2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2015/15278
- Karar No
- 2017/645
- Karar Tarihi
- 07.02.2019
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı dava dilekçesinde özetle; davacının 14/02/201 günü ... nolu telefonundan, QNB Finansbank Genel Müdürlüğü'nden aradığını söyleyen bir bayan tarafından ... nolu telefon ile arandığını, söz konusu yurtdışından siber saldırı olduğunu, bazı kişilerin hesaplarındaki mevduatın müvekkiline ait ... nolu hesaba aktarıldığını söylediğini, söz konusu hesabı kontrol etmesini ve yatırılan paraları tekrar kişilere iade etmesini istediğini, hesabı kontrol edendavacının daha önce hesapta 2.254,54 TL.olmasına rağmen bakiyenin 115.038,95 TL.olduğunu gördüğünü, bu durumda telefondaki kişinin sözüne inanan müvekkilinden aktarılan paraların sahipleri oldukları bildirilen ...'e 40.000,00 TL., ...'a 80.000,00 KT., ...'e 34.000,00 TL., .....................'e 20.000,00 TL., ...'e 25.000,00 TL., ...'e 25.000,00 TL., .............'a 17.500,00 TL.havale yaptığını, devamlı surette kaşrı tarafça telefonu açık tutulan müvekkilinin telefonu birara kapandığında olayı fark eden kişilerce arandığını ve dolandırıldığının kendisine bildirildiğini, bu durumu öğrenmesi üzerine davacının hemen emniyet güçlerine müracaat ederek şikayette bulunduğunu ve C.Başsavcılığına ifade verdiğni, daha sonra olayın organize bir suç örgütü tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıktığını, söz konusu suç örgütü hakkında bu olay da dahil olmak üzere Adana C.Başsavcılığının ... nolu hazırlık evrakı ile soruşturma açıldığını, olayın akabinde ilgili banka şubesine giden müvekkilinin hesabına yatırılan 112.784,41 TL'nın neredenr geldiğini araştırdığını, çünkü davacının 2.254,54 TL.bakiye bulunan hesabını kontrol ettiğinde 115.038,95 TL.bakiyeye ulaştığını gördüğünde ikna olup söylenen kişilere havale yaptığını, yapılan incelemede aynı şubede mevcut davacıya ait ... nolu altın hesabından 700 gr altın 112.784,41 TL.karşılığında bozularak ... nolu hesaba aktarıldığının görüldüğünü, telefondaki kişinin başkalarının parası dediği para bu para olduğunu, bu şekilde ... nolu hesaptaki bakiyenin 115.038,35 TL'na ulaştığını, söz konusu altın bozdurma ve aktarma işleminin ya davalı bankaya personel olarak sızmış örgüt üyeleri tarafından ya da davalı bankanın bilgisayar sistemlerindeki güvenlik zafiyetinden dolayı dışarıdan bir müdahale ile gerçekleştirildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 112.784,41 TL'nın 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek tiari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili 12/07/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davacı ile müvekkili banka arasında akdedilen Bankacılık İşlemleri Sözleşmeleri kapsamında müvekkili banka Bademli Şubesi nezdinde davacıya ... nolu vadesiz TL hesabı, ........ nolu vadesiz TL hesabı,............ nolu vadeli TLhesabı, ... nolu vadesiz Euro hesabı ve ... nolu Amerikan Doları hesabı, ... nolu vadeli Amerikan Doları hesabı ve ... nolu altın hesabı açıldığını, 14/02/2018 tarihnide yapılan işlemlerin müvekkili bankanın Bireysel İnternet Bankacılığı kanalı üzerinden müşteri numarası, şifre ve davacıya ait ... nolu cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık SMS şifresi ile 14:09:58 saatinde login/giriş yapılmak sureti ile yapılmışolup, giriş için gönderilen xşifreler, tek kullanımlık olup dmüvekkili banka personeli dahil şifre talebi yapan kullanıcının dışında kimsenin bilmesinin mümkün olayan bir yapıda ve davacının müvekkili banka sisteminde kayıtlı telefonuna gönderildiğini, müvekkili bankanın tüzel kişi olduundan davalının ikametgahı şirket merkezinin bulunduğu yer olduğunu, müvekkili bankanın şirket merkezi İstanbul olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İSTANBUL TÜKETİCİ MAHKEMELERİ olduğunu, yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemeleri gönderilmesi gerektiğini, dava konusu olayda müvekkili bakaya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davacının her ne kadar kendisini telefonla arayan şahıslarca dolandırıldığını iddia etmişse de malum olunacağı üzere davacının dolandırııp dolandırılmadığının da Adana C.Başsavcılığını ... soruşturma doyasında yapılacak olan ceza yargılaması neticesinde ortaya çıkacağıı, davacının dava konusu olaya ilişkin kendisini telefonla arayan şahıslarca dolandırıldığı ididasıyla suç duyurusunda bulnulduğunu ve Adana C.Başsavcılığının ... soruşturma doyaında dosya üzerinden soruşturma başlatıldığını, davacının saklamakla yükümlü olduğu şifrelerini 3.kişilerle paylaşarak dava konusu olayın meydana gelmesine kendisinin sebebiyet verdiğini, kaldıki davacının dava dilekçesinde ... nolu telefondan arandığını söylediğini, bu numaranın davalı müvekkili bankanın müşteri hizmetleri numarası olmadığını, müvekkili bankanın müşteri hizmetleri numarasının ... olduğun, davacının, kendisine gönderilen şifresini, banka personelleri dahil hiç kimse ile paylaşmaması gerektiği, şifre metninde de yer aldığını, bu kapsamda davacının iddia ettiği şekilde dolandırılmış ise işbu dolandırıcılık olayına kendi kusuru ile sebebiyet vermesi nedeniyle dava konusu harcamalardan da kendisinin sorumlu olacağının muhakkak olduğunu, davaya konu işlemlerinbizzzat davacının cep telefonuna her işlem için tek seferlik gönderilen şifre ile gerçekleştirildiğini, davacının itiraz ettiği işlemin ... nolu altın hesabında bulunan 700 gr ve 37 gr altının satışı yapılarak ... nolu vadesiz mevduatı hesabına 112.784,41 TL. Aktarılması işleminden ibaret olduğunu, dava konusu işlemlerin internet bankacılığı aracılığıyla tek kullanımlık şifre ile gerçekleştirildiğine ilişkin log kayıtlarının bankadan celbini talep ettiklerini, dava konusu olayla örtüşen emsal mahkeme ve yargıtay kararlarında da cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık sm şifrelerinin, kredi kartı bilgilerinin, şifresinin üçüncü kişiler ile paylaşılması halinde bankalara sorumluluk atfedilemeyeceğini, müvekkili banka ile davacı arasında bankacılık işlemleri sözleşmesi imzalandığını, müvekkili bankanın herhangi bir güvenlik açığının bulunmadığını beyanla, yetki ve görev itirazının kabulü ile davanın yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, husumet itirazları doğrultusunda davanın husumet yönünden reddine, Adana C.Başsavcılığının ... soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına, esasa ilişkin beyanları doğrultusunda haksız ve hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, bankacılık işlemleri sözleşmesi (8 sayfa), hesap eksteri tablosu (13 sayfa), Adana C.Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosunun ... soruşturma sayılı dosya sureti, Bursa 7.Noterliğinin 01200 yevmiye nolu, 05/03/2018 tarihli ihtarnamesi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması sebebiyle davacının hesabında bulunan paranın 3. kişilere hileli olarak aktarılmasına dair yapılan işlemler sonucu uğradığı maddi zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği,
HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 S.Y. ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Bu düzenlemeler ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 3/1-(k-l) maddesinde; " Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde; "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” şeklinde, 6502 sayılı TKHK'nun 83/2.maddesinde; "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı davacının tacir olmadığı, doktor olarak görev yaptığı, dava konusu paraların 3. kişilere aktarıldığı vadesiz hesabın ticari bir hesap olmadığı bu kapsamda davacının tüketici olup yapılan işlemin tüketiciye yönelik uygulamalardan kaynaklandığından dava tarihi itibariyle TTK.4.5. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/15278 Esas ve 2017/645 Karar sayılı İlamında vurgulandığı üzere 6502 sayılı TKHK) 3/1-(k-l), 73/1., 83/2.maddeleri gereğince görevli mahkemenin Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğu, ile de benzer şekilde kabul edildiği anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın görev, dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, BURSA TÜKETİCİ MAHKEMELERİNİN görevli olduğuna,
2.HMKnun 20.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3.HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Tüketici Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkeme de devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/02/2019
Katip
¸
Hakim
¸