Aramaya Dön

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/901
Karar No
K. 2024/827
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/901
KARAR NO: 2024/827
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 18/12/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "....13.11.2021 tarihinde saat 20:45 sıralarında sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- yabancı plaka sayılı aracı ile ---- ilçesinden ---- ilçesine sol şeritte seyir halinde iken D 100 16 km 51 + 700 metreye geldiği esnada beyana göre yola çıkan başı boş hayvana çarpmamak için yavaşladığı esnada aynı istikamette seyir halinde olan müvekkiline sigortalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı kamyonetinde bu hayvanı görüp durduğu esnada arka taraftan sağ şeritten seyir halinde olan sürücü ---- sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı aracı ile durmuş olan bu iki araca çarpmamak için kendi istikametine göre direksiyonu sağa kırarak emniyet şeridine girip kamyonetin yanında bankette durduğu esnada sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı otobüsün yavaşlamış olan ---- plaka sayılı araca çarpmamak için kendi istikametine göre direksiyonu sağ şeride kırdığı sırada sağ şeritte bulunan müvekkili sigortalısı ---- plaka sayılı kamyonetin sol tarafına, kendi aracının sağ tarafı ile çarpması sonucu kamyonetinde emniyet şeridinde duran ----- plaka sayılı aracın sol tarafına kendi aracının sağ tarafı ile çarpması neticesinde çok taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu,...müvekkili tarafından sigortalısına 22.307,06 TL ödeme yapılmış olduğunu,...davalı tarafından sadece 11.153,53 TL ödeme yapılmış olduğunu ,bu nedenle bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalı tarafından haksız ve dayanaksız şekilde itiraz edilmiş olduğunu...bu vs. nedenler ile itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi..."arz ve talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "...öncelikle müvekkilinin davacıya gerekli ödemeleri yapmış olduğundan sorumluluğunun bulunmadığını,28.01.2022 tarihinde davacı sigorta şirketine 11.153,53 TL ödeme yapılmış olduğunu, ayrıca 29.03.2022 tarihinde---- 5.750,00 TL, ve 1.750,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, davacı tarafından iddia edilen aleyhteki hususları kabul etmediklerini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitleri ve sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu,., bu nedenle uzman bilirkişi tarafından hasar tespiti yapılması gerektiğini, kusur incelemesi yapılması gerektiği .bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi..."arz ve talep edilmiştir.

RAPOR:

Bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge, doküman, fotoğraflar ve Ekspertiz raporlarının incelenmesi neticesinde dava konusu araçta orijinal parçaların kullanılması durumunda kaza tarihi itibariyle KDV ve İşçilik dahil 21.842,99 TL (İskontosuz) hasar meydana gelmiş olduğu,

Bu kapsamda davalı tarafından 11.153,53 TL ödeme yapılmış olduğundan davacının bakiye 21.842,99 TL - 11.153,53 TL - 10.689,46 TL bakiye hasar alacağının bulunduğu, Yargıtay'ın orijinal parça ile onarım yapılması yönünde kararlarının bulunduğu ancak orijinal parça kullanımının orijinalliğim yitirmemis parçalar açısından söz konusu olduğunu, Başka bir deyişle daha önce orijinalliğini yitirmiş olan bir parçanın yerine orijinal parça takılmasının beklenemeyeceği, Bu nedenle dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarında daha önce hasar gören parçalar ile dava konusu kazadaki parçaların karşılaştırılması neticesinde daha önce orijinalliğini kaybetmemiş parçalar ve daha önce orijinalliğini kaybetmiş parçaların tespiti yapılarak hasar değerlendirmesi yapılması ve akabinde davalı sigorta şirketinin daha önce hasar yönelik yapmış olduğu ödemenin tenzili ile bakiye sorumluluk limitinin tespit edilmesi gerektiği, Bu nedenle dava konusu kazalı araca yönelik öncelikle geçmiş hasar kayıtlarının ( eksper raporları ve kazalı fotoğrafları dahil) dosya muhteviyatına sunulmasına müteakip mevcut kazadaki parçaların birlikte değerlendirilmek suretiyle hasar tespitinin tekrar yapılmasının uygun olacağı, Dava konusu kaza kapsamında;---- plaka sayılı araç sürücüsü ---- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn. Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, Dava konusu kazanın---- plaka sayılı araç sürücüsünün takip mesafesini korumaması ve aracının hızını yol durumu, aracının teknik özellikleri, görüş durumu vb. etkenleri göz ardı ederek ihlalde bulunmuş olması ---- plaka sayılı araç sürücüsü ----- plaka sayılı araç sürücüsü ----KUSURSUZ oldukları değerlendirilmiştir. Her ne kadar Sn. Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tiim hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir. SİGORTA SORUMLULUĞU VE İTİRAZIN İPTALİ YÖNÜNDEN : Sayın Mahkemece,--- plakalı aracın ----- Sigorta Poliçesini düzenleyen davacı---- müzekkere yazılarak: 13.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ---- plakalı aracın hasarı sebebiyle 20.12.2021 tarihinde 22.307,06 TL. olarak yapılan rücu ödemesine ilişkin olarak, davalı ---- Sigorta tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, Ödeme yapılmış ise hangi tarihte ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapıldığı bildirilen ödemeye ilişkin banka dekontunun sunulmasının istenmesi gerektiği; Söz konusu olay sebebiyle davalı ----- Sigorta tarafından beyan edilen 28.01.2022 tarihinde 11.153,53 TL. ve 29.03.2022 tarihinde 11.153,53 TL.'nin davacı sigorta kuruluşuna ödenip ödenmediğine ilişkin açıklama yapılmasının istenmesi gerektiği. Sayın Mahkemece, ----plakalı aracın ---- numaralı ----Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesini düzenleyen davalı ---- Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılarak: 13.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu---- plakalı aracın hasarı sebebiyle 20.12.2021 tarihinde 22.307,06 TL. olarak yapılan rücu ödemesine ilişkin olarak, davalı ---- Sigorta tarafından davacı ---- ödeme yapılıp yapılmadığı, Ödeme yapılmış ise hangi tarihte ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapıldığı bildirilen ödemeye ilişkin banka dekontunun sunulmasının istenmesi gerektiği; Söz konusu olay sebebiyle davalı ---- Sigorta tarafından 28.01.2022 tarihinde 11.153,53 TL. ve 29.03.2022 tarihinde 11.153,53 TL. ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler ile bu ödemelere ilişkin banka dekontlarının sunulmasının istenmesi gerektiği, Sayın Mahkemece ---- İcra Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak: ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra dosyasına tamamının istenmesi gerektiği, Yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanmasından sonra, itirazın iptali talebine ilişkin nihai değerlendirme yapılmasının mümkün olacağı," şeklide sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

RAPOR:

Bilirkişi raporunda özetle;"KUSUR TESPİTİ VE HASAR İNCELEMESİ YÖNÜNDEN : Yukarıda belirtilen hususların Sn. Mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmasını bunun haricinde Kök Rapor görüş ve kanaatlerimizin aynen devam ettiğini, İTİRAZIN İPTALİ YÖNÜNDEN : ----. tarafından borçlu ---- Sigorta Şirketi aleyhine olarak 16.03.2022 tarihinde, ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından 11.153,53 TL. asıl alacak ve 195,26 TL. işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 11.348,79 TL. üzerinden icra takibi başlatıldığı, Borçlu ---- Sigorta Şirketi vekili tarafından ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyasına sunulan 18.03.2022 tarihli dilekçe ile borca ve faize itiraz edildiği, Borçlu ----- Sigorta Şirketi tarafından icra takibinden sonra ----- 29.03.2022 tarihinde 11.153,53 TL. haricen ödeme yapıldığı, haricen yapılan ödemenin icra dosyasına beyan edilmediği. Davacı ------ tarafından. Sayın Mahkemede açılan iş bu itirazın iptali talebine ilişkin davanın 18.12.2023 tarihinde ikame edildiği, Tarafımızca tanzim olunan 06.05.2024 tarihli raporun tanziminden sonra, davacı ----. tarafından iş bu dava dosyasına sunulan bila tarihli dilekçe ile davacıya 29.03.2022 tarihinde 11.153,53 TL. ödeme yapıldığının kabul ve ikrar edildiği, Raporun teknik kısmında: Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge, doküman, fotoğraflar ve Ekspertiz raporlarının incelenmesi neticesinde dava konusu araçta kaza tarihi itibariyle KDV ve İşçilik dahil 21.842,99 TL (İskontosuz) hasar meydana gelmiş olduğu.

Bu kapsamda davalı tarafından 11.153,53 TL ödeme yapılmış olduğundan davacının bakiye 21.842,99 TL - 11.153,53 TL = 10.689,46 TL bakiye hasar alacağının bulunduğu. Bu husustaki hukuki durumun değerlendirilmesi ve delillerin taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 16.03.2022 İcra takip tarihi, 18.03.2022 tarihli borca itiraz dilekçesi, davaya konu alacak sebebiyle 29.03.2022 tarihinden davacıya yapılan 11.153,53 TL. miktarlı haricen ödeme, davacıya haricen yapılan ödemenin taraflarca icra dosyasına beyan edilmemesi, Sayın Mahkemede ikame edilen 18.12.2023 tarihli itirazın iptali talepli dava birlikte değerlendirdiğinde, davacı --- davalı ---- Sigorta Şirketi'nden talep edebileceği bakiye alacak miktarı bulunmadığı," şeklide sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava;

TBK'nın 49.maddesi kapsamında halefiyet ilkeleri muvacehesinde trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.Mahkememizce kusur durumunun tespiti ve davacının rücuan alacağının tespiti bakımından bilirkişi raporları aldırılmıştır.09/10/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: 16.03.2022 İcra takip tarihi, 18.03.2022 tarihli borca itiraz dilekçesi, davaya konu alacak sebebiyle 29.03.2022 tarihinden davacıya yapılan 11.153,53 TL miktarlı haricen ödeme, davacıya haricen yapılan ödemenin taraflarca icra dosyasına beyan edilmemesi, ikame edilen 18.12.2023 tarihli itirazın iptali talepli dava birlikte değerlendirdiğinde, davacı ---- davalı ---- Sigorta Şirketi’nden talep edebileceği bakiye alacak miktarı bulunmadığı, yönünde kanaate varıldığı belirtilmiştir.

Davacı vekili 09/10/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduğu, Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin---- esas ve ----- karar sayılı ilamı esas tutularak icra takibinden sonra yapılan ödemenin hesaplanarak takibin devamına karar verilmesine talep ettiği görülmüştür.İhtilafın özü takipten sonra ancak itirazın iptali davasından önce davacı sigorta şirketine yapılan 11.153,53 TL ödemenin davayı sonlandırıp sonlandırmayacağı, borcu itfa edip etmediği hususunda toplanmıştır.

Benzer konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ---- esas ve ------ karar sayılı ilamında; " ....icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır. Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında somut olay incelendiğinde ----. tarafından borçlu ----- Sigorta Şirketi aleyhine olarak 16.03.2022 tarihinde, ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından 11.153,53 TL asıl alacak ve 195,26 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 11.348,79 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu ----- Sigorta Şirketi vekili tarafından ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına sunulan 18.03.2022 tarihli dilekçe ile borca ve faize itiraz edildiği, borçlu ----Sigorta Şirketi tarafından icra takibinden sonra ----- 29.03.2022 tarihinde 11.153,53 TL. haricen ödeme yapıldığı, haricen yapılan ödemenin icra dosyasına beyan edilmediği, davacı----. tarafından, iş bu itirazın iptali talebine ilişkin davanın 18.12.2023 tarihinde ikame edildiği, dava değerini 11.348,79 TL olarak belirlediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ---- esas ve ------ karar sayılı ilamı esas alındığında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği, söz konusu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında; " Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davalı borçlu tarafından asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olup, davacı alacaklının asıl alacak yönünden itirazın iptali davası açmasında hukukî yararı bulunmamaktadır. Alacağın fer’îleri ve icra giderleri dışında bakiye alacak miktarı da olmadığından somut olayda davacı alacaklı lehine icra inkâr tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığı hâlde davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yerinde değildir." şeklindeki değerlendirmelerin ışığı altında icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davada hükmolunün miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir.

Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ----Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde karar verildiği görülmüştür.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE, davacı tarafından davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- icra dosyası ile yapılan takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına,

2.Yasal şartları koşulları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine,

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ---- esas ve ---- karar sayılı ilamı esas alınarak borçlu ---- Sigorta Şirketi tarafından icra takibinden sonra ----- 29.03.2022 tarihinde 11.153,53 TL. haricen yapmış olduğu ödemenin ilgili icra dairesince dosya hesabında göz önünde bulundurulmasına,

4.Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 775,23 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 269,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye 505,38‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 11.348,79 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 269,85 TL peşin harç toplamı 539,7‬0 TL ile 12.132,25 TL (Bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 12.671,95‬ TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7.Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8.Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,

9.Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.