10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/9607 E. , 2024/9692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 25.07.1995-05.06.2001 arası vergi mükellefi olduğunu, ancak Kurumca vergi mükellefi olduğu dönemin emeklilik hizmetlerinden kabul edilmediğini, Bağ-Kur primi yatırmamış olsa bile borçlandırma yapılması ve bu sürelerin emekliliğe esas alınması gerektiğini ileri sürerek, davacının 25.07.1995-05.06.2001 dönemi vergi kaydının bulunduğu tarih aralığı için Bağ-Kur borçlanması yaptırılmasını, borcun ödenmesi sonucu emekliliğinin hesaplanmasını ve Kurumca iptal edilen emeklilik hakkının tarafına geri verilmesine karar verilmesini istemiş; 22.01.2020 tarihli ön inceleme duruşmasındaki imzalı beyanında; dava dilekçemi tekrar ederim, davalı ile sulh olmadık ara bulucu istemiyoruz, benim talebim Kurumun iptal ettiği hizmetlerle ilgili değildir, ben iptal edilen hizmetler ya da kontrol kaydı konulan (iptal edilen ... kontrol kaydı konulan ... Koca) iş yerlerindeki hizmetler dikkate alınmaksızın, vergi kaydının bulunduğu dönem Bağ-Kur'lu olduğumun tespitini istiyorum, ayrıca geçerli olan diğer hizmetlerle Bağ-Kur'lu sayılmam halinde 05.10.2015 tarihli başvuruma göre aylık bağlanması gerektiğinin tespitini istiyorum, şeklinde ifade de bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2021 tarih ve 2019/169 E.-2021/9 K. sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı asil, 25.07.1995-04.10.2000 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğunu, bu dönemlerde Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına rağmen aylık bağlama talebinin reddedildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının 25.07.1995-04.10.2000 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı sayılmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, Mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarih ve 2021/414 E.-2022/1406 K. sayılı kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Dairemizin 17.01.2023 tarih ve 2022/13095 E.-2023/403 K. sayılı kararı ile Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının vergi mükellefi olduğu 25.07.1995 ile Kurumca Bağ-Kur'lu sayıldığı 04.10.2000 tarihine kadar geçen dönem de 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine dair kurulan hüküm yerinde ise de bu dönem ile ilgili prim ödemesi bulunmadığından aylık bağlanması talebinin mevcut süreleri yeterli olmadığından reddine karar verilmesinin hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu belirtilerek, yapılacak işin; geçerliliğine karar verilen 25.07.1995-04.10.2000 tarihleri arasında sürelerine ilişkin olarak, Kuruma müzekkere yazılarak anılan dönem yönünden belirlenecek prim borcu sorulmalı, devamında ödenmesi için davacıya mehil verilmeli, ödeme yapılması halinde takip eden ay başından itibaren aylık bağlanabileceği gözetilerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2024 tarih ve 2023/343 E.-2024/128 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, davacının 01.07.2020’den itibaren SSK’dan yaşlılık aylığı almaya başladığının Kurumca bildirildiği, davacının duruşmada Yargıtay kararı gereği beyanı sorulduğunda Bağ-Kur’lu sayıldığı 25.07.1995-04.10.2000 dönemi için Kurumca hesaplanacak prim borcunu ödemeyeceğini prim borcunun belirlenmesi yada bu konuda kendisine süre verilmesine gerek olmadığını imzalı beyanı ile belirttiğinden, bu beyan karşılığında davacıya herhangi bir süre verilmesine gerek görülmeyerek, bu durumda Bağ-Kur'lu sayıldığı dönem için prim ödemeksizin aylığa hak kazanamayacağı anlaşıldığından bu konudaki talebi reddedilerek, Davacının davasının kısmen kabulüne, Vergi mükellefi olduğu 25.07.1995 ile Kurumca Bağ-Kur'lu sayıldığı 04.10.2000 tarihine kadar geçen dönem 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerektiğinin tespitine, Bu dönem ile ilgili prim ödemesi bulunmadığından ve davacının bu dönem ile ilgili prim ödemeyeceğini belirtmesi sebebiyle aylık bağlanması talebinin mevcut süreleri yeterli olmadığından reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili, dosya kapsamında davacının 25.07.1995-04.10.2000 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına yönelik hiç bir somut delilin bulunmadığı, dosyada dinlenen tanıkların bu kadar eski bir tarihi net şekilde hatırlamalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kararın hatalı verildiğini belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemi ile aylık bağlanmasına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24 ve 25 inci maddeleri, geçici 18 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı SGK Başkanlığı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.