Aramaya Dön

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/187
Karar No
K. 2024/615
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/187 Esas
KARAR NO: 2024/615
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/06/2016
KARAR TARİHİ: 06/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; müvekkili bankanın ... ... Şubesi müşterisi ...'ın ... numaralı hesabına 27/07/2009 tarihinde 85.110.240.51 IP kullanılarak ... adına müvekkil bankanın ... Şubesi'nde bulunan ... numaralı yatırım hesabından 12.732,93 TL karşılığı fon satışı yapılarak yine ...'ın ... ... Şubesi'nde bulunan ... numaralı vadesiz hesabına aktarıldığı ve interaktif bankacılık sistemi sınırsız hale getirilmek sureti ile ...'ın ... ... Şubesi'nde bulunan ... numaralı vadesiz hesabından 29.500,00 TL tutarın ... .A.Ş. - ... Şubesi'ne davalı ... ... adına açılan ... numaralı hesaba aktarıldığı ve ilgili hesaptan da çekildiğinin tespit edildiğini, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/ ... Esas sayılı ceza dava dosyasında ... IP numaralı adresin davalı ... ...'e ait olduğunun tespit edildiğini, müvekkil bankanın ... ... Şubesi müşterisi olan dava dışı ...'a ait ... numaralı SIM kartının suiniyetli 3.şahıslar tarafından sahte nüfus cüzdanı ibraz edilmek suretiyle kopyasının çıkartılarak interaktif hesabına girilmesi ve rızası dışında havale işlemi yapıldığı iddiasıyla ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/ ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil banka aleyhine alacak davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile ''1.100,00 TL'nin dava tarihi olan 27/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile 28.500,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine'' karar verildiği ve kararın kesinleşmesinden sonra ... tarafından müvekkil banka aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı ve 10/06/2014 tarihinde 36.008,10 TL ödenmek zorunda kalındığını, ...'ın maruz kaldığı dolandırıcılık eyleminde asli kusur davalı ... AŞ.'ne ve diğer davalılara ait olduğundan yapılan ödeme nedeniyle 36.008,10 TL ye ulaşan müvekkil banka zararının davalılardan rücuen talep edilmesi zorunluluğu doğduğundan bahisle 10/06/2014 tarihinde ödenmek zorunda kalınan 36.008,10 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... ... vekilinin cevap dilekçesi özetle; somut olayda müvekkilinin haksız fiili olmadığını, zararın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını, dolandırıcıların IP adresini kopyalamada müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilinin sadece IP adresinin kullanılması kendisine kusur atfedilmesini gerektirmediğini, meydana gelen dolandırıcılık olayıyla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verdiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle; davacı ve davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili biz sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zararın aslında diğer davalı bankaların zararı olduğunu, haksız fiile dayalı tazminat davaları zararın ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğinden huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkil şirket ile beyilerin tamamen ayrı kişiliklere sahip olduğundan dava dışı bayinin kusurlu eylemlerinden müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı ile müvekkil şirket arasında herhangi bir sözleşmesel ilişkin bulunmadığından müvekkili açısından ifa yardımcısı olduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkil şirkete atfedilebilecek bir kusurun varlığı kabul edilse bile zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından davacının müvekkil şirketten tazminat talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, somut olayda bir kişinin SIM kartı elinde bulundurmasının normal şartlar altında kişinin banka hesabından para transferi eylemini gerçekleştirmeye sebep olabilecek nitelikte olmadığını, müvekkil şirket tarafından sunulan haberleşme hizmetinin böyle bir dolandırıcılık eylemine sebep olamayacağını, internet bankacılığı sistemi bir bankacılık işlemi olup müvekkil şirketin hiçbir şekilde tasarrufta bulunamayacağı sistemdeki aksamalardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkil şirketin herhangi bir yükümlülüğü bulunmamasına rağmen gerek bankalara gerekse BDDK'ya yazılar göndererek gerekli önlemlerin alınması talebinde bulunduğunu, aynı iddia ve taleplerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada mahkemenin eylem ile zarar arasında illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... ... beyanında; ceza dosyasının devam ettiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

-24/10/2023 tarihli bilirkişi raporu: Dava dışı ...'ın davacı banka nezdindeki hesabına, internet ortamında diğer davalı ... ...'e ait ... no.lu telefon hattından, ... IP numarası kullanılarak, dava dışı ...'ın kişisel bilgileri ve şifresi girilmek suretiyle erişim sağlandığı, ayrıca hesaptan yapılan 29.500,00 TL'lık EFT işleminin gerçekleştirilmesi için davacı banka tarafından, dava dışı ...'ın bankada kayıtlı ... ... cep telefonuna gönderilen ve gizli tutulması gereken tek kullanımlık şifre de girilmek suretiyle, EFT işleminin sonuçlandırıldığı, Dava dışı ... tarafından, huzurdaki davanın davacısı ... Bankası A.Ş. hakkında, ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2010/ ... E. sayılı dosyası ile açılan dava ve ... İcra Müdürlüğü'nün 2013/ ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibi sonucunda, davaya konu 29.500,00 TL'nin işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte, huzurdaki davanın esasını oluşturan toplam 36.008,10 TL olarak, 10.06.2014 tarihinde dava dışı ...'a ödendiği, Dava dışı ...'ın hesabına kişisel bilgileri ve şifresi girilmek suretiyle erişim sağlanması, ayrıca 29.500,00 TL'lık EFT işlemi için davacı banka tarafından, dava dışı ...'ın bankada kayıtlı ... ... cep telefonuna gönderilen ve gizli tutulması gereken tek kullanımlık şifre de girilmek suretiyle EFT işleminin sonuçlanması nedeniyle, söz konusu gizli bilgilerin dava dışı ... tarafından muhafaza edilemediği kanaatine ulaşılmıştır. Bu sebeple, oluşan davaya konu zararda davacı bankanın bir sorumluluğunun bulunmadığı, Dava konusu internet bankacılığı dolandırıcılığı 27.07.2009 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Davalı ... A.Ş. kayıtlarına göre, davacı bankanın müşterisi dava dışı ...'a ait ... ... no.lu telefonun sim kart değişikliğinin ise 10.12.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava dışı ...'ın hesabından 27.07.2009 tarihinde yapılan 29.500,00 TL'lık EFT işleminin onayı için davacı bankaca gönderilen tek kullanımlık şifrenin, sim kart değişikliğinden önce dava dışı ...'a ait cep telefonuna gönderildiği kanaati oluşmaktadır. Bu sebeple, oluşan davaya konu zararda, davalı ... A.Ş.'ye atfedilebilecek bir kusur ve sorumluluğun bulunmadığı, Dava dışı ...'ın hesabına, diğer davalı ... ...'e ait ... telefon hattından erişim sağlanması ve diğer davalı ... ... tarafından ise hesabına gönderilen 29.500,00 TL'lık tutarın bizzat kendisi tarafından çekildiğinin kabul edilmesi nedeniyle, davaya konu oluşan zararda adı geçenlerin müştereken sorumlu oldukları görüş ve kanaati bildirilmiştir. -22/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davaya konu işlemler esnasında ya da işlemlerden önce iddia edildiği gibi dava dışı ...'ın davacı banka sisteminde kayıtlı ...- numaralı GSM hattında SIM kart değişikliği yapıldığına dair sistem kayıtlarına dayanan somut bir veriye rastlanmadığı, ayrıca ilgili şahsın soruşturma dosyalarında geçen ifadelerinde bu yönde bir beyanı da gözlenmediği, davalı yanın cevabi ihtarnamesinde SIM kart değişikliği ile ilgili beyanında zamansal bir veri belirtilmediği, ilgili ihtarnameden iddia edilen olay akışından anlaşılan süreçlerin özetle belirtildiği, bu itibarla somut olayda sistemsel verilerin esas alınmasının gerektiği, ilgili GSM operatörünün sistemsel verilerinde ise SIM kart değişikliğinin davaya konu olaydan sonra, yani 10/12/2009 tarihinde yapıldığı bilgisine ulaşıldığı, bu itibarla davaya konu işlemler yönünden davalı ... A. Ş. 'ye kusur izafe edebilecek bir durumun oluşmadığı, Davalı ... ...'ın talimat yoluyla alınan savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği ve bu suretle somut olayda banka hesabını kullandırarak davaya konu işlemlere aracılık ettiği anlaşıldığı, bu itibarla davaya konu işlemler yönünden kendisine kusur izafe edilebileceği, ... yöntemi ile kötü niyetli kişilerin IP adreslerini sahte olarak göstererek başka bir IP adresinden geliyormuş gibi görünen trafiği oluşturabildikleri, bu da gerçek kullanıcıyı belirlemeyi zorlaştırdığı, netice olarak IP adresi bilgisinin diğer kanıtlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği (örneğin, oturum açma zamanları, kullanıcı davranışları, ek güvenlik önlemleri gibi), ancak gelinen aşamada bu kanıtların toplanması ve ortaya konulması mümkün olmadığından somut olayda davaya konu işlemler bakımından davalı ... ...'e kusur izafe edebilecek bir durumun oluşmadığı tespit ve kanaatine ulaşıldığı, ... 'a ait 27.07.2009 tarihli DEKONT ve tüm kayıtlar incelendiğinde 29.500,00 TL. Lik tutarın ... tarafından “KAPORA" açıklaması ile davalı ... ... hesabına kaydedilmiş olduğu, Davalı ... A.Ş.nin / GSM operatörünün sistemsel verilerinde ise SIM kart değişikliğinin davaya konu olaydan sonra, yani 10/12/2009 tarihinde yapıldığı bilgisine ulaşıldığı, bu itibarla davaya konu işlemler yönünden davalı ... A. Ş. 'ye kusur izafe edebilecek bir durumun oluşmadığı, Somut olayda davaya konu işlemler bakımından davalı ... ...'e kusur izafe edebilecek bir durumun oluşmadığı, Davalı ... ...'ın talimat yoluyla alınan savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği ve bu suretle somut olayda banka hesabını kullandırarak davaya konu işlemlere aracılık ettiği anlaşıldığı, bu itibarla davaya konu işlemler yönünden kendisine kusur izafe edilebileceği, Tespitleri doğrultusunda konu davada sorumluluğun yalnızca Davalı ... ... da bulunduğu bilişim alanı yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde tespit edilmiş olduğundan, davalı ... ...'ın tek ve tam sorumlu bulunabileceği, bu konudaki nihai hukuki taktir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, Davacı bankanın davalı ... ...'dan yukarıda tespitimiz ile belirlenmiş olan 36.008,10 TL. ASIL ALACAK üzerinden davacı bankanın icra dosyasına ödeme 10.06.2014 tarihinden itibaren (Davacı banka YASAL FAİZİ ile birlikte talebi nedeniyle) 3095 sayılı yasa 2/2. maddesi doğrultusunda TİCARİ AVANS FAİZ oranı oranlarında AVANS FAİZİ uygulanması gerektiğini, dava konusu bedelin tamamından davalı ... ...'ın sorumlu olması gerektiği, zararın oluşmasında GSM operatörü abone merkezinin de %50 kusurunun bulunduğu bu bakımdan oluşan zararın %50'sinden davalı GSM operatörünün de müteselsilen sorumlu olması gerektiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı bankanın müşterisine ait GSM hattının kopyalanması sonucu müşterinin internet bankacılığı yoluyla dolandırılması nedeniyle müşterinin tazmin edilmek zorunda kalınan zararının kusurları olduğu iddia edilen davalılardan rücuen tazmini istemine ilişkindir. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2011/ ... Esas sayı ile açılan ceza davasında 02.07.2019 tarih ve 2019/... Karar sayılı karar ile davalı ... ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan hapis cezasına mahkum edildiği, davalı ... ...'in beraatına karar verildiği, anılan kararın ... Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin 31.12.2019 T., 2019/ ... Esas - 2019/... Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği tespit edilmiştir.

Mahkememizden verilen 18/06/2019 tarih ve 2016/... Esas, 2019/... Karar sayılı karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 2021/ ... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı ile mahkememizin anılan kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, İstinaf ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporları ile birlikte dosya değerlendirildiğinde;

Dava dışı ...’ın davacı banka nezdindeki hesabına, internet ortamında diğer davalı ... ...’e ait ... no.lu telefon hattından, ... IP numarası kullanılarak, dava dışı ...’ın kişisel bilgileri ve şifresi girilmek suretiyle erişim sağlandığı, ayrıca hesaptan yapılan 29.500,00 TL’lık EFT işleminin gerçekleştirilmesi için davacı banka tarafından, dava dışı ...’ın bankada kayıtlı ... ... cep telefonuna gönderilen ve gizli tutulması gereken tek kullanımlık şifre de girilmek suretiyle, EFT işleminin sonuçlandırıldığı, dava dışı ... tarafından, huzurdaki davanın davacısı ... Bankası A.Ş. hakkında, ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2010/ ... E. sayılı dosyası ile açılan dava ve ... İcra Müdürlüğü’nün 2013/... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibi sonucunda, davaya konu 29.500,00 TL’nin işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte, huzurdaki davanın esasını oluşturan toplam 36.008,10 TL olarak, 10.06.2014 tarihinde dava dışı ...’a ödendiği somut olayda; ...

1.Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2011/... Esas, 02.07.2019 tarih ve 2019/... Karar sayılı karar ile davalı ... ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan hapis cezasına mahkum edilmesi, davalı ... ...'in beraatına karar verilmesi nedeniyle; Davacı banka yönünden; dava dışı müşteri ...’ın hesabına kişisel bilgileri ve şifresi girilmek suretiyle erişim sağlanması, ayrıca 29.500,00 TL’lık EFT işlemi için davacı banka tarafından, dava dışı ...’ın bankada kayıtlı ... ... cep telefonuna gönderilen ve gizli tutulması gereken tek kullanımlık şifre de girilmek suretiyle EFT işleminin sonuçlanması nedeniyle, söz konusu gizli bilgilerin dava dışı ... tarafından muhafaza edilememesi nedeniyle oluşan davaya konu zararda, davacı bankanın sorumluluğu yoktur. Davalı ... ... yönünden; ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıaların hukuk mahkemesini bağladığı dolayısyla ... yöntemi ile kötü niyetli kişilerin IP adreslerini sahte olarak göstererek başka bir IP adresinden geliyormuş gibi görünen trafiği oluşturabildikleri, bu da gerçek kullanıcıyı belirlemeyi zorlaştırdığı, netice olarak IP adresi bilgisinin diğer kanıtlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği (örneğin, oturum açma zamanları, kullanıcı davranışları, ek güvenlik önlemleri gibi), ancak gelinen aşamada bu kanıtların toplanması ve ortaya konulması mümkün olmadığından, somut olayda davaya konu işlemler bakımından davalının kusurlu olduğu ispatlanamadığından, bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı ... ... yönünden; davalının aşamalarda tevilli ikrarda bulunduğu, banka hesabını kullandırarak davaya konu işlemlere aracılık ettiği, ceza mahkemesince yapılan yargılamada bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu işlediği sabit olduğundan hapis cezasına mahkum edildiği dolayısıyla oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu anlaşıldığından; bu davalı tam kusurlu kabul edilerek bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı ... AŞ yönünden; İstinaf ilamından sonra alınan bilirkişi raporlarında (hukukçu bilirkişi hariç) bu davalının davaya konu olayda kusuru olmadığı yönünde kanaat belirtilmiş ise de; davalının yetkilendirdiği abone merkezinde banka müşterisine ait GSM hattının yeni sim kartı hazırlanıp gerçek hat abonesinin kimlik fotokopisini sunan yetkisiz kişiye verilmemiş olsaydı, hesaptan para çıkışlarında banka tarafından gönderilen işlem onay şifresinin, yetkisiz kişilerin eline geçmeyeceği ve dolayısıyla dava dışı banka müşterisinin hesabından dava konusu miktarda paranın transfer edilemeyecek olduğu, bu nedenle davalının ifa yardımcısı sayılan abone merkezinin kimlik kontrolündeki eylemi ile ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, ayrıca sim kartı değişikliğini onaylayıp hemen aktif hale getirenin de davalı olduğu, davacı banka gibi GSM hattı operatörü davalının da internet bankacılığı kullanan banka müşterilerinin GSM hatlarının sim kartlarının dolandırıcılar tarafından, hesaptan para çıkışlarında banka sistemi tarafından otomatik olarak kısa mesajla gönderilen işlem onay kodunu (dinamik şifre) ele geçirmek için, hat abonesi adına sahte kimlik düzenlenerek GSM hat operatörlerinin yetkili kıldıkları abone merkezlerinde kolaylıkla değiştirildiğini bildiği, GSM operatörünün görevinin içeriği ne olursa olsun gönderilen kısa mesajı (SMS) yetkisiz bir kişiye değil, gerçek GSM hattı abonesine iletmek olduğu bu açıklamalar ışığında; davalı ... A.Ş. tarafından dava dışı ...'a keşide edilen 14.08.2009 tarihli cevabi noter ihtarnamesinde, “...olayın gerçekleşmesi sırasında takip edilen işlem basamaklarından anlaşıldığı üzere, banka şifrelerinizi, şahsınıza ait kimlik bilgi ve fotokopilerinizi usulsüz yollarla ele geçiren kötüniyetli şahıs veya şahısların sim kart değişikliği yapan bayiyi de, sahte nüfus cüzdanı düzenlemek sureti ile kandırdığı anlaşılmaktadır...” cümleleri ile açıkça SIM kartın değiştirildiği ve bu işlemin sahte nüfus cüzdanı ile yapıldığını yazılı ikrar edildiği, davacı vekilinin de aşamalarda belirttiği gibi, banka müşterisinin sahte kimliği ile adına yeni sim kart çıkartarak dolandıran şahısların önce dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmesi ve sonra dolandırdığı müşterinin sahte nüfus cüzdanını kullanarak yeni SIM kart çıkartması kronolojik olarak mümkün olmadığı, davalı ...'nun dava dışı banka müşterisinin bu yol ile dolandırıldığı bilgisine ihtarnamesinde yer verebilmesi için zaten noter ihtarında açıkladığı gibi dolandırıcıların sahte kimlik ile SIM kart değişikliğini gerçekleştirmesi devamında da banka hesabındaki işlemleri gerçekleştirmek için davalı şirketin ihtarında yer verdiği bu işlemi ihtardan önce yapmış olması gerektiği, davalı ... tarafından dolandırıcılıktan sonraki SIM kart değişiklik kaydı sunulduğundan, 10.12.2009 tarihinde SIM kartı değişikliğinin, dolandırılan bir insanın dolandırıldıktan sonra tedbir amaçlı yeniden SIM kartı değişikliği yapmış olduğu değerlendirilerek, teknik bilirkişi raporlarında belirtilen "...SIM kart değişikliğinin davaya konu olaydan sonra, yani 10/12/2009 tarihinde yapıldığı bilgisine ulaşıldığı, bu itibarla davaya konu işlemler yönünden davalı ... A. Ş. ‘ye kusur izafe edebilecek bir durumun oluşmadığı.." yönündeki tespite yukarıda açıklanan gerekçelerle itibar edilmeyerek, zararın oluşmasında GSM operatörü abone merkezinin de takdiren %50 kusurunun bulunduğu, bu bakımdan oluşan zararın %50’sinden davalı ... AŞ de sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile, 36.008,10 TL'nin (davalı ... AŞ 18.004,05 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) 10/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... AŞ ve ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

2.Davalı ... ... yönünden davanın REDDİNE,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu Genel Tebliği gereğince hesap olunan 2.460,00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 614,93-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.844,73-TL harcın davalılar ... A.Ş (922,365 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) ve ... ...'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... A.Ş (15.000,00TL'den sorumlu olmak kaydıyla) ve ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ...' e verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 644,13-TL ilk gider, 6.557,80-TL tebligat ve müzekkere gideri ve 14.000-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.201,93-TL yargılama giderinin davalılar ... A.Ş (10.600,965 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) ve ... ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

7.HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiyesinin kararın kesinleşmesi sonrası davacıya iadesine,

Karara karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle ... BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan hazır olanların yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/11/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK CEZA Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K3095 md.2/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog