Esas No
E. 2022/525
Karar No
K. 2024/1731
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/525

KARAR NO: 2024/1731

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/12/2021

NUMARASI: 2021/839 E. - 2021/1221 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi merhum ...'nın 11/08/2018 tarihinde geçirdiği kalp krizi neticesinde vefat ettiğini, müvekkilinin, eşinin mirasını ve borçlarını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiği ve bu durumun İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/918 E./ 2019/1109 karar numaralı ve 17/09/2019 tarihli ilamıyla tescil edildiğini, akabinde merhum ... aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine müstenit haciz yolu ile takibe girişildiğini ve davacı müvekkiline ödeme emri 23/12/2020 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin bunun üzerine Bakırköy ... İcra müdürlüğü'ne başvurduğunu ve İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/918 E. Ve 2019/1109 Karar numaralı ilamı ile merhumun borçlarını ve mirasını reddettiğini, bu nedenle borçlu kaydının terkin edilmesi gerektiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ise takibin muhteviyatının kambiyo senetlerine müstenit haciz yolu olması nedeniyle icra mahkemelerinin karar verme yetkisi olduğundan bahisle talebi reddettiğini, müvekkilinin yanlış merciye itiraz etmesi nedeniyle halihazırda mağduriyet yaşadığını beyan ederek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davacı ... ‘ün açtığı menfi tespit davasının kabulü ile davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine ve takibin bu davacı yönünden iptaline, Yasal şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin, davacı ... 'nın vefat eden eşi ...'dan alacaklı olduğunu, müvekkilinin şirket alacağının tahsili için ...'ya karşı Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını, ancak ...'nın vefat etmesi nedeniyle icra takibine devam edilemediğini, bunun üzerine, borçlu ...'nın mirasçılarının tespiti için Bakırköy 4. sulh hukuk mahkemesi'ne başvurulduğunu, Bakırköy 4. sulh hukuk mahkemesi'nin 2020/1752 esas 2020/1658 karar sayılı kararıyla davacı ...'NIN takip borçlusu ...'NIN mirasçısı olduğunun belirtildiğini, bunun üzerine davacı ...'nın takibe taraf olarak eklendiğini ve ödeme emri gönderildiğini, Ödeme emrinin davacıya tebliği üzerine davacının Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/839 Esas sayılı dosyasıyla menfi tespit davası açtığını ve davacı mirası reddettiğini beyan ettiğini, Ayrıca Bakırköy ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında takip konusu senedin arka yüzünde lehtar şirket ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ yetkilisi ve müdürü olarak davacının vefat eden eşi ...'nın imzası bulunduğunu, dilekçe ekinde görüleceği üzere lehtar şirketinin tek yetkilisi ve müdürü olan davacının vefat eden eşi ... olduğunu, Davacının vefat eden eşi ...'nın takip konusu senede çift imza attığını, davacının vefat eden eşi ...'nın senedin arka yüzüne lehtar şirket dışında atmış olduğu ikinci imzanın aval hükmünde olduğunu, bu nedenle davacının vefat eden eşinin senetle ilgilisinin bulunmadığını, isminin yer almadığı gerekçesiyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/839 Esas 2021/1221 Karar sayılı verilen kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Müvekkili şirketin kötü niyetli olarak davacıya ödeme emri göndermediğini, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/1752 Esas 2020/1658 Karar sayılı veraset ilamına dayanarak davacının takibe taraf olarak eklendiğini, hal böyle iken, mahkeme müvekkili aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin haklı alacağını alamadığı gibi borçlu duruma girdiğini, zaten alacağını alamayan müvekkilinin artık hiçbir mirasçısı da olmayan borçlu ...'dan alacağını tahsil etmesinin imkansız hale geldiğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olup, davacı; mirasın reddi nedeniyle icra dosyasında borçlu olmadığını iddia etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne kara verilmiş, bu karar yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiş ise de;

HMK'nın 357.maddesinde, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı belirtilmiş olup, davalının cevap verme süresi içinde davaya cevap vermediği, aşamalarda ileri sürdüğü sözlü veya yazılı beyanının bulunmadığı, ileri sürülen istinaf nedenlerinin re'sen gözetilecek nedenlerden olmadığı, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların bu aşamada dinlenemeyeceği anlaşıldığından davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davalı her ne kadar aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; mirası red kararının 28.12.2020 tarihli dilekçe ile davacı tarafından icra takip dosyasına sunulmuş olmasına rağmen, davalı yanın 28.07.2021 tarihli talep dilekçesi ile haciz talebinde bulunarak icra takibini ilerletici işlemde bulunduğu, dolayısıyla eldeki davanın açılmasına kusuru ile sebebiyet verdiği kanaatine varıldığından, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesinde bir hata görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2021 tarih ve 2021/839 E., 2021/1221 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.879,90 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 550,67‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.329,23‬ TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog