Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/212
Karar No
K. 2020/678
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

ANTALYA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2018/212 Esas
KARAR NO: 2020/678
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/04/2018
KARAR TARİHİ: 22/12/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ... Bankası A.Ş. ... Şubesinin alacaklısı olduğu ve davalının da borçlu sıfatı ile yer aldığı Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasında temlik alacaklısı olduğunu, davalının, diğer borçlularla birlikte aleyhine Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takip dosyasında adına çıkartılan ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ve itirazının süresinde yapıldığını, takibe ıttıla tarihinin ... tarihi olduğunun tespiti için Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde ... K.sayılı dosyasına şikayet davası açtığını, davanın kabulle sonuçlandığını, bu dava ile davalı-borçlunun ... tarihli borca itirazının kabul edildiğini, borçlunun ... tarihli dilekçesi ile haczin kaldırılmasını talep ettiğini,icra müdürlüğünce bu talebi ... tarihli kararı ile ihtiyati haczin devam ettiği gerekçesi ile reddedildiğini, davalı-borçlunun yetkiye ve borca itirazı haksız ve kötü niyetli olduğunu, itiraza konu borcun ,dava dışı ... Bankası ... Şubesi ile ... Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesine,davalı-borçlu ...'in murisi babası ...'ün de müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imza koyması ve ölümü ile de mirasçısı olmasından kaynaklanmakta olduğunu, mirasçının mirası reddetmediği sürece murisin hem alacaklarına ve hem de borçlarına mirasçı olduğunu belirterek davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, itirazı haksız ve kötü niyetli olmakla,İİK.nun 67/2 maddesi hükmüne göre hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.

Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ödeme emrinin tebligatının usulsüzlüğünü tespiti için şikayet davası açtıklarını, yargılama sonucu tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile öğrenme tarihinin ... tarihi olarak kabul edildiğini, kararın takip alacaklısı olan ... Bankasına tebliğ edildiğini, ... tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu karar alacaklının taraf olduğu ... tarihli mahkeme ilamına dayandığından dava açma süresinin geçtiğini, eldeki davanın süreden reddedilmesi gerektiğini, ayrıca talep edilen alacak ... tarihli sözleşmeye dayandığından 10 yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu, borcun banka ile müvekkilinin murisi ...'ün kefaleti ile ... Ltd. Şti.'ye kullandırılan 1995 tarihli krediden kaynaklandığını, murisin ... tarihinde vefat ettiğini, murisin ölümünden yaklaşık 3 yıl sonra hesabın kat edilerek müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, ölüm tarihi itibariyle murisin kefaleti bulunan krediden kaynaklı borç olmadığını, hepsinin ödendiğini, bankanın asıl borçlu şirkete yeniden kullandırdığı krediden murisin ve müvekkilinin sorumlu olmadığını, benzer mahiyette ...'ın başlattığı takiple ilgili olarak, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada da borcun ölüm tarihi ile sona erdiği dayanak kredi borcunun kefilin ölümünden sonra ki tarihte doğduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, onanarak kesinleştiğini belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir, DELİLLER VE GEREKÇE :

Davalı vekili tarafından emsal bilirkişi raporları ve mahkeme kararları, yargıtay kararı delil olarak sunulmuş, mahkememizce takip dosyası getirtilmiş, alacaklı bankadan genel kredi sözleşmesi, hesap hareketleri, ödeme planı istenmiş, celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.

Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; ... Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından aralarında davalının da olduğu birden fazla kişi aleyhine ferileriyle birlikte toplam ...-TL'nin tahsili için örnek No: 7 ile ilamsız takibe girişildiği ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun yetkiye borca ve ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde yapılmadığı gerekçesi ile itirazın reddedildiği, davalı vekilinin tebligatın usulsüzlüğüyle ilgili itiraz davası açtığı, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin tarih ... esas ... karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verilerek öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olduğunun kabulü ile buna göre işlem yapılmasına karar verildiği, icra müdürülüğünce ... tarihinde davalı borçlu yönünden takibin durdurulduğu, ... tarihinde takip alacaklısı bankanın, takip alacağını davacıya temlik ettiği, dosyanın bir süre işlemsiz bırakıldıktan sonra yenilendiği, temlik alacaklısının talebi üzerine ... tarihli kararla borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğine karar verildiği, eldeki davanın ... tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İtiraz dilekçesi alacaklıya tebliğ edilmeden 1 yıllık hak düşürücü süre başlamayacağından, davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Tarafların karşılıklı dilekçelerinde borcun, asıl borçlunun ... Ltd. Şti. olduğu kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı belirtilmekle birlikte takip dosyası içerisinde takibe dayanak yapılan sözleşmenin asıl borçlusunun ... olduğu görülmüş olup, bu konuda ön inceleme duruşmasında tarafların beyanları alındıktan sonra davacı vekilinin sunduğu ... tarihli beyan dilekçesinden sonra takip konusu borcun ... ile imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmış, deliler buna göre toplanmıştır. Sözleşmenin 86. Maddesinde Antalya mahkemeleri ve icra müdürlükleri yetkili kılındığından,

HMK'nın 17. Maddesi uyarınca davalının icra müdürlüğünün yetkisine yaptığı itiraz reddedilmiştir.

Tüm deliller toplandıktan sonra bankacı bilirkişiden rapor aldırılmıştır. ... tarihli raporda özetle; muris kefil ...'ün dava dışı asıl borçlu muris ...'ün kredilerine ... tarihli sözleşme kapsamında ....-TL sözleşme limiti dahilinde müşterek ve müteselsil kefil olduğu, davacının, asıl borçluya kullandırılan cari hesap kredisinden kaynaklanan ve bankaca ... tarihinde kat edilerek başlattığı ilamsız takip dosyasındaki borcu ödeyip alacağı temlik aldığı, müteveffa kefil ...'ün ... ölüm tarihinde bankanın sözleşmeden kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için borçlu cari hesap kredisinin ilk açılış tarihinden takip hesaplarına devir tarihine kadarki hesap özeti ile krediye uygulanan akdi faiz oranının dosyaya sunulmasının gerektiği mütala edilmiştir.

Ön rapor doğrultusunda krediyi kullandıran bankadan ön raporda belirtilen evraklar temin edilmiş, ek rapor için dosya yeniden bilirkişiye verilmiştir.

Bilirkişi tarafından sunulan ek raporda; takip konusu cari hesap kredisinin ... tarihinde yıllık %26 akdi faiz oranı ile ...-TL limitle açılarak kullandırıldığı, muris ...'ün ... tarihinde vefat ettiği, dolayısıyla bu kredinin murisin ölümünden sonra açılarak asıl borçluya kullandırıldığı ve takip konusu yapıldığı belirtilmiştir.

Yargıtay 19. HD'nin 13/12/1994 tarih 1994/367E - 1994/12458K sayılı içtihadında "Kefalet borcu da anılan yasa hükmüne göre kefilin ölüm tarihi itibariyle , mirasçılara intikal edeceğinden, mirasçılar kefilin ölüm tarihindeki borcundan sorumlu olurlar. Aksi durumun kabulü, yani mirasçıların hesabın kat edildiği tarihe kadar ki borçtan sorumlu tutulması, miras hukukundaki külli halefiyet ve kendiliğinden iktisap prensibiyle kefaletin kişisel teminat olma prensibine de aykırı bulunmaktadır." demektedir.

Somut olayda, alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu kredi borcunun, muris kefil ...'ün ölümünden sonra kullandırılan krediden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kefilin ölüm tarihinde sorumlu tutulabileceği bir borç olmadığından, davacı mirasçının da herhangi bir sorumluluğu yoktur. (Muris ...'ün kefil olduğu başka bir genel kredi sözleşmesinden kaynaklı takip dosyasında, benzer gerekçe ile itirazın iptali talebini reddeden yerel mahkeme kararı, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.) Yukarıdaki içtihat gereği davanın reddine karar vermek gerekmiş, davacı takipten sonra alacağı temlik aldığından ve bu nedenle takibi başlatmakta kötüniyetli olmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebi reddedilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın reddine,

2.Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,

3.Alınması gerekli ... TL harcın peşin alınan ...TL harçtan mahsubu ile bakiye ...- TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/12/2020 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.17
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog