Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/269
Karar No
K. 2024/319
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

ANKARA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/269 Esas
KARAR NO: 2024/319

...

DAVA: İtirazın İptali (İşletmenin Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/04/2023
KARAR TARİHİ: 26/04/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/04/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın iptali (İşletmenin Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... adresindeki "..." isimli işletmenin devri amacıyla 27.10.2022 tarihinde bir devir sözleşmesi yapıldığını, işbu sözleşme protokolünde taraflarca satış bedelinin 31.10.2022 vade tarihli 18.000,00 TL ve 22.11.2022 vade tarihli 20.000,00 TL olacak şekilde 2 taksit halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme protokolünün aslının taraflarında mevcut olduğunu, ancak davalı tarafından protokolün gereğinin yerine getirilmediğini, satış bedelinin 2. Taksidinin ödenmediğini, davacının davalıdan sözlü olarak alacağını talep etmesine karşın borçlu davalının borcunu ödememesi üzerine taraflarınca ...

E. Sayılı dosyasıyla ödenmeyen satış bedeli taksidi için ilamsız icra takibi başlatıldığını fakat davalı tarafından söz konusu ödeme emrine haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı tarafından her ne kadar faiz oranına itiraz edilmişse de; taraflarınca takip talebinde ve icra ödeme emrinde talep edilen gecikme faizi oranının %9 yasal faiz oranı olduğunu, davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşmede borcun muaccel olma anında ödenmemesi halinde uygulanacak gecikme faizine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, bu kapsamda Bakanlar Kurulu'nun 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da %12 olarak belirlenen kanuni faiz oranını 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık %9 olarak değiştirdiği 19.12.2005 tarih ve ... sayılı kararı gereği yasal faiz oranının %9 olduğunu ve sözleşmede düzenlenmeyen hallerde yasal faiz oranı uygulandığını, bu doğrultuda davalının icra takibine (ve faiz oranına) sırf itiraz etmiş olmak için itiraz ettiğinin ortada olduğunu ve bu itirazın kaldırılması gerektiğini, bu doğrultuda takibe konu borcun davalı tarafından davacıyla arasında yapılan devir sözleşmesi protokolünde sabit olmasına rağmen davalının kötüniyetli olarak, sırf icra takibinin durması amacıyla itiraz ettiğini, bu sebeple takibe yapılan itirazın haksızlığının tespitini, davalının davacıya olan borcunu ödememesi ve davacının alacağına kavuşamaması nedeniyle davalı tarafından yapılan borca itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davalının, davacı yana aralarında imzalanan sözleşme uyarınca herhangi bir borcu bulunmadığını, işbu davanın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu esastan reddi gerektiğini, işbu devir sözleşmesinin taraflarca imzalanmadan önce 24/10/2022 tarihinde dava yan, davacı yanın ortağı ..., tarafları tanıyan ortak bir arkadaşları ile işletmenin bulunduğu adrese gidilerek bir görüşme gerçekleştirildiğini, görüşmede işletmenin devri hususunda davalının, davacıya gerek işletme gerekse işletmenin bulunduğu taşınmaz hakkında davalının işletmeyi devralması açısından önemli olan sorularını sorduğunu, bu soruların davacı yan tarafından yanıtlandığını ve davalı ile ortağının davacının beyanları doğrultusunda işletmeyi devralmaya karar verdiklerini, davacı yanın devir sözleşmesi öncesinde işletmenin bulunduğu adreste yapılan görüşmede davalıya aldatıcı, yalan ve eksik bilgiler beyan ettiğini, taraflar arasında akdedilen işletmenin devir sözleşmesinde yer alan taahhütleri yerine getirmediğini, sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı yanın işletme yerinin doğalgaz tesisatının hazır olduğu, elektrik tesisat alt yapısının düzgün olduğu , zeminde şap uygulamasının yapıldığı hususlarında beyanda bulunması ve bu doğrultuda bilgi vermesine rağmen; işletmenin bulunduğu yere değişiklikler yapmak üzere davalı tarafından ustalar götürüldüğünde, davacının verdiği bilgi ve beyanların aksine şapın zemine dökülmediği ve zeminin şapsız olduğu, doğalgaz tesisatının hazır olmadığı ve elektrik alt yapısının tehlikeli olduğu gerçeği ile karşılaştığını, bu durumun uzman kişiler tarafından da tespit edildiğini, davacıya şapın zemine dökülmediği ve zeminin şapsız olduğu, doğalgaz tesisatının hazır olmadığı ve elektrik alt yapısının tehlikeli olduğunu iletip bu durumları önceden bilseydi devir sözleşmesini imzalamayacağını, davacı yanın kendisine aldatıcı bilgi vererek bir nevi kandırıldığını belirttiğini, davacının ise, ortak makul seviyede yapılacak tadilatlarla ikinci taksit bedelinden düşeceğini beyan ettiğini, davalının davacının ikinci taksitten düşeceğine ilişkin beyanına güvenerek tadilata başladığını, tadilat bitimine doğru ise davacının yine sözünden dönerek tadilat masraflarını karşılamayacağını beyan etmesi üzerine de davalının bu durumu kabul edemeyeceğini, anlaştıkları üzere ikinci taksitten düşeceğini yine davacı yana ilettiğini, bu durum üzerine, davalının uğradığı maddi zararın bir kısmı olan 22.000,00 TL tadilat masraflarının tazmini ve yukarıda davacı diğer eksik taahhütlerinin yerine getirilmesi adına ... yevmiye nolu, 22/05/2023 tarihli ihtarnameyi davacı yana bildirdiğini, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davalının davacı yana borcu bulunmaması nedeniyle davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkâr tazminatı talebinin esastan reddine, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava işletmenin devri sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi nitelik itibariyle alacak taleplerine ilişkindir. Eldeki dava 01.01.2019 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir. Dava ilk olarak ... esasında açılmış olup, mahkemece açılan davada görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın işletmenin devrinden kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.

Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış,

HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;

Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı, davalı ile arasındaki işletmenin devri sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsilini talep etmektedir. Davacının anılan talebi, kanunda düzenlenen alacak talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, ayrıca ilk davanın açıldığı (... Esas sayılı dava) tarih olan 26.04.2023 tarihi itibariyle de davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadığı, bu eksikliği dava dosyasının mahkememize intikal ettiği süreçte de ikmal etmediği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması,

TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kararları da bu yöndedir. (... sayılı kararı)

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,

2.Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına,

3.Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacıya iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde... istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 26/04/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog