Esas No
E. 2024/1914
Karar No
K. 2024/4728
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2024/1914 E.  ,  2024/4728 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1526 E., 2024/208 K.

ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA

ASIL DAVADA DAVALILAR : ... vd.

BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI : ...

DAVA TARİHİ: 22.12.2014
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/282 E., 2021/501 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalılar vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'ın düzenlediği ...

5.Noterliği 13.11.2012 tarih ve 3594 yevmiye numaralı vasiyetnamesinde davalılara mal vasiyetinde bulunduğunu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte mirasbırakanın yaşı itibariyle sağlık raporu alınması gerekirken alınmadığını, vasiyetnamenin davalıların baskısı ile manevi cebir altında düzenlendiğini, vasiyetname ile müvekkilinin saklı payına tecavüz edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir.

2.Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'ın düzenlediği ...

2.Noterliği 05.07.2011 tarih ve 6942 yevmiye numaralı vasiyetnamesinde davalı ...'e mal vasiyetinde bulunduğunu, mirasbırakanın daha sonra ...

5.Noterliğinin 13.11.2012 tarih ve 3594 yevmiye numaralı vasiyetnameyi düzenlemesi nedeniyle ikinci vasiyetnamenin ilk vasiyetnameyi hükümsüz hale getirdiğini, vasiyetnamenin davalılnın baskısı ile manevi cebir altında düzenlendiğini, vasiyetname ile müvekkilinin saklı payına tecavüz edildiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini olmadığı takdirde tenkis talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetname düzenlenmeden mirasbırakan hakkında sağlık raporu alındığını, vasiyetnamenin mirasbırakanın hür iradesi ile düzenlendiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, vasiyetnamenin davacının saklı payını ihlal etmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

2.Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetnamenin mirasbırakanın hür iradesi ile düzenlendiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, vasiyetnamenin davacının saklı payını ihlal etmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

1.Asıl dava yönünden; dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurulu raporuna göre mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetinin bulunduğunun belirlendiği, mirasbırakana ölmeden önce uzun yıllar boyunca davalı oğlu ... ve oğlunun eşi davalı ... ile aynı evde yaşadığı, davalıların mirasbırakanla ile ilgilendikleri, tanık anlatımlarında da belirtildiği üzere davalılara mirasını paylaştırmak üzere mal bırakacağını beyan ettiği, davacı tarafından ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/902 Esas, 2012/236 Karar sayılı dosyası ile görülen vesayet davasında davacının mirasbırakanın baskı altında olduğuna dair hiç bir beyanının bulunmadığı, mirasbırakanın vasiyete konu tarlayı torun ve çocukları arasında paylaştırdığını, gelini ve kızlarına da para verdiğini beyan ettiği, davacının mirasbırakanın baskı ve zorlama etkisi altında vasiyetnameleri düzenlediği iddiasının ispatlanamaması nedeniyle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, asıl davadaki tenkis talebinin ise tefrik edilmesine,

2.Birleştirilen dava yönünden; dava konusu vasiyetnamenin irade bozukluğu nedeniyle iptalinin talep edildiği, dosya kapsamında bulunan delillerle yapılan değerlendirmede davacı tarafın mirasbırakanın baskı ve zorlama etkisi altında vasiyetnameleri düzenlediği iddiasının ispatlanamaması nedeniyele vasiyetnamenin iptali talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası bozma kapsamı dışına çıkarak çelişkili kaldırma kararına direnmek suretiyle karar verdiğini, davalı tanıklarının bozma kararı sonrası çelişkili beyanlarda bulunduklarını, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının irade bozukluğunu ispatlar ifadelerde bulunduklarını, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmaması nedeniyle davalı tanıklarının hükme esas alınamayacağını, mirasbırakanın ikinci vasiyetnamesinin ilk vasiyetnamesini geçersiz kıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek asıl gerek de birleştirilen dava yönünden Adli Tıp Kurumunun 27.11.2017 tarihli raporunda mirasbırakanın vasiyetnamelerin düzenlenme tarihlerinde fiil ehliyetinin bulunduğunu belirlediği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve toplanan delillerle göre TMK 557 nci maddesi kapsamında vasiyetnamelerin mirasbırakanın irade bozukluğu altında düzenlendiğinin ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde;

istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci maddesi şöyledir; "Aşağıdaki sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabilir:

1.Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,

2.Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,

3.Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,

4.Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa"

3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 558 nci maddesi şöyledir; "İptal davası, tasarrufun iptal edilmesinde menfaati bulunan mirasçı veya vasiyet alacaklısı tarafından açılabilir. Dava, ölüme bağlı tasarrufun tamamının veya bir kısmının iptaline ilişkin olabilir. İptal davası, ölüme bağlı tasarrufla kendilerine, eşlerine veya hısımlarına kazandırma yapılanların tasarrufun düzenlenmesine katılmalarının yol açtığı sakatlığa dayandığı takdirde tasarrufun tamamı değil, yalnız bu kazandırmalar iptal edilir."

4.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 560 ıncı maddesi şöyledir; "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır."

5.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 561 inci maddesi şöyledir; "Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tâbi olur. Tenkise tâbi birden fazla ölüme bağlı tasarrufun bulunması hâlinde, saklı pay sahibi mirasçıya yapılan kazandırmanın saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kimselere yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir"

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Yargıtay duruşma vekalet ücreti olan 28.000 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog