2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2024/6086 E. , 2024/7776 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20713 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre,
1.Olay tarihinde sanığın müşteki ...'ın ikametinin bahçesinden müşteki ...'a ait motosikleti çalması eylemi nedeniyle tamamlanmış hırsızlık suçundan ve aynı bahçede bulunan müşteki ...'a ait hurda malzemeleri daha önceden değişik zamanlarda çalarak sattığı, olay tarihinde en son motosiklet ile birlikte hurda malzemeleri çalmaya çalışırken yakalanması nedeniyle hırsızlığa teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın müşteki ...'ın ikametinin bahçesinde bulunan hurda malzemelerin müşteki ...'a ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmakla; eyleminin tek bir tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, farklı müştekilere yönelik ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurularak temel cezanın fazla ceza tayin edilmesini takiben sanığın bahçedeki hurdaları değişik zamanlarda çalarak sattığı, en son hurdalarla birlikte motorsikleti de çalarken yakalandığının anlaşılması karşısında sanık hakkında temel ceza üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerine göre cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,
Kabule göre de,
2.Sanığın şikâyetçi ...'nun ikametinin bahçesinde bulunan şikâyetçi ...'e ait hurda malzemeleri çaldığı, şikâyetçi ...'nun da bahçedeki motosikletini çaldığı, bu motosikleti hemen iade ettiği ama hurda malzemelerin iade olmadığı ve şikâyetçi ...'in zararı da giderilmediğinden soruşturma aşamasında kısmî bir iadenin olduğu anlaşılmakla, şikâyetçi ...'e kısmî iadeye rızasının olup olmadığı sorularak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Olay tarihinde hükümlünün şikâyetçi ...'nun ikametinin bahçesinden şikâyetçi ...'a ait motosikleti çalması eylemi nedeniyle tamamlanmış hırsızlık suçundan ve aynı bahçede bulunan şikâyetçi ...'e ait hurda malzemeleri daha önceden değişik zamanlarda çalarak sattığı, olay tarihinde yine şikâyetçi ...'a ait hurda malzemeleri çalmaya çalışırken yakalanması nedeniyle hırsızlığa teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; hükümlünün şikâyetçi ...'ın ikametinin bahçesinde bulunan hurda malzemelerin şikâyetçi ...'a ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmakla; eyleminin tek bir tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, farklı şikâyetçilere yönelik ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurularak temel cezanın fazla ceza tayin edilmesini takiben hükümlünün şikâyetçi ...'a ait bahçedeki hurdaları değişik zamanlarda çalarak sattığı, en son şikâyetçi ...'a ait motosikleti çaldıktan sonra yine şikâyetçi ...'a ait hurdaları çalarken yakalandığının anlaşılması karşısında hükümlü hakkında temel ceza üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerine göre cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Hükümlünün şikâyetçi ...'nun ikametinin bahçesinde bulunan şikâyetçi ...'e ait hurda malzemeleri çaldığı, şikâyetçi ...'nun da bahçedeki motosikletini çaldığı, bu motosikleti hemen iade ettiği ama hurda malzemelerin iade olmadığı ve şikâyetçi ...'in zararı da giderilmediğinden soruşturma aşamasında kısmî bir iadenin olduğu anlaşılmakla, şikâyetçi ...'e kısmî iadeye rızasının olup olmadığı sorularak, sonucuna göre hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/522 Esas, 2021/301 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.