2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalıdan faturalı olarak satın almış olduğu ürünlerin kısa bir kullanım sonrasında, koltuk kumaşında deformasyon meydana geldiğini ve bu durumun davalıya bildirdiğini, ihbar üzerine yapılan incelemede kumaş değişimini yapılabileceğinin kendilerine bildirildiğini ancak bu bildirime kadar bu koltuğun ayaklarında da ayıplar olduğunu, bu ayıp içinde davalıya ihbarda bulunduğunu ve ürünün geri alınarak bedelin iadesini talep ettiklerini, talep üzerine incelemeye gelindiğini, gelen servis tarafından ürüne işlem yapıldığını ve ürünün ayıplı olduğunu kabul ettiklerini, ürünün alınarak bedelin iadesi taleplerine cevap verilmediği iddia ile 32.000 TL bedelin 31.03.2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tacir olduğunu, davacı tarafın "basiretli tacir" sıfatına uygun hareket etmediğini, dava dilekçesinde sözleşmeden döndüğünü belirtmesine rağmen TTK nun 18. Md.sine göre bir ihbar ve/veya ihtarda bulunmadığını, davacı tarafın davalı şirkete sözleşmeden döndüğüne dair 18.md.de yazılı yollardan başvuru yapmadığını, söz konusu ürünlerin satış tarihinin 31/03/2023 olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde "kısa bir kullanım sonrasında, ürün kumaşında deformasyon meydana gelmiş ve durum davalıya ihbar edilmiştir." denildiğini, davalı şirkete TTK 18.Md.de yazılı şekil şartlarında uygun bir ihtar ve/veya ihbarda bulunmadığını, dava konusunun esasında davalı şirket ile ilgili olmadığını, davalı şirketin bazı mağazalarında ortaklık yaptığı ---------- firması ile ilgili olduğunu, davacı tarafın ürünleri satın aldıktan yaklaşık 4 ay sonra 06/07/2023 tarihinde davalı şirketin ortağı olan--------- firmasının iletişim merkezi ile görüşerek şikayetini belirtildiğini, yetkili servisin; esasında bir sorun olmamasına rağmen müşteri memnuniyeti adına kumaş değişikliği kararı verdiğini ve davacıya farklı bir kumaş seçebileceği yönünde bilgilendirme yapıldığını, davacı tarafın kendi ürününe uygulanmayan kumaş kartelası içinden seçim yaptığı için farklı bir kumaş seçmesi gerektiği bilgisi kendisine verildiğini ancak davacı kumaş kodu iletmediği için sürecin tamamlanamadığını ve davacı tarafın hizmet almayı reddettiğini, dava konusu olayın esasında davalı şirketin konusu değil ---------- firmasının konusu olduğunu, davayı kabul manasına gelmemek kadıyla davanın kabulü halinde müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İhbar olunan vekili bilirkişi raporuna karşı vermiş olduğu dilekçesinde; müvekkili şirket'in bayisi olması sebebiyle, davalının yanında fer'î müdahil sıfatıyla katılma talebinde bulunmuş, davacının, iddia ettiği ayıbın üretim veya sevkiyattan kaynaklandığına dair herhangi bir delil sunamadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde ispat yükünün, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu düzenlenmiş, İşbu sebeple yalnızca üründe ayıbın ortaya çıktığının ispatlanması yeterli değildir; ayıbın üretim veya sevkiyattan kaynaklandığı da ispat edilmesi gerektiğini, davacı, iddiasını ispat edemediğinden işbu davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporu; somut herhangi bir veri içermediği, yalnızca davacının iddiaları doğrultusunda hazırlandığı için hükme esas alınamayacağını savunarak haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle ayıplı ürün bedelinin iadesine hükmedilmesine ilişkindir. Usulünce duruşma açılarak; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın, Davacının satın almış olduğu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, davacı tarafından ödenen bedelin iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı konularında tarafların anlaşamadıkları şeklinde olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde Mali Müşavir, Mobilya Sektöründe Uzman Sektör Bilirkişisi ve Nitelikli Hesaplama uzmanı bilirkişiden inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Mahkememizce benimsenen usul ve yasaya uygun bilirkişi heyeti raporunda özetle; taraflar arasında satım sözleşmesi kurulduğu, davacının alıcı, davalının satıcı sıfatına haiz olduğu, satılan maldaki kumaş ve ayaktaki kırığın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplardan olduğu, bu bakımdan TBK 223. Maddesine göre ortaya çıkmaları ile bildirimlerinin yeterli olduğu, davacı alıcının bedel talebi ile sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, bu kapsamda aynı anda ifa kuralına binaen, davacı alıcının satım sözleşmesine konu koltukları, davalı satıcıya iade etmesi halinde, sözleşme bedeli olan 32.000,00 TL'nin iadesini talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.Son celsede;
İhbar olunan ---------Ş.'nin Feri Müdahillik talebinin kabulüne karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında satım sözleşmesi kurulduğu, davacının alıcı, davalının satıcı sıfatına haiz olduğu, satılan maldaki kumaş ve ayaktaki kırığın kullanımla ortaya çıkan gizli ayıplardan olduğu, bu bakımdan TBK 223. Maddesine göre ortaya çıkmaları ile bildirimlerinin yeterli olduğu, davacı alıcının bedel talebi ile sözleşmeden dönme hakkını kullandığı, davacı alıcının sözleşme bedeli olan 32.000,00 TL'nin iadesini talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1.Davanın KABULÜNE,
32.000,00 TL'nin 31/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2.Davacı tarafça yapılmış, 269,85 TL başvurma harcı, 546,48 TL peşin harç olarak toplam 816,33 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 11.183,00 TL masraf olmak üzere toplam 11.999,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Alınması gereken 2.049,30 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 546,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.502,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5.Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6.Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı şirket yetkilisinin ve Feri Müdahil vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/10/2024