Karar No
K. 2017/1114
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ....

KARAR NO: ....
KARAR TARİHİ: 12/12/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/06/2024

NUMARASI : ....... Esas ....... Karar

DAVACI: .......
VEKİLİ: Av. ....
DAVALILAR: 1- .......

2....

VEKİLLERİ: Av.....

Av.....

DAVALI: 3- ....... ....... ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI: 4- ....... ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av. ....
DAVALILAR: 5- .......

6........ UNLU MAMÜLLERİ GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ

VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 12/12/2024

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ......., sevk ve idaresindeki plakasız motosikletle, 03.07.2023 günü saat 17:00-18:00 saatleri arasında, Konya İli Meram İlçesi .... Mah. .... Sk. 'da seyir halinde iken .... Sk. kesişimde; davalı ....... 'ın sevk ve idaresindeki ....... plakalı araç ile çarpışmış ve neticede yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiştir. Müvekkil ......., plakasız motosiklette yolcu konumda iken kaza sebebiyle hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, kazada ciddi anlamda yaralanan müvekkil bedelsel zarara uğradığını, çalışma gücü azalmış ve tedavi giderleri harcamak zorunda kalmıştır. Öte yandan yaşadığı acı sebebiyle kişilik hakları ihlal edilen müvekkil, manevi olarak da yıpranmıştır. Bu zararların tazmini için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, geçici ödemenin talebinin kabulü ile daha sonra maddi tazminattan mahsup edilmek üzere davalılardan ......., ......., ......., ....... Unlu Mamulleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ....... Anonim Şirketinin müteselsil sorumlu olacağı şekilde 50.000 TL geçici ödeme yapmasına, davalılardan ......., ......., ......., ....... Unlu Mamulleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketini yönünden yargılama süresi içerisinden geçerli olmak üzere adlarına kayıtlı araç ve taşınmazların devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile HMK m. 107 'ye göre artırılmak kaydıyla şimdilik; 10.000 TL sürekli iş göremezlik, 1.000 TL geçici iş göremezlik, 1.000 TL bakıcı gideri, 1.000 TL tedavi giderleri tazminatlarının; davalılardan ......., ......., ......., ....... Unlu Mamulleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden kaza tarihininden itibaren işleyecek avans faiziyle, ....... Anonim Şirketi yönünden poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsil sorumlu olacağı şekilde tahsiline, maddi zararın, ZMMS poliçesiyle teminat altına anılan limitleri aşması halinde artan kısmının, davalı ....... ....... Şirketinden poliçe limitleri dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsil sorumlu olacağı şekilde tahsiline, talep edilen manevi tazminatın 50.000 TL 'sinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ....... ....... Şirketinin sorumlu olacağı şekilde; 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihininden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, davalılardan ......., ......., ....... ve ....... Unlu Mamulleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin müteselsil sorumlu olacağı şekilde tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ....... AŞ vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalılar ....... ve ....... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkiller açısından reddine, dava açılmasına müvekkil sebep olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacı üzerinde bırakılarak karar verilmesini saygı ile vekaleten beyan ve talep etmiştir.

Davalı ....... ....... Şirketi vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; Müvekkil şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalılar ....... ve ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; müvekkillerimize karşı açılmış bulunan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı, dosyadaki mevcut delil durumu, bilgi ve belgeler, Yüksek Yargıtay kararları, ve kanunun yukarıdaki maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde Konya Nöbetçi Aile Mahkemelerinin görevli olduğuna dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." şeklinde dava dilekçesinin görev yönünden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Aile Mahkemelerinin görevli olduğuna dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bu davada müvekkilinin uğradığı zarardan müteselsil olarak sorumlu olan davalıların her birinini sorumluluğunun hukuki niteliğinin farklı olduğunu, davalı ....... ve .......'un sorumluğunun, kazanın meydana gelmesindeki kusurları sebebiyle TBK m.49 vd. düzenlenen haksız fiil hükümlerine; davalı ....... Unlu Mamulleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sorumluğunun, ....... plakalı aracının maliki olduğundan dolayı KTK m. 86'da düzenlenen işletenin sorumluğuna; davalı ....... Anonim Şirketinin sorumluğunun, ....... plakalı aracın mali sorumluluk sigortasını ....... numaralı ZMMS ile üstlendiği için KTK m.91 vd. hükümlere; davalı ....... ....... Şirketi sorumluğunun, ....... plakalı araç hakkında düzenlediği ....... numaralı genişletilmiş kasko poliçesine; davalı .......'un sorumluluğunun ise TMK m. 369 vd. düzenlenen ev başkanın sorumluğu hükümlerine dayandığını, uyuşmazlık yönünden Aile Mahkemesinin daha özel bir mahkeme olduğunun kabulünün mümkün olmadığını beyan ederek Yerel Mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Ayırt etme gücüne sahip küçükler tarafından haksız fiilin işlenmesi durumunda sorumluluk iki çeşittir. Küçük, 6098 Sayılı TBK 49. maddesi uyarınca haksız fiilin faili olarak, anne ve babası ise 4721 Sayılı TMK 369. maddesi uyarınca ev başkanı olarak zarar görene karşı sorumludurlar. Her iki sorumluluk da birbirinden farklı hukuki nedenlere dayalı olup, zarar gören küçüğe ve ev başkanına karşı birlikte veya ayrı ayrı davalar açabilir. Aynı zarardan her ikisi de kendi malvarlıkları ile ayrı ayrı sorumlu olurlar. Haksız fiili gerçekleştiren kişi, davanın açıldığı tarihte ergin olsa bile, bu durum 4721 Sayılı TMK 369. maddesinde düzenlenmiş bulunan ev başkanının sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.

Ev başkanı”nın sorumluluğunun yasal dayanağı 4721 Sayılı TMK'nun 369. maddesi kanunun ikinci kitabında yer almakta olup 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4/1. maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı (TMK md. 118-395, 5133 sayılı K. md.

2.ile 3/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işlere Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlamıştır. Öyle ise; istinaf yoluyla yasa yolu incelenmesi istenen eldeki davada, birden fazla hukuki sebep ileri sürülmekle uyuşmazlığın incelenmesi bakımından sebebin birinin özel, diğerinin genel mahkemenin görev alanına girdiği açıktır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1483/1. maddesinde, sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş; aynı Kanunun 4/1-a maddesinde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir.

TTK'nın 5. maddesi ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda davacı tarafından, haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak, kasko sigortacısı şirket ile ZMMS sigortacısı olan sigorta şirketine karşı ve küçüğün haksız fiiline istinaden ev başkanına dayalı anne ve babaya birlikte açılmıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesi ve ev başkanının sorumluluğunda aile mahkemesi ise de dava, Davalı sigorta şirketi, sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulmuş olup, zorunlu sigortalar,

TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.

TTK'nın 4/1-a ve 5. maddesi hükümleri karşısında, mutlak ticari nitelikteki bu davada asliye ticaret mahkemesi görevli bulunmaktadır.

Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da, taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında "Yargılama usulüne" ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usûl ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir.

O halde, gerek zorunlu mali mesuliyet ve kasko sigortacısı şirketlerin ve gerekse de davalı ev başkanının sorumluluğu aynı maddi olaydan kaynaklanmış ve zarar tek olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunludur. Bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince çözüme kavuşturulması gerekir. Nitekim yargıtay 20 hd nin 2017/243 -2017/1114 karar sayılı ilamı. Bu durumda, dava konusu uyuşmazlığın ticaret Mahkemesinde çözümleneceği gözetilerek tüm davalılar hakkında usul ekonomisi de dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesinde bir isabet bulunmadığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının GÖREV YÖNÜNDEN duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/3 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,

2.Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3.İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafça peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde davacı tarafa iadesine,

4.Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5.İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6.Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 12/12/2024 ....... ....... ....... .......

Başkan Üye Üye Katip

....... ....... ....... .......

E imza E imza E imza E imza

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog