Esas No
E. 2022/852
Karar No
K. 2024/1893
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/852

KARAR NO: 2024/1893

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 24/02/2022

NUMARASI: 2020/14 E. - 2022/32 K.

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalı ... AŞ grasında 9 Subat 2018 tarihinde 1 Ocak 2018 yürürlük tarihli bir sözleşme imzalandığını, sözleşmede tanımlanan izin bedelinin ödenmesine ve sözleşmenin hüküm ve koşullarına tabi olarak müvekkili ....'in yayınladığı bir kısım İngilizce yabancı dil öğrenme kitaplarının ve materyallerinin sözleşmenin şartlarına uygun olarak uyarlanması ve uyarlanan kitapların Türkiye'de ve Azerbaycan'da basılması, yayınlanması ve satılması için Sözleşme kapsamında. davacı farafından ...ye izin verildiğini, ancak davalının izin bedellerini hiçbir zaman ödemediğini, kitapların yayınlanması için Kültür Bakanlığından alınacak bandrol formalarını kendilerine sunması gerekirken sunmadığını, basılan eserlerden ücretsiz olarak sözleşmeye göre davacıya vermesi gereken nüshaları vermediğini, sözleşmeye göre davacıya sunması gereken denetim raporlarını ve satış raporlarını sunmadığını, tün bu sözleşmeye aykırılıklarla ilgili olarak davalıya Beşiktaş .. Noterliğinin 01.03.2019 tarih ve ... yev. Sayılı ihtarname keşide edildiğini, bu htarnameye davalının Beyoğlu ... Noterliğinin 28.03,2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap vererek mevcut iş ilişkisindeki sorunları gidererek çalışmaya devam etmek istediğini ve bu kapsamda toplantı talep ettiğini, davalının iş bu taplantı isteğini geri çevirmemek için müvekkili adına toplantıya iştirak edileceğine dair Beşiktaş ... Noterliği 11.04.2019 tarih ve ... yevmiye savılı ihtarname keşide edildiğini ve bu toplantıda alınan kararlarla ilgili olarak bir mutabakat zaptınının davacı vekilince hazırlanmasının kararlaştırıldığını, bu mutabakat zaptının davacı vekilince yazılarak davalı tarafa 30042019 ve 06.05.2019 tarihli maillerle iletilmesine rağmen bu tutanağın davalı tarafça bir türlü onaylanmadığını, nihayetinde davalının Beyoğlu ... Noterliği 17.05.2019 tarih ve ... sayılı ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini, bu bağlamda davalının sözleşmeyi haksız feshi sebebiyle İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/125 D.iş sayılı dosyasından tedbir kararı talep edildiğini ve bu konuda tedbir kararı verildiğini, tüm bu nedenlerle davalı farafından satışı yapılan sözleşme konusu ürünlerin cinsleri, adetleri ve satış bedellerinin tespitine, davacı müvekkilinin alacağının miktarı tam ve kesin olarak belirlenemediğinden şimdilik 25.000- USD alacağın davalıdan tahsiline, davalının akde aykırılıkları ve haksız feshi sebebiyle davacının uğradığı zararların tazmini zımnında şimdilik 5.000-USD'nin sözleşmenin feshinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme ana konusu olan yayınların (akıllı tahta) bilgisayar destekli ortamda çalıştırılamıyor oluşu nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmeye konu ürünlerinin tüm türlerinin mahkemece bilirkişi marifetiyle incelenmesi gerektiğini, zira sözleşmede ...'den tedarik edilen, ürünlerin hem öğrenciler hem de öğretmenler tarafından bilgisayar destekli ortamda kullanılmasının öngörüldüğünü, ancak bunun mümkün olamadığını, fesih öncesinde davacıya Beyoğlu ... Noterliği ... vevmiye numuralı 28.03.2019 tarihli ihtarnamesi gönderilerek sözleşmenin ayakta tutulması ve işbirliğinin geliştirilmesi için tüm çabaların gösterildiğini, basılan kitap adedinin 127.639 adet, kitap basım maliyetlerinin 1.368,410 TL olduğunu, yayınların akıllı tahta denilen bilgisayar destekli ortamda kullanılamadığını, bu soruna ilişkin defalarca kendilerinden e-posta ve telefon görüşmeleri ile destek istenmesine rağmen hiç bir çözüm üretilmediğini, yayınların bu teknik sorun nedeni ile 930.000 TL tutarlı kitabın stokla kaldığını, yüklü depolama maliyetlerinin ortaya çıktığını, hem öğretmen kitaplarında hem de dijital tahta uygulamasında açıklamaların İspanyolca oluşu nedeni ile anlaşılamadığını, yayınların kullanımı için müvekkili tarafından grafiker, editör, tercüme gibi tahmin edilmeyen zorunlu masrafların tümünün karşılandığını, ancak tüm çabulara rağmen kendilerinden teknik destek alınamadığını, irtibat kurulamadığını ve belirtilen nedenlerle kitapların satışa sunulamadığının bildirildiğini ve tüm bu hususların çözümü için mutabık kalınan bir tarihte toplantı gerçekleştirildiğini, bu toplantıda davacı farafından kati suretle müvekkiline sorunlarla ilgili destek sağlanmayacağı bildirildiğinden turaflarca uzlaşma sağlanamadığını, akabinde müvekkilinin, çalışmayan kitapları hiç bir okula, öğrenciye veyahut öğretmene haliyle satamadığından, sattığı okullardan ise kitapların satımı akabinde kitap ve materyallerin çalışmadığı yabancı dilde açıklamalar nedeni ile ise anlaşılamadığı yönünde olumsuz dönüşler ve iadeler aldığından ve mevcut teknik problemin çözümü için tüm çabalarına rağmen davacıdan sözleşme gereği kendisinden beklenmesine rağmen maksimum çaba ile çözüm üretilmediğinden ve yardım edilmediğinden haklı nedenle dava konusu sözleşmeyi Beyoğlu ... Noterliği ... Yevmiye Rumaralı 17.05.2019 varihli ihtarnamesi ile zararlarının karşılanması talep edilerek sözleşmenin feshedildiğini, söz konusu fesih öncesinde de davacı şirkete müvekkilince mail gönderilerek yazılımın nasıl yükleneceğinin sorulduğunu, internet bağlantılarının çalışmadığının bildirildiğini, öğretmenlerin sözleşme uyarınca kullanacakları erişim kodlarında sorun yaşadığının bildirildiğini, online ödev platform şifrelerinin öğrenci ve öğretmenlere sağlanmadığının ikaz edildiğini, öğretmen mater yellerine, test ve dinlemelere erişim sağlanamadığının bildirildiğini, ürünlerde ispanyolca açıklamalar bulunması nedeni ile anlaşılamadığının vurgulandığını, müvekkilinin tüm talep ve izahlarına rağmen davacıdan hiç bir vardım çözüm önerisi hatta fikir dahi alamadığını, aksine kendilerinin ödeme yapmaya zorlandığını, oysa müvekkilinden sözleşmede anlaşıldığının aksine çalışmayan bir materyali satması ve olmayan bir satış rakamını dayacıya izin bedeli olarak ödemesinin beklenemeyeceğini, kaldı ki tüm bu mevcut duruma rağmen, dava tarafın kendilerine satış raporu iletilmediği iddiasının gerçeği yansılmamakta olup kendilerine daha sonra iade olan ve çalışmadığı anlaşılan yayınlar ile ilgili (...@...com adresli e-postalarına) müvekkilinin çalışanı serdar güler tarafından 25/04/2019 tarihinde stok hareketleri e-posta ile gönderildiğini, davacının hologramlarla ilgili olarak kendilerine resmi belgelerin iletilmediğine ilişkin olarak ise davacının bizzat kendisi ve yetkili temsitcilerinin de Kültür Bakanlığı'ndan rahatlıkla söz konusu resmi belgelere ulaşılabileceklerini, başka bir deyişle Kültür Bakanlığı internet sitesinde bu tür bilgi ve belgelerin herkesin erişimine açık olduğunu, yayınlara ilişkin nüshaların kendilerine verilmediğine ilişkin iddialarma cevaben ise; davacı şirket temsilci çalışanı ... isimli şahsa kitapların nüshalarının teslim edildiğini, 3.kişilerin hak ve alacaklarıma ilişkin ödemelerin yapılmadığı iddialarının ise; defter ve hesap incelemeleri yapıldığında yersiz olduğunun anlaşılacağını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 25.000 USD'lik sözleşmeden kaynaklanan alacağın derdestlik nedeniyle usulden reddine, Haksız fesih nedeniyle uğranılan zarar bedeli bakımından davanın KABULÜ ile, 471.809,93 TL'nin sözleşmenin fesih tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının "..., iSRAİL" adresinde mukim İsrail tabiiyetli yabancı bir tüzel kişilik olduğunu, sözleşmenin 11.10 Maddesinin "İş bu sözleşme her hususta İsrail kanunlarına tabi olacak ve bu çerçevede yorumlanacak olup, tarafların her biri İsrail mahkemelerinin münhasır olmayan yargı yetkisini kabul etmektedir" şeklinde olduğunu, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığını, MÖHUK'un 28.maddesi uyarınca sözleşmeye yanların seçtiği yabancı hukukun uygulanması gerektiğini,

HMK'nın 371.maddesi uyarınca, hukukun yanlış uygulanmış olması nedeniyle, hükmün kaldırılması gerektiğini, Türk hukukunun uygulanacağının kabulü halinde de; Dijital içeriklere erişim için gerekli kod numaralarının (sadece 1 adet öğretmen kod numarası dışında) davacı tarafından sağlanmadığının dosyadaki bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, yanların, dijital içeriklere erişimin sağlanması için gerekli kodların verileceği hususunda anlaştıklarını, şu halde hem her bir kitabın son kullanıcısı olan her bir öğrenci için, hem de kitabı okutan öğretmen için davacı tarafından ayrı ayrı kod numaralarının sağlanması gerektiğini, bunun asıl edim olduğunu, Davacıya sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bir borçlarının olmadığını, hatta yapılan hesaplamalara göre müvekkilinin sözleşme kapsamında davacıya -fesih nedeniyle doğan zarar ve ziyan hesap edilmeksizin- 194.674,18 TL tutarında fazla ödeme yaptığını, yargılama harç ve gideleri ile vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu ileri sürerek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki sözleşmenin haksız fesih edildiği iddiası ile uğranılan zarara karşılık şimdilik 5.000 USD'nin ve sözleşmeden kaynaklanan 25.000 USD'lik alacağın davalıdan tahsiline yöneliktir. Taraflar arasında, davacıya ait eserlerin (İngilize eğitimine yönelik kitapların), Türkiye ve Azerbeycan'da davalı şirket tarafından sözleşme koşullarına uygun olarak uyarlanıp, basılıp, yayınlanıp, satılması amacı ile 09/02/2018 tarihinde 1 Ocak 2018 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşme imzalandığı görülmektedir. Sözleşmenin, sözleşmeye konu ürünlerin bilgisayar destekli ortamda kullanılması sebebi ile yazılımların yüklenmediği, internet bağlantılarının çalışmadığı, erişim kodlarının kullanımında problemler yaşandığı gerekçesi ile Beyoğlu ... Noterliğinin17/05/2019 tarihli ... sayılı ihtarnamesi ile davalı tarafından fesh edildiği anlaşılmaktadır. Anılan sözleşmede davacının ikametgahının İsrail ülkesi olduğu, yine sözleşmenin 11.10.maddesinde; ''İşbu sözleşme İsrail kanunlarına tabi olacak ve bu çerçevede yorumlanacak olup, tarafların her biri, İsrail Mahkemelerinin münhasır olmayan yargı yetkisini kabul etmektedir'' hükmünün yer aldığı ve davalı yanca, uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dolayısıyla tarafların seçimine ve davacının tabiyetine göre yabancı hukukun uygulanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; dava, davacıya ait eserlerin (kitapların), basım, yayım ve dağıtımından ibarettir. 5718 sayılı MÖHUK'nın milletlerarası yetki başlıklı 40. maddesi "Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin eder." hükmünü içermekte olup, 6100 sayılı HMK'nın genel yetkili mahkeme başlıklı 6. maddesi, "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemeyi içermektedir. Yine 6100 sayılı HMK'nın sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı 10. maddesine göre, sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilecektir. Somut olayda uyuşmazlığın yabancı unsur içerdiği kuşkusuzdur. Ancak sözleşmeye dayalı olarak HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde de dava açılabileceği ve esasen ifa yerinin de Türkiye olduğu, diğer yandan davalı ikametgahının Türkiye olduğu, diğer yandan davalı vekilinin yargılama sırasında cevap ve düplik dilekçelerinde İsrail hukukunun somut olayda uygulanmasına dair bir itirazda bulunmadığı, söz konusu bu itirazın istinaf aşamasında ileri sürülmüş olmasının HMK'nın 357.maddesi uyarınca yerinde olmadığı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Toplanan delillere ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında toplam 210 bin adet kitap basıldığı, bu kitap adedinin 194.111 adetinin satıldığı, 15.889 adetinin ise, iade ve stokta bulunan kitap olarak davalıda kaldığı, bu kitapların satışından elde edilen gelirin 21.917.898,52 TL olduğu, elde edilen bu gelirden davacıya ödenmesi gereken tutarın %25 karşılığı olarak 5.479.474,63 TL olduğu, davalı tarafından, davacıya şimdiye kadar 336.048,00 TL ödendiği, buna göre de sözleşme kapsamında davalının davacıya 5.143.426,63 TL daha ödemesi gerektiği, iş bu alacak miktarının İlk Derece Mahkemesinin 2020/10 esas sayılı dosyasından talep edildiği ve o dosyada değerlendirildiği, buna göre de taraflar arasındaki sözleşme kapsamında toplam 210.000 adet kitap basılmış olması ve bu kitapların 194,111 adetinin satılması bu kadar yüksek sayıda kitap satıldığı dikkate alındığında, davalı şirketin ihtarname tarihine kadar kitapların ihtarnamede belirtildiği şekilde kullanılmasına dair bir çekişme bulunmadığının anlaşıldığı, davalının sözleşmeyi fesih iradesini, davacının davalıdan sözleşme kapsamındaki alacaklarını talep mahiyetindeki Beşiktaş ... Noterliği'nin 01/03/2019 tarihli ve yine Beşiktaş .... Noterliği'nin 11/04/2019 tarihli ihtarnamelerinin davalıya tebliğ edildikten sonra ortaya koyduğu, davacı tarafından sözleşme kapsamındaki alacakları talep edilmeden önce davalının sözleşme kapsamında davacının edimlerini yerine getirmediği yönünde bir irade ortaya koymadığı, sözleşme kapsamında davacıya ödenmesi gereken ödemelerin büyük bir bölümünün ödenmemiş olması da dikkate alındığında davalının 17/05/2019 tarihli sözleşme feshinin haklı bir nedene dayanmadığı kanaatine ulaşıldığı, sözleşme haksız olarak fesih edildiğinden davacının bu fesih nedeni ile uğramış olduğu zararının karşılanması talebinin haklı olduğu, sözleşme fesh edilmeyip devam etmiş olsa idi sözleşme kapsamında basılan toplam 210.000 adet kitaptan iade edilen ve stokta bulunan 15.889 adet kitabın da satılacağı ve bu satış nedeni ile elde edilecek gelirden %25 'inin davacıya ödenmesinin gerekeceği, buna göre aldırılan bilirkişi raporunda bu kitap adetlerinin satılmış olması halinde toplam 1.887.239,74 TL gelir elde edileceği ve bu miktarın %25'i olan 471.809,93 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, bu kapsamda; sözleşme süresinin 06.06.2019 tarihinde sona erdiği, ancak davalı yanca 17.05.2019 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, 2 yıllık sürede satılan ürün adedi dikkate alındığında, Mahkemece hüküm altına alınan tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve 2020/14 E., 2022/32 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.229,33 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 29.795,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.433,63 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog