Esas No
E. 2021/1373
Karar No
K. 2024/1637
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1373

KARAR NO: 2024/1637

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:08/04/2021

NUMARASI:2019/404 E. - 2021/291 K.

DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ... Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketler ve ortaklıklarının müvekkili şirket ile ticari ilişkide bulunarak, ihalesini aldıkları Beşikdüzü-İskenderli-... yapım işi ile ilgili müvekkiline ait taş ocağından alt temel, temel ve kum malzemeleri satın aldığını, bu alım satımlara ilişkin taş ocağından sevk edilen kamyonlara ilişkin kantar fişlerinin mevcut olduğunu, yapılan alım-satıma ilişkin borçluya Trabzon .... Noterliği aracılığı ile ... yevmiyeli ve 13/02/2015 tarihli ihtarname ve ekinde 06/02/2015 tarih ve ... seri nolu 341.163,55 TL bedelli fatura aslının keşide edildiğini, ihtarnamenin borçluya 21/02/2015 tarihinde tebliğ edildiğini , borçlunun ihtar ekinde gönderilen fatura içeriğine bir itirazı olmadığı gibi ihtarda belirtilen 10 günlük süre içinde de borcunu ödemediğini, bunun haricinde borçluyla yapılan görüşmeler ve ihtarlara rağmen borçlunun müvekkilini bu güne kadar oyalıyarak ve herhangi bir ödemede bulunmadığını, bu haliyle fatura içeriğinin kesinleşmiş olduğunu, ... sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe davalının 26/03/2015 tarihinde itiraz ettiğini, icra müdürlüğünün 17/04/2015 tarihinde almış olduğu karar gereğince süresinde yapılan itiraz ile takibi durdurduğunu, davalı-borçlunun yapmış olduğu itirazda takibe konu bir borçlarının olmadığını, bu nedenle asıl alacağa, faize, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz ettiğini, itirazın iptali için Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2015/180 Esas sayılı dava dosyası ile dava açıldığını , yapılan yargılama ve 04/04/2016 tarihli bilirkişi raporu ile alacağın varlığı kanıtlandığından davanın kabulüne karar verildiğini, davalı tarafından mahkeme kararına yapılan itiraz ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/57 Esas ve 2017/57 Karar sayılı kararıyla davanın iş ortaklığına yöneltildiğinden ve iş ortaklığının tüzel kişiliği bulunmadığından yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiğini iddia ederek, davalılardan fatura ile sabit olan 341.163,55 TL alacağın ihtarname tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, savunmasında özetle; Müvekkilinin tebligata yarar adresinin Şişli, İstanbul sınırları içerisinde olduğunu, davada yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesini, müvekkili şirketin ve müvekkili iş ortaklığının kesinlikle ve hiçbir şekilde davacı yan ile bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, davacının yine bahse konu bu bilgisayar dökümlerinde ismen yer alan kişilerin hiçbirinin de müvekkili firma ile ilişkisinin bulunmadığını savunarak, öncelikle davanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aksi halde haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, ... ortaklığı açısından davada husumet yokluğundan reddine, taleplerinin kabul görmemesi ve esasa girilmesi halinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/180 Esas, 2016/507 Karar ve 01.12.2016 tarihli kararı ile; Davanın kısmen kabulüne, davalının ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 341.163,55 TL asıl alacak, 1.093,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 342.257,14 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden tahsiline, ana paranın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2017/57 Esas, 2017/57 Karar ve 06.02.2017 tarihli kararı ile; Adi ortaklık aleyhine yapılan icra takibinin geçerliliğinden bahsedilemeyeceği, itirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibi yapılmasının dava şartı olduğu belirtilerek istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına dair hüküm tesis edilmiştir. Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/100 Esas, 2017/189 Karar ve 27.04.2017 tarihli kararı ile; Davanın bölge adliye mahkemesi kararı gereğince icra takibinin geçerli olmadığı belirtilerek dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/173 Esas, 2018/553 Karar sayılı dosyasında; Mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Yetkisizlik kararının istinafı üzerine Samsun Bölge Adliyesi 3. Hukuk Dairesinin 2019/191 Esas, 2019/237 Karar ve 26.02.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunu kesin olarak reddedilmiştir. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, dosya kendisine gönderilen yetkili mahkemece verilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının incelemeye sadece yevmiye defterini sunduğu ,kebir ve envanter defterini sunmadığı bu sebeple ticari defterlerinin HMK 222/2.maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfında olmadığı,iş ortaklığı tarafından sunulan ticari defterlerin TTK64 ve HMK 222/2 maddesine uygun şekilde tutulduğu sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,davacının düzenlemiş olduğu faturaların iş ortaklığının defterlerinde kayıtlı olmadığı,dosyaya delil olarak ibraz edilen kantar fişleri üzerinde kantara giriş çıkış tarihlerinin yer aldığı,cari ünvan kısmında firma adı olarak askal inşaat,sevk yeri olarak Beşikdüzü adresinin,ayrıca 04.07.2013-24.07.2014 tarihleri arasında farklı plakalardaki araçlarlar ile alt temel malzemesi ,üst temel malzemesi ve kum taşıması yapıldığı,araç plakalarının,şoför isimlerinin kantar giriş çıkış miktarlarının ve net tartım miktarlarının yazılı bulunduğu,kantar fişlerinin miktar ve tutar olarak davacının alacağının dayanağını oluşturan 341.163,55TL 'lık fatura ile uyumlu olduğu kantar fişlerinde teslim alan firma adı olarak ... İnşaat yazsa da teslim olunan temel yapı malzemesinin teslim yerinin adi ortaklığının iş yaptığı Beşikdüzü olduğu,teslimatın iş ortaklığı hesabına yapıldığı,teslim edilen mal bedelinden ortaklığı oluşturan tüzel kişilerin sorumlu oldukları, davacının davalılara çekmiş olduğu 13 şubat 2015 tarihli ihtarnamenin 20.02.2015 tarihinde tebliğ alındığı davalıların verilen 10 günlük süre sonunda 03.03.2015 tarihinde temerrüte düştükleri anlaşıldığıdan; Davanın kabulüne, 341.163,55 TL'nin 03/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...Şti, ... Şti iş ortaklığını oluşturan davalı ... Şti ile ... İnşaat Tesisat Ltd Şti'nden tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 341.163,55 TL'nin 03/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... Şti, ... Şti iş ortaklığını oluşturan davalılar ... Şti ile...cıya verilmesine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davalı .... Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı .... Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında ve müvekkilinin ortağı olduğu adi ortaklık ile davacı arasında ticari ilişki, sözleşme, cari hesap ilişkisi veya alacak borç ilişkisinin olmadığını, davanın ispatlanamamış olmasına rağmen kabul kararının davacının alacağının kendi iradesi ile tek taraflı olarak düzenlediği faturaya dayandırıldığını, yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının müvekkili ve kendisinin ticari defterlerini delil olarak gösterdiğini, inceleme sonucunda gerek müvekkilinin gerekse adi ortaklığın defterlerinde böyle bir faturanın işli olmadığını, davacının faturadan dolayı alacaklı olduğunun ticari defterler kapsamında ispatlanamadığının kesin olduğunu, davacının alacağını dayandırdığı tek belgenin kantar fişleri olduğunu, davacı tarafın delillerini HMK 194.madde gereğince somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ispat edilemeyen davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın faturaya dayalı alacak davası olduğunu, bunun için taraflar arasında akdi bir ilişkinin olması ve bu akdi ilişki kapsamında teslim olunan mallar için fatura düzenlenmesi gerektiğini, davacının alacak talebinin tek taraflı düzenlenen faturaya ve kantar fişlerine dayandığını, müvekkilinin kantar fişlerini ve içeriğini kabul etmediğini, faturaya ve kantar fişlerine konu malları kesinlikle almadığını, akdi ilişkinin kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasında fiyat bakımından da anlaşma olduğunu gösterir belge ve delilin söz konusu olmadığını, müvekkilinin ortağı olduğu adi ortaklığın her ne kadar Trabzon ilinde Beşikdüzü İskenderli ... yolu toprak işleri sanat yapılarak ve üst yapı işlerini idareden ihale ile aldığını ,ancak işleri alt yüklenicilere tamamlattığını, davacının faturaya konu malların bu iş kapsamında verildiğini söylediğini ancak hiçbir şekilde davacıdan malzeme alınmadığını, alındı ise nereden alındığı hususunun müvekkilinin bilmediğini, bilme yükümlülüğü altında bulunmadığını, ayrıca kantar fişleri incelendiğinde müvekkilinin adının dahi geçmediğini, adı geçen kişilerin müvekkili tarafından tanınmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, yazılı bir sözleşmenin olmadığı tartışmasızdır.Uyuşmazlık, davacının dava konusu faturadan dolayı davacıya taş ocağından davalı şirket tarafından alttemel, temel ve kum malzemelerinin alınıp alınmadığı, alacak iddiasının kantar fişleri ile ispat edilip edilemeyeceği , mahkeme kabulünün usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı adına 06.02.2015 tarihinde alt temel malzemesi +üst temel malzemesi ,kum emtiaları için KDV dahil toplam 341.163,55 TL tutarında fatura düzenlediği, davacı şirket tarafından davalıya 12.02.2015 tarihinde ihtarname keşide edildiği, ihtarname içeriğinde ... tarafından ihalesi ile ortak girişim tarafından yapılmakta olan Beşikdüzü İskenderli ... yapım işiyle ilgili olarak müvekkili şirketten alınan alt temel ve kum malzemeleri bedellerinin müvekkili şirkete ödenmediği ,şirketten alınan fatura konusu malzeme tutarlarının 341.163,55 TL olduğu belirtilerek 10 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, davalı vekili tarafından 25.02.2015 tarihli Üsküdar .... Noterliğinde düzenlenen cevabı ihtarname ile fatura aslının iade edildiği, ihtarname içeriğinde şirket ortaklığının herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, borcunun bulunmadığı belirtilerek fatura aslının iade edildiğinin tekrar edildiği, davalı ... Üsküdar .... Noterliğinde düzenlenen 03.03.2015 tarihli ihtarnamede ise 13.02.2015 tarihli ihtarnamenin tekerrürü halinde hukuki, idari ve cezai sorumluluklarının olacağı ve kullanılacağı, faturanın cevabı ihtarname ile iade edildiği belirtilerek TCK'nın 156 ve 158, 204 maddeleri kapsamında şirket yetkilileri ve yöneticileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık ve evrakta sahtelik suçlarından suç duyurusunda bulunulacağı ayrıca zarara uğranılması durumunda tazminat davası açılacağının belirtildiği, davacı şirket tarafından 16.03.2015 tarihinde ilk kez faturadan kaynaklanan 341.163,55 TL asıl alacak ile 2.691,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 343.855,47 TL alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine açılan Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/180 Esas, 2016/507 Karar ve 01.12.2016 tarihli kabul kararı sonrasında ilgili bölge adliye mahkemesinin usulden kaldırma kararı, yerel mahkemenin usulden ret ve yetkisizlik kararı sonrasında davacı vekili tarafından açılan alacak davası hakkında verilen yetkisizlik kararı ve kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın tevzi edildiği mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde delil olarak kantar fişleri, ...Laboratuvarı, temel malzeme ve elek analizi deney sonuçlarını, alt temel, temel kum malzemelerine ilişkin kantar çıktılarını ve fişlerini göstermiştir. Dava dilekçesine eklenmiştir. 03.09.2013 tarihli Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü Araştırma ve Geliştirme Mühendisliği Toprak ve Stabilizasyon raporunda giriş kısmının yapım çalışmaları ... +.... Ortak Girişimi Taahhüdünde devam eden Beşikdüzü/İskenderli ... yolu 25+286 arası toprak işleri, sanat yapıları ve üst yapı işleri yapılması işinde kullanılmak üzere km; 22+000 yer alan istron mevki taş ocağından konkasörde kırılarak üretilen alt temel malzemesinden kontrol şefliği denetiminde müteahhit firma elemanları tarafından alınarak laboratuvara getirilen numuneye yapılan deney sonuçlarının yer aldığı ve sonuç kısmında malzemenin gradasyon limitlerini sağladığının belirtildiği, 26.08.2013 tarihli toprak deneyleri raporunda aynı bölge müdürlüğünün araştırma baş mühendisliğine ilişkin olduğu, kantar fişleri olarak nitelendirilen fişlerin 30.07.2013 giriş ve çıkış saatlerini ayrıca ... İnşaat unvanıyla malzeme adı olarak alt temel malzemesi, sevk yerinin, operatör adının ,şoför adının ve tutarlarının belirtildiği, ayrıca plaka numaralarına yer verildiği, çok sayıda 2013 yılına ait değişik ayları ihtiva eden ve 2014 yılına ait yine değişik ayları ihtiva eden kantar fişlerinin olduğu, fişlerin üzerinde imzanın yer aldığı, imzanın kime ait olduğuna dair bir açıklamanın belirtilmediği, ayrıca kantar fişlerinin, davacı şirket taş ocağı tarafından düzenlenmiş olduğu, kantar fişlerine ekli olan listelerde yine fişlerdeki ayrıntılara sırasıyla yer verildiği görülmüştür. Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesini 2015/180 Esas sayılı dosyasında, tarafların delillerini dosyaya ibraz ve celbi aşamasından sonra bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.04.04.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; taraflar arasında malzeme alışverişinde bulunulmasına ilişkin yazılı bir sözleşmenin olmadığı, davalıya teslim edilen malzemelere ilişkin olduğu gerekçesiyle dosyaya sunulan çok sayıda kantar fişlerine rağmen bunlarda yazılı malzemelerin davalı iş ortaklığına teslim edildiği hususunu belirleyen bir kayıt ya da belgeninde bulunmadığı, dava konusu alacağın davacı ... ticari defterlerine işlenmiş olmasına rağmen davalı iş ortaklığının ticari defterlerinde bu yönde hiçbir kayda rastlanmadığı, davalıya tebliğ edilen faturaya yasal süresi içinde itiraz edildiği, bu tespitlere göre davacının taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğu ve alacağının varlığını kesin delillere ispatladığı söylenemeyecek ise de dava dosyası içerisine sunulan Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü Araştırma ve Geliştirme Mühendisliği Toprak ve Stabilizasyon raporu ve buna dayalı olarak temel malzemesi için düzenlenen belgeler incelendiğinde İstiron mevki taş ocağından kankasörde kırılarak üretilip müteahhit firma tarafından alınarak laboratuvara getirilen temel ve alt temel malzemelerine ilişkin numunelere yapılan deney ve analiz raporlarının dökümünün yapıldığının görüldüğü, ... ile davalı iş ortaklığı arasında yapılan sözleşmenin teknik şartnamesi ile davalı müteahhit iş ortaklığının yaptığı işte kullandığı imalat malzemesinin alındığı ruhsatlı taş ocağını bildirmek ve imalat yapmadan önce tahlilini yaptırmak zorunluluğu bulunduğu, üstlendiği yapım işinde kullandığını işveren idareye beyan etmiş olduğunun anlaşıldığı, ... Mevkindeki bu taş ocağının ise davacı şirkete ait olduğu, davacı şirketten malzeme satın almadığını savunan davalı iş ortaklığının ticari defterlerinde üstlendiği yapım işi için temel ve alt temel malzemesi satın almasına ilişkin herhangi bir kayda rastlanmadığı, davalının yaptığı işte kullandığı malzemeleri nereden satın aldığının belirsiz olduğunu, davacının bu yöndeki iddialarına rağmen bu malzemeleri davacıdan almadığını savunan davalının bunları nereden aldığı hususunda hiçbir açıklama yapmadığı, teslimat ve ödemelere ilişkin hiçbir delil sunmadığı, oysa bu alt temel ve temel malzemeleri olmadan davalının üstlendiği taahhüt işinin yapmasının mümkün olmadığı, işini sözleşme ile aldığı Karayolları 10.

Bölge Müdürlüğüne bu malzemeleri davacıya ait İstron mevkideki taş ocağından aldığını beyan eden davalı iş ortaklığının bu konuda iş veren idareye yanlış bilgi verdiğinin düşünülmemekle birlikte bu durumda davalı iş ortaklığınında kara yolları idaresine verdiği bilginin yanlış olduğunu, bu malzemeleri başka bir taş ocağında alıp kullandığını, ispat yükü altına girdiğini, ispat yükünü yer değiştirdiğini, ayrıca Trabzon'da bu tür alt temel ve temel malzemeleri üreten taş ocaklarının sayılı olduğu, davalının iş yaptığı ilçelerde sadece davacıya ait .. mevkindeki bir taş ocağının bulunduğu, diğer taş ocaklarının Maçka, Yomra ve Arsin ilçelerinde olduğu, diğer taş ocaklarından satın alınacak malzemeler için ödenecek nakliye ücreti düşünüldüğünde davalının en ekonomik malzeme alımını davacıya ait taş ocağından sağlayacağının tartışmasız olduğunu, davacıdan satın alınan malzeme miktarınında kantar fişlerine yazılı miktar kadar olduğunun düşünüldüğünü, zira davalının idareden ihaleyle aldığı yapım işinin tamamında en az kullanılması gereken malzeme miktarının tespit edildiğini, kum malzemesine gelince faturada yazılı 250,10 ton kumun böyle büyük bir yol yapım işinin imalatlarına kafi gelmeyecek olduğu dolayısıyla faturada yazılı kum miktarınında davacıdan satın aldığının anlaşıldığı, fatura içeriğine itiraz edildiğinden kantar fişlerinde belirtilen malzemenin birim fiyatının ayrıca irdelenmesi gerektiği, dosyaya sunulan 2013 ve 2014 yıllarının muhtelif günlerine ilişkin kantar fişleri incelendiğinde bu fişler üzerinde araç plakası ile operatör ve araç sürücüsü adlarının kantara giriş ve çıkış tarih ve saatlerinin firma adının malzeme adının tartım sonuçlarının yazılı olduğunun tespit edildiği, araçlar yönünden bir araştırma yapılmadığını, asıl alacağın faturada gösterildiği üzere KDV dahil 341.163,55 TL olduğu, sonuç olarak davalı iş ortaklığının iş bu davaya konu alttemel ve temel malzemesi ile kumu davacıya ait taş ocağından satın almayıp başka bir taş ocağından satın aldığını, delillerle birlikte ispatlayamaması halinde davacının davalıdan 341.163,55 TL asıl alacak ve 1.093,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 342.257,14 TL alacaklı olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesinde; çelişkili değerlendirmelerde bulunulduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, ticari defter ve kayıtlara rağmen hukuki olmaktan uzak ve varsayımlara dayalı ispat yükünün yer değiştirdiğini iddia etmenin bilirkişilerin görev kapsamında olmadığını, ispatlanamayan alacağının hesaplamasının yapıldığını, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere iş ortaklığı tarafından üstlenilen proje kapsamında iş yeri teslim tarihi olan 26.09.2012 tarihinden itibaren farklı sayıda ve boyutta taşeronla çalışıldığını, cevap dilekçesinde bahsedildiğini, bir kısım taşeronlara ait sözleşme hesap mutabakatlarının ibraz edildiğini, bilirkişilerin tespitte bulunması gerekiyor ise tespitin isabetli yapılması gerektiğini, malzeme satan davacı ... taşeron veya taşeronlardan tahsil edemediği tutarların bir kısmını veya tamamını müvekkili iş ortaklığından kötü niyetli şekilde talep ettiğini, sözleşmenin nisbiliği ilkesi çerçevesinde tamamen 3.kişi konumunda olan ve ticari ilişkinin dışında bulunan müvekkilinin bilgisi olduğunu ileri sürmesinin beklenemeyeceğini, raporun denetime elverişli olmaktan uzak olduğunu belirterek ,öncelikle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ve dilekçeye ekli olarak hukuki mütalaa örneğini ibraz etmiştir. 31.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda; iddianın aksine raporun 3 kişilik bilirkişi heyetinin tamamının katılımı ve görüş birliği ile düzenlenerek imzalandığını, Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünde görevli ve görevi gereği karayolları inşaatları konusunda uzmanlaşıp olup çevredeki taş ocaklarını çok iyi bilen inşaat mühendisi bilirkişinin katılımı olmadan raporda yer alan hesaplamaların zaten mümkün olamayacağını, ... laboratuvarında tahlil ettirilen söz konusu kara yolu inşaatı işinde kullanılmış tüm malzeme numunelerine ilişkin olarak dosyada tahlil raporlarının davacı lehine yazılı delil olarak kabul edilmek suretiyle kullanılan malzemelerin davacıya ait taş ocağından alındığı kanaatine varıldığını, aynı görüşte olduklarını, hukuki mütalaanın takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilerek raporda değiştirmeyi gerektirecek bir hususun olmadığı belirtilmiştir.

Davalı vekili ek rapora karşı itiraz dilekçesinde: önceki itirazlarını tekrar ederek davacı ... kötü niyetli olarak haksız kazanç teminine yönelik takip başlattığını, çelişkili rapor ve somut verilere karşılık itiraz ettiklerini belirterek, yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir.Davacı vekili tarafından 01.12.2016 tarihinde zapta geçen beyanında; davalı vekilinin itirazlarını kabul etmediklerini, taşeron firmalara müracaat edilmesi yönündeki taleplerini de kabul etmediklerini, bunun tamamen davalı ile taşeronlar arasındaki iç ilişki olduğunu, ilk başlarda aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığına yönelik beyan sonrasındaki dilekçe içeriğinin zımni kabul haline geldiğini, alt taşeronlardan alınmasına yönelik şekle büründüğünü ifade etmiştir.

Davalı vekili zapta geçen beyanında; itirazlarını tekrar ederek sözleşme ilişkisi olmadığını, kendilerinin malı kullanmadıklarını değil, almadıklarını söylediklerini, davacının alt taşeronlara malı sattığını ancak davayı kendilerine yönelttiğini, tahsil edilmeyen miktarın kendilerinden alınmak istendiğini belirtmiştir.Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/180 Esas, 2016/507 Karar ve 01.12.2016 tarihli kararı ile; davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Kararda; bilirkişi raporlarına atıf yapılmıştır. Söz konusu kararın istinaf incelemesi aşaması sonrasında usul yönünden kaldırılması, mahkemeler tarafından verilen usule dair karar sonrasında istinafa konu karara dair mahkeme tarafından ise tarafların iddia ve delillerini beyan ve ibraz aşamalarından sonra 12.11.2020 tarihli celse ara kararı gereğince; davalı ... ticari defter ve kayıtları ile kantar fişleri ile davacı faturasının uyumlu olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmasına, ayrıca davacının ticari ve defter ve kayıtlarının incelenmesi için Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından 19.11.2020 tarihli dilekçe ile; söz konusu defterlerin kargo yoluyla yetkili meslektaşına gönderildiğini, ayrıca kantar fişleri üzerinde araç plakası ile operatör ve araç sürücüsü adlarının giriş çıkış tarih ve saatlerinin firma adının vb yazılmış olduğunun anlaşıldığını, sevkiyatı yapanın davalı ortak girişimin şantiyeye gönderdiği ... İnşaata ait nakliye araçlarının şoförleri tarafından imza edilmişse hangi araç sürücüsü tarafından imza edildiğinin kendilerince tespit edilemeyeceğini, bu hususta mahkemece ... İnşaata ait nakliye araçlarının belirtilen tarihlere ilişkin sorgulamasının yapılmasını ve ve davalı ortak girişimden veya .... İnşaattan o dönemdeki araç sürücülerinin listesinin sorulmasının mümkün olduğu, işin yapıldığı dönemde ticari hayatın olağan akışına uygun olarak yaklaşık 200 çalışanı olan müvekkili firma ve davalı ortak girişim ve firmaların çalışan sayılarının göz önüne alındığında kantar fişlerindeki firma tarafından atılan imzaların kime ait olduğunun tespit edilecek bir durum olmadığı ifade edilmiştir. 27.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından 341.163,55 TL tutarında 06.02.2015 tarihli ... - ... iş ortaklığına tanzim edilen fatura sebebiyle davacı kayıtlarında ...- ... iş ortaklığından faturadan kaynaklı 341.163,55 TL alacak mevcut olduğu, ... - ... ortaklığı ticari defterlerinde ise davacı tarafın alacak dayanağı faturasının mevcut olmadığı hususlarının belirlendiği, davacı tarafından faturaya konu edilen malzemenin teslimine ilişkin kantar fişleri sunulduğu, klasör içeriğinde kantar fişleri incelendiğinde miktar ve tutar olarak fatura ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, yine incelenen kantar fişlerinde cari ünvanlı firma olarak “... inşaat” açıklamasının yer aldığı, yine açıklama not kısmında ... İnşaat yazdığı, sevk yerinin Beşikdüzü olduğu, tartı bilgileri ile diğer bilgilerin yer aldığı, alt temel malzemesi Beşikdüzü sevk adresine gönderildiği ancak Beşikdüzü'ndeki işi yapan iş ortaklığı olduğu anlaşılmakla birlikte iş ortaklığının ortaklarından ... inşaat'ın adına kantar fişlerinin düzenlendiği , tespit edilenler kapsamında sorumluluğun nihai takdirinin mahkemeye ait olacağı, davacı tarafından 341.163,55 TL tutarında 06.02.2015 tarihli ... - ... ortaklığına tanzim edilen fatura sebebiyle davacı kayıtlarında ... - ... iş ortaklığı “ndan faturadan kaynaklı 341.163,55 TL alacak mevcut olduğu,... - ... iş ortaklığı ticari defterlerinde ise davacı tarafın alacak dayanağı faturasının mevcut olmadığı hususlarının belirlendiği, klasör içeriğinde kantar fişleri incelendiğinde miktar ve tutar olarak fatura ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, yine incelenen kantar fişlerinde cari ünvanlı firma olarak “... inşaat” açıklamasının yer aldığı, sevk yerinin davalı iş ortaklığının iş yapmış olduğu dosyadan anlaşılan Beşikdüzü olduğu açıklamasının mevcut olduğu belirtilmiştir.Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz ederek, taraflar arasındaki iddia edildiği gibi mevcut bir akdi ilişkinin olmadığını, bunun istikrarlı bir şekilde ifade edildiğini, bilirkişi raporunda tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğunu, söz konusu tespitin kabulünün mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine veya ek rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.

HMK'nın 190.maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğinden öncelikle davacı tarafça akdi ilişkinin varlığının yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.

Davacı tarafça her ne kadar kendi işletmiş olduğu taş ocağından davalı ortaklık tarafından ihale ile alınan işin ifası amacıyla çok sayıda malzeme alındığı iddia edilerek buna istinaden fatura düzenlenmiş ise de davalı tarafça fatura kabul edilmeyerek süresinde itiraz edilmiştir. Ayrıca fatura tek başına alacağın varlığını malın teslim edildiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Yukarıda ifade edildiği üzere, öncelikle davacının davalı tarafça ticari ilişkisinin varlığını ispat etmesi gerekmektedir. Dosya içerisinde ve özellikle dava dışı .... Laboratuvarı tarafından düzenlenen 03.09.2013 tarihli deney sonuçları ve sonuç içerisinde yer verilen davalı ortak girişimi taahhüdünde devam eden Beşikdüzü-İskenderli- ...yolu toprak işleri sanat yapıları ve üst yapı işleri yapılması işinde kullanılmak üzere İstro mevki taş ocağından konkarsörde kırılarak üretilen malzemenin gerekli limitleri sağladığına dair belge, davalı vekili tarafından 26.04.2016 tarihli Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/180 Esas sayılı dosyası için düzenlenen bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinin içeriği, beyan dilekçesinde, proje kapsamında yer alan işin farklı sayıda ve boyutta taşeronlara yaptırıldığına dair kabulü, davacı delilleri arasında yer alan kantar fişlerinde davalı iş ortaklığı arasında bulunan ... Ltd Şirketine ait unvanın mevcudiyeti dikkate alındığında davacı tarafın davalı şirket ile akdi ilişkinin varlığını kanıtlamış olduğunun kabulü yerinde görülmüştür.

Davalı vekili söz konusu malzemenin ihale ile alınan işte kullanıldığı 01.12.2016 tarihli duruşma zaptına geçen beyanı ile kabul edilmiş, aynı duruşmada ancak söz konusu malı almadıklarını, alt taşeronlar tarafından işin yapıldığı belirtilmiştir. Ancak asıl ihale sahibi ve yüklenici firma davalı şirkettir. Malzemelerin kullanıldığı buna karşılık bedelinin ödendiği davalı tarafça ispat edilememiştir. Malzemelerin kullanıldığı işin davalı ihale alıcısı tarafından taşeron şirketler aracılığı ile gerçekleştirilmiş ve iddia edildiği gibi malzemeler dava dışı taşeronlar tarafından alınmış olsa dahi davalının bu savunması dava dışı taşeron şirket ile kendi arasında ki iç ilişkidir. İhale ile işi idareye karşı gerçekleştiren davalı şirket tarafından ilgili kurum laboratuvarına deney için davacı taş ocağı numunesi bizzat teslim edilmiştir.

Davalı vekilinin aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle,

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 18.228,66 TL istinaf harcının davalı ... Şti.'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 21.11.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog