıldığı, mahkememizce 27/11/2015 ve 01/12/2016 günü iki ayrı keşfin yapıldığı, her iki keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi açısından mahkememizce 01/02/2018 tarihinde yeniden keşif yapıldığı, bilirkişi raporunda taban kaplama ve döşenmesinde kullanılan mermerin aynı cinste olduğu ancak aynı cinsteki mermerin tabanın her yerinde aynı kalitede kullanılmamış olduğu, taban kaplamasının bütünlüğü içerisinde homojenlik ve uyumluluğun olmadığı, bazı bölümlerde az damarlı ve uyumlu mermer kullanıldığı halde bazı bölümlerde daha çok damarlı ve düşük kalitede mermerin kullanılmış olduğu, bazı mermerlerin üzerinde çatlak ve karo köşelerinde kırıklar olduğu, yapılan karo döşeme imalatının bazı yerlerde ayıplı olduğunun tespit edildiği, ayıp çerçevesinde %25 nefaset kesintisinin uygun olduğunun sonucuna varıldığı, sözleşme bedelinin 43.272,00-TL olduğu, %25 indirim bedelinin 10.818,00-TL olduğu, ödenen peşinat bedelinin 13.000,00-TL olduğunun belirtildiği ancak dosyaya sunulan 11/09/2014 tarihli 13.000,00-TL'lik belgede sadece imza olduğu ad ve soyadın yazılı olmadığı, ayrıca davalı taraf cevap dilekçelerinde 9.000,00-TL peşinat ödediklerini belirttikleri, davacı tarafında bu hususu 07/09/2017 tarihli dilekçelerinde kabul ettikleri anlaşılmakla sözleşme bedeli olan 43.272,00-TL'den %25 indirim bedeli olan 10.818,00-TL ve ödenen 9.000,00-TL peşinat düşüldükten sonra davalının davacıya 23.454,00-TL ödemesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile 23.454,00-TL'nin dava tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile 23.454,00-TL'nin dava tarihi olan 29/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Harçlar yasası gereği alınması gereken 1.602,14-TL harçtan peşin alınan 569,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.032,24-TL harcın davalıdan tahsiline,
3.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 4.506,70-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 3.167,57-TL ile peşin alınan 569,90-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davacı yararına ölçümlenen 2.814,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalı yararına ölçümlenen 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/11/2018 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)