8. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17102
- Karar No
- 2024/7842
- Karar Tarihi
- 21.10.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
8. Ceza Dairesi 2021/17102 E. , 2024/7842 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Uzunköprü Cumhuriyet Başsavcılığının 11.01.2012 tarihli iddianamesiyle;
sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 213 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, hak yoksunluklarının uygulanması ve suça konu eşyanın müsaderesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Uzunköprü 1.
Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2014 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 31.12.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
C. Sanığın 5 yıllık denetim süresi içerisinde (04.07.2015 tarihinde) kasıtlı suç işlediğinin ve mahkumiyetine karar verilip kararın kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınmıştır. Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2019 tarihli kararıyla; hükmün 1 yıl 8 ay hapis cezası olarak açıklanmasına karar verilmiştir. Sanık müdafinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.03.2020 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Dava konusu olay; sanığın, olay tarihinde tanık İ.Ş'in işlettiği kahvehaneye gelerek Uzunköprü Adli Emanetinin 2011/346 Sırasına kayıtlı kuru sıkı tabancayı kahvehanede bulunan ve kimlik bilgileri tespit edilemeyen şahıslara doğrultup "Arkadaşıma kim yanlış yaptı lan" demek suretiyle halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2.İlk derece mahkemesince; sanığın, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Dairemizin 03.05.2023 tarihli ve 2022/112 Esas, 2023/2756 Karar sayılı kararında içtihat edildiği üzere;
5237 sayılı Kanun'un 213 üncü maddesinde düzenlenen halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit suçunun oluşması için tehditin belirli kişilere yönelik değil, gayrı muayyen sayıdaki kişilere yönelik olması gerekmektedir. Bu cihetle; sanığın elindeki silahla kahvehanede bulunanlara yönelik olarak "Arkadaşıma kim yanlış yaptı lan" diyerek bağırdığı somut olayda; sanığın, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve birden fazla kişiye karşı eylemini gerçekleştirmesi nedeniyle 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
B. Değişen suç vasfına göre;
sanığın eylemine uyan suçun cezasının türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Zamanaşımı süresi; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.12.2014 tarihinden, denetim süresinde işlenen suçun tarihi olan 04.07.2015 tarihine kadar 6 ay 5 gün süre ile durmuştur. 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/789 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu silahın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uzunköprü 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.10.2024 tarihinde karar verildi.