Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/405
Karar No
K. 2024/690
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2018/405 Esas
KARAR NO: 2024/690
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/08/2015
KARAR TARİHİ: 25/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü tarafından açılan ihale kapsamında ...A.Ş.'nin yüklenici olduğu ve müvekkil şirketin alt yüklenici olduğu "Niğde -... -...Toprak İşleri Sanat Yapıları Üstyapı Köprü ve Çeşitli İşler Yapımı " işi ile ilgili olarak taşeron sözleşmesi imzaladığını davalı şirketin, maddi desteğe ihtiyacı olduğu bildirmesi üzerine davalıya sözleşme konusu işler için bir kısım çek ve nakit ödemeler yapıldığını, davalı şirketin sözleşmeden kaynaklı edimlerinin yerine getirmeyerek şantiyeyi haksız olarak terk ettiğini tüm bildirimlere rağmen işbaşı yapmadığını, davalı şirkete fazladan ödeme yapıldığını beyanla söz konusu ... Sultançiftliği Şubesi...çek nolu 15/10/2015 keşide tarihli 250.000 TL bedelli; ... Sultançiftliği Şubesi ... çek nolu 31/10/2015 keşide tarihli ve 250.000 TL bedelli iki adet çek ile ilgili olarak bu çeklerin bankaya ibrazında karşılığını ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve icra takibinde ihtiyati hacize vs. hiçbir icra işleminin konu edilmemesi açısından tedbir kararı verilmesini talep etmiş olmakla mahkememizce verilen 25/08/2015 tarihli tensip tutanağında davacının talebinin İİK. 72/2 maddesi gereğince %20 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin 28/08/2015 tarihli %20 teminat miktarı olan 100.000 TL 'lik teminat mektubunu mahkememize ibraz ettiği anlaşılmıştır. yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yüklenici davacı şirkete 234.831,77TL ödemesinin kaldığını, bunun iki katı bir alacaktan bahsetmiş olmasının şaşırtıcı olduğunu, müvekkilin özellikle Güneydoğu Bölgesinde yaşanan terör olayları nedeniyle baraj inşaatı işinden yalnız 3.5 Milyon TL zarara uğradığını, bu nedenle ticari yaşamına devam edebilmek için Diyarbakır ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden iflasın ertelenmesi talebinde bulunduğunu ve mahkemenin ihtiyati tedbir kararı verdiğini, müvekkili şirketin kimsenin tek kuruşunu haksız yere elde etme fikri ve amacının bulunmadığını beyanla davanın reddini, %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gerekli delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'ne müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ...’a ve...’a ...'a...ve Takasbank'a yazılan müzekkerelere yazılan müzekkere yanıtları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi kök raporları ve ek raporları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.

Mahkememiz dosyası ...Esas sayılı dosyasının davadaki ihtilaf asıl dosyadaki ihtilaftan farklı olmakla davaların yargılamasının birlikte yürütülmesi mümkün görünmediğinden görülen lüzum üzerine davanın tefrik edilerek 2018/405 Esaslı dosyasına tevzi olunmuştur. Ticaret hukuku alanında uzman Dr. Öğr. Üyesi ...ve Banka Hukuku alanında uzman ...tarafından hazırlanan 08/01/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"...

Gerek dava dosyası içeriği, taraflarca sunulan belgeler üzerinde yaptığımız inceleme ve değerlendirme sonuçları aşağıda arz edilmiştir.1. Davalı ...Ş.'nin 13.07.2020 tarih ve... refrans numaralı yazısında;“...numaralı çek O... A.Ş. 'e ait olup 02.11.2015, 04.11.2015,10.11.2015 tarihlerinde...İnşaat Otomotiv Bilgisayar Sist, ...Ltd. Şti. tarafından ibraz edilmiş ve yasaklı işlemi ile iade edilmiştir.” denildiği,Bankanın bu yazısından çekin...A.Ş.'ne tahsil amacıyla çek lehdarı tarafından en erken çekin takasa ilk kez ibraz edildiği 02.11.2015 tarihinde beyaz ciro ile ciro edildiği, ...A.Ş.'nin de çekin tahsiline aracılık ettiğinin anlaşıldığı,2. ... seri numaralı 31.10.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin bedelinin 18.01.2016 tarihinde, muhatap ...Sultançiftliği Şubesi tarafından ... Bilgisayar Sist. Özel Eğitim ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.'nin...A.Ş. Diyarbakır Şubesi nezdindeki ... İban numaralı hesabına “... seri nolu takas çeki” açıklaması ile ödendiği,Ödemenin yapıldığı hesabın...A.Ş. Diyarbakır Şubesi nezdindeki ... İban numaralı...İnşaat Otomotiv Bilgisayar Sist. Özel Eğitim ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait hesap olduğu,... A.Ş., tahsil ettiği bu çek bedelini,... Şti.'ne kullandırdığını iddia ettiği kredi borçlarından mahsup ettiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, mahkemenin ısrarlı tezkerelerine de bu konuda cevap vermediği,Buradan da yapılan cironun gizli tahsil cirosu olduğunun, ...A.Ş.'nin senet bedelini kendi adına fakat cirantası...İnşaat Otomotiv Bilgisayar Sist. Özel Eğitim ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. hesabına tahsil ettiğinin anlaşıldığı,3. Davacı...İş İnşaat Taahhüt A.Ş., çek lehdarı...İnşaat Otomotiv Bilgisayar Sist. Özel Eğitim ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı sahip olduğu kişisel defileri, tahsil cirosu ile hamil olan Davalı ...Ş.'ne karşı da ileri sürebileceği,Yine, çekin ibrazdan sonra temlik edildiği kabul edildiği takdirde de davacı...İş İnşaat Taahhüt A.Ş.'nin çek lehdarı...İnşaat Otomotiv Bilgisayar Sist. Özel Eğitim veTekstil San. Tic. Ltd. Şti.'ne karşı sahip olduğu kişisel defileri, temlik yoluyla malik olan Davalı ...Ş.'ne karşı da ileri sürebileceği,... İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi 15.11.2018 tarih, ... esas...karar sayılı ilamı ile;

... A.Ş.'nin ...Sultançiftliği Şubesi nezdindeki hesaba keşideli, ... seri numaralı 15.10.2015 keşide tarihli, 250.000,00 TL bedelli çekin tamamı ile ... Sultançiftliği Şubesi nezdindeki hesaba keşideli, ...seri numaralı 31.10.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin 212.315,19 TL'likkısmına ilişkin olmak üzere toplam 462.315,19 TL yönünden...İnşaat Otomotiv BilgisayarSist. Özel Eğitim ve Tekstil San, Tic. Ltd. Şti.'ne borçlu olmadığına karar verdiği,Verilen bu ilam ile...İş İnşaat Taahhüt A.Ş.'nin, huzurdaki davaya konu edilen... Sultançiftliği Şubesi nezdindeki hesaba keşideli,... seri numaralı 31.10.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çekin 212.3 15,19 TL'lik kısmı yönünden...Ltd. Şti'ne borçlu olmadığının tespit edildiği,Bu tespit hükmünün gizli tahsil cirosu yolu ile hamil olan...A.Ş.'ne karşıda etkili olacağı,...A.Ş.'nin...seri numaralı 31.10.2015 keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çek için;Kendi adına,... Ltd. Şti. hesabına...İş İnşaat Taahhüt A.Ş.'nden, 37.684,81 TL'lik kısmını talep edebileceği,5. Çek bedeli 250.000,00 TL...A.Ş.'ne 18.01.2016 tarihinde ödenmiş olmakla 18.01.2016 tarihi itibariyle alacak tutarının 38.541,24 TL olarak hesaplandığı,Bu tutara icra masrafları eklendiğinde toplam tutarın 44.207,58 TL olacağı,...A.Ş. nezdinde bu çek için ödenmiş toplam 289.310,20 TL olmakla... A.Ş.'nin iade etmesi gereken tutarın 245.102,62 TL olarak hesaplandığı,Davacının bu tutarın iade edilmesi gereken 18.01.2016 tarihinden itibaren ticariyasal faiz isteyebileceği, dava dilekçesinde 17.02.2016 tarihinden itibaren ticari faiz istenmişolmakla talep ile bağlı olunacağı,Ayrık görüşte heyet üyesi değerlendirmesine göre ise, dosyanın mevcut durumu itibariyle senedi temlik cirosu yolu ile devralan bankaya karşı temel ilişkiye dayanan şahsi defilerin ileri sürülemyeceği ve fakat temel ilişkinin taraflarından istirdatı söz konuşu olabileceği,Yönündeki tespitlerimizi mesetenin hukuki tavsifi ve takdiri 6100 sayılıHMK'nın266/c.2 hükmü gereği tamamen ve münhasıran yüce Mahkemeye ait olmak kaydı ile Sayın Mahkemenin takdirlerine saygılarımızla arzederiz. 08.01.2021..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Ticaret Hukuka alanında uzman bilirkişi ..., Mali Müşavir ...ve Banka Hukuku Alanında Uzman ... tarafından hazırlanan 03/07/2023 tarihinde hazırlanan bilirkişi heyet raporundan özetle;"...kapsamındaki değerlendirmeleri ile sınırlı olarak delillerin nitelendirilmesi ve hukuki takdiri tümüyle mahkemeye ait olmak üzere;

1.Uyuşmazlık konusu ... no’lu, 31.10.2015 vadeli ve 250.000,00-TL tutarlı, keşidecisi ... A.Ş. olan çekin, dava dışı...Ltd.Şti. emrine düzenlendiği;

2....Ltd.Şti.’nin...A.Ş.’nin Diyarbakır Şubesi ile 06.05.2013 tarihinde imzalanan GKS ile başlayan kredi ilişkisinin bulunduğu;

3....no’lu, 31.10.2015 vadeli ve 250.000,00-TL tutarlı çekin, 27.05.2015 tarihli Çek Tevdi Bordrosu ile...A.Ş. Diyarbakır Şubesi’ne teslim edildiği, teslime ilişkin cironun ‘tahsil içindir’ veya bu anlama gelen bir ibareyi içermemesi nedeniyle temlik cirosu olduğu;

4.... A.Ş. tarafından çek lehdarı...Ltd.Şti. aleyhine İstanbul ...ATM’de açılan dava da, uyuşmazlığa konu 250.000,00-TL bedelli çekin 212.315,19-TL’lık kısmına ilişkin olmak üzere...A.Ş.’nin...Ltd.Şti.’ne borçlu olmadığına karar verildiği;

5.Öğreti ve uygulamada, poliçeye ilişkin hangi hükümlerin çekler açısından uygulanacağını düzenleyen TTK 818’de tahsil ve temlik cirosundan farklı olarak rehin cirosunu düzenleyen TTK 689’a atıfta bulunulmaması nedeniyle çekin rehin cirosu ile devredilemeyeceğinin kabul edildiği; öğretide azınlıkta olmakla birlikte çekin üzerine ileri tarihler konularak kredi aracı olarak kullanılması nedeniyle rehin konusu olabileceğinin de savunulduğu;

6.Uyuşmazlık konusu çekin, ... A.Ş. Diyarbakır Şubesi tarafından ibraz süresi içinde üç ayrı gün ‘takasa’ sokulması sürecinde, çekin elektronik ortamda sorgulanmasına ilişkin kodlarının sisteme aktarılması dışında, çekin fiziken ibraz edilmesinin gerekmediği;

7.Davacı vekilinin 11.05.2022 tarihli dilekçesi ekinde sunulan 02.11.2015 tarihli ibraza ilişkin çek görüntüsünde -...A.Ş. tarafından teyit edilmemekle birlikte- çekin arka tarafında bulunduğu görülen... cirosundan sonra ciro olmadığı, ...A.Ş. Diyarbakır Şubesi’nin bu tarihten sonra 04.11.2015 tarihli ibrazda...cirosunun ‘eklendiği’ seçeneğinin doğru olmasının, çekin 27.05.2015 tarihli Çek Tevdi Bordrosu ile bankaya ciro edilerek teslim edildiği gerçeğini değiştirmediği;

8.Çek Tevdi Bordrosu’nun düzenlendiği 27.05.2015 tarihinde, keşideci...A.Ş. ile çek lehdarı...Ltd.Şti arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, ... A.Ş. tarafından ...’e, hakedişinin üzerinde verilen ileri vadeli çekle, aslında ...A.Ş.’nin ...’e bu çeki kullanarak nakit olanak yaratma imkanı verdiği, Çek Tevdi Bordrosu ile çekin bankaya tesliminin bu kapsamda kredi temini amaçlı olabileceği, çekin davalı bankaya teslim edildiği tarih dikkate alındığında davalı borçlunun bile bile borçlu zararına hareket ettiğinin tespit edilemediği; ..." şeklinde görüş bildirmişlerdir.

Mali Müşavir ... ve Banka Hukuku Alanında Uzman ...tarafından hazırlanan 05/02/2024 tarihinde hazırlanan bilirkişi heyet ek raporundan özetle;"... Yukarıda açıklanan ve her bir bilirkişinin kendi uzmanlık alanı kapsamında, görevlendirme sınırları içinde yapılan açıklamaların, delillerin nitelendirilmesi ve hukuki takdiri tümüyle mahkemeye ait olmak üzere;

1.Banka tarafından dava dışı...firmasına; - 03.07.2014 ilk ödeme tarihli, ... referanslı, 575.000,00-TL tutarlı, 24 ay vadeli taksitli kredi, - 17.04.2015 ilk ödeme tarihli,... referanslı, 150.000,00-TL tutarlı, 18 ay vadeli taksitli kredi, - 12.11.2015 kullandırım ve 12.02.2016 ilk ödeme tarihli, ... referanslı,

1.910.000,00-TL tutarlı, 24 ay vadeli taksitli kredi, - 02.06.2017 ilk ödeme tarihli, ... referanslı, 310.000,00-TL tutarlı, 21 ay vadeli taksitli kredi, kullandırıldığı; Kredi Taksit tablolarına göre, ... no’lu, 31.10.2015 vadeli ve 250.000,00-TL tutarlı çekin ‘Çek Tevdi Bordrosu’nun düzenlendiği 27.05.2015 tarihinde; - 03.07.2014 ilk ödeme tarihli,... referanslı, 575.000,00-TL tutarlı, kredinin (kalan 11 taksiti bulunmakta ve ) bakiyesi 258.784,21-TL, - 17.04.2015 ilk ödeme tarihli, ... referanslı, 150.000,00-TL tutarlı kredinin (kalan 14 taksiti bulunmakta ve ) bakiyesi 111.121,23-TL , olmak üzere toplam 369.905,44-TL kredi riski görüldüğü,

2.Uyuşmazlık konusu ... no’lu, 31.10.2015 vadeli ve 250.000,00-TL tutarlı çekin,banka tarafından kullandırılan ve kullandırılacak kredilerin teminatına alınan çeklerden olduğu,

3.Banka şubesinden temin edilen ‘Bloke Edilen Çek-Senetlere’ ilişkin... no’lu hesap ekstresinde uyuşmazlık konusu ... seri no’lu,

31.10.2015 vadeli ve 250.000,00-TL tutarlı çeke rastlanmadığı, bunun davacının ‘teminat ibaresinin’ sonradan eklendiği iddiasına ve çekin ‘tahsil’ amaçlı teslim edildiğine güç verdiği,

4.03.07.2023 tarihli Kök Rapora üstte yer alan açıklamalar dışında ekleyecek ya da değiştirecek bir husus görülemediği, Tespit ve görüşlerini, mahkemenizin takdir ve değerlendirmelerine saygı ile sunarız. ..."şeklinde görüş bildirmişlerdir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacının ...Sultançiftliği Şubesi ... çek nolu 31/10/2015 keşide tarihli ve 250.000 TL bedelli çekten dolayı davalıya yapılan 289.310,20 TL ödemenin 17/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile istirdatı isteminden ibarettir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2023/11-589 Esas 2024/212 Kararında özetle " Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; birleşen davada...Bankası A.Ş'ye ait 0012038 seri numaralı 07.10.2015 keşide tarihli 150.000,00 TL bedelli çekin davalı ... A.Ş'ye temlik cirosuyla mı, yoksa gizli (örtülü) rehin cirosuyla mı devredildiği; buradan varılacak sonuca göre davalı... A.Ş'nin meşru hamil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

10.Teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda, senedin mülkiyeti ile birlikte senet içerisine yerleşmiş olan alacak hakkı da devredilmektedir. Görünüşte temlik cirosu şeklinde yapılması sebebiyle, teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda kazanılan hak, alacağa bağlı fer’î bir hak değil, alacağın kendisidir. Oysa rehin hakkı fer’î nitelikte bir hak olduğundan senedi rehin cirosu ile devralan hamil, senet içerisine yerleşmiş olan hakkı değil, bu hak üzerinde bir rehin hakkını iktisap etmektedir.

11.İnançlı işlemlerde inanç konusu eşyanın mülkiyeti inanılana geçtiği için inanılan, dış ilişkide inanç konusu üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilmektedir. Örneğin inanılan inanç konusunu başkasına devredebileceği gibi üzerinde sınırlı bir aynı hak da kurabilir. Bu sebeple teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile kambiyo senedini iktisap eden hamil, temlik, tahsil ya da rehin cirolarından herhangi birini yapabilir. Çünkü burada senedin üçüncü kişilere devrinde bir sınırlandırma bulunmamaktadır. Rehin cirosunda ise rehin cirosu ile senedi iktisap eden hamil, senedin mülkiyetini kazanamamaktadır. Rehin cirosu ile kambiyo senedini iktisap eden hamil, sadece rehin hakkı sahibi olarak kambiyo senedinin fer’î zilyedi olmaktadır. Kimse sahip olduğundan fazlasını devredemez ilkesinden hareketle senedi rehin cirosu ile iktisap eden hamil, temlik cirosu ile senedi devredemez. Ayrıca hamilin tekrar bir rehin cirosu yapması da mümkün değildir (6102 sayılı Kanun, m. 689/1). Öte yandan teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile senedi iktisap eden hamil, senedin mülkiyetine sahip olduğundan kendi cirantası dahil senette kendisine karşı borçlu olan bütün kişilere kambiyo hukuku hükümlerine göre başvurma hakkına sahip olurken; senedi rehin cirosu ile iktisap eden hamil, kendi cirantası dışında kalan senet borçlularına kambiyo hukuku hükümlerine göre başvuru hakkı bulunmaktadır.

12.Yukarıda da belirtildiği üzere rehin cirosu, poliçeye ilişkin hükümler kapsamında 6102 sayılı Kanun'un 689 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Bononun niteliğine aykırı düşmemek koşuluyla uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde aynı Kanun'un 689 uncu maddesine atıfta bulunulduğu için bononun da rehin cirosuyla devri mümkündür. Buna karşılık çeke uygulanacak poliçe hükümlerinin sayıldığı 6102 sayılı Kanun'un 818 inci maddesinde aynı Kanun'un 689 uncu maddesine atıfta bulunulmadığı için çekte rehin cirosu mümkün değildir. Bunun en önemli nedeni görüldüğünde ödenmesi gereken ve kısa ibraz sürelerine tâbi olan çekin bir ödeme aracı olmasıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2021 tarihli ve 2017/(19)11-831 Esas, 2021/1622 Karar sayılı kararı).

13.Görüldüğü üzere çekte açık veya gizli (örtülü) rehin cirosu geçersizdir. Buna karşılık diğer kambiyo senetlerinde olduğu gibi çekte de teminat amacıyla inançlı temlik cirosu yapılabilir. Bu itibarla her ikisi de görünüşte temlik cirosu olarak yapıldığından bu cironun teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu yoksa gizli (örtülü) rehin cirosu mu olarak nitelendirileceği önemli bir husustur. Başka bir deyişle görünüşte temlik cirosu şeklinde olan bir cironun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğunu tespit etmek, ekonomik işlevleri aynı olmakla birlikte özellikle çeklerde bu ciroların hukuki sonuçlarının çok farklı olması göz önüne alındığında büyük önem taşıdığı ortadadır. Gerçekten de çeklerde yapılan cironun gizli (örtülü) rehin cirosu kabul edilmesi hâlinde ciro geçersiz olurken; teminat amacıyla inançlı temlik cirosu olarak kabul edilmesi hâlinde ise geçerli bir cironun varlığından söz edilecektir.

14.Hemen belirtilmelidir ki tereddüt bulunması hâlinde her ikisi de teminat vermek amacıyla yapılan ve birbiriyle karıştırılma ihtimali yüksek olan bu iki tür ciroyu birbirinden ayırmak için tarafların iradesine bakılmalıdır.

Bu kapsamda tarafların kambiyo sözleşmesinde veya ellerinde bulunan belgelerde veyahut da mahkemeye sundukları iddia ve savunmalarda ciroya ilişkin "teminat", "temlik", "rehin" gibi ifadelerin kullanılması yapılan cironun, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ya da gizli (örtülü) rehin cirosunun ispatı için tek başına yeterli olmamalıdır. Başka bir deyişle tarafların kullandığı "rehin" ve "teminat" sözcüklerinde gizli (örtülü) rehin cirosunun, "temlik" sözcüğünden ise teminat amaçlı inançlı temlik cirosunun varlığı sonucu çıkarılmamalıdır.

Bu kapsamda bankaların kredi müşterileri ile düzenledikleri çek tevdi bordroları da tek başına çekin rehin cirosu olduğunu göstermemektedir. Zira 6098 sayılı Kanun'un 19/1 maddesi gereğince; bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Gerçekten de uygulamada çoğu zaman yapılan ciroya ilişkin terimlerin seçiminde özen gösterilmemekte ve bu terimler yanlışlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilmektedir.

15.Dolayısıyla görünüşte temlik cirosu şeklinde olan bir cironun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğunu tespit etmek için tarafların iradeleri tespit edilmeli, özellikle devralan hamile senedin mülkiyetinin devredilip devredilmediği, dolayısıyla hamilin dış ilişkide senede ilişkin her türlü tasarruf işlemini yapmaya hakkı olup olmadığı belirlenmelidir.

Bu kapsamda tarafların kambiyo sözleşmesinde veya ellerinde bulunan belgelerde veyahut da mahkemeye sundukları iddia ve savunmalarda ciroya ilişkin kullandıkları ifadeler ile birlikte, tarafların daha önceki ilişkilerinde seçtiği teminat türü, ticari defter kayıtları, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) kullanılan mutad deyimler dikkate alınarak, güven ilkesi gereğince tarafların beyanları yorumlanarak ortak irade tespit edilmelidir.

16.Çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğu hususunun tam olarak belirlenememesi hâlinde, sırf rehinde borçlunun durumunun daha avantajlı olduğu hususuna bakılarak değil, uygulamada (özellikle bankacılık uygulamasında) hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek karara varmak gerekir. Örneğin kambiyo senedi üzerinde tam bir hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilebilmesi sebebiyle bankalar tarafından kredi işlemlerinde, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu tercih edilmektedir. Dolayısıyla bankacılık uygulaması kapsamında taraflar arasında yapılan teminat işleminin rehin mi yoksa inançlı temlik mi olduğu hususunda ihtilaf çıkması hâlinde, inançlı temlik lehine fiili bir karine bulunmaktadır (Fahrettin Aral, "Topyekün Temlik", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 42/1, 1992, s. 98).

17.Çekte rehin cirosu geçersiz olduğundan bir çeki rehin cirosuyla devralan kişinin yetkili hamil olmadığı hususu düzenleyen tarafından mutlak def'i kapsamında ileri sürülebilecek bir konudur. Ancak teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda devreden (inanan) ile devralan (inanılan) arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususu, inanç anlaşmasının taraflarını ilgilendirdiğinden düzenleyen tarafından hamile karşı ileri sürülemez. Başka bir deyişle teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda senet borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına konu teminat hususuna dayanamaz. Zira teminat amacıyla inançlı temlik cirosunda inanç anlaşması sadece devreden ve devralanın dayanabileceği bir kişisel def'idir ve hatta senet borçlusu devreden ile olan kişisel def'ilerini devralana karşı ileri süremez. Gerçekten de çekler için de uygulanacak olan 6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmünü haizdir. Buna göre düzenleyen, lehtar tarafından teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredilen çeke ilişkin olarak lehtar ile olan kişisel def'ilerini iyiniyetli hamile karşı ileri süremeyeceği gibi cironun tarafları arasındaki inanç sözleşmesine konu teminat hususuna da menfi tespit davasında dayanamayacaktır.

18.

Bu kapsamda senet borçlusu, devreden ile devralan arasındaki teminata ilişkin inanç anlaşmasına dayanamasa da görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli (örtülü) rehin cirosu olduğunu iddia edebilir. Bu durumda bir çekte görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli (örtülü) rehin cirosu olduğunu ispat yükü bu hususu iddia eden tarafa aittir (6100 sayılı Kanun, md. 190/1). Bu durum, çekin ödeme aracı olması dolayısıyla ödeme amacıyla verildiğinin karine olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Gerçekten de bu karine adi karine olduğundan çekin ödeme amacı dışında örneğin bir borç için rehin olarak verildiğini ileri süren borçlu, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

22.Yukarıda da bahsedildiği üzere çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğu hususunun tam olarak belirlenememesi hâlinde uygulamada genellikle hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek karara varmak gerekir. Bankacılık uygulamasında da kambiyo senedi üzerinde tam bir hak sağlaması ve alacağın rehne göre daha kolay elde edilmesi sebebiyle teminat amacıyla inançlı temlik cirosu tercih edilmektedir. Dolayısıyla dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden dava konusu çekin de gizli (örtülü) rehin cirosuyla değil, teminat amacıyla inançlı temlik cirosu ile devredildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu çekin çek tevdi bordrosu ile dava dışı... A.Ş'nin kredi borcuna teminat olarak alınmasının tek başına rehin cirosuna meydan vermeyeceği gözetildiğinde davalı ... A.Ş'nin dava konusu çeki teminat amacıyla inançlı temlik cirosuyla devralarak meşru hamil olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacının (düzenleyenin) cironun tarafları arasındaki inanç anlaşmasına konu olan teminat hususunu da eldeki davada ileri sürmesine imkân bulunmamaktadır.

23.O hâlde çekin görünüşte temlik cirosu ile devredilmesine rağmen taraflar arasındaki özel anlaşmalara göre rehin cirosuyla devredildiğine ilişkin iddianın da davacı tarafından ispatlanamadığı, dolayısıyla çeki inançlı temlik cirosu ile alan davalı ...A.Ş’nin meşru hamil olduğu gerekçesiyle verilen direnme kararı usul ve yasaya uygundur.

24.Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; bir çekin teminat amacıyla verilmesi hâlinde görünüşteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olduğu, çekte gizli rehin cirosu geçerli olmadığından çeki devralan davalı bankanın meşru hamil olamayacağı, Özel Daire bozma kararında belirtildiği üzere dava konusu çekteki temlik cirosunun esasında gizli rehin cirosu olup olmadığının araştırılması gerektiği, zira uygulamada genellikle bankaların müşterilerinden kredi borcu nedeniyle kambiyo senetlerini teminat olarak aldıkları, dolayısıyla Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı direnme kararının bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de; bu görüş yukarıda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir." şeklinde karar verilmiştir.

Dava konusu çek incelendiğinde ;... Sultançiftliği Şubesi ... çek nolu keşidecisi ...A.Ş , keşide tarihi 31/10/2015 olan 250.000 TL bedelli çekin dava dışı ... Ltd. Şti. emrine düzenlendiği ve 27/05/2015 tarihli çek tevdii bordrosu ile...A.Ş. Diyarbakır Şubesine teslim edildiği görülmüştür.

Huzurdaki davada taraf dilekçelerinin incelenmesi sonucu uyuşmazlığın; davacı tarafından dava konusu çek bedelinin davalı ...'a hukuka uygun ve geçerli bir sebeple ödenip ödenmediği, dava dışı ...Şirketine davalı banka tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı banka ile dava dışı DBM'nin ilişkisinin kapsamının tespiti, çekteki cironun hukuki niteliğinin ne olduğu , çekteki teminat ibaresinin ne anlama geldiği, tarafların ileri sürebileceği def'ilerin neler olduğu, davacının ödediği bedelin istirdatında haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.

Mahkememizce daha önce dava kapsamında bilirkişi raporlarının alındığı ancak raporların incelenmesinde hükme elverişli olmadığı tespit edilmiştir bu nedenle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi açısından banka kayıtlarında inceleme yapılması suretiyle ticaret Hukuka alanında uzman bilirkişi Doç. Dr. ..., Mali Müşavir... ve Banka Hukuku Alanında Uzman... tarafından hazırlanan 03/07/2023 tarihli kök ve 05/02/2024 tarihli ek rapor dosyamız arasına alınmıştır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ışığında somut olay incelendiğinde; uyuşmazlık konusu ... no’lu, 31.10.2015 vadeli ve 250.000,00-TL tutarlı, keşidecisi ... A.Ş. olan çekin, dava dışı ... Ltd.Şti. emrine düzenlendiği ve dava dışı ... Ltd.Şti.’nin...A.Ş.’nin Diyarbakır Şubesi ile 06.05.2013 tarihinde imzalanan GKS ile başlayan kredi ilişkisinin bulunduğu akabinde 27/05/2015 tarihli çek tevdii bordrosu ile çekin ... A.Ş. Diyarbakır Şubesine teslim edildiği, teslime ilişkin ciroda "tahsil içindir" ya da bu anlama gelecek bir ibarenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Olaya uygulanacak TTK 818.maddesinin atıfta bulunduğu TTK 689. maddesinde çekin rehin cirosu ile devredilemeyeceğinin düzenlendiği görülmüştür. Anılan ilgili HGK'da ise çek üzerine yapılan görünüşte temlik cirosunun gizli (örtülü) rehin cirosu mu yoksa teminat amacıyla inançlı temlik cirosu mu olduğu hususunun tam olarak belirlenememesi hâlinde uygulamada genellikle hangi işlemin tercih edilmekte olduğuna ağırlık verilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği belirtilmiştir.

Mahkememizce yapılan incelemelerde dava konusu çekin, çek tevdii bordrosu ile davalıya devrinin yapıldığı aşamada davacı keşideci ile çeki davalıya cirolayan dava dışı lehtar ... arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı,davacı keşideci tarafından verilen ileri tarihli vade ile davalıya nakit yaratma imkanının verildiği, çekin de dava dışı lehtar...tarafından davalıya cirolandığı tespit edilmiştir. Davalının ve diğer bankaların genel bankacılık uygulamasında bu gibi durumlarda çeklerin inançlı temlik cirosu ile devralındığı, doktrinde ve ilgili yüksek yargı kararlarında da gelişen uygulamanın çeklerdeki bu ciroların temlik cirosu olduğuna filli karine olarak kabul edildiği görülmüştür. Somut olayda da davacı çekin rehin cirosu ile davalıya teslim olgusunu ve çeke "teminat" ibaresinin sonradan yazıldığını ispat edememiştir. Her ne kadar alınan son ek raporda teminat ibaresinin sonradan yazıldığının kabul edilebileceği belirtilse de bu husus bilirkişilerin varsayımından öteye gitmemiştir. Tüm bu nedenlerle uyuşmazlığa konu çekte davalı lehine bulunan cironun, teminat amacıyla yapılan inançlı temlik cirosu olduğu , davalının çekin yasal hamili olduğu dolayısıyla çeke malik olduğu bu nedenle de davacının dava dışı lehtara karşı ileri sürebileceği bedelsizlik iddiasını davalıya karşı ileri sürülemeyeceği mahkememizce benimsenmiştir. Açıklanan nedenlerle mahkememizce alınan hükme elverişli 03/07/2023 tarihli önceki bilirkişi raporları da irdelenerek hazırlanan kök rapor esas alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,

2.Alınması gerekli 427,60 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.940,70 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatan ‭4.513,710 -TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafça yapılan 9.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6.Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 46.289,00-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/10/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog