Esas No
E. 2024/2265
Karar No
K. 2024/7406
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2024/2265 E.  ,  2024/7406 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2022/736 Esas, 2023/877 Karar
HÜKÜM: Dava kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı ... İnşaat vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2008 yılından itibaren ticari ilişki içinde olduğunu, davalı ... İnş. Şti.'nin 2012 yılı da dahil olmak üzere davacıdan mal satın aldığını, davalı ... İnş. Şti’nin borçlarından dolayı takip yapılıp kısmi tahsilatlar yapıldığını, davalı hakkında Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/720 E. sayılı davasında davalı ... İnş. Şti’nin 150.000,00 Euro tutarlı bono nedeniyle alacaklı olduğunu, bu bonoyu diğer davalı ... Sistemleri Şti.'ne ciro ettiğini savunup takas def'inde bulunduğunu, bu bononun davacının eski yetkilisi Ahmet Abat tarafından imzalandığını, davacı şirketin bu bonodan haberdar olmadığını, çek hamili davalı ... Sistemleri Şti tarafından takip başlatıldığını, bu takipteki alacaklı vekili ile davacı tarafından başka bir alacak nedeniyle başlatılan takipte aynı avukatın davalı ... İnş. Şti’nin vekilliğini yaptığını, iki şirketin adreslerinin aynı olduğunu belirterek, İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün 2012/17475 E. sayılı dosyasındaki talebe konu 150.000,00 Euro bedelli bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, davalıların takipte haksız ve kötü niyetli olmaları nedeniyle %40 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde; davaya konu bononun bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olup, illete bağlı olma zorunluluğunun bulunmadığını, bonodan kaynaklanan alacağın kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren bir kambiyo senedine dayandığını, bahse konu bonoya karşı bedelsizlik iddiasında bulunan davacı tarafın bu iddiasını, senede karşı ileri sürülen bir iddia olması nedeniyle ispatının aynı kuvvette yazılı delille yapılması gerektiğini, davacının bedelsizlik iddiasına ilişkin yazılı bir delil sunmadığını, dava konusu bononun diğer davalı şirketin davacı şirketten olan alacağına karşılık ... İnş. Şti’nin borçlarının ifası amacıyla ciro yoluyla devredildiğini, devir tarihi itibarıyla diğer davalı şirketin ... İnş. Şti’nden alacaklı olup ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ile belirlenebileceğini savunarak haksız davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ... Sistemleri Şti. vekili cevap dilekçesinde; bononun mücerret borç ikrarı içerdiğini, bononun ticari ilişki çerçevesinde diğer davalıdan alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI

Mahkemece bozma ilamına uyularak Yargıtay 11.HD 2020/8151 E. 2021/4886 K. sayılı kararında; "Dosya içerisinde bulunan Bakırköy 34.Noterliği’nin 29.09.2009 tarih 21062 yevmiye nolu imza sirküleri örneğinde“Şirketin mevzu ve maksadına giren her türlü konuda 300.000.- TL ve üzerindeki borçlanmaya, kıymetli evrak düzenlemeye A grubundan bir ve B grubundan bir imza yetkilisinin müşterek imzalarının bulunması gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu karar ticaret sicil gazetesinde yer almakla 3.kişileri de bağlar, 3.kişiler iyiniyet iddiasında bulunamaz. Davaya konu bonunun keşide tarihi olan 18.11.2011 tarihindeki TL karşılığının yaklaşık 366.000.- TL olduğu anlaşılmakla ve bonoyu imzalayanın tek kişi olması nedeniyle söz konusu bononun davacı şirket açısından hukuken geçerli olmadığı sabit olup, mahkemece bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, yargılama aşamasında gerçekleşen değişiklikler karşısında takibe konu borcun tamamının ödenmesi nedeniyle dava kural olarak istirdat davasına dönüşmüş olduğu, ayrıca icra dosyasına konu olan alacağın yargılama sırasında dava dışı kişiye temlik edildiği, belirtilen ara kararlar sonrası davacı vekili dava konusu alacağı temlik eden aleyhine davaya tazminat olarak devam etmek istediğini açıkladığı, bu durumda diğer ihtiyari dava arkadaşı konumunda olan ... İnşaat şirketi aleyhine açılan davanın ise menfi tespit davası olarak görülmesinin gerekeceği, davacının, davalı ... İnşaat şirketi aleyhine açtığı dava yönünden; İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2012/17475 E. sayılı icra dosyasına konu edilen 150.000-Avro bedelli bono yönünden davacının adı geçen davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı ... İnşaat şirketinin tazminat talebinin reddine; davacının, davalı ... elemanları şirketi aleyhine açmış olduğu davasının İİK m.72 hükmü gereği istirdat davasına dönüşmesi, davacının devredene karşı tazminat davası olarak davaya davalı ... elemanları şirketi ile ilgili devam etmesi yönünden ise İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2012/17475 E. sayılı icra dosyasından takip alacaklısına 29.04.2015 tarihinde ödemesi yapılan ve davacı vekilince talep olunan 518.271,76 TL 'nin, bu miktarın ödendiği 29.04.2015 tarihinden itibaren TCMB'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalı ... elemanları şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, davalının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun anlaşılamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalı ... elemanları şirketi 'nin icra tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... İnşaat vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ İNCELEMESİ

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... İnşaat vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ:

Davalı ... İnşaat vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şirkete yükletilmesine, 21.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 2004 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog