23. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 25/09/2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/901 E.
VEKİLİ
DAVALILAR
Davalılar ... ve ... vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkiline kur'a sonucu isabet eden ... parselde bulunan A Blok 18 numaralı dairenin teslim edildiğini, binaya Yapı Kullanma İzin Belgesi verildiğini, somut olayda iskân verildiğinden müvekkilinin talebinin haklı olduğunu, yüklenicinin edinimini süresinde yerine getirmemesinden kaynaklı olarak Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen 2015/134 E., 2017/276 K. sayılı karar ile arsa sahipleri lehine cezai şarta hükmedildiğini, bu cezai şart bedelinin faiziyle birlikte kooperatiften ve dolayısıyla ortaklardan alınacağını ileri sürerek, öncelikle hakkın elde edilmesinin imkânsız hale gelmesi, uzun süren yargılama nedeniyle ciddi bir zararın doğması ihtimalinin bulunması nedeniyle teminat alınmaksızın taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yapılacak yargılama sonunda taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili ihtiyati tedbire itiraz dilekçesinde ve cevap dilekçesinde; davacı tarafından aynı iddialarla, aynı istemle açılan davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.03.2019 tarih ve 2018/470 E., 2019/151 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, Davacının talebinin zaman aşımına uğradığını,
Yüklenicinin sözleşmeyle kararlaştırılan bağımsız bölümlere hak kazanabilmesinin, edimlerini sözleşmeye uygun olarak ifa etmesi koşuluna bağlı olduğunu, müvekkillerine düşen dairelerin sözleşmeye uygun olarak yapılmadığını, iskânın imar barışı şartlarında alındığını, karar verilirken müvekkillerinin alacağına ilişkin icra dosyalarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini,
Müvekkillerine karşı açılmış olan Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/302 E., 2019/461 K. sayılı kararında iskân alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, kendilerinin istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine Ankara BAM 27. Hukuk Dairesinin 10.02.2022 tarih ve 2020/327 E., 2022/140 K. sayılı kararında, "....Yargıtay'ın da yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere yüklenicinin davalı arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirmesi halinde talepte bulunabilecektir....Dosya kapsamından da inşaatın tamamlandığı ve arsa sahiplerine bağımsız bölümlerinin teslim edilmiş olduğu anlaşılmakla, bu konuda mahkemece davacıya yeterli ve makul süre ve yetki verilerek bu edimin yerine getirilmesi imkanı verilerek ve bu parsele ilişkin davalı arsa maliklerinin davalı yükleniciyle yaptıkları sözleşme kapsamında yükleniciden talep edebilecekleri hak ve yükümlülükler kapsamında Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/06/2017 tarih, 2015/134 Esas, 2017/276 Karar sayılı kesinleşen ve icraya konulduğu anlaşılan mahkeme kararındaki alacak miktarı da gözetilerek davalı arsa sahipleri tarafından yükleniciye devredilmeyen 9 adet bağımsız bölüm değeri de dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre tapu iptal ve tescil davasının sonuçlandırılması gerekirken,..." gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulüne karar verildiğini, buna göre müvekkillerinin cezai şart alacağının gözetilmesi gerektiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/1018 E., 2021/956 K. sayılı kararının bu yönde olduğunu, Buna göre ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu, kesin hükme rağmen yeniden açılan davada yeniden ihtiyati tedbir kararı verilmesi sebebiyle müvekkillerinin mülkiyet haklarının yeniden ihlâl edildiğini, Savunarak, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı Kooperatifçe cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesinin 07.08.2024 tarihli Ara Kararı ile; "İhtiyatı tedbirin şartları 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Bu yasa hükmüne göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbirde asıl olan, ihtiyati tedbire esas bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunmasıdır.
HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden taraf, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Burada sözü edilen ispatın ölçüsü ise, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralının uygulanmasında hakim, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır.
Somut olayda, davacının tapu iptali ve tescil davası nedeniyle tedbir talep ettiği, tedbir talebinin uyuşmazlık konusuna ilişkin olduğu, tedbir konulmaması durumunda taşınmazın 3. kişiye devredilebileceği ve davanın konusuz kalacağı, bu haliyle davacının hakkını elde etmesinin güçleşeceği" gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, dava konusu taşınmaz davalılar adına kayıtlı ise dava sonuçlanıncaya kadar tapu kayıtları üzerine 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş; Davalılar ... ve ... vekilince ihtiyati tedbire itiraz edilmesi üzerine,
İlk derece Mahkemesince itirazın incelenmesi için açılan 25.09.2024 tarihli duruşmada tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki iddia ve açıklamalarını tekrar ederek, kesin hüküm itirazının HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereği davanın her aşamasında ileri sürülebileceğini ve mahkemece davanın her aşamasında gözetilerek, dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, ihtiyati tedbir kararının ve itirazları üzerine verilen itirazlarının reddi kararının gerekçesiz olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin yalnızca "yaklaşık ispat" koşullarının sağlandığı belirtilerek kabul edildiğini, ancak hangi ispat ve delil ile yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunun gerekçesinin açıklanmadığını, sundukları delillerden de davacı tarafın haksız olduğunun ortada olduğunu, davacı tarafça daha önce açılan davanın yaklaşık olarak 5 yıl sürdüğünü, bu süre boyunca mülkiyet hakkının kısıtlandığını, yine aynı şekilde ihtiyati tedbir konularak müvekkillerinin mağdur edildiğini, somut delillere dayanmayan ihtiyati tedbir kararının Anayasa'ya, yasalara ve hakkaniyete aykırı olduğunu, HMK hükümlerine göre ihtiyati tedbir talep edenin haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğunu, teminat alınmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun düşmediğini, mahkemece aksi düşünülürse müvekkilinin mevcut ve muhtemel zararlarına karşılık teminat alınması gerektiğini belirterek, 25.09.2024 tarihli Ara Kararının kaldırılmasına ve dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbire itirazın reddine dair Ara Kararı istinaf başvurusuna konu edilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre,
İlk derece Mahkemesinin 25.09.2024 tarihli Ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca, davalılar ... ve ... vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3.Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 06.11.2024 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(3). maddeleri uyarınca, KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2024 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)