1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
Av.
Av.
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile 12.01.2021 tarihli sözleşme ile 600 m3 kereste teslimi noktasında anlaşıldığını, davalının 31.12.2021 tarihine kadar yarısını geri kalanını ise 30.04.2022 tarihine kadar teslime edeceğini, 30/03/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı keşidecisinin davacı şirket olduğu Halkbankası Millet Caddesi Şubesi'nin ... seri numaralı çeki, 15/04/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı keşidecisinin davacı şirket olduğu Halkbankası Millet Caddesi Şubesi'nin ... seri numaralı çeki, 30/04/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı keşidecisinin davacı şirket olduğu Halkbankası Millet Caddesi Şubesi'nin ... seri numaralı çeki, 15/05/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı keşidecisinin davacı şirket olduğu Halkbankası Millet Caddesi Şubesi'nin ... seri numaralı çeki, 30/05/2022 tarihli 250.000,00-TL meblağlı keşidecisinin davacı şirket olduğu Halkbankası Millet Caddesi Şubesi'nin ... seri numaralı çeki, 15/06/2022 tarihli 250.000,00-TL meblağlı keşidecisinin davacı şirket olduğu Halkbankası Millet Caddesi Şubesi'nin ... seri numaralı çeki, 30/06/2022 tarihli 250.000,00-TL meblağlı keşidecisinin davacı şirket olduğu Halkbankası Millet Caddesi Şubesi'nin ... seri numaralı çeklerin davalı şirkete ödendiğini, müvekkilinin 1.550.000,00 TL ödeme yaptığını ancak davalının sözleşmede belirtilen teslim tarihlerine de aykırı bir şekilde 113.000,00 TL miktarında malı teslim ettiğini belirterek kısmi alacak olarak talep edilen 20.000,00-TL'nin davalı şirketin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında 12/11/2021 tarihli sözleşme gereği sözleşmede nitelikleri belirtilen malı metreküp fiyatı 3.000 TL+KDV olarak 1.800.000,00 TL üzerinden anlaşıldığını, bu anlaşma gereğince müvekkiline dava dilekçesinde belirtilen çeklerin verildiğini ancak sözleşmede vadeli verileceği belirtilen 30/07/2022 tarihli 250.000,00 TL'lik çekin verilmediğini, müvekkili tarafından çekler karşılığında 1.529.064,49TL karşılığında davacı tarafa sipariş teslim formları, sevk irsaliyeleri ve faturalar ile sabit olunacağı üzere teslim edildiğini, müvekkilinin bu sözleşme dışında davacıdan 2021 yılında yapmış olduğu iş sebebiyle 37.091,00 TL alacaklı olduğunu, halihazırda davacının müvekkiline 16.155,49 TL borçlu olduğunu belirterek dosyanın yetkili Fatsa asliye (Ticaret) Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Teknoloji Merkezi San. Ve Tic. Ltd. Şti vekilinin 20/05/2024 tarihli dilekçe ile davaya cevap sunduğu görülmüştür.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Türkiye Halk Bankası Millet Caddesi Şubesine müzekkere yazılarak, dava konusu olan keşidecisi davacı şirket olan 30/03/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı, ... seri numaralı,15/04/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı, ... seri numaralı,30/04/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı, ... seri numaralı,15/05/2022 tarihli 200.000,00-TL meblağlı, ... seri numaralı,30/05/2022 tarihli 250.000,00-TL meblağlı, ... seri numaralı, 15/06/2022 tarihli 250.000,00-TL meblağlı, ... seri numaralı,30/06/2022 tarihli 250.000,00-TL meblağlı, ... seri numaralı dava konusu çeklerin ibraz edilip edilmediği, ibraz edilmişse, kim tarafından, ne zaman ve nereye ibraz edildiğinin, ödeme varsa, kime ve ne zaman ödendiği hususları sorulmuş, müzekkeremize 26/09/2022 tarihli yazı ile cevap verildiği görülmüştür.
Kayseri Vergi Dairesi Başkanlığı ve Fatsa Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne taraflar arasındaki 12/11/2021 tarihli iş sözleşmesi ve dava dilekçesi eklenmek suretiyle müzekkere yazılarak, dava konusu olayda taraflar arasında bir miktar iş yapılmış olması ve bu aşama itibariyle iş bedelini karşılamaması nedeniyle vergi kaybı olup olmadığı konusunda takdir ve ifası taraflarına ait olmak üzere bildirimde bulunulmuştur. Tüm deliller toplandıktan sonra tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi Osman Seyfi 28/04/2023 tarihli raporunda özetle;
Davacının dosyaya sunmuş olduğu 2023 yılı defter fotokopilerinden yapılan tespitlere göre; 2023 yılı defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, kapanış tasdikinin cari yıl içerisinde (2023 yılı) olunduğundan aranmayacağı, zira 2023 yılı defterlerinin kapanış tasdiki için son tarihin 30.06.2024 olduğu, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğunun tespit edildiğini, Davalının raporda detayları belirtildiği üzere 408.224-dm3 tomruk teslim ettiği, davacıdan 1.550.000,00-TL ödeme aldığı, davacı kayıtlarına göre 5.127,33-TL davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini,
Sözleşmeye göre tomruğun dm3 fiyatı 3,00+Kdv=3,54 belirlenmiştir (davalı tomruk birim fiyatını kdv dahil 4,60-TL ye güncellendiğini beyan etmiş ise de dosya kapsamında bu yönde bir belge yoktur). Teslimi yapılan toplam 408.224-dm3 tomruk tutarı 1.445.112,96-TL, davalının teslim aldığı çekli ödeme tutarı ise 1.550.000,00-TL den düşüldüğünde; davacının davalıdan sözleşme kapsamına göre 104.887,04-TL (1.550.000,00-1.448.112,96) alacaklı olacağı hesap ve tespit edildiğini,
Ancak davalının takas ve mahsup talebi olduğundan; davacı kayıtlarında görünen 5.127,33-TL davalı alacağının, 104.887,04-TL davacı alacağından mahsubu yapılarak; davacı alacağı 99.759,71-TL (104.887,04-5.127,33) olarak hesap ve tespit edildiğini bildirir yönde tespit ve kanaatini sunmuştur.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Tüm deliller toplandıktan sonra davalının ticari defterleri üzerin bilirkişi incelemesi yaptırılmış, muhasebeci-mali müşavir bilirkişi ... 26/09/2023 tarihli raporunda özetle; Davalı Ticari Defter ve Belgelerinin incelenmesi neticesinde:
1.Davalı şirketin TTK. ve VUK. uyarınca tutulması zorunlu olan 2020 - 2021 - 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun ve zamanında tasdikinin yaptırıldığı, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve zamanında yaptırıldığı, 2021, 2022 ve 2023 yılları yasal defterlerini 13.12.2011 tarih ve 28141 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtildiği gibi E-defter olarak (Elektronik Defter) tutmuş olduğu,
2.Davalı şirketin 2020 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesi davacı şirket ile ile bir ticari ilişkisinin olduğu, davacı adına "120 ALICILAR" ana hesabın altında "120.531 - ... SAN.TİC.AŞ." alt hesap kodu altında muhasebe kaydının oluşturulduğu , muhasebe kayıtlarına göre davacı şirket ile davalı şirket arasında 100.036,32 TL alacağın tahsil edilmesi nedeni ile 31.12.2020 tarihi itibari ile borç veya alacağın olmadığı,
3.Davacı şirketin 2021 Yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesi 120.531 - ... SAN.TİC.AŞ." alt hesap kodu altında muhasebe kayıtlarına göre 37.090,47 TL borç borç bakiyesinin olduğu, 31.12.2021 tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 37.090,47 TL alacaklı olduğu,
4.Davacı şirketin 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesi 120.531 - ... SAN.TİC.AŞ." alt hesap kodu altında muhasebe kayıtlarına göre 1.566.154,96 TL borç borç bakiyesinin olduğu, 31.12.2022 tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 1.566.154,96 TL alacaklı olduğu,
5.Davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin incelenmesi neticesi 120.531 - ... SAN.TİC.AŞ." alt hesap kodu altında muhasebe kayıtlarına göre 1.566.154,96 TL borç borç bakiyesinin olduğu, 31.05.2023 tarihi itibari ile davalı şirketin davacı şirketten 1.566.154,96 TL alacaklı olduğu,
6.Davacının sözleşme kapsamına göre davalıya teslim ettiği ve vadelerinde tahsil edilen 1.550.000,00 TL çeklerle ilgili defter kayıtlarında inceleme yapılmış olup, herhangi bir kayda rastlanılmadığı,
7.Sözleşme kapsamında davalı tarafından davacıya teslimi yapıldığı iddia edilen kereste ile ilgili faturalar davalı defter kayıtlarında olduğu ve teslimi yapılan kereste miktarının ise 408.224 dm3 olduğu,
8.Sözleşmeye göre davacının alacağı ; Teslimi yapıldığı varsayılan çekler toplamı = 1.550.000,00 TL - Teslimi yapılan kereste tutarı (408.224 dm3 x 3,54 TL) = 1.445.112,96 TL Kalan = 104.887,04 TL alacaklı olduğu,
9.Davalı şirketin sözleşme dışında 2021 yılında yapmış olduğu iş bakiyesi olarak 37.090.47 TL alacağı olduğu dolayısı ile alacağın mahsup edilmesi durumunda 104.887,04 TL - 37.090,47 TL = 67.796,57 TL davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olabileceği,
10.Davalı şirketin yasal defterlerine göre alacağı;
31.05.2023 tarihli alacak bakiyesi = 1.566.154,96 TL Teslimi yapılan çekler toplamı = 1.550.000,00 TL Kalan 16.154,96 TL davalı şirketin davacıdan alacaklı olabileceğinin tespit edildiğini bildirir yönde raporunu sunmuştur. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucu, dava dosyası bir muhasebeci-mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle davacının toplam alacak miktarının kaç TL olduğunun tespiti konusunda hüküm vermeye el verişli rapor alınmış, mali müşavir bilirkişi Nuh Mehmet Çıklamısır ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... 19/02/2024 tarihli raporunda özetle; - Davacı ... San. Ve Tic. A. Ş. Ticari defter Noter tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulduğu, - Davacı ... San. Ve Tic. A. Ş.” nin Ticari defter kayıtlarına istinaden; ... İnş. Nak. Gıda Mob. San. Tic. Ltd. Şti." nin 5.127,33 TL tutarında alacaklı olduğu, - Davalının takas ve mahsup talebine istinaden; davacı kayıtlarındaki 5.127,33 TL davalı alacağının, 104.887,04 TL davacı alacağından mahsubunun yapılması sonucu; davacı alacağının 99.759.71 TL104.887,04-5.127,33) olacağına, -Davacının iddiası alıcı olarak malı kendisini teslim almadığını ve davalının teslim belgesi olarak sunduğu belgelerdeki imzanın müvekkiline yahut müvekkili nam ve hesabına teslim edilmediğini iddia etmektedir. Davacının imzaya yönelik itirazının görev alanı dışında olup Yargıtay satış sözleşmelerinde mal tesliminin ispatı teslim makbuzu sevk irsaliyesi fatura ile ispat edilebileceği teslim belgelerinin alıcı yahut alıcı nam ve hesabına çalışan tarafından imzalanması gerektiği ve mal tesliminin hukuki bir işlem olduğu ve teslimi iddia edenin yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini düzenlemiş olup Yargıtay kararının takdir ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğunu bildirir yönde raporlarını sunmuşlardır. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.
Davacı vekilinin 23/04/2024 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinden bir suretin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalı tarafça davanın ...... Ltd. Şti vekiline ihbar edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ön inceleme duruşmasına davet” başlıklı 139. maddesi, yargılama sırasında tamamlanmış işler bakımından uygulanması gereken ve 28.07.2020 tarihli ve 31199 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7251 sayılı Kanun) 13. maddesiyle yapılan değişiklikle birlikte anılan madde;“(1) Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. (Değişik cümle:22/7/2020-7251/13 md.) Çıkarılacak davetiyede aşağıdaki hususlar ihtar edilir:
a)Duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar.
b)Tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları.
c)Duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği.
ç)Davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği.” şeklinde düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 140/5. maddesi, 7251 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle yapılan değişiklikle;“139 uncu madde uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.” hükmünü haizdir.
Burada vurgulanması gereken husus özellikle 140 ıncı maddede dilekçelerinde gösterdikleri ibaresinin kullanılmış olmasıdır. Maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere taraflar, delil olarak dayandıkları belgeleri dilekçelerine ekleyerek vermek ya da başka yerden getirilecekse bunu belirtmek zorundadırlar. Şayet taraflar, bu konuda yapmaları gereken işlemleri eksik bırakmışlarsa tahkikata başlamadan önce taraflara son kez kısa bir süre verilerek bu eksiklikleri tamamlamaları düşünülmüştür. Taraflar bu şanslarını da doğru kullanamazlarsa artık tahkikat mevcut delillerle yürütülecek ve tarafların o delile dayanmaktan vazgeçtikleri kabul edilecektir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrası ön inceleme duruşmasında dahi dava ve cevap dilekçesinde gösterilmiş olmayan belgenin ikamesine izin vermemiştir. Zira şekli gerçeği arayan özel hukuk yargılamasında, ilişkinin maddi gerçekliği değil özel hukukun biçtiği kalıplara uygunluğu incelenecektir. Bu kalıbı ispat eden belgeyi delil olarak zikretmeyen tarafın, hak arama özgürlüğünü doğru biçimde kullandığından söz edilemez. Hakkını etkin biçimde kullanma çabasını başlangıçta göstermeyen tarafın, sonradan belgeyi delil olarak kullanmak istemesi, uyuşmazlığın netleşmesini de çözümünü de geciktirecektir. Üstelik böyle bir belgeden dava veya cevap dilekçesinde söz edilmiş olması, uzlaşmayı kolaylaştırabilecekken bu imkân da kaybedilmiş olacaktır. Böyle olunca, uyuşmazlığın süratle çözümlenmesinden beklenen kamu yararı da zarar görecektir. O hâlde, dava ve cevap dilekçelerinde gösterilmemiş olan belge mahiyetindeki delillerin ön inceleme duruşması da dâhil olmak üzere sonradan ikame edilmesi ancak 145 inci maddede belirtilen şartların mevcudiyeti hâlinde mümkündür (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.12.2022 tarihli ve 2022/9-24 Esas, 2022/1787 Karar sayılı kararı).
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun sisteminde, hukuki işlemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 140 ıncı maddenin beşinci fıkrası dikkate alındığında ön inceleme duruşmasında tayin edilen kesin süreye uyulmaması, vazgeçme yaptırımına bağlanarak davayı uzatıcı bu kötüniyetli davranışlar engellenmeye çalışılmıştır. Zira dilekçelere eklenip sunulmamış, daha sonra ön incelemede ek olarak bildirilen süre içinde de verilmemiş delillere, tahkikat içinde kural olarak dayanılamaz. Tahkikatın amacı, kural olarak delil toplamak değil delilleri incelemek ve değerlendirmektir; aksi hâlde tahkikat tamamlanamaz ve yargılama uzar (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.02.2022 tarihli ve 2021/(22)9-516 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararı).
Ancak istisnaen belirli koşulların gerçekleşmesi kaydıyla taraflar gerek ön inceleme gerekse tahkikat aşamasında yeni delil gösterebilme olanağına sahiptirler. Nitekim bu husus, 6100 sayılı Kanun'un “Sonradan delil gösterilmesi” başlığını taşıyan 145 inci maddesinde “(1) Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
Tarafların 6100 sayılı Kanun'da belirtilen süreden sonra delil gösteremeyeceklerine ilişkin kurala getirilen istisnanın, dava ve cevap dilekçelerinde hiç delil bildirmeyen, ön inceleme aşamasında veya çıkarılacak davetiye üzerine delillerini sunmayan veya toplanması için gerekli işlemleri yapmayan tarafın tahkikat aşamasında delil bildirme hakının olduğu şeklinde anlaşılması mümkün değildir.
Bu kapsamda delilin sonradan sunulması, o delile daha önceden ulaşılamamasına ya da o delilin varlığı hakkında mazur görülebilir bir bilgisizliğe, bir engellemeye vs. dayanıyorsa mümkündür. Tarafın salt ihmalkârlığı, yeterince araştırmaması, davayı uzatma amacı, davayı önemsememesi, kötü niyeti gibi hususlarla o delili sunmaması hâlinde sonradan delil sunulması kabul edilemez, artık o delilden vazgeçmiş sayılır (Oğuz Atalay, Pekcanıtez Usûl Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul, 15. Bası, 2017, s.1760).
Somut olayda; Davacı ile davalı arasında kereste alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğu, davacının bu ticaretten kaynaklı ödemelerini iş sözleşmesi gereğince sözleşmede kayıtlı çeklerle yaptığı, 113.000,00 TL miktarlı kerestenin taraflarına teslim edildiğini ancak sözleşme kapsamında taraflarınca ödenen 1.550.000,00 TL'nin 1.437.000.00 TL'lik kısmı için kereste teslimi yapılmadığını iddia etmiştir.
Davalı tarafça usulüne uygun cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defterlerini sunmak üzere süre verildiği ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davalının süresinde sunulmayan teslime ilişkin delillerinin incelenmesinde her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilecek, tek taraflı imzalanmış olduğu, davacının anlaşma kapsamında ödemelerini ispat ettiği davalının süresinden sonra tahkikatı genişletmeye yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek davalının teslimi gerçekleştirmemiş olduğu anlaşılmakla davanın ıslah edilen kısım yönünden kabulüne, Kayseri 8. Noterliğinin 13484 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtaratta bulunulduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ İLE;
1.1.437.000,00 TL'nin 24/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 98.161,47-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 341,55-TL ve ıslah harcı 24.200,00 TL 'nin mahsubu ile eksik 73.619,92-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 341,55-TL peşin harç, 24.200,00-TL ıslah harcı, 183,00-TL posta ücreti ve 7.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 31.805,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama harç ve gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap edilen 186.960,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7.6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8.Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2024 Katip ***
(e-imzalıdır)
Hakim ***
(e-imzalıdır)