11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/3224 E. , 2024/10379 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden; hakkında temyiz talebinde bulunan hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği, mahkemenin 06.02.2023 tarih, 2021/563 Esas, 2023/139 Karar sayılı kararının ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sona verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu; diğer hükümler yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanık hakkında bozma öncesi mahkemesinin 22.02.2016 tarihli kararı ile katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, itiraz kanun yoluna tabi bu karara yönelik olarak adı geçen katılanın temyiz isteminde bulunması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli, ve 2020/3552 Esas, 2020/7549 Karar sayılı ilamı ile, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ilişkin temyiz talebi hakkında temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verildiği, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.10.2020 tarihli ve 2020/838 D.İş nolu karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılmasına (temyiz incelemesi aşamasında aynı nitelikte Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 08.04.2016 tarihli ve 2016/251 D.İş nolu bir kararı da mevcut) karar verilmesi üzerine, sanığın diğer katılanlara yönelik eylemi nedeniyle yapılan kovuşturma ile katılan ...'e yönelik eylemine ilişkin kovuşturma birleştirilerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiğinin verildiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. Maddesinin, "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilân edilecek görev başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle:1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği,
Somut olayda ise, hakkında temyiz talebinde bulunan hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmediği, mahkemesinin 06.02.2023 tarihli ve 2021/563 Esas, 2023/139 Karar sayılı kararının ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sona verilmiş bulunması nedeniyle kanun yolu incelemesinin istinaf olduğu anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Diğer Hükümler Yönünden İse;
Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Kuyumcu olan sanığın, kendisinden satın alımı ve/veya emaneten muhafaza etmesi için müşterileri olan katılanlar tarafından teslim edilen altınları mal edindiği iddia olunan olayda, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunmadığından, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/1. Maddesinde düzenlenen basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren güveni kötüye kullanma suçundan dolayı kurulan hükümlerden önce, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.