6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2008/747 E. , 2010/10123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1.5252 sayılı Yasanın lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul başlıklı 9.maddesinin 3.fıkrasında “lehe olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” şeklinde lehe yasanın saptanmasında başvurulacak yöntem düzenlenmiş olup, lehe yasa tespit edilirken 5252 sayılı Yasanın 9/3.madde ve fıkrasında düzenlendiği şekilde 765 sayılı Yasa ile 5237 sayılı Yasanın olaya ayrı ayrı uygulanması ve ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması, uygulama ve karşılaştırmanın denetlenebilir ölçüde hüküm gerekçesinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2.5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142 .maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1.maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; yakınana karşı konuttan hırsızlığın yanı sıra 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozmak, ayrıca aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması, somut olaya gelince yakınana ait eve gündüzleyin giren diğer üç sanığın eylemlerine el ve işbirliği yapmak suretiyle doğrudan katılan sanık hakkında, 765 sayılı TCK.nun 493/1-son, 522 (hafif), 59.maddeleri ile 5237 sayılı TCK. 142/1-b, 62, 53, 116/1, 62, 53, 151/1, 62, 53. maddeleri uyarınca karşılaştırma yapıldıktan sonra suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçları yönünden öncelikle uzlaşma hükümlerinin değerlendirilerek sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
3.Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. madde ve fıkraları gereği hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü yararına uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.