Esas No
E. 2024/5098
Karar No
K. 2024/6762
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

2. Ceza Dairesi         2024/5098 E.  ,  2024/6762 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2011 tarihli ve 2011/6531 Esas No'lu iddianamesi ile sanık hakkında gece vakti şikâyetçinin kilitleyerek park ettiği arabasını anahtar uydurmak suretiyle açarak çalmaya kalkışması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143, 35, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davasının açıldığı,

2.Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2011 tarihli ve 2011/267 Esas, 2011/750 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-e, 143/1, 35/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 08.12.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

3.Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/798 Esas, 2015/81 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un142/1-e, 143/1, 35/2, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

4.Yukarıda anılan kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 30.05.2019 tarihli ve 2018/7958 Esas, 2019/8564 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına yönelik yapılan ihbara konu suçun uzlaşma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği,

5.Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/692 Esas, 2020/625 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un142/1-e, 143/1, 35/2, 62, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği,

6.Yukarıda anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 13.06.2022 tarihli ve 2021/21974 Esas, 2022/12108 Karar sayılı kararı ile duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair şerhin yer almadığı ve usûlüne uygun olmayan tebligata dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği,

7.Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/564 Esas, 2023/308 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un142/1-e, 143/1, 35/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer

Cumhuriyet savcısının temyiz talebi, sanığın gece vakti basit hırsızlık suçunu işlemesine rağmen sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın gece vakti şikâyetçiye ait sokak üzerinde park hâlindeki otonun açık kapısından girerek kullanım gereği gece vakti açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği,

2.Sanığın aşamalarda alınan beyanlarında hırsızlık amacıyla suça konu arabaya girmediğini savunduğu,

3.Kolluk görevlilerince düzenlenen Olay Yeri ve Görgü Tespit Tutanağı, Yakalama Tutanağının dosya içinde mevcut olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE

1.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, Dairemizin 13.06.2022 tarihli ve 2021/21974 Esas, 2022/12108 Karar sayılı kararı uyarınca duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına dair şerhli tebligatın sanığın son bildirdiği adresten farklı olan adrese çıkarılan tebliğat ile tebliğ edildiği, yapılan tebligatın usûlsüz olduğu anlaşılmakla bu hâliyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

2.Şikâyetçinin soruşturma evresinde alınan ifadesinde, oturduğu apartmanın otoparkının olmaması nedeniyle Pınar Apartmanının bahçesindeki otoparka aracını park ettiğini ve tüm kapıları anahtar ile kilitlediğini beyan ettiği, şikâyetçinin kovuşturma evresinde alınan ifadesinde ise kendisinin kapıyı kilitlediğini, ancak kapının kilitlenmemiş olabileceğini beyan ettiği, dosya içerisinde arabanın bulunduğu yeri gösteren kroki ya da tutanağın bulunmadığı, suça konu arabanın bulunduğu yerin bina eklentisi niteliğinde bulunup bulunmadığına ilişkin bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında; suça konu arabanın bulunduğu yerin bina eklentisi dâhilinde bir yer olup olmadığı hususunda gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre bina eklentisi dâhilinde bir yer olduğunun tespiti hâlinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinin, eklenti niteliğinde olmaması durumunda ise şikâyetçinin çelişkili beyanları, Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı içeriğine göre aracın kapılarında zararın bulunmaması hususlarının sanığın lehine yorumlanması gerektiği ve buna göre aynı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/564 Esas, 2023/308 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.