1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Şirketi arasında... malzemelerinin iadesine ilişkin protokol yapıldığını ve protokol gereği dava dışı bu şirkete 58.668,125EURO bedelli 09.06.2020 düzenleme tarihli teminat senedi verildiğini, 03.06.2021 tarihinde düzenlenen bu teminat senedinden farklı olarak taraflar arasında 03.06.2021 tanzim tarihli 58.668,125 EURO bedelli ve 30.10.2021 ödeme tarihli başka bir senet daha düzenlendiğini bu senedin lehtar kısmı boş bırakılmış ve dava dışı ... Şirketi yetkilisine teslim edildiğini bu senetlerin davalı tarafından ...
5.İcra Müdürlüğünün... sayılı Esas dosyası üzerinden takibe geçildiğini, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili tarafından dava dışı şirketin şantiyesinden 46.250 ton asfalt katkı malzemesinin emanet olarak geri verilmek üzere alındığını, dava dışı şirket ile bu duruma ilişkin 09.06.2020 tarihli tutanağın düzenlendiğini, protokolün 3. Maddesi gereğince müvekkili tarafından asfalt malzemelerinin iade edilmemesi durumuna istinaden ...Şirketi'ne 58.668,125 EURO bedelli teminat senedi verildiğini, bu senet haricinde lehtar kısmı boş bırakılarak açık senet düzenlendiğini ve ... Şirketi'ne verildiğini, taraflar arasında düzenlenen 09.06.2020 tarihli protokolün 3-b maddesi uyarınca teminat senedinin kullanılmayacağına ilişkin düzenlemenin yer aldığı, aynı maddede teminat senedindeki vadenin en geç 03.06.2021 tarihinde olarak belirlendiği, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığını dava dışı şirkete teslim edilen açık senede davalının kendi adını yazarak icra takibi başlattığı, davalı tarafından başlatılan takip konusu senetteki tutarın diğer senet tutarı ile aynı olmasının senedin cari ilişkiye istinaden düzenlendiğini karine oluşturduğunu, davalının senedi hukuka aykırı olarak kendi yararına doldurduğunu, takip konusu senedin protokol gereği teminat olarak verildiğini, davalının TTK 680 maddesi uyarınca müvekkili şirketi zararına hareket ettiğini, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan protokoller ve senetler gereğince senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğunun yazılı olarak ispat edildiğini bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin takibin durdurulmasına ve davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından takip konusu bononun davacı şirket yetkilisi ... ile dava dışı şirket yetkilisi davalı ... arasında 03.06.2020 tarihinde düzenlendiği ve bononun anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiğinin iddia edildiğini, dava dışı şirket kaşesi ve müvekkilinin isim ve imzasının bulunduğu protokol ve tutanakların tarafların anlaşmaya varamadıklarını gösterdiğini, dava konusu senedin teminat senedi olduğunun ispat külfetinin davacı da olduğunu, müvekkilinin yetkili olduğu şirket ile davacı tarafından hazırlanan protokolün 3. Maddesinde düzenlenen malzeme bedelinin aynen iade edildiğine dair herhangi bir ispatın sunulamadığını, teminat olarak düzenlenen kambiyo senetlerinde teminat edilen hususun gerçekleşmemesi halinde senedin bedelsizliğinin ortadan kalkacağını, dava konusu olmayana teminat senedi için dahi teminat unsurunun gerçekleşmediğini ve bedelsizlik iddiasının öne sürülemeyeceğini, müvekkilinin ticari ilişkisini kabul edildiğinde dahi bononun geçerliliğini etkilemeyeceğini, taraflar arasında ticari ilişki olmadığının kabulü halinde dahi davacının ticari malın aynen iadesini veya bedelini ödenmediği görüldüğünde davacının borçtan kurtulma amacıyla hareket ettiğinin anlaşılacağını, müvekkili ile davacı şirket yetkilisi arasındaki mesaj kayıtlarının ticari ilişkiyi kanıtladığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan davasının reddinin gerektiğini belirterek davacıların %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasını iddia ve talep etmiştir.
Takip konusu bononun dava dışı şirkete teminat olarak verilip verilmediği, bono bedelinin ödenip ödenmediği, bononun dava dışı şirket defterlerinde teminat olarak kayıtlı olup olmadığı, dava dışı şirketin alacaklı görünüp görünmediği konularında davacı şirket ile dava dışı şirketin ticari defterleri incelenerek rapor düzenlenmesi için dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş tarafların ticari defterleri incelenerek düzenlenen 26.10.2022 tarihli raporda özetle; davacı şirketin yurtdışı merkezli olması sebebiyle ticari defterlerinin ibraz edilemediği, dava dışı şirketin ...Şirketi'nin ticari defterlerinde ise bononun kayıtlı olmadığı ve taraflar arasında ticari ilişki bulunduğuna dair bir kayda rastlanılmadığı yönünde tespitte bulunulduğu görülmüştür.
Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesi ekinde whatsapp yazışmaları sunulduğundan ve sunulan yazışmalardan davalı tarafından senedin ciro yapılıp şirkete verildiği belirtildiğinden takip konusu yapılan bono dışında düzenlenmiş ve ciro edilmiş senet bilgileri konusunda beyanda bulunmak üzere davalı tarafa süre verilmiş, davalı vekili süresinde sunduğu dilekçesinde özetle; whatsapp görüşmelerindeki senet ibaresinden kastedilenin protokol gereği düzenlenen teminat senedi olduğunu, şirket yetkilisi ...'ın şirket adına hareket ettiğini, teminat senedinin ve protokolünün müvekkili ile davacı arasında imzalandığını bu davanın konusunun ise bahsi geçen teminat senedi olmadığını bildirmiştir. Taraflar arası whatsapp yazışmalarında "privat verdiği paralar" ifadesi geçtiğinden bu konuda beyanda bulunmak üzere davacılar vekiline süre verilmiş, davacılar vekilinin ara karar gereği yazılı beyanda bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan ve "teminat"kaydı bulunan bono örneğinin tetkikinden; ... Şubesi davacı ...Şirketi lehine düzenlendiği, senedin düzenlenme tarihinin 09.06.2020 tarihli olduğu ve bedelinin dava konusu senet bedeli ile aynı olduğu görülmüştür.
Davacılar tanığı ...'nın talimat mahkemesi aracılığıyla tespit edilen beyanında ;ithal edilmiş olan asfalt katkı maddesinin davalının yetkilisi olduğu şirkete satılması konusunda anlaşma yapıldığı, ... Şirketi'ne 110 ton asfalt malzemesinin teslim edildiği, sipariş edilen bir kısım malzemelerin ... Şirketi tarafından teslim alınmadığı, davacı şirkete asfalt malzemesi gerektiği için ...Şirketi'nden 46 ton asfalt malzemesinin ödünç alındığı, karşılığında dava konusu teminat senedinin verildiği, protokol karşılığında davalıya temin edilecek asfalt malzemesinden düşüm yapılacağı fakat...Şirketi'nin ek sipariş vermediği, ...ile davacıların bir ticari ilişkisinin bulunmadığı, senedin anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğu yönünde bilgi vermiştir.
Dava ve takip konusu bono aslı ... nolu kasasında muhafaza altına alınmış tetkikinden; düzenleme tarihinin 03.06.2021, ödeme günün 30.10.2021, senet bedelinin yazı ile yazılan kısmında ellisekizbinaltıyüzaltmışsekizeuro yazdığı, senet bedelinin rakamla yazılan kısmında 58.668,125 EURO miktarının yer aldığı ve bonoda "nakden" kaydının bulunduğu , düzenleyenin ... Şubesi, aval olarak ...isim ve imzasının yer aldığı ve bono üzerinde teminat kaydının bulunmadığı, davalı ...ın bonoda lehtar olarak yer aldığı görülmüştür.
Davacılar tarafından sunulan 09.06.2020 tarihli " Alınan Malzemenin (Tecroad Asfalt Katkı Malzemesi ) İadesine İlişkin Prokotol " başlıklı belge aslının incelenmesi neticesinde; davacı tarafından dava dışı ... Ticaret Limited Şirketi'ne 58.668,125EURO malzeme bedeli ve 46.250 ton malzemenin teslim edileceği, malzemenin teslim edilmemesi halinde malzeme bedeli kadar teminat senedinin dava dışı ...Şirketi'ne verileceği teminat senedinin tarihinin en geç 09.06.2021 olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Yine protokol aslı ile birlikte sunulan "tutanak" başlıklı belgede; dava dışı şirket şantiyesinden davacı şirkete geri alınmak üzere 46.250 ton asfalt katkı malzemesi verildiği, davacı şirketin bu malzemeyi 09.06.2021 tarihine kadar mal bedeli veya aynen iade edeceğini kararlaştırıldığı, tutanağın davacı şirket ve dava dışı şirket tarafından imzalandığı görülmüştür. ...
5.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının tetkikinden; davalı Emre Kotan tarafından davacılar hakkında 58.668,125 EURO bedelli 03.06.2021 düzenleme tarihli ve 30.10.2021 tarihli bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
Davacılar dava dilekçesinde yemin delilline dayandıklarından yemin delilline başvurmak isteyip istemedikleri davacılara hatırlatılmış, davacılar yemin delilline başvurmak istedikleri konusunda süresinde herhangi bir beyanda bulunmadıklarından davacıların yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, kambiyo takibine konu senedin dava dışı şirkete teminat senedi olarak verildiği ve teminat senedinin davalı tarafından anlaşmaya aykırı olarak düzenlenip takibe geçildiği iddiasına dayalı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı şube ve davacı gerçek kişi, dava dışı şirketten asfalt katkı malzemesi ödünç alınmasına dair ticari ilişki nedeniyle dava dışı şirkete iki adet teminat senedi düzenlenip verildiğini, takip konusu yapılan bononun bu senetlerden biri olduğunu ve bu senedin lehtar kısmı boş bırakılmak suretiyle dava dışı şirkete teslim edildiğini, davalı gerçek kişinin anlaşmaya aykırı olarak ve davacıları zararlandırmak kastıyla senedi doldurarak takibe geçtiğini iddia etmiştir. Davalı ise ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu, davacının teminat senedine ilişkin iddiasının kabulü halinde dahi davacının protokol konusu borcunun ödenmemiş olması sebebiyle teminat senedine ilişkin bedelsizlik iddiasının ortadan kalkacağını iddia etmiştir. 1330 tarihli Muvakkat Kanun’un 1. maddesi uyarınca, yabancı anonim şirketlerin Türkiye’de faaliyette (icrayı muamelede) bulunabilmeleri için şube veya acente açmaları gereklidir. 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’nun 2/a maddesinde, Türkiye’de doğrudan yatırım yapan ve yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiler, yabancı yatırımcı olarak, aynı Kanun’un 2/b maddesinde ise, yabancı yatırımcı tarafından yeni şirket kurmak veya şube açmak, menkul kıymet borsaları dışında hisse edinmek veya menkul kıymet borsalarından en az %10 hisse oranı ya da aynı oranda oy hakkı sağlayan edinimler yoluyla mevcut bir şirkete ortak olmak, doğrudan yabancı yatırım olarak tanımlanmıştır. ... Şubesi'nin ticaret sicil kaydı ve ... tarihli ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilan örneğinin tetkikinden; mersis numarası ... olan şubenin 09.02.2015 tarihli genel kurul kararı ve ... Başkonsolosluğu'nun noterliğinin 12.02.2015 tarihli 236 yevmiye numarası olağanüstü karar tutanağına istinaden 23.02.2015 tarihinde İstanbul Merkez Şubesi olarak tescil edildiği anlaşılmış olup davacının merkezi Bulgaristan da bulunan şirketin şubesi konumunda olduğu ve emsal nitelikteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...K. Sayılı kararında belirtildiği üzere tüzel kişiliği bulunmayan şube tarafından dava açılması ve davaya devam edilmesi söz konusu olmayacağından davacının taraf ehliyeti bulunmaması sebebiyle davacı olarak yer alan ...Şubesi yönünden HMK 114/1-d ve HMK115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... Şubesi'nin vekaletnamesi ekinde dosyaya ibraz edilen imza sirkülerinin incelenmesi neticesinde ...'nın şube müdürü olarak şubeyi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu görülmüş olup davacı ...'nın şubeyi münferiden temsil yetkisi bulunmasına rağmen kambiyo senedi imzalama ve ciro yetkisinin bulunmadığı, davacı şube müdürünün ne tür bir ticari temsilci olduğu hususu imza sirkülerinden anlaşılamadığından ve davalının yetkilisi olduğu şirket ile davacılar arasında akdedilen protokol ve eki tutanaklardan davacı şube müdürünün ticari temsilci gibi hareket ettiği anlaşılmakla iyi niyetli üçüncü kişiler tarafından davacı gerçek kişinin ticari temsilci olarak hareket ettiğinin ve kambiyo evrakı düzenleme yetkisinin bulunduğunun kabulü gerektiği, dava konusu bonun geçerli şekilde düzenlendiği kanaatine varılmıştır. Aval,
TTK’nın 700 üncü maddesine göre poliçede yazılı bulunan borcun kısmen veya tamamen teminat altına alınmasını sağlayan bir nevi kefalettir. Bu kefaleti veren şahsa, aval veren denir (Ali Bozer, Celal Göle, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara 2017, s. 161). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 700 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre aval, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan başka bir kişi tarafından da verilebilir. Bu şekilde poliçe borçlularından biri lehine aval verilmek suretiyle poliçenin ödenmesi güvence altına alınacağından o poliçenin tedavülü kolaylaştırılmış olur (Bozer, Göle, s. 161 ).
Türk Ticaret Kanunu’nun avalin şekline ilişkin 701 inci maddesinde; aval şerhinin poliçe veya alonj üzerine yazılacağı; avalin “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edileceği ve aval veren kişi tarafından imzalanacağı; muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı; kimin için verildiği belirtilmemişse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Aval veren ile aval verilen arasındaki teminat bağı avali özellikli bir taahhüt hâline getirmektedir. Bu nedenle avale ilişkin şekil koşulları TTK'nın 701 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Poliçenin ön yüzüne atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmez ise aval düzenleyici için verilmiş sayılır.
Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır.
TTK’nın 776 ncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanun'un 778 inci maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701 inci maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700 üncü maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır.
Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile fer'î nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder.
TTK’nın 702 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve ...E., ... K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.07.2021 tarihli ve ... Esas, ... Karar; 06.10.2020 tarihli ve ...Esas, ... Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ...'nın aval veren olarak imzalamış olduğu bononun teminat senedi olduğu, davalının zararlandırma kastıyla senedi ciro ettiği ve anlaşmaya aykırı doldurarak takibe geçtiği iddia edilmiş olup davacı asıl borçlu gibi sorumlu olup davacı aval veren tarafından senedin zorunlu şekil şartlarına ilişkin bir eksiklik ileri sürülmemiş, sadece bononun teminat senedi olduğundan bahisle geçersiz olduğu ileri sürülmüştür. Oysa ki Türk Ticaret Kanunu’nun 702 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. Başka bir deyişle, lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Zira, bononun teminat senedi olduğunun ileri sürülmesi şahsi def'i niteliğindedir ve bu def'inin az yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davacı avalist tarafından ileri sürülmesi mümkün değildir. (Hukuk Genel Kurulu'nun ...E., ...K. sayılı) Bu sebeple davacı ...'nın davasının reddine karar vermek gerekmiş, davalı aleyhine tedbir kararı verilmemiş olduğundan davalı tarafın inkar tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.... Şubesi'nin davasının HMK 114/1-d ve HMK 115/2 maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2.Davacı ...'nın davasının REDDİNE,
Davalının inkar tazminatı isteminin reddine,
3.Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken karar harcı 427,60 TL'nin peşin yatırılan 18.600,87 TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 18.173,27 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4.Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ayrı olduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin ... Şubesi'nden alınarak davalıya verilmesine,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve ret sebebi ayrı olduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 164.488,43 TL vekalet ücretinin ...'dan alınarak davalıya verilmesine,
7.Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/10/2024 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP