Esas No
E. 2024/159
Karar No
K. 2024/270
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/159

KARAR NO: 2024/270

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/10/2021

NUMARASI : ... Esas ... Karar

DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...-
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Tespit
KARAR TARİHİ: 31/10/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 31/10/2024

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/10/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili Kooperatif ile davalı şirket arasında, Kooperatifin, “... Mahallesi ... Caddesi ... Sokak ... ...” adresinde yapılacak inşatta kullanılmak üzere elektrik aboneliği (inşaat/şantiye elektriği) sözleşmesi yapıldığı, sonrasında da sözleşme kapsamında bu güne kadar, henüz tamamlanmadığı yapıda aynı şekilde elektrik kullanımına devam edildiğini,müvekkili Kooperatifin abone numarası ... olduğu 13.12.2019 tarihinde, davalı şirket personelince,... Mahallesi ... Caddesi ... Sokak .../... adresinde, ... adıyla ve üç blok halinde bulunan taşınmaza gelinerek, Kooperatif ana sayacından bağımsız bölümlere abonelik olmadan elektrik verildiği, bunun Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 48C maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, 13.12.2019 tarih, ... iş emri nolu tutanak düzenlendiği ve doğrudan binaların elektriği kesilerek sayaç mühürlendiği ve bağımsız bölümlere müstakil abonelik yapılması için 15 günlük süre verildiği belirtildiği, yapılan işlemin hukuka açıkça aykırı olduğundan ve geri alınmadığından bu davayı açma gereği doğduğunu, öncelikle davalı şirket personelinin işlemi dayandırdığı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 48/c maddesinde usulsüz kullanımlar tanımlandığını, devamında tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarının bırakılacağı belirtildiğini, işlemini dayandırıldığı yönetmelik maddesinde açıkça tüketiciye 15 günlük süre verileceği, kesme ihbarının bırakılacağı belirtildiği halde, davalı şirket personelince bu düzenlemeye uyulmadan, yani müvekkiline öncelikle bir kesme ihbarında bulunulmadan, süre verilmeden doğrudan elektriğin kesilmesi işlemi yapıldığı, yapılan kesme işleminin yönetmeliğe, usule aykırı olduğunun açık olduğunu, kesme işleminin Yönetmeliğin 48/a,b maddelerinde görülen usulsüzlükler açısından yapılacağı belirtilmiş, ancak 48/c yönünden kesme işlemi yapılacağına ilişkin bir düzenleme yapılmadığını, diğer yandan, tutanak ile müvekkiline, her bağımsız bölümün ayrı abonelik alması gerektiği bildirilmişse de, taşınmazın genel iskanı alınmamış ve bir kısım inşaat işleri (yangın merdiveni, bazı dairelerin pimapen, çevre düzenlemesi gibi) henüz bitirilmediği, yapımı devam etmekte olduğunu, bu suretle taşınmazın yapı müteahhidi olan müvekkili Kooperatifin faaliyeti de devam etmekte olduğunu, taşınmaz bitmediğini, genel iskan alınmamış olduğundan bağımsız bölüm tapuları da halihazırda arsa sahipleri adına olup, ferdileştirme tapu kaydı anlamında da henüz yapılmadığı, hak sahiplerine tapuları verilemediğini, bu hususlar davalı şirketçe de bilindiği, bu güne kadar mevcut haliyle elektrik kullanımına izin verildiği, fatura düzenlendiği ve müvekkilinden düzenli olarak tahsilatları yapıldığı halde 13.12.2019 tarihinde usulsüzlük olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı elektrik kesme işlemi tesis edildiğini, ayrıca söz konusu bağımsız bölüm sakinleri ile Kooperatif, arsa sahipleri ve yine kooperatife ait dairelerde hak sahipliği iddiasında bulunan üçüncü kişiler arasında bağımsız bölümlerin mülkiyeti-zilyetliği bakımından çekişmeler bulunmakta, davalar görülmekte olduğunu, bu suretle dairedeki hak sahiplikleri çekişmeli olan, buna ilişkin davalar bulunan kişiler adına aboneliğin alınması söz konusu derdest davaların gidişatını da Kooperatif ve arsa sahipleri aleyhine etkileyeceğini, dava sonunda muhtemel işgalci durumuna düşecek daire sakinleri adına abone yapılmış olmasına sebebiyet verileceğini, taşınmazın bitirilmemiş, iskan alınmamış olması,Kooperatif faaliyetinin devam etmesi, yine hak sahipliğine ilişkin dava ve çekişmeler bulunması sebepleriyle bağımsız bölümler adına müstakil abonelik alınması halihazırda mümkün olmadığını, bu hususlar gözetilmeden müvekkiline, bağımsız bölümlerin müstakil aboneliğe geçmesi için süre verilmesi fiili duruma aykırı olduğunu, bir diğer yandan, işlemin dayandırıldığı Yönetmeliğin 48/c maddesine; 6 ncı maddenin altıncı fıkrası hükmü dışında, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi vermesi...” usulsüzlük olarak tanımlanmış olmakla, müvekkili Kooperatifin kullanımı tutanağa dayanak bu usulsüzlüğe de uymamakta olduğunu, elektrik abonelik sözleşmesinin tarafı müvekkili Kooperatif olup, elektriğin verildiği bağımsız bölümlerde yine Kooperatif bağımsız. bölümleri olduğunu, bu suretle burada elektriğin verildiği üçüncü kişiler bulunmamakta, elektrik Kooperatif bağımsız bölümlerine verilmekte bu durumda tanımlanan usulsüzlüğün oluştuğundan da bahsedilemeyeceğinden, 48/c maddesine dayanılarak yapılan kesme işlemi ve müvekkiline bağımsız bölümlerin müstakil aboneliği için süre verilmiş olması da diğer bir hukuka aykırılık olduğunu, ayrıca Kooperatifin, davalı kuruma kullanılan elektriğe ilişkin herhangi bir borcu da bulunmamakta, kullanım karşılığı davalıya, kestiği faturalar düzenli olarak ödenmekte olduğunu, bu sebeple, müstakil abonelik alınması şartları oluşmadığı gibi davalının, bağımsız bölümlerin müstakil abonelik almasını gerektirir bir zararı da mevcut olmadığını, müvekkili Kooperatifin taraflar arasındaki abonelik sözleşmesine konu adresinde, inşaat işleri bitmeyip devam ettiğinden, bu nedenle genel iskan alınamadığından, kat sakinleri ile arsa sahipleri ve Kooperatif arasında bağımsız bölümlerin hak sahipliğine ilişkin çekişmeler ve derdest davalar bulunduğundan ve bu nedenle ferdileştirme ve şahsi abonelik tesisi de mümkün olmadığından, müvekkili Kooperatifin mevcut aboneliği devam ettiğinden ve elektriğin verildiği bağımsız bölümlerinde yine Kooperatife ait bağımsız bölümler olduğundan, davalı şirketin bu nedenle mevcut bir zararı da söz konusu olmadığından, davalı şirket tarafından elektriğin kesilmesi gerekçesi ve bağımsız bölümlerin ayrı ayrı abonelik alması yönünde süre verilmesine ilişkin işlemin usulsüzlüğüne ve müvekkilinin elektrik kullanımının usulüne uygun olduğu ile Kooperatifin elektriği mevcut haliyle kullanımının devamına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesine özetle:Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 48. Maddesinin 1. Fıkrasının e bendi “6 Her maddenin altıncı fıkrası hükmü dışında, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi vermesi, hallerinde, usulsüz elektrik enerjisi tüketmiş sayılır” ile 3. Fıkrası “Birinci fıkra kapsamında tanımlanan usulsüz elektrik enerjisi kullanımlarına ilişkin tespitlerde, dağıtım şirketi tarafından, tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılır” dendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri yönetmeliğin 4873 maddesindeki yasal düzenlemeye uygun olarak müvekkili personellerince 13/12/2019 tarihli tutanak düzenlenerek yetkilisinin imzası alınarak davacı taraflada aynı gün tebliğ edildiğini, tutanak incelendiğinde “apartman yönetimine her bir daire ve işyeri için ayrı abonelik almaları gerektiği bilgisi ve tüketici hizmetleri yönetmeliği madde 48/c bendi kapsamında kullanım tespit edilmiş olup ferdi aboneliğe geçilmesi için 15 günlük yasal süre verildiğinin " göründüğü, müvekkilince yasal düzenlemeler gereği davacıya usulsüzlüğü gidermesi için 15 günlük süre verildiğini ve davacı kooperatifin şantiye aboneliğine ilişkin elektrik enerjisinin kesilmediğini,müvekkili kurumun zararının artmaması açısından bağımsız bölümlerde üsüle aykırı elektrik kullanımının sonlandırılması için sadece daire ve işyerlerini besleyen kabloların irtibatının alındığını,yapı kullanım ve genel iskan alınmayan bina bünyesinde bulunan bağımsız bölümlere kurumuca İmar kanunu gereği yapı kullanım ve iskan şartı aranmadan geçici abonelik yapma imkanı sağlandığını. dava konusu bağımsız bölümlerde yaşayan 3. kişilerin de hali hazırda geçici abonelik sözleşmesi imzalamasına bir engel durumun olmadığını, şantiyelere temin edilen elektrik enerjisinin bağımsız bölümlerin fiili kullanıcılarının geçici abonelik alması halinde temin edilecek elektrik enerjisi birim fiyatından farklı olduğunu, bağımsız bölümlerin daha düşük fiyattan elektrik enerjisi hizmeti aldığını, müvekkili şirketin davacı tarafın usulsüz eylemi nedeniyle, hak sahibi olmayan kişilere elektrik enerjisini daha düşük bedelden kullandırmış olduğundan dolayı zararının olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece;"Alınan raporun denetime açık olduğuna kanaat getirilmekle birlikte bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunarak dava konusu taşınmazın 18.12.1992 tarihli yapı kullanma izni ve 26.02.2020 tarihli yapı ruhsatı olduğu, binada su aboneliğinin bulunduğu, yukarıda açıklanan yasa hükümleri dikkate alındığında davacı kooperatife bireysel abonelik tesisi gerçekleşebileceğine kanaat getirilerek davalı kurumun yapmış olduğu işlemin usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat getirilerek davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

1.Davanın REDDİNE,

2.Mahkememizin 25/12/2019 tensip tutanağının 7 no'lu ara kararı ile konulan ihtiyati tedbirin karar kesinleşince KALDIRILMASINA, " karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:

Kooperatif inşaatının bitmediği, henüz devam etmekte olduğunu, inşaat ruhsatının 26.02.2020 tarihinde yenilenmiş olmasıyla da bu hususun açıkça anlaşıldığı, inşaat bitirilmemiş, devam etmekte olduğundan taşınmaza yapı kullanma izni de verilmediği, bu durumda imar kanunun “inşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.” düzenlemesine yer veren 31. maddesi dikkate alındığında, inşaatın bitirilmediği, keza yapı kullanma izni verilmediği, inşaat yapım ruhsatının yenilenmiş olduğu ve dolaysıyla düzenleme gereği elektrik aboneliklerinin yapılamayacağının da gözetilmesi gerekmekte olduğu, nitekim davalı şirket de inşaat bitmemiş olduğundan daha önce de ferdi abonelik yapmadığı, müvekkili Kooperatife elektrik hizmetini şantiye elektriği olarak vermiş olduğunu, bu maddi gerçeğe rağmen İlk Derece Mahkemesi kararında, taşınmazın 18.12.1992 tarihli yapı kullanma izni bulunduğu şeklinde bir değerlendirme yapılmış olduğu, inşaatın bitirildiği değerlendirilmiş olduğu, oysa hem gelen yazı cevaplarına ilişkin beyan dilekçelerinde belirttiklerini ve hem de ... Belediyesi'nce verilen 20.04.2020 tarihli yazı cevabında ifade edildiği üzere, dosya kapsamına daha önce getirtilen kayıtların, yapı kullanma izninin müvekkili kooperatifle ilgisi bulunmadığını, ... Büyükşehir Belediyesi'nce de yine kooperatif isim benzerliği sebebiyle başka bir taşınmaza ilişkin sehven yanlış evraklar gönderilmiş olduğunu, ... Belediyesi tarafından verilen 20.04.2021 tarihli ikinci cevapta bu hususun düzeltilmiş olduğunu, daha önceki cevapta sehven yanlış taşınmaza ilişkin kayıtların gönderildiği, davaya konu ... nolu parselde bulunan taşınmazın iskan raporu ve yapı kullanma izninin bulunmadığı bildirilmiş olduğunu ancak ilk derece mahkemesi kararında, daha önce sehven yanlış taşınmaza ilişkin olarak gönderilen yapı kullanma izninin davaya konu taşınmaza ilişkinmiş gibi değerlendirme yapılmış olduğunu, hatalı değerlendirme ile hukuka aykırı sonuca gidildiği, dava konusu taşınmazın yapı kullanma izni (iskan izni) bulunmadığı, bu hususun gelen kayıtlarla da sabit olduğunu, dava konusu taşınmazın yapı kullanma izni bulunmayıp inşaat ruhsatı yenilenmiş ve dolayısıyla inşaat tamamlanmamış olduğundan, İmar Kanunu 31.maddesi gereği davacı Kooperatifte bulunan bağımsız bölümlere ferdi abonelik verilmeyeceği ve aksi yönde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, inşaat ve yapı ile ilgili eksiklikler ve sorunların devam etmekte olduğu, nitekim genel iskanı alınamamış yapıda bağımsız bölüm tapularının da halihazırda arsa sahipleri adına bulunmakta olduğunu, ferdileştirmenin tapu kaydı anlamında da henüz yapılamamış durumda olduğunu, bunlara rağmen, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, birçoğu dar gelirli olan ve kiradan kurtulmak amacıyla mevcut eksikliklere rağmen bağımsız bölümlere girerek kullanmaya başlayan kişiler üzerinden, kooperatife ait inşaatın fiilen bitmiş olduğu, her bağımsız bölümün kullanımda olduğu ve şantiye elektriğinin yönetmeliğe göre geçici abonelik olduğu ve inşaat tamamlandıktan sonra sona erdiği yönünde yapılan değerlendirmelerin, bu değerlendirmeler denetlenmeden hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, belirttikleri gibi İmar Kanunun 31. maddesinde, yapının bittiği tarihin iskan izninin verildiği tarih olarak kabul edilmiş olduğunu, somut durumda iskan izni mevcut olmadığından, bu düzenlemeye aykırı şekilde taşınmazın bittiğinin kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu bağımsız bölüm sakinleri ile Kooperatif, arsa sahipleri ve yine kooperatife ait dairelerde hak sahipliği iddiasında bulunan üçüncü kişiler arasında bağımsız bölümlerin mülkiyeti-zilyetliği bakımından ... Asliye Hukuk, Asliye Ticaret ve Tüketici Mahkemelerinde birden çok dava görülmekte olup, dairelerdeki hak sahiplikleri çekişmeli olan, buna ilişkin davalar bulunan kişiler adına olası alınacak elektrik aboneliklerinin söz konusu derdest davaların gidişatını da Kooperatif ve arsa sahipleri aleyhine etkileyecek olduğunu, dava sonunda muhtemel işgalci durumuna düşecek daire sakinleri adına abonelik yapılmış olmasına ve hukuki daha birçok soruna sebebiyet verecek olduğunu, taşınmazın bitirilmemiş, iskan alınmamış olması, Kooperatif faaliyetinin devam etmesi hususları yanında hak sahipliğine ilişkin dava ve çekişmelerin bulunması sebebiyle de müstakil abonelik alınmasının istenmesinin hukuka, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracak olduğunu, ilk derece mahkemesi ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar İmar Kanunun geçici 11. maddesi gereğince müvekkili Kooperatifte bulunan bağımsız bölümlere ferdi abonelik verilebileceği belirtilmişse de söz konusu maddede belirtilen şartların somut olayda mevcut olmadığını, Geçici 11. maddede, maddede belirtilen istisnalardan yararlanma, elektrik hizmeti verilmesi şartının ancak 12.10.2004 tarihinden sonra yapılmış yapıları kapsayacağı belirtilmiş olduğunu, ancak müvekkili Kooperatifin inşaatı belirtilen bu tarihten çok önce 90'lı yılların başında başlamış, ancak yaşanan ihtilaf ve sorunlar sebebiyle tamamlanamadığını, inşaat ruhsatının da bu sebeple ilk olarak o yıllarda, yani 12.10.2004 tarihinden çok önce alınmış olduğunu, ancak her beş yılda bir yenilendiğinden dosyaya gelen son inşaat ruhsatı tarihinin 26.02.2020 tarihi olduğunu, dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesi kararında her ne kadar geçici 11. Madde şartlarının mevcut olduğu kabul edilmişse de maddede belirtilen ''Yapı ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12.10.2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili uygulanmaz.'' düzenlemesi uyarınca somut olayda bu düzenlemenin uygulanması ve ferdi abonelik verilmesinin mümkün olmadığı,bir diğer yandan, söz konusu düzenlemede, şartları sağlayan yapılara geçici abonelik verileceği belirtilmekle, bunun ferdi abonelik olduğu yorumu yapılamayacağı, burada özellikle ferdi abonelik denilmediğinden, şantiye elektriği verilmesinin, aboneliğin bu yönde olmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamakta olduğunu, tüm bunlar yanında davalı şirketin, elektrik kesme ve ferdi abonelik yapılması için süre vermesine ilişkin işlemi dayandırdığı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin 48/c maddesinde; ''6. maddenin altıncı fıkrası hükmü dışında, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi vermesi…’’ usulsüzlük olarak tanımlanmış olmakla, müvekkili Kooperatifin kullanımının tutanağa dayanak bu usulsüzlüğe de uymamakta olduğunu, zira, elektrik abonelik sözleşmesinin tarafının müvekkili Kooperatif olup, elektriğin verildiği bağımsız bölümlerin de yine Kooperatif bağımsız bölümleri olduğunu, bu bağımsız bölümlere elektriğin kar amacı güdülerek de verilmediğini, bu suretle burada elektriğin verildiği üçüncü kişiler bulunmamakta, elektrik Kooperatif bağımsız bölümlerine verilmekte, kullanım bedellerinin davalı şirkete ödenmekte olduğunu, bu durumda tanımlanan usulsüzlüğün oluştuğundan da bahsedilemeyeceğinden, 48/c maddesine dayanılarak yapılan kesme işlemi ve bağımsız bölümlerin müstakil aboneliği için süre verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan kesinti işleminin açıkça hukuka aykırı olduğu gibi Kooperatifte bulunan bağımsız bölümler için elektriğin zorunlu ihtiyaç olduğu, hasta, yaşlı insanların olduğu konutlarda, elektriklerin kesilmesiyle asansör kullanımından, olmazsa olmaz ihtiyaçlara kadar bir çok hizmete ulaşılamayacağı, keza elektriğin kesilmesi ile birlikte hidroforların da çalışmaması nedeniyle bağımsız bölümlerin aynı zamanda susuz kalacağı nazara alındığında, İlk Derece Mahkemesi kararında belirtildiği gibi kararın kesinleşmesi ile tedbirin kaldırılması ve elektrik kesilmesi işleminin tekrar edilmesi halinde büyük mağduriyetler yaşanacak olduğunu, bu halde, elektrik hizmetinin zorunlu bir kamu hizmeti olduğu ve kararın bu sebeple de kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin işlemine dayanak yaptığı ve cevap dilekçesinde de belirttiği, şantiye elektriği kullanımının şirket zararına sebep olduğu yönündeki iddialarının da gerçeği yansıtmadığının dosya kapsamıyla anlaşılmış olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tarife ücreti yönünden mevcut durumda şantiye elektriğinin ticarethane aboneliği üzerinden ödendiği, mesken aboneliklerinde birim fiyatların ticarethane aboneliğine göre düşük olduğu belirtilmiş olduğunu, müvekkili Kooperatifin, kullanılan elektrik bakımından davalı şirkete bir borcu bulunmadığı, fatura bedelleri ödendiği gibi davalı tarafın geçici ferdi abonelik sözleşmesi yapılması halinde, şantiye elektriği birim fiyatından yüksek ücret ödeneceği, dolayısıyla daha ucuz elektrik kullanılması sebebiyle davalı şirketin zarara uğradığı iddiasının da yersiz olduğunun anlaşılmış olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:

Yerel mahkemece usulsüz elektrik tüketimi yapılmış olduğunun tespitine rağmen, usulüne uygun şekilde kesilmiş olan enerji arzının devamı yönünde kurmuş olduğu kendi hükmüyle çelişkili kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan tedbire ilişkin kararın devam etmesi yönündeki değerlendirme hakkında istinaf kanun yoluna başvurduklarını, ihtiyati tedbir kararlarının yargılama sırasında talep eden ve haklılığı konusunda yaklaşık ispat şartını yerine getirmiş olan taraf yararına verilebilecek geçici hukuki koruma niteliğine haiz ara kararlar olup yargılama sona erdiğinde mahkemece haksızlığı anlaşılan taraf lehine yargılama sırasında verilmiş olan tedbir kararının kaldırılması gerekmekte olduğu, bu aşamada lehine tedbire hükmedilen tarafın haksızlığının açıkça mahkemece anlaşılmış olduğundan tarafın tedbirin devamı ile korunmaya değer bir hukuki yararının da kalmadığının kabulü gerekmekte olduğu, aksi halde haklı işlemine karşı kendisine dava açılarak mağdur edilmiş olan müvekkili kurumun tedbirin devamı yönünde verilmiş olan karar nedeniyle bir defa daha mağdur edilmiş olacağı ve hukuk düzeninin bu hukuksuzluğu korumaması gerektiği ileri sürülerek, tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına yönelik kararın kaldırılması talep edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava;kooperatif elektriğinin kesilmesi işleminin usulsüzlüğü ile davacının elektrik kullanmada usulsüzlüğü bulunmadığının tespiti ile elektrik kullanımın devamına karar verilmesi talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararı davacı vekilince, tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına dair kararı davalı vekilince istinaf edilmekle, dosya Dairemize gönderilmiştir, İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava ve tutanak tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/05/2018 Tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin: 6/6 Maddesi ile; Serbest tüketici niteliği ile birden fazla gerçek ve/veya tüzel kişinin aralarından yetkilendirdiği bir tüketici adına satın alınan tek bir ortak sayaç ile ölçülebilen elektrik enerjisinin, kâr amaçlı olarak tekrar satışı yapılamayacağı, 48/1-(c) maddesi ile; Tüketicinin; 6 ncı maddenin altıncı fıkrası hükmü dışında, ölçme noktasından sonraki kendi elektrik tesisatından üçüncü şahıslara elektrik enerjisi vermesi halinde usulsüz elektrik enerjisi tüketmiş sayılacağı, düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin 48/2 maddesi; "Birinci fıkra ile ilgili olarak; (a), (b) ve (c) bentlerinde tanımlanan hallerde, usulsüz elektrik enerjisi tüketimi tespitinden önce ilgili tüzel kişilere başvuruda bulunulmuş olması ve bunun belgelenmesi durumunda, usulsüz elektrik enerjisi tüketimine ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklinde, 48/3. Maddesi "Birinci fıkra kapsamında tanımlanan usulsüz elektrik enerjisi kullanımlarına ilişkin tespitlerde;

a)Birinci fıkranın (b) bendinde belirtilen halde tedarikçiler tarafından (a) bendinde belirtilen halde ise görevli tedarik şirketi tarafından,

b)(c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hallerde ise dağıtım şirketi tarafından, tüketiciye yükümlülüklerini yerine getirmesi için 15 gün süre verildiğini belirten kesme ihbarı bırakılır. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen tüketicinin dahil olduğu tüketici grubundan ait olduğu yıla ilişkin Kurul Kararı ile belirlenen kesme-bağlama bedelinin 5 katı ücret tahsil edilerek, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen hallerde doğrudan, (a) bendinde belirtilen hallerde ise görevli tedarik şirketinin bildirimi üzerine dağıtım şirketi tarafından elektriği kesilir. Bu madde kapsamında yapılan kesintiler hakkında dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye 2 gün içerisinde bilgi verilir." şeklindedir. 3194 Sayılı İmar Kanunu'nun ; Yapı kullanma izni;

Madde 30 – Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır. Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz. Kullanma izni alınmamış yapılar: Madde 31 – İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.

Dosyaya sunulan belgeler ile davacı beyanlarına göre, davacının kullanımı Yönetmeliğin 48/1-(c) maddesi kapsamında kalan usulsüz elektrik enerjisi tüketimi niteliğindedir. Açıklanan nedenlerle davalı şirket tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmesi için 15 gün süre verilmesine ilişkin ihbar bırakılmış olması ve doğrudan elektriğin kesilmiş olması Yönetmeliğin 48/3-(b) maddesine uygun olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Geçici abonelik şartlarının oluşup oluşmadığı dava konusu olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları değerlendirilmemiştir.

Davalı vekilinin istinaf itirazının incelenmesinde, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine dair kararının daha önce Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince incelenerek "Davaya konu yerde 36 daire ve 15 iş yerinin bulunmakla, elektrik enerjisi verilmemesi halinde kişilerin hayatlarını devam ettirmeleri ve iş yerlerinin çalışması açısından telafisi imkansız zararlar meydana gelebilecektir. Bu durum "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir" kriterine uygun" olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiş olması, tedbir talebinin kabulüne dair karar gerekçesindeki gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında değerlendirilen durumda değişilik bulunduğuna dair dosyada bilgi bulunmaması ve inşaat/şantiye tarifesinin daha fazla olması dikkate alındığında elektrik arzının karar kesinleşinceye kadar devamına dair kararın davalı yönünden maddi zarara sebebiyet vermediği kanaatine varıldığından davalı vekilinin, tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına yönelik karara ilişkin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 427,60 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVACIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 427,60 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVALIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,

4.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

6.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,

7.HMK'nın 359/4. madde hükmü gereği karardan birer suretin Dairemiz tarafından taraflara tebliğine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesinde nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.31/10/2024 ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog