1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Davacı tarafından mahkememizde açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... Otogarında yazıhane ve lokanta işlettiğini, davalı ... ve ... ile de .... Otogarından tanışıklığı bulunduğunu, davalıların sürekli olarak lokanta müşterisi olduklarından müvekkilini tanıdıklarını, ... ve ... müvekkilinin yanına gelerek kendilerinin galericilik yaptıklarını söylediğini, piyasanın durgun olmasından da bahsederek müvekkiline daha çok para kazanacaklarını vaat etmek suretiyle birlikte galericilik yapmayı teklif ettiklerini, Bu vaatlerle beraber müvekkilini birlikte galericilik işini yapmak için ikna ettiklerini, Müvekkili ile davalılar arasında galericilik işi yaparak ticari faaliyet yapmaya yönelik bir anlaşma sağladıklarını, müvekkiline ait olan araçların takasa sokularak kar elde edilmesi ve akabinde elde edilen bu karların taraflar arasında paylaşılması kararlaştırıldığını, ancak davacı müvekkili aralarındaki bu anlaşmaya istinaden araçlarının devrini yapmış olmasına rağmen, davalılar tarafından kendisine yalnızca 25.000,00 TL para ödediğini, ticari ilişkinin sürdürüldüğü zaman diliminde davacı müvekkili davalıların bu kötü niyetini anlayamadığını, davalılar tarafından sürekli araç devirlerinin yapılarak kar elde edildiği ve bu karların kendisine ödeneceği konusunda yanılgıya uğradığını, davalılar taraflar arasındaki anlaşmaya uygun şekilde davranmadıklarını, müvekkiline ait olan araçları satarak tek taraflı olarak kar elde ettiklerini, davalıların bu davranışı borca aykırılık teşkil etmekle birlikte kendilerini düşen sorumluluğu yerine getirmediklerini, borcu gereği gibi ifa etmeyerek tarafların arasındaki sözlü anlaşmaya aykırı davrandıklarını, davalıların müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkiye aykırı davrandığı ve davalı müvekkile karşı hiçbir vaatlerini gerçekleştirmediklerini borçlarını gereği gibi ifa etmediklerini. neticede davacı müvekkilinin bahse konu araçları çok yüksek değerli olmakla birlikte, müvekkile yalnızca 25.000,00 TL para ödendiğini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davalıların davacı müvekkilin araçlarının bedellerini kendisine iade etmeleri ve müvekkilin zararlarını karşılamaları gerektiğini, davalıların fiilleri müvekkili davacıyı aldatmaya yönelik olmakla birlikte haksız fiil de teşkil etmekte ve davalıların bu yönde de tazminat sorumluluğu doğduğunu. davalılar aleyhine taraflarınca ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı .... Soruşturma Numaralı dosya ile dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulduğunu dava konusu olayların aydınlatılması açısından bu soruşturma dosyasının da celp edilmesi önemli olduğunu. ayrıca dava konusu olaylar neticesinde müvekkil maddi ve manevi olarak birçok zarara uğradığını, müvekkili ve ailesinin yıprandığını, bütün bu olaylara yönelik olarak maddi ve manevi tazminat haklarını da saklı tuttuklarını davacı müvekkiline ait olan araçların bedelinin, bu işlemlerden dolayı müvekkilin uğradığı zararların mahkemece tespit edilerek; araçların devir tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, davacı müvekkiline ait olan araçların bedelinin, bu işlemlerden dolayı müvekkilinin uğradığı zararların mahkemece tespit edilerek; araçların devir tarihinden itibaren denkleştirici adalet ilkesine göre ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, davalıların davacı müvekkile karşı haksız fiil teşkil eden eylemleri söz konusu olduğundan davalıların davacı müvekkiline tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Nitekim davacı, huzurda görülen davada, davacı sıfatı olmamasına rağmen, taraflarına dava ikame etmiş olduğunu işbu nedenle husumet nedeniyle davanın öncelikli olarak usulden reddi gerektiğini, ancak önemle belirtmek gerekir ki işin esasına girilmesi halinde de davacının müvekkili olduğu şirketten hiç bir hak ve alacağı bulunmadığını, aleyhe herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının iddiaları gerçek dışı olmakla birlikte müvekkili şirketin her halükarda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını Davacı, müvekkili şirket ile ilgili iddialarında tüm işlemlerin kendi rızası dahilinde gerçekleştiğini, iki adet aracın davalı ... adına tescilini kendisinin talebi ve rızası olduğunu gerçek dışı bir biçimde iddia ettiğini, dolayısıyla davacının iddiaları gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin, davacı ve diğer davalılar arasındaki iç ilişkiyi de bilmesi mümkün olmadığını. dolayısıyla müvekkilinin davacının gerçek dışı iddialarına göre de herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını. aleyhe herhangi bir kabul anlamına gelmemekle müvekkili, iyi niyetli 3. kişi konumunda olup davanın iddialarına göre de müvekkili olduğu şirket açısından bu sebeple de reddi gerektiğini, davacı tarafın, müvekkili olduğu şirketten herhangi bir alacağı bulunmamakla birlikte talep edilenler zamanaşımına uğradığını, davacının tüm aleyhe iddia ve talepleri gerçek dışı olup soyut ve ispat edilemeyen davanın öncelikle usulden, bu mümkün olmazsa esastan reddini talep ettiklerini fazlaya ilişkin her türlü itiraz, talep ve beyan haklarının saklı kalmak kaydıyla; davanın öncelikli olarak usulden aksi halde esastan reddine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde:
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ileri sürdüğü tüm iddia ve talepler haksız ve hukuka aykırı olmakla birlikte öncelikle davanın husumet açısından reddini talep ettiklerini davacı tarafın esasa yönelik iddiaları da tümüyle kendi verdiği zararları ödemekten kurtulmak amacıyla kurgulanan haksız iddialardan ibaret olduğunu, Müteveffa ...'ın ölümü üzerine, davacı ..., davalılardan müteveffa ...'ın oğlu, davalı müvekkili ...'ı oyalamaya devam etttiğini, davacı sürekli olarak otobüsleri devredeceğini ancak sıkıntıları olduğunu söylediğini, davacının bu şekilde davalı müvekkili ....'ı oyaladığı süreçte davacı, davacının babası .... adına kayıtlı ... marka araca alıcı bulması için müvekkili ....'dan yardım istemiştir. Müvekkili, bir süre denemiş ise de araç için alıcı bulamadığını. Nitekim aracın bir hayli yıpranmış olması ve bazı arızalarının bulunması nedeniyle o haliyle araca alıcı bulmak mümkün olmadığını, aleyhe herhangi bir kabul anlamına gelmemekle ve davacının herhangi bir alacağı olmadığını yinelemekle birlikte, davacı tarafından denkleştirici adalet ilkesine göre talepte bulunulması da hukuken mümkün olmadığını, aleyhe herhangi bir kabul anlamına gelmemekle ve davacının bir alacağı olmadığını yinelemekle birlikte, davacı tarafın talepleri zamanaşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle öncelikli olarak davacı görünen ...'ın huzurda görülen davada davacı sıfatının olmadığından bahisle davanın USULDEN; Mahkeme aksi kanaatte ise ESASTAN REDDİNİ talep ettiklerini, ayrıntılarıyla açıklamaya belirtilen nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü itiraz, talep ve beyan haklarının saklı kalmak kaydıyla; Huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın usulden REDDİNE, Huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın esastan REDDİNE, Her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı Tanığı ... beyanında: "Davacıyı tanımaktayım, ... ile öncesinde gıyaben tanıdım, şimdi ise davacının beyanları ile de bilmekteyim. Ben 1995 yılından beri ... Otogarında muhasebe ve özel kalem sorumlusuyum. Davacı otogarda büfe sahibidir, babası da benim çalıştığım şirketin ortağıdır. Davacı mali konularda bana danışmaktadır. Davacı kendisine ait .... Plakalı büyük bir jip'i satmak davalı ...'nin bulunduğu galeriye bıraktı. Ben de bıraktığını gördüm. Bu galeri Esenlerdedir. Davacı bana bu jip karşılığında kendisine 2 araç vereceklerini söylediklerini bildirdi. Bunu sözü davalılardan hangisinin söylediğini bilmiyorum. Davacının aracının satılması halinde bu aracın bedelinin kendi hesabına yatırılmaması için tembihledim. Kendisi bana daha parayı almadığını, davalıların arkadaşı olduğunu, parayı nakit alması halinde babasının hesabına yatıracağını söyledi. Aracın satıldığını bilmekteyim ve davacı aracın satılmasına rağmen kendisine paranın ödenmediğini söyledi. Ben bunun dışında başka bir şey bilmemekteyim. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır" dedi.
Davacı Tanığı ... beyanında : "Davacı benim baba dostumdur. Ben restorant sahibiyim. Davacının ve ailesinin otobüs şirketleri ve büfesi vardır. Davacı büfe ile ilgilenmektedir. Davacının büfesi ... Otogarındadır. Ben davalılar ismen bilmekteyim. Kendilerinin galerici olduklarını bilmekteyim. Biraz da ...'yi tanımaktayım. Ben bir dönem ... Otogarında çalışmaktaydım. Bu dönemde günde yaklaşık 3-4 saatim davacı ile birlikte geçmekteydi. Davacıya ait 2015 model ... aracın satımı ile ilgili ihtilafı bilmekteyim. bu araç davalı ... aracılığı ile satıldı, bu satış sonrasında ben davacıya satış sebebiyle araç bedelini alıp almadığını sordum. Herhangi bir para almadığını, bir tane .... Marka araç aldığını söyledi. Bu .... marka aracı bizim konuşmamızdan bir ay sonra başka bir araç ile takas edileceğinden dolayı davalılar davacının üzerinden aldılar. Bir gün ....'ın babası bana hitaben bu davalılar ile aralarındaki ticari ilişkinin davacı tarafından sonlandırılmasını ve araçların alınması gerektiğini bana söyledi. Bu kişiler ile ticaret yapmak istemediğini söyledi. Davacı davalılara ait galeriye gidip araçların devrini istedi ancak aralarında gerginlik çıkmış, davacının gözünü korkutmuşlar. Herhangi bir alacağını olmadığını söylemişler. Davacı bu yaşanan olay sonrasında kendisinin tansiyonunun yükseldiğini eczanede olduğunu söyledi ben de gidip davacıyı aldım. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır, Tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi.
Bir Kısım Davalılar Tanığı ... beyanında : "Ben davacıyı davalılardan ...ın babası ....ın vasıtasıyla 2020 yılında tanıdım. .... ile ...ın otobüs ortaklıkları vardı. ...ın bir tane ... aracı vardı. Onun satışı için davalı ... ve babası ...dan yardım istedi, paraya sıkıştığını söyledi. Benim davalılar ile tanışıklığım vardır, ortak ilişkilerde bulunduk, ortak ticaret yaptık, ben bu sebeple dava konusu olaya vakıfım hatta olayın nasıl geliştiğini de bilmekteyim, çünkü gördüm. Araç ilana koyuldu, aradan 3-4 gün geçti. .... geldi, paraya sıkıştığını söyledi, babasının duymaması gerektiğini iletti. Bunun üzerine ... ticari ilişkide olduğu .... firması ile iletişime geçti. Davalı .... Otomobil ile davacı anlaştı. Anlaşmalarıyla davacıya ait ....i karşılığında davalı .... şirketince 600.000,00-TL üzerine ve .... model bir araç verilecekti. Davalı .... firması davacıya 600.000,00TL verdi ve .... model bir araçla davacıya teslim edildi. Noter satışı da yapıldı. Noterde her iki aracın da devri yapıldı. Devir sonrasında da davacı bize tatlı aldı. Herhangi bir tehdit ve baskı yoktu, normal bir ilişki içerisinde oldu. Ben .... marka aracın daha sonra takas edileceğine ilişkin bir bilgiye sahip değilim. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır" dedi.
Bir Kısım Davalılar Tanığı ... beyanında: "Ben davacıyı davalılardan ...ın babası ... vasıtasıyla 2015 yılından beri tanımaktayım. .... ile ...ın otobüs ortaklıkları vardı. Ben Esenlerde esnaflık yaptım. Şuan yapmamaktayım. Şuan ... ile birlikte çalışmaktayım. Ben dava konusu ...aracın devrinin gerçekleştiği zamanda iş yerindeydim, buna vakıfım. ...ın bir tane .... aracı vardı. Onun satışı için davalı ... dan yardım istedi, ....ın parası olmaması üzerine kendisini ... Şirketine yönlendirdi. Davacı daha sonra rota otomobil ile anlaştı. Ertesi gün rota otomobil yetkilisi iş yerine gelip 600.000,00TL ve ... model bir araç karşılığında davacıya ait ....i aldı. Bu ticaret sırasında herhangi bir baskı ve tehdit olmamıştır. 600.000,00TL'nin davacıya verildiğini gördüm. Araçların devirleri noterde olmuştur. Davacı ... marka otomobili kendisi şahsen kullanmak için almıştır. Herhangi bir tehdit ve baskı yoktu, normal bir ilişki içerisinde oldu. Ben ... marka aracın daha sonra takas edileceğine ilişkin bir bilgiye sahip değilim. Benim olaya dair bilgim ve görgüm bu kadardır, Tanıklık ücreti talebim yoktur", dedi.
Bilirkişi heyetinin 06/06/2024 tarihli mahkememize sunduğu raporda: Davacının davalılardan, iddia ve talep ettiği gibi tazminat alacakları (tazminat alacakları) bulunmadığı" sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Dava dilekçesi, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
Davacı Mahkememiz nezdinde açtığı dava ile davalılar ... ve ... ile birlikte araç alım satımı hususunda beraber iş yapmak üzere anlaştıklarını ancak davalıların muvazaalı işlemler ile taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak satış ve devirler yaptıklarını, yapılan işlemler sonucunda davalıların kendisine yalnızca 25.000,00-TL ödediklerini, diğer satışlardan ve devirlerden dolayı kendisini zarar ettirdiklerini belirterek bu sebeple kendisine ait olan araçların bedelinin, bu işlemlerden dolayı uğradığı zararların tespit edilerek; araçların devir tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış olup; davacı tanıklarının beyanları bir bütün olarak incelendiğinde davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü husus ve taraflar arasındaki anlaşmanın tanıklar tarafından görgüye dayalı olarak tanıklık etmedikleri, davacının kendilerine beyanları sonucunda duyum sahibi oldukları anlaşılmakta olup davacının taraflar arasındaki anlaşmaya ilişkin detayları tanık delili ile ispatlayamadığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce celp edilen araç devirlerine ilişkin noter evrakları incelendiğinde; araç devirlerinin usul ve yasaya uygun olarak noter sözleşmesi ile yapıldığı, noter sözleşmesinde belirtilen bede ve bedelin tahsil edildiğine dair kayıtlar gözetildiğinde davacının söz konusu satış ve devir sözleşmesindeki beyanlarının aksinin aynı kuvvette belge ile ispatlaması gerektiği, davacının bu mahiyette bir belgeyi delil olarak sunamadığı, yine davacı tarafından davalılara 6098 sayılı Kanun'un gabin, hata, hile, korkutma veya gabine yönelik olarak herhangi bir ihtarnameyi göndermediği ve taraflar arasındaki anlaşma ile bağlı olmadığını beyan etmediği, yine davacı tarafından davalılar ile arasında olduğu iddia edilen sözlü anlaşmayı ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanun'un 190. Maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." Bu bağlamda davacı tarafından davalılar ... ve ... ile aralarında olduğu iddia edilen anlaşmaların ispatlanamadığı, yine diğer davalılar ... ve .... şirketinin sorumluluğu davacı tarafından sunulan deliller ile ispatlanamamıştır. Son olarak davacı yemin deliline dayanmış olup; ..., ... ve ... 08.10.2024 tarihli celsede davacının talep ettiği yemin metnini de eda etmiş olup davacının yemin suretiyle de davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının ispatlanamayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 80,70-TL peşin harcın mahsubu ile 346,9-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA, -Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,
4.Davalı ... tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 792,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı .... şirketine VERİLMESİNE,
5.Davalı ... tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 74,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ye VERİLMESİNE,
6.Davalı ... tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 84,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'ye VERİLMESİNE,
7.Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davlaılara VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)