Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/168
Karar No
K. 2024/948
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/168 Esas
KARAR NO: 2024/948
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 07/03/2023
KARAR TARİHİ: 14/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA:

Davacılar vekili, davacı şirket ile davalı şirket arasında 13/11/2019 tarihli bir sözleşme imzalandığını, davacı şirketin yüklenici davalı şirketin ise işveren konumunda bulunduğu bu sözleşmeyle davalı şirket tarafından yapılan inşaata müvekkili şirket tarafından 6 asansör verileceğinin, asansörlerin montajının yapılacağının kararlaştırıldığını; tarafların iş bedeli olarak KDV'li 800.000,00 TL'nin belirlendiğini,. Sözleşme bedelinin %75'inin----------- şeklinde ödenmesinin, bu çerçevede müvekkiline bir dairenin tapuda devrinin kararlaştırıldığını; tapuda devrin öncelikle gerçekleştirildiği, müvekkili tarafından da bu devri teminat altına almak amacıyla davalı şirkete 600.000,00 TL bedelli bir teminat senedi verildiğini, müvekkili tarafından 4 asansörün teslim edilip monte edildiğini, sözleşme gereğince her bir asansörün takılmasından dolayı 33.333,33 TL ödenmesi gerekirken sadece 9.000,00 TL ödeme aldıklarını; bu bedele daire değeri olarak kabul edilen 600.000,00 TL eklendiğinde 609.000,00 TL iş bedeli alınmış olduğunu; müvekkilince yapılan işin bu bedeli karşıladığından dolayı teminat senedinin karşılıksız kalmış olduğunu; fakat teminat senedinin, davalı şirket tarafından iade edilmesi gerekirken senedin ---- ciro edildiğini onunda ciro yoluyla --- ciro ettiğini, ----- tarafından da ---- dosyasıyla icra takibine konduğunu; her iki davacı yönünden de icra takibine konduğunu belirterek, müvekkili ------ davacı şirketin yetkilisi olduğunu belirterek; bedelsiz kalan senetten dolayı başlatılan icra takibinden borçlu olmadıklarının tespitine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyetli takip tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalılardan ------ vekili, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, davacı ve davalı şirket arasındaki ticari ilişkiyi bilmediğini, bilmesinin de mümkün olmadığını, senet üzerinde teminata ilişkin olduğuna dair hiçbir ibarenin bulunmadığını belirterek müvekkil yönünden davanın reddine karar verilmesini, davacıdan da alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuş,Davalılardan ----- vekili, müvekkilinin davalı şirketten ciro yolu ile bu senedi alıp, borcundan dolayı ------ ciro ettiğini; müvekkilinin senedi iyi niyetle ciro alan şahıs konumunda olduğunu, taraf şirketler arasındaki ilişkiyi bilmediğini bilmesinin de mümkün olmadığını belirterek; ayrıca müvekkili tarafından başlatılan bir icra takibi de bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyetli takip tazminatı tahsiline karar verilmesini savunmuş, Davalılardan ------vekili, husumet itirazında bulunmuş, icra takibinin --- tarafından yapıldığını, kendileri tarafından yapılmış bir icra takibi bulunmuyor iken icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitinin müvekkilinden istenemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava,

İİK 72 madde gereğince icra takibinden sonra açılan Menfi Tespit davasıdır.Davacı şirket ve davalı şirket arasında 13/11/2019 tarihinde davalı şirkete ait inşaata 6 adet asansör takılması hususunda taraflar anlaşmışlar, sözleşmede asansörlerin nitelikleri tek tek belirlenmiş; iş bedeli olarak 800.000,00 TL + KDV hususu kararlaştırılmış; ödeme şeklinin %75 inin Bartır sureti ile yapılacağı, kalan tutarında günün şartlarına göre nakit veya 60 gün vadeli çeklerle yapılacağı hususunda tarafların anlaştıkları; davacının da kabulünde olduğu süre de Bartır sureti ile ödemenin davacıya sağlanan taşınmaz tapusu ile sağlandığı, yine davacının kabulünde olduğu gibi bunun dışında da 9.000,00 TL ödeme yapıldığı; buna davalı şirketin bir itirazının bulunmadığı belirlenmiştir.İcra takibi bonoya dayalı olarak ---- tarafından açılmış olup, borçlu olarak------gösterilmiş olup; takip 600.000,00 TL asıl alacak, 228.738,00 TL işlemiş faiz üzerinden gerçekleştirilmiştir.Mahkememizce taraf iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olup; 4 adet asansörün her birinin tesliminin ''asansör teslim tutanağı'' başlığı altında ve hangi bloğa takıldığına ait belirtme de yapılmak sureti ile taraf şirketleri arasında imzalanan tutanaklarla gerçekleştirildiği; bu nedenle 4 adet asansörün montajı dahil davacı tarafından teslimle takıldığının kabulü gerektiği; her ne kadar davacı şirket davalı şirketten muvafakat name başlıklı bir belgede almış ise de; bunun sadece 4 adet asansörün teslimi ve takılması yönünden alınan bir belge olduğu, ama taraflar arasında düzenlenen bu belgenin iyi niyetli olmaları koşuluyla ------bağlamayacağı; davacının taktığı bu 4 asansörün bedelinin 532.000,00 TL olduğu, davacının bu iş karşılığında elde ettiği miktarın ise 609.000,00 TL olduğu (devri alınan daire taraflarca 600.000,00 TL sayıldığından ve bunun iş bedelinin %75 i olan Bartır şeklinde ödeneceği kararlaştırılan bedele denk düştüğünden) bu durumda davacının hak ettiği bedelin bu bedelden düşülmesi durumunda davacının 77.000,00 TL fazla ödeme aldığı; hâl böyle olunca davacının icra takibine konu senedin 523.000,00 TL lik asıl alacak kısmından borçlu olmayacağı, işlemiş faiz olarak ta 197.764,00 TL sinden borçlu olmayacağı,

Davanın menfi tespit davası olduğu, davacıların takip konusu senet bedeli ile hem senedin lehtarı olan davalı şirketi hem de ciro yoluyla davalı şirketin devir ettiği ------ve onunda ciro ettiği yetkili hamil ---- davalı gösterdiği; davanın niteliği gereği bunları davalı gösterebileceği zira takip alacaklısı ----- karşı açtığı davada bu davalının iyi niyetli olmadığını ispat edememesi; buna karşı diğer davalılar yönünden davasını ispat etmesi halinde onlara karşı bu miktarlarla borçlu olmadığının tespitine karar verildikten sonra; icra borcunu ödeyip diğer davalılara rücu etmesinin mümkün olduğu; somut olayda sadece davalı şirket açısından akdi ilişki sebebiyle menfi tespit talebinin kabul edilebileceği, hükmünde bu çerçevede oluşturulduğu, diğer davalıların karine olarak iyi niyetle senedi iktisap eden 3.şahıs konumunda bulundukları; bunun aksinin yani davacı şirket ile davalı şirket arasındaki iç ilişkiyi bilerek ve davacının haklarına engel olmak için kötü niyetle senedi ciro aldıkları ispat edilemediği takdirde bu davalılar yönünden davanın reddi gerektiği; davamızda da bu şahısların kötü niyetinin ispat edilemediği, yemin deliline dayanıldığı, davalıların gelip yemin ettikleri, davalı şirket temsilcilerinin de kendi yönlerinden yemin ettikleri nazara alınarak; davacı ---- her ne kadar senetten borçlu olmasa da, hakkında icra takibi bulunduğundan iş bu davada hukuki menfaatinin bulunduğu, kendisi tarafından bu senetten dolayı dava dilekçesinde ve dava esnasında ''şirket borcudur, yönetici sorumlu olamaz'' savunması bulunmadığından onunda durumunun şirketiyle aynı pozisyonda kabul edilip aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.Davacı, kötü niyetli takip tazminatı talep etmiş ise de; davanın sadece --------- yönünden kısmen kabul edildiği, kötü niyetli takip tazminatı için mahkum edilecek davalı tarafça başlatılması gereken bir icra takibinin bulunması gerektiği; oysa bu şirket tarafından başlatılan bir icra takibinin bulunmadığı; bu nedenle bu davalı yönünden kötü niyetli takip tazminatı verilemeyeceği, diğer davalılar yönünden zaten davanın reddedildiği,

Davalılarda kötü niyetli dava tazminatı talep etmiş iseler de; bu talebin sadece icra takibi başlatan davalı tarafından istenebileceği, bu nedenle ------- tarafından zaten istenemeyeceği; kaldı ki bu tazminata hükmedebilmek için icra veznesine girip de mahkeme kararı sebebiyle alacaklıya ödenmesi geciken bir alacağın söz konusu olması gerektiği; böyle bir durumunda söz konusu olmadığından --- kötü niyetli dava tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın sadece davalı şirket yönünden KISMEN KABULÜ İLE;

Keşidecisinin davacı şirket olduğu, ---- bedelli olup, ----dosyasında icra takibine konu edilen senetten ötürü davacıların, davalı -----;İcra takibindeki asıl alacak kaleminin 523.000,00 TL'sinden;İşlemiş faiz kaleminin ise 197.764,00 TL'sinden;BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, bu davalı olan -------- yönünden fazlaya dair talebin reddine, Diğer davalılar yönünden talebin REDDİNE,

Davacının kötü niyetli takip tazminatı talebinin, davasının kısmen kabulüne karar verilip davalı şirketin de davacılar aleyhine icra takibi başlatmamış olması ve icra takibi başlatan davalı yönünden de davanın reddedilmiş olması neden ile REDDİNE,

Davalıların kötü niyetli takip tazminatı talebinin ise şartları oluşmadığından reddine, Alınması gereken 49.235,38 TL karar harcından dava açılırken alınan 14.118,62 TL nin mahsubu ile eksik 35.116,76 TL nin davalı ------- alınarak hazineye irat kaydına,

Tamamı davacı tarafça karşılanan 14.298,52 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcının tamamı ile, haklarındaki dava reddedilen davalılara çıkarılan tebligatlar hariç 340,00 TL tebligat ve davetiye gideri toplamı 14.638,52 TL yargılama giderinin davalı --------alınarak davacılara verilmesine, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacılara iadesine,

Karar tarihindeki AAÜT gereğince davacı lehine 112.114,60 TL nispi vekalet ücreti takdirine, davalı ---------- alınarak davacılara verilmesine, bu davalı yönünden reddedilen kısım yönünden ise hesaplanan nispi vekalet ücreti maktunun altında kaldığından 30.000,00 TL nin davacılardan vekalet ücreti olarak alınıp davalı ---------- verilmesine, Kendisini vekille temsil ettiren diğer iki davalı için; bu davalılar yönünden ret sebebi aynı olduğundan tek bir vekalet ücreti takdiri ile 128.023,32 TL nispi vekalet ücreti takdirine, davacılardan alınıp davalılar-----verilmesine, Dair karar, davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/11/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk İİK md.72
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog