11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2024/2289 E. , 2024/10861 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik itirazın reddi
Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2020/309 Esas, 2022/85 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/544 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.02.2024 tarihli ve 2023/21824 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20745 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2024 tarihli ve KYB-2024/20745 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan bulunmadığından bahisle reddine karar verilmiş ise de,
Sanığın ilk beyanında ve aşamalarda verdiği savunmalarında özetle, erkek bir şahıs ile birlikte bir kadının geldiği, İhh'da çalıştıklarını, yardım yapmak amacıyla kart bilgisi ve şifresini kendilerine vermesi karşılığında kendisine para vereceklerini belirttikleri, sanığın bu teklifi kabul ettikten sonra 200,00 Türk lirasını alarak kartını ve şifresini verdiği,
Müşteki ...'ın, internet üzerinde kiralık villa ilanı gördüğü, ilanda belirtilen telefon numarası üzerinden iletişime geçerek sanığa ait hesap numarasına 2.000,00 Türk lirası gönderdiği, birdaha şahısa ulaşamadığından bahisle şikayetçi olması üzerine inceleme konusu dosyanın açıldığı ve sanığın mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın inceleme dışı Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/195 esas sayılı dosyasında, aynı tip suçtan ve benzer olaydan yargılanması esnasında, tanık ...'ın alınan beyanında, parklarda yalnız gördüğü, maddi durumunun kötü olduğu insanların yanına yaklaşarak maddi menfaat karşılığında hesap kartlarını ve şifresini aldığını, sanığı tanıdığı, aynı yöntemle kartını ve şifresini alarak işlemiş olduğu dolandırıcılık suçlarında kullandığını beyan ettiği, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/02/2023 tarihli ve 2021/195 esas, 2023/41 sayılı kararı ile tanık ...'ın beyanları esas alınarak sanık hakkında beraat kararı verildiği ve suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.08.2020 tarihli ve 2019/124866 Soruşturma ve 2020/20096 Esas sayılı iddianamesi ile hükümlü ... hakkında, "...şikâyetçinin sahibinden.com isimli internet sitesinde görmüş olduğu kiralık villa ilanı ile ilgili olarak 0 552 (...) (..) (..) numaralı telefon numarası ile görüştükten sonra, şüpheliye ait banka hesabına kapora olarak 2000,00 TL gönderdiği halde şüphelinin kendisini dolandırdığı..." iddiasıyla bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2020/309 Esas, 2022/85 Karar sayılı kararında yer alan "...katılanın sahibinden.com sitesinden görmüş olduğu kiralık villa için ilanda yazılan telefon numarasıyla iletişime geçtiği ve kiralama bedeli olarak sanığın hesabına 2.000 TL gönderdiği, daha sonra sanığa ulaşamadığı somut olayda, paranın sanığın hesabına yatmış olması karşısında, sanığın kartın kendisine ait olduğu ancak hesabını yardım vakfına verdiği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla mücerret savunmasına itibar edilmeyerek bu şekliyle atılı suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır..." şeklindeki gerekçeyle hükümlü hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 62, 52/2-4. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 3.340.,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu karar istinaf edilmeksizin 29.04.2022 tarihi itibarıyla kesinleştirilmiştir.
3.Hükümlü, 10.03.2023 havale tarihli dilekçesi ile aşamalarda alınan savunmalarında bildirdiği üzere, "kendisini İHH görevlisi olarak tanıtıp yardım yapacağından bahisle banka kartını alan kişinin .... olduğunu öğrendiğini, bu kişinin Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/195 Esas sayılı dosyasında bu hususta lehine tanık olarak ifade verdiğini, bu ifadenin yeni delil mahiyetinde olduğunu..." bildirmek suretiyle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştur.
4.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2020/309 Esas, 2022/85 Karar sayılı ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş; hükümlünün bu karara yönelik itirazı da, merci Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/544 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir.
5.5271 sayılı Kanun'un "Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311/1-e. maddesi; "(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: ...
e)Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." Şeklindedir.
6.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve 2022/11-574 Esas, 2023/272 Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir. Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenmiştir. Delil ve olayların, yargılanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular yeni değildir. Buradaki yenilikten anlaşılması gereken taraf bakımından değil, mahkeme bakımından olay ya da delilin yeni olmasıdır. Mahkemece bilinmeyen, incelenmeyen, yargılama konusu yapılmayan ve bu nedenle değerlendirilmeyen deliller yeni delil veya olay kapsamındadır. Yenilik açısından önemli olan delil vasfına sahip olacak biçimde içerikteki yeniliktir. Bu nedenle hükümlünün bildiği veya bilmesi gereken bir olay veya delil, mahkemece bilinmiyorsa veya öğrenilmekle birlikte değerlendirilmemişse yargılanın yenilenmesi nedeni olabilecektir. Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda önemli de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır. Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller ile birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir. Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılamanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılıcak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur. Buna göre, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen ve hüküm verilirken göz önüne alınan, temyiz aşamasında da Özel Dairece incelenip değerlendirilen bir delile ilişkin olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmak mümkün olmadığı gibi bu tür nedenlere dayalı olarak yapılan taleplerin de kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu nedenle, gerek ilk derece yargılamasında gerekse temyiz aşamasında ileri sürülen, yargılama makamlarının bilgi sahibi olduğu, suçun sübutu ve nitelendirmesi bakımından göz önüne alınan, bu şekilde aşamalarda değerlendirilen olay ve delillere dayalı olarak yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması durumunda,
CMK'nın 318. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir..." denilmektedir.
7.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün 10.03.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu duruşma tutanağına göre, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/195 Esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla dinlenen ....'nin, "Benim hakkımda çok sayıda dolandırıcılık suçundan açılmış davam ve kesinleşmiş kararlarım vardı, 2019 yılında bu sebeple firari idim, her iki kulağımda da işitme problemim olduğu için işitme cihazı kullanırım, o tarihlerde yurt dışına kaçmak istiyordum, bu sebeple para lazımdı, internetten insani yardım vakfına ait siteden bakarak kendime sahte kimlik kartı yaptım, ayrıca bu yaptığım kimlik kartını iple boynuma asmıştım, hesaplarımda dondurulmuştu, Okmeydanında ve diğer bazı yerlerde parklarda yalnız gördüğüm maddi durumunun iyi olmadığı giyim ve kuşamından belli olmayan insanların yanına gidip kendilerine para yardımı yapılacağını söyleyerek banka kartlarını alıyordum, bu şekilde yargılandığım bir sürü dosyam var ancak henüz toplam infaz sınırı olan 28 yıllık sürem dolmadı, az bir süre kaldı, ayrıca internetten çıkarttığım formları da doldurmuştum, inanmayan olunca onları gösteriyordum, ben daha sonra yakalanıp cezaevine girdim, ... isimli şahısta karantina koğuşunda beni gördü, bana suçlarını itiraf et diye söyledi, bende kabul etmedim, daha sonra ailesine durumu anlatmış, onlarda benim annemi bulmuşlar, annem gelip bana doğruları söylemezsen hakkımı helal etmem diye söyledi, ben ... isimli şahsı görünce tanıdım, zira bu şahsı parkta görünce önce QNB ya da Garanti bankası kartı almıştım, telefon numarasını da almıştım, kartlar bloke olunca kendisini bir iki kere daha aradım, hatta inanması için buluştuğumuzda kendisine vakfın yardımı adı altında 500 TL de para verdim, olay bu şekilde olmuştur, Ben sanık ile farklı odalardayım ancak odalarımız maltayı paylaşmaktadır, orada görüştüğümüz oluyor, mağdur kişilerin gönderdikleri paraları çoğunlukla ben çekiyordum, ancak bazen ...., ...., .... gönderilen paraları çekiyorlardı, gündüzleri ben çekiyordum, kameraya görüntü vermemek için şapka takıp çekiyordum, mavi lacivert takım elbise giyiyordum, güneş gözlüğü takıyordum, ancak her zaman gözlük olmuyordu, ben cezaevine 2019 yılı 30 Aralıkta cezaevine girdim, 2020 yılının Ekim ayında açık cezaevinden firar ettim, ... cezaevine 2022 yılında geldi, benim ... tan kartını aldığım tarihte ve suç tarihi işlediğim tarihte ben hiç cezaevine girmemiştim, ...'un kartı ile yaptığım olaylar 2017-2018-2019 yıllarıydı görüntülerdeki bu şahıs ben değilim ....'ye benziyor ama kesin emin değilim, ... cezaevinde değil halen aramaları vardır, firaridir." şeklinde beyanda bulunduğu ve bu beyana istinaden Mahkemenin 15.02.2023 tarihli ve 2021/195 Esas, 2023/41 Karar sayılı kararıyla hükümlünün beraatına karar verildiği, bu kararın istinaf aşamasında olduğu, UYAP üzerinden yapılan incelemede, ....'nin hükümlü hakkında devam eden farklı yargılamalar sırasında da aynı şekilde beyanda bulunduğu belirlenmiş; yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen bu hususun, yargılama aşamasında yerel mahkemece temas edilen, bilgi sahibi olunan, incelenen, hüküm verilirken göz önüne alınan olaylara ilişkin olmayıp, yeni bir delil niteliğinde bulunduğu, bu itibarla kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi nedeni olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden talebin reddine karar verilmesi Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür, III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/544 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun'un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.