Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2015
KARAR NO: 2018
DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ... - ...
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2015
KARAR TARİHİ: 31/12/2018
YAZIM TARİHİ: 21/01/2019

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06/12/2013 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 1.maddesinde davalı üretici tarafından üretilen ve satışa sunulan ürünlerin Çanakkale, Bursa, Bilecik, Sakarya ve Eskişehir'de tek satıcısı ve uygulayıcısı olduğunu, sözleşmenin 13.maddesinde ise bu sözleşmenin süresi boyunca üretici başka herhangi bir kişiye ve girişimciye bölgede ürünleri temsil etme veya satma yetkisi vermeyeceği gibi, üretici bölgede faaliyet gösteren müşterilere doğrudan ve dolaylı satış yapmayacağı, ancak davalının sözleşmeye aykırı müvekkilinin bölgesinde faaliyette bulunduğunu, bu bölgedeki firmalara ürün sattığını ve bu bölgedeki başka firmalar ile iş yaptığını, bu hususun sözleşmedeki tek satıcılık hükümlerine sözleşmenin 2.maddesine aykırı olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle iletişim kanalları ile uyarıldığını, uyarılara rağmen devam etmesi üzerine Bursa 10.Noterliğinin 13/01/2015 tarih ve ... nolu ihtarnamesinin çekildiğini, davalı tarafından Bakırköy 40.Noterliğinin 30/01/2015 tarih ve 2792 nolu cevabı ihtarnamesinin gönderildiğini, bunun üzerine Bursa 15.Noterliğinin 13/02/2015 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile distiribütörlük sözleşmesinin fesh edildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak davalının tek satıcılığa ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında davalıya 340.000 TL ödeme yaptığını, müvekkilinin davalının ürünleri ile iş yaptığından dolayı ilave ürünleri tamamlamak için sözleşme haricinde muhtelif zamanlarda ilave ürünler satın aldığını, ilave ürünler için cari hesap kapsamında bir kısım ödemeler yaptığını, kalan kısmında ödeme yapılacakken sözleşmeye aykırı davranıldığının fark edilmesi üzerine kesin miktarı mahkeme kararı ile belirlenecek olmakla birlikte uğranılan zarara karşılık kalan 85.054,07 TL'lik miktar için hapis hakkının kullanıldığını, müvekkilinin TTK 122 maddede düzenlenen denkleştirme tazminatına da hak kazandığını, müvekkilinin bölgesinde davalıyı temsil ettiğini, davalıya yeni müşteriler kazandırdığını, marka değerini yükselttiğini , davalının müvekkilinin adını kullanarak bölge dışında bazı işlere teklifler verdiğini , teklif verilmesini istediğini, müvekkilinin ihtiyacı olmadığı halde ürünlerin depolanması için aylık 2.000,00 TL bedelle 300 m2 büyüklüğünde depo kiraladığını, burada sigortalı olarak depocu görevlendirdiğini belirterek, davalının tek satıcılık sözleşmesinin ihlali sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu müspet ve menfi zararına karşılık fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 25/10/2018 tarihli dilekçesi ile talebini 113.026,80 TL arttırdığını bildirmiştir.

CEVAP

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, sözleşmenin feshine ilişkin ihtarnamenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, feshin haksız ve şeklen geçersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasının doğru olmadığından fesih imkanının doğmadığını, sözleşme şartlarına aykırı davranan, muaccel olan 83.054,07 TL borcunu tüm uyarılara rağmen ödemeyen ve başka bölgelerdeki bayilerin haklarına tecavüz edenin, sözleşme ile vaat ettiği satış hacmine ve beklenen pazar payına ulaşamayan, sözleşme ile imza altına alınan bayilik kuralları başta olmak üzere birçok maddeye uymayarak, sözleşmenin devamını müvekkili açısından çekilmez hale getirenin davacının kendisinin olduğunu belirterek sözleşmenin haksız yere fesh edilmesine neden olan davacının depo kira maliyetine katlanması gerektiğini ve 83.054,07 TL 'nin talep etme hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

KANITLAR Sözleşme, ihtarnameler, bilirkişi raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ

Dava, 06/12/2013 tarihli distribütörlük sözleşmesinin haksız yere fesh edilmesi nedeniyle uğranılan müsbet ve menfi zararın tazminine ilişkindir. Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, taraflara ait BA/BS formları ilgili vergi dairelerden getirtilmiştir. Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılarak konusunda uzman SMM, bayilik ve distribütörlük alanında uzman hukukçu bilirkişilerden rapor aldırılmıştır.

Alınan 19/02/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacı şirkete ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı firma tarafından , davacı şirket dışında başka firmalardan BA formuyla 78.275,00 TL 'lik alım yaptığı, 799.169,00 TL satış yaptığı, dava dışı ... Müh. ..Ltd.Şti.'nin davacı şirket dışında başka firmalardan 1.141.739,00 TL 'lik alım yaptığı, 73.092,00 TL 'lik satış yapıldığı, davacı şirket kayıtlarına göre, davalı firmanın hesaplarının 320.01.072 nolu hesap altında tutulduğu, davacı firmanın davalı firmaya 83.054,07 TL borçlu bulunduğu, taraflar arasındaki tek satıcılık bölgesinin ihlalinden dolayı davacının kazanç kaymbına uğradığı ( müspet zarar ), sözleşme konusu işlerin inşaatla ilgili olduğundan SMM bilirkişiler dışında üçüncü kişilere yaptırılan satışlara ilişkin tespit edilen satış tutarlarının inşaat (yapı) işlerinde uzman bilirkişiler tarafından kar /kazanç oranları bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafın davalıya yeni müşteriler bulduğu ve davalının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyor olmasının davacının beyanları düzeyinde kaldığı, başka delil sunulmadığı,

TTK 122/1-c maddesinde açıklanan hakkaniyet hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, distribütörlük sözleşmenin bir yıllık süresinin bitimini takip ve yeni dönemin hemen başında feshedildiği, dava dosyasına ekli kira sözleşmesinin ise kiranın başlangıcının 01/02/2014 olarak, bitiminin ise 31/12/2014 tarihi olarak gösterildiği, bu durumda davacının depoyu sözleşme süresince kullanmış olduğu görüldüğünden davacının davalının eylemlerinden dolayı hiç iş yapamaz yada faaliyetlerini durdurma noktasına geldiği iddia ve ispat edilemediğinden bundan dolayı zarara uğramadığı, davacının elinde kalan mallar bakımından ise davacının , davalının eylemleri nedeniyle bu eşyayı sarf edememiş olması halinde ise davalı tarafından geri alınması gerektiği ancak bunların kalem olarak detayının dosyada bulunmaması nedeniyle tutar olarak herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, davacının davalıya 83.054,07 TL tutarında borçlu olduğu, davalıdan talep edibileceği zarar miktarı kesinleştiğinde bu tutardan takas mahsup hususunun açılmış bir karşı dava yada icra takibi olup olmadığı bilinmediğinden bu hususun da mahkemenin takdirinde olduğu, davacının 15.000,00 TL olarak belirttiği müspet ve menfi zararınının kalemdirilmesi gerektiğinin bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi kuruluna Makine Mühendisi de eklenmek suretiyle tarafların iddia ve savunmalarıyla , davacı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişi kurulundan ek rapor aldırılmıştır. 12/07/2018 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; taraflar arasında imzalanan tek satıcılık sözleşmesi gereğince, davalı şirketin yan kuruluşu Sifonik Teknolojik Ltd.Şti. tarafından dava dışı ... Ltd.Şti. ile yapılan satışlardan elde edilmesi muhtemel karın 68.812,05 TL (5G Proje A.Ş >... Ltd.Şti.), 64.549,20 TL ( Sifonik Teknolojik Ltd.Şti. > ... Ltd.Şti. ) toplamında ise 133.361,25 TL olduğu, davacının bu tutarda kar kaybına uğrayacağı, davacı firmaya satış işlemleri izafe edilmiş olsa da davacının bu ticaret için gerçekte bizatihi maliyete katlanmadığından, muhtelif maliyet kalemlerinden tasarruf etmiş olduğundan hesaplanan kazanç kaybı miktarından %4 oranında indirime gidilmesi gerekeceği, müspet zararın hesabında davalı ve bağlı firmasının belirtilen tutardaki satışları davacıya yapacağı ve davacının bu alış fiyatı üzerine %15 kar ekleyerek müşterilerine satış yapacağından hareket edilerek, ... Ltd.Şti., davacı ile davalı arasındaki akdi ve eylemli sözleşme ilişkisinin dışında olduğundan kendisine ait maliyet ve kar oranları bulunabileceğinden bunların da davaya yabancı olgular teşkil etmesinden dolayı ... Ltd.Şti. 'nin bizzati yapmış olduğu satışların müspet zararın hesabında dikkate alınmadığı, distribütörlük sözleşmesinin 1 yıllık bitimini müteakip ve yeni dönemin hemen başında fesh edildiği, kira sözleşmesinin ise başlangıcı 01/02/2014, bitimi 31/12/2014 olarak gösterildiği bu durumda davacının depoyu sözleşme süresince kullanmış olduğu görüldüğünden ve davacının davalı eylemlerinden dolayı hiç iş yapamaz yada faaliyetlerini durdurma noktasına gelmiş olduğu da iddia ve ispat edilmediğinden bundan dolayı zarara uğramadığı, davalı şirketin distribütörlük sözleşmesine aykırı davrandığını 2014 yılı içinde öğrendiği açık olduğundan, basiretli işadamı gibi davranarak kira sözleşmesinin uzamasını engellemesi mümkün iken bunu yapmayarak zararın doğmasına kendi eylemleri ile neden olduğundan uzayan dönem için kira talebinde bulunulamayacağı, taraflar arasındaki sözleşmenin 06/12/2013 de 1 yıl süreli olarak imzalandığı, ancak 1 yıldan az icra edildiği, bu durumun portföy tazminatına hak kazanmak bakımından yeterli bir süre olarak değerlendirilmediği, portföy tazminatının acentelik yada tek satıcılık yetkisi veren bir sözleşme sayesinde tacire belli bir müşteri çevresi kazandırılmış olması, bunun için ticari çaba sarf edilmesi gerektiği, tazminatın bu çaba karşılığında ödeneceği, borçlunun kusurlu olup olmadığı, tazminatın doğumu bakımından değil sadece talebin ileri sürülebilirliği bakımından belirleyici olduğu, talep eden tarafın akdi ilişkinin sonra ermesi nedeniyle bir zarara uğramış olmasının da şart olmadığı, davalı tarafın kayıtlarına göre Haziran 2014 'ten itibaren yani sözleşmenin akdinden yaklaşık 6 ay sonra üçüncü kişilere satış yapmaya başlamış olduğu ve bunun 2015 yılının ortalarına kadar sürdüğü anlaşıldığından,davacının davalı lehine değerlendirilebilecek faaliyetlerinin kendisine portföy tazminat hak kazandırmaya yeterli olmayacağı bildirilmiştir.

Davalı tarafa ait ticari defter ve belgeleri üzerinde, taraflar arasındaki ne tür bir ticari ilişkinin bulunduğunun tespiti yönünden Çorlu Nöb.Asl.Tic.( Huk ) Mahkemesine talimat yazılmıştır.

Çorlu 1.Asl.Huk. Mah. 2017/1 Tal. Sayılı dosyasında , davalı şirket adresine TK 35. Maddeye göre ticari defter ve belgelerin ibrazı için açıklamalı ve ihtaratlı davetiye usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafından ticari defter ve belgeler sunulmadığından bilirkişi incelemesi yapılamamıştır. Alınan asıl ve ek bilirkişi raporları kapsam ve nitelik itibarıyla hüküm vermeye yeterli görülmüştür.

Taraflar arasında imzalanan 06/12/2013 tarihli distirübitörlük sözleşmesinin 1.maddesi uyarınca,davacı davalının ürettiği ürünlerin Marmara bölgesinde tek satıcısı olmayı,sözleşmenin 13.maddesinde ise,üreticinin üreticinin,distiribütörün bölgesinde faaliyet gösteren müşterilere doğrudan veya dolaylı olarak satış yapamayacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme davacı tarafça 13/02/2015 tarihli ihtarnameyle fesih edilmiştir. Dosyaya ibraz edilen kayıtlardan,bilirkişi heyetininde haklı olarak tespit ettiği gibi,davalı üreticinin sözleşme süresi içerisinde,davacıya ait bölgede faaliyet gösteren 3.şirketlere satış yaptığı anlaşıldığından,davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle davacı sözleşmenin feshinde haklıdır.

Dolayısıyla davacı müspet zararını istemekte haklıdır.Bilirkişi heyeti tarafından davalı şirketin ve davalı şirketin yan kuruluşu olan Sifonik Teknolojik ...Ltd Şti'nin dava dışı ... Ltd Şti'ye sattığı ürün bedeli üzerinden %15 kar hesaplanarak bulunan toplam 133.361,25 TL kar kaybından,davacının yapmaktan kurtulduğu %4 oranında masraf düşülmek suretiyle davacı alacağı 128.026,80 TL olarak hesaplanmıştır.Ancak kısa kararın yazımı sırasında davacı alacağı sehven 133.361,25 TL olarak yazdırılmıştır.

Davacı dava konusu sözleşme için 01/02/2014 başlangıç-31/12/2014 bitiş tarihli sözleşmeyle işyeri kiralamış ise de ,davacı sözleşme müddeti boyunca işyerini kullanmıştır.13/01/2015 tarihli ihtarnemesiyle davacı,davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını ihbar ettiğinden dolayısıyla sözleşmeye aykırılığı bu tarihten önce tespit etmiş olduğundan basiretli bir tacir gibi davranarak kira sözleşmesini kira süresi sonunda fesih etmesi gerekirken bu şekilde davranmayarak zararın doğmasına kendisi neden olduğundan depo kirası talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır.

Sözleşmenin ifa süresi ,özellikle davacının Haziran 2014 tarihinde satışa başlayıp,sözleşmenin 2015 yılı Şubat ayında fesih edildiği gönönüe alındığından,bir yıldan az bir süre faaliyette bulunduğu,bu kadar kısa bir sürede davacının davalıya müşteri kazandıramayacağı,dolayısıyla davalının portföy tazminatı talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçe ve tüm dosya kapsamına göre, müspet zarar talebinin kabul, diğer taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davacının ıslah talepli müspet zarar talebinin kabulü ile; 133.361,25 TL tazminatın 15.000,00-TL'sinin dava tarihinden , kalanın ise 09/11/2018 ıslah tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verimesine,

2.Davacının diğer taleplerinin reddine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.109,91- TL harcından peşin alınan 2.186,39-TL (256,17-TL peşin harç ve 1.930,22- TL ıslah harcı)'nin mahsubu ile bakiye 6.923,52 TL -harcın davalıdan tahsiline,

4.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 2.042,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 1.947,00 TL yargılama gideri ile peşin alınan 2.186,39-TL (256,17-TL peşin harç ve 1.930,22- TL ıslah harcı) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesi yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davacı vekili yararına ölçümlenen 13.418,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.HMK' nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,

Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/12/2018 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog