ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar Tarihi
- 06.11.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili, ... tarihinde saat ... sıralarında davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın tek taraflı karıştığı trafik kazası sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkillerinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ...'nın tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu müvekkillerinin şikayetçi olmaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, kaza sonrası müvekkillerinin Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü ve müvekkili ... hakkında %17 oranında, müvekkili ... hakkında ise %3 oranında maluliyet raporu düzenlendiğini, müvekkillerinin zararının karşılanması için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, ... tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili ... için geçici talep sonucunu geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 3.031,35 TL'na, diğer müvekkili ... yönünden talep sonucunu geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 12.125,40 TL'na, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ise 298.294,18 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur ve maluliyet durumunun tespiti yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça dosyaya maluliyet raporları sunulmuş ise de, ilgili maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olduğundan müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını, ... için verilen raporda; sağlık kurulu raporunun sürekli ibaresi ile verilmediğini, iki yıl sonra kontrol şartının konulduğunu, dosyada bulunan kazazedenin tetkik ve tedavisine ilişkin tıbbi belgeler/raporlar baz alınarak yapılan medikal değerlendirme neticesinde sağlık kurulu raporunda özür oranı bildirilen arazlar ile geçirilen trafik kazası arasında illiyet/nedensellik bağının kesinlikle bulunmadığı kanaatine varıldığını,... için verilen raporda; ... tarihinde trafik kazası sonucu Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde yapılan tetkiklerde akut patolojiye rastlanmayan hastanın ... tarihinde Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde tespit edilen sağ omuz supraspinatus yırtığının impingmenta bağlı dejeneratif yırtık olduğunun görüldüğü ve trafik kazası ile illiyet bağının bulunmadığının saptandığını, Dolayısıyla ... tarihli Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi Erişkinler için Engellilik sağlık kurulu raporunda belirtilen engellilik ile geçirilen trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını, tazminat hesabının ZMMS genel şartları ekinde yer alan formüle göre hesaplanması gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden ve ticari faiz talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve davacılara ait tedavi evrakları ile UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacıların maluliyet durumunun tespiti yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumundan, tazminat hesabı yönünden ise aktüer bilirkişiden bilirkişi raporları alınmıştır.
Dava, ..... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacıların yaralanmasından kaynaklı her bir davacı yönünden davalı sigorta şirketine ayrı ayrı yöneltilmiş geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. ..... tarihinde davacıların içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın tek taraflı trafik kazasına karıştığı, ... plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma veya ölüm halinde kişi başı maddi tazminat üst limitinin 360.000,00 TL, kaza başı maddi tazminat üst limitinin ise 1.800.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sonucu şikayet yokluğundan takipsizlik kararı verildiği, davaya konu kaza nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara peşin sermaye değerli rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce davacılar tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacılarda geçici ve sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı ve süresi, tazminatın miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza tespit tutanağı ile soruşturma dosyasının incelenmesinden, ..... tarihinde saat ...... sıralarında davacıların içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresinde Çınar İlçesi Höyükdibi Mah. istikametinden Diyarbakır istikametine seyir halindeyken Bağlar İlçesi Eski Derik yolu Buçuktepe Mah. Mevkiine geldiği esnada aracı hızını azaltmaması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafına çıkıp takla atması sonucu davaya konu tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Kaza tespit tutanağında, davaya konu kazanın meydana gelmesinde dava dışı sürücü ...'nın tam kusurlu olduğuna yönelik tespitte bulunulması, tespitin dosya kapsamına uygun olması ve davacıların araç içerisinde yolcu konumunda olmaları, yolcu olan davacıların kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduklarına dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmaması karşısında,
Mahkememizce davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü ...'nın %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Kaza nedeniyle davacıların geçici ve sürekli iş göremezliğinin oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirilme yapılarak her bir davacı için ayrı ayrı düzenlenen bilirkişi raporlarında; davacı ...'nın tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacı ...'ın yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileştiği ve tüm vücut engellilik oranının % 0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibiren 1.5 (Bir Buçuk) aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Her ne kadar davacılar hakkında Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu raporlarında davacı ... yönünden %17 oranında, davacı ... yönünden ise %3 oranında maluliyet belirtilmiş ise de, ilgili maluliyet raporlarının elde ki dava yönünden ilgili mevzuat hükümlerince yetkili kılınan Sağlık Kuruluşlarınca düzenlenmemiş olması nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporları ile arasında çelişkiye sebebiyet vermediğinden yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Tazminat hesabı yönünden aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği ile güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı ... yönünden 12.125,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 298.294,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış, davacı ... yönünden ise 3.031,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmıştır. Maluliyet ve tazminat hesabı yönünden alınan bilirkişi raporlarında belirtilen oran, süre ve miktarların yöntemince tespit edilmiş ve hesaplanmış olması karşısında denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş ve mahkememizce de benimsenmiştir.
Bu kapsamda belirlenen tazminat miktarlarından resen müterafik kusur indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir. Kaza tespit tutanağında emniyet kemerinin takılı olup olmadığına ilişkin kısımda belirsiz ibaresine yer verildiği, dosya içerisinde yer alan davacılara ait tedavi evrakları ile dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu kaza nedeniyle davacıların yaralanmasına bağlı meydana gelen zararın artmasına ilişkin davacılara kusur atfedilecek herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, belirlenen tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davalı sigorta şirketi sigortalısının veya eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında ve poliçede yazılı teminat miktarı kadar tazminat ödemekle yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olmasına göre, davacı ... yönünden tespit edilen 12.125,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 298.294,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile davacı ... yönünden tespit edilen 3.031,35 TL geçici iş göremezlik tazminatının tamamının ödenmesinden sorumlu olup, davacı ... yönünden geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin açılan davanın kabulüne, davalı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin açılan davanın kabulüne, davacı ...'ın kaza nedeniyle kalıcı maluliyeti bulunmadığından sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Faiz başlangıcına ilişkin olarak; kaza sonrası dava açılmadan önce davacılar tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya istinaden hasar dosyası açıldığı dosya kapsamından sabit ise de, davacılar tarafından davalı sigorta şirketine hangi tarihte başvuru yapıldığı belgelendirilememiştir. Öte yandan, davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevaben gönderilen belgeler arasında davacılar vekili tarafından istenilen eksik evrakların sunulduğuna dair belgeye davalı sigorta şirketi tarafından ... tarihli kayıt düşülmüştür. Dosya kapsamı ve mevcut delil durumu itibarıyle davacıların davalı sigorta şirketine başvuru tarihinin ... tarihi olduğunun kabulü gerekir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Yasanın 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketi ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda ... tarihinde temerrüdü gerçekleşmiştir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğduğundan kabul edilen tazminat kalemlerinin tamamına davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren talep gibi yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.)Davacılardan ... yönünden; a-)Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 3.031,35 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, b-)Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın REDDİNE,
2.)Davacılardan ... yönünden; a-)Davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 12.125,40 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, b-)Davacı tarafından sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin açılan davanın KABULÜNE, 298.294,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan ..... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı...'a verilmesine,
3.)Davacılardan ... yönünden; davacı tarafından dava açılırken 179,90 TL peşin harç yatırdığı ve yargılama aşamasında adli yardım talebi kabul edildiği anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4.)Davacılardan ... yönünden; davacı tarafından dava açılırken 179,90 TL peşin harç yatırdığı ve yargılama aşamasında adli yardım talebi kabul edildiği anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21.204,76 TL karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 21.024,86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5.)Davacılardan ... tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ile 179,90 TL peşin harcın toplamı olan 359,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
6.)Davacılardan ... tarafından başlangıçta yatırılan 179,90 TL başvuru harcı ile 179,90 TL peşin harcın toplamı olan 359,80 TL'nın davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
7.)Yargılama aşamasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak; a-)Davacılar tarafından adli yardım talebinin kabulü kararına kadar tebligat ve posta gideri olarak sarf edilen toplamda 272,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak, 271,95 TL'lik kısmının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kalan kısmı davacılardan ... üzerinde bırakılmasına, b-)Davacıların adli yardım talebi kabul edildikten sonra, suç üstü ödeneğinden karşılanan 7.470,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 2.425,00 TL tebligat ve 20,00 TL müzekkere ücreti olmak üzere toplamda 13.415,00 TL yargılama giderinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 13.412,85 TL'lik kısmının davalıdan, 2,15 TL'lik kısmının ise davacılardan ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 3.031,35 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
9.)Davacı ...'ın red edilen sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 50,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya verilmesine,
10.)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 49.667,13 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,
11.)Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul red oranı dikkate alınarak, 1.359,78 TL'lik kısmının davalıdan, 0,22 TL'lik kısmının ise davacılardan ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
12.)Davacılar tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. ...
Katip Hakim