Esas No
E. 2023/2500
Karar No
K. 2024/8175
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

8. Ceza Dairesi         2023/2500 E.  ,  2024/8175 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/832 E. 2022/841 K.
SUÇ: Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
KARAR: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli kararı ile aynen açıklanmasına karar verildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile hükmün kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli Ek Kararı ile infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip Adana 23.09.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 5271 sayılı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması istemine ilişkin Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun şekilde 18.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/33189 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60869 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60869 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,

Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..."” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,

Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2019 tarihli kararının Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarihli ve 2022/1230 Esas, 2022/1356 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi sonucu kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden kesinleştiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı;

Keza sanık hakkında her ne kadar korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 26/04/2022 tarihli Kararında da belirtildiği üzere; esasen sanığın eyleminin silahla tehdit suçu kapsamında kaldığı, aleyhe istinaf olmadığından eleştirilmekle yetinildiği de gözetildiğinde; çifte atıfet kuralı gereğince de sanık hakkında seri muhakeme usulü hükümlerinin uygulanamayacağı; 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası; ''Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir.

3.5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir.

Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir.

4.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli kararı ile aynen açıklanmasına karar verildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile hükmün kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli Ek Kararı ile infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip Adana 23.09.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 5271 sayılı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması istemine ilişkin Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli kararı ile hükümlünün talepnamede belirtilen şekilde cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün usulüne uygun şekilde 18.10.2022 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.

5.Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250 nci maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı Kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, hükümlünün eylemi nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2019 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı ... nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükümlünün mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiş olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli ve 2022/832 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;

Hüküm fıkrasının, “Sanık hakkında aynı fiili nedeniyle daha önceden açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunduğu anlaşıldığından, ikinci defa açılan davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine” şeklinde düzeltilmesine, müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanunu 5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip Adana 23.09.2022 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanunu 5237 sayılı Kanun 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli Ek Kararı ile infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Kanunu 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 5271 sayılı Kanun 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanunu 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2022 tarihli Ek Kararı ile infazın durdurulmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5271 md.250 K5271 md.223/7 K1356 md.153/5 K5271 md.5 K5721 md.223/7
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog