Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/130
Karar No
K. 2020/559
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

ANTALYA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/130 Esas
KARAR NO: 2020/559
DAVA: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2018
KARAR TARİHİ: 10/11/2020

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde özetle; ... ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife üye iken üyelikten istifa için ana sözleşmeye uygun olarak davalıya başvurduğunu, davalının herhangi bir cevap vermemesi üzerine bu kez ... ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye sayılı istifanamesini keşide ederek ... tarihinde tebliğ ettirdiğini, 1163 sayılı kooperatif kanunun 13.maddesi uyarınca müvekkilinin üyeliğinin tebliğ tarihinde sona erdiğini, bu nedenle kooperatife herhangi bir borcunun olmadığını, takipte alacağın sebebinin gösterilmediğini belirterek davacı müvekkilinin ... ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli olan davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına çarptırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

... ... Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucu kooperatif merkezinin Antalya'da olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesine müteakip davacının başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir.

Mahkememizce dava dilekçesi ve duruşma günü davalıya tebliğ edilmiş, davalı taraf yasal sürede cevap dilekçesini sunmamış, davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :

Davacı vekili tarafından istifaname, ödeme emri, haciz yazıları, davalı tarafından kooperatif karar suretleri, hesap dökümleri delil olarak sunulmuş, mahkememizce davalı kooperatifin ana sözleşmesi, genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetvelleri celp edilmiş, takip dosyası getirtilmiş, davacının istifasına ilişkin noter evrakı ve tebliğ evrakları celp edilmiş, davalı kooperatifin banka hesap hareketleri dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yapılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklı, alacağın tahsili için başlatılan takipten ötürü kooperatif üyeliğinin istifa ile sona erdiği iddiasıyla açılmış menfi tespit davasıdır. Dava konusu ... ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilmiş yapılan incelemede; davalı tarafından davacı aleyhine ...-TL alacak üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği anlaşılmıştır.

Davalının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan ... tarihli raporda özetle; davacının davalı kooperatif üyesi olup, üyeliği karşılığında ... nolu dairenin adına tahsis edildiği, üyeliğinin halen devam ettiği, davacının ... ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye sayılı istifanamesini davalıya gönderdiği, istifanın kooperatife ... tarihinde tebliğ edildiği, davacının kooperatif üyeliğinden çıkarıldığına dair alınmış herhangi bir karar olmadığı, davalının takip konusu alacağın ...-TL'sinin asıl aidat, ...-TL'sinin ise gecikme faizi olduğunu ve bu alacağın 2014 yılından önceki döneme ait olduğunu beyan ettiği, yapılan incelemede takip konusu alacağın ... tarihleri arasında tahakkuk eden asıl aidat ve gecikme faizi olduğunun tespit edildiği, davacının ... tarihi itibariyle ...-TL asıl aidat, ...-TL işlemiş gecikme faizi olmak üzere toplam borcunun ...-TL olduğu, istifanın tebliğ edildiği ... tarihi itibariyle ise davacının ...-TL asıl aidat, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam borcunun ..-TL olduğu, dolayısıyla istifa tarihinden önceki dönemde tahakkuk eden borcun ...-TL olduğu, davacının istifadan sonra icra edilen 2015/2016 ve 2017 tarihli genel kurul toplantılarına katıldığının hazirun cetvellerinde kayıtlı olduğu, davacının üyeliği karşılığı olan dairesini satmasına rağmen daireyi satın alan kişiye kooperatif üyeliğini devretmediği bu nedenle kooperatifin tasfiyesi sona erinceye kadar genel kurulca alınan kararlardan davalının sorumlu olması gerektiği, ayrıca istifa ile herkesin aldığını iade ile yükümlü olduğu, ancak davacının kooperatiften aldığı konutu kooperatife iade etmediği, davacının davalı kooperatiften aldığı konutu geri vermedikçe aidat verme yükümlülüğünün de devam edeceği mütalaa edilmiştir. Davacı duruşmadaki beyanında, ... yılında kooperatifin ... ... Bankası ... şubesindeki hesabına da ödemeler yaptığını, bu ödemelerin defterlerde görülmediğini, ödemelere ilişkin elinde herhangi bir dekont bulunmadığını belirtmiştir.

Mahkememizce davacının rapora itiraz dilekçesi ve duruşmadaki beyanları dikkate alınarak davalının ... ... Bankası ... şubesindeki ... yıllarına ilişkin hesap dökümleri celp edilmiş ve bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Sunulan ek raporda; davacının fazla aidat ödemesi yaptığı dönemlerde adına faiz borcu tahakkuk ettirilmediğini, davacının varsa iddia ettiği fazla ödemeler üzerinden kooperatif aleyhine faiz tahakkuk ettirilemeyeceği, zira kooperatifin ticari kar amaçlı kurulmadığı, bankadan gelen hesap dökümlerinin incelenmesinde davacının ... tarihli ...-TL tutarındaki ödemesi dışında başka bir ödeme yapmadığı, yaptığı bu ödemenin de kooperatif ticari defterlerinde kayıtlı olup, kök raporunda dikkate alındığı, davacının kök raporunda belirtilen toplam ...-TL'den fazla ödeme yaptığı ile ilgili dava dosyasına ibraz edilen bir belge olmadığı belirtilerek kök rapordaki kanaatin mütalaa edildiği görülmüştür.

Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde dosyaya celp edilen kooperatif kayıtları, noter evrakı ve bilirkişi raporundan; davalı kooperatifin ... tarihli genel kurulda aldığı karar ile tasfiye sürecine girdiği, davacının daha sonra noterde düzenlettiği ve ... tarihinde davalıya ulaşan istifaname ile istifa ettiği, adına tahsis edilen konutu 3.bir kişiye sattığı ancak üyeliğini devretmediğinden kooperatif kayıtlarında üye olarak kaydının devam ettiği anlaşılmıştır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesinde ortağın anasözleşmeye uygun olarak istifa etmesine rağmen kooperatifin istifayı kabulden kaçınması halinde ortağın çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmesi halinde çıkmanın gerçekleşeceği düzenlenmiştir. Ortağın istifa bildirimi yenilik doğurucu nitelikte olup, kooperatife ulaştığı anda sonuç doğurur. Yukarıda anılan 13. maddenin yazılış biçimi ortağın istifasının kooperatifçe kabulünü gerekli kıldığı izlenimi yaratmakla beraber noter aracılığı ile yapılan bildirime özel önem verilmek suretiyle, noter aracılığı ile yapılan bildirimin kabulünün gerekli bulunmadığı vurgulanmıştır. Bu durumda ortağın yenilik doğurucu nitelikteki istifa iradesini ilk olarak noter vasıtasıyla kooperatife duyurması ortaklıktan çıkmanın gerçekleşmesi için yeterlidir.

Bir kooperatif ortağı, istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderlere ilişkin aidat borçlarının, sonradan istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihe kadar doğan kısmından sorumludur.

Kooperatifler Kanunun 81/2 maddesi uyarınca; Konut yapı kooperatifleri, anasözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılır.....Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar.

Tasfiye sürecine girmiş bir kooperatifin üyeliğinden istifa eden ortak, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/2. madde hükümleri uyarınca, konutunu istifa nedeniyle geri verme yükümlülüğünde değil ise de, daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarından sorumlu olduğu gibi, esasen istifadan önce doğan tasfiye giderlerinden de zaten sorumludur. ( benzer nitelikte Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 06/10/2015 tarihli 2015/395 - 6326 sayılı ve aynı daire 27/04/2015 tarihli 2015/1175 - 2893 sayılı ilamları, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2018 tarih 2018/787 Esas 2018/1916 Karar sayılı ilamı ).

Yukarıdaki yasa maddesi uyarınca somut olay ele alındığında tasfiye sürecine giren davalı kooperatiften istifa etmiş olan davacının, konut iade yükümlülüğünün bulunmadığı, aidat ödeme yükümlülüğünün ise istifanın tebliğ edildiği ... tarihi itibariyle sona erdiği, bu tarihten önceki aidat borçlarından sorumluluğunun devam ettiği, hesap yönünden denetime elverişli olması sebebiyle hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının istifa ettiği tarihe kadar ödemekle yükümlü olduğu tutarın ...-TL olduğu, davacı, kooperatif kayıtlarında görülenden daha fazla tutarda ödeme yaptığını iddia etmiş ise de, iddiasını yazılı deliller ile ispatlayamadığı, yine önceki borçların zaman aşımına uğradığını belirtse de dava dilekçesinde ileri sürmediği bu savunmanın davalı tarafın iddianın/savunmanın genişletilmesine rızasının bulunmaması sebebiyle dikkate alınamayacağı, sonuç itibariyle davacının ...-TL'lik tutar dışında kalan ...-TL yönünden borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalının fazla alacak talebinde bulunması kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğinden davacının tazminat talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere,

1.Davanın kısmen kabulü ile; ... ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacının asıl alacağın ...-TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Salt fazla alacak talebi davalının kötü niyetli olduğunu ispata yeterli görülmediğinden İİK 72/5 maddesi uyarınca davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3.Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsiline,

4.Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk dava gideri, ...-TL bilirkişi ücreti, ...-TL tebligat gideri, ...-müzekkere gideri olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ... TL'si ile peşin alınan ...-TL olarak alınan ...-TL toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı ile davalı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.10/11/2020 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog