Esas No
E. 2022/1338
Karar No
K. 2023/4650
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :

KARAR NO:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 25/09/2024

NUMARASI : Esas - Karar

İSTİNAF EDEN DAVACI :

DAVA: Tescile Davet

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 05/12/2024
YAZIM TARİHİ: 10/12/2024

Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan tescile davet davasında 25/09/2024 tarihinde tesis edilen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;

DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Ticaret Bakanlığı Başmüfettişleri tarafından yapılan denetim sonucunda davalı şirketin tescilli adresinde bulunmadığının tespit edildiğini ve gerekli işlemlerin başlatılması için 16/07/2024 tarihinde müdürlüklerine müzekkere gönderildiğini, davalı şirketin yer tespiti için ilgili yazının müdürlükleri tarafından Konya Ticaret Odası İç Ticaret Müdürlüğü'ne iletildiğini, İç Ticaret Müdürlüğü tarafından 19/07/2024 tarihli yer tespiti tutanağında özetle; firmanın tescilli adresi olan .... Mh. ....Cd. No:.. İç Kapı No:1 Karatay Konya adresine 19/07/2024 tarihinde gidildiği ve .... Sitemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. Firmasının olmadığı, ilgili adreste ..... Yalıtım Sistemleri Sanayi ve Tic. A.Ş firmasının olduğunun tespit edildiğini, daha sonra müdürlükleri tarafından 23/07/2024 tarihli 2.... sayılı yazıları ile davalı şirkete ve şirket yetkilisi ...'ya, davalı şirketin kanun ve ana sözleşme hükümleri gereğince yeni adresinin tescil yapılması gerektiği konusunda TTK 33 madde ve Ticaret Sicil Yönetmeliği 36. madde hükümleri esas alınarak tescile davet prosedürünün başlatıldığına ilişkin tebligat gönderildiğini, şirkete ve şirket yöneticisine gönderilen tebligatların bila iade olarak taraflarına gönderilmesi nedeniyle tescile davetin sonuçsuz kaldığını belirterek; davalı şirketin .....Mh.... Cd. No:23 İç Kapı No:1 Karatay Konya şeklindeki merkez adresinin ticaret sicilden terkin ve iptaline ve kararın hükmen tesciline, müdürlükleri yasal hasım konumunda olduğundan müdürlükleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... 6102 sayılı TTK'nın 31/2. Maddesinde tescilin dayandığı olguların ortadan kalkması halinde sicildeki kaydın silineceği hüküm altına alınmıştır. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 28/2. Maddesinde silinme işleminin ''tescil edilmiş olan bir olgunun ortadan kalkması veya sona ermesi sebebiyle ona ait kayıtların silinmesini'' şeklinde tanımlanması karşısında silme işlemi tescil niteliğinde değildir. 6102 sayılı TTK'nın 36. Maddesi ile ise ticaret sicil müdürlüklerine tescili zorunlu olan hususların tescil ettirilmemesi halinde Mahkemeden bu hususun tescilini isteyebilme yetkisi tanınmış olup, ticaret sicil müdürlüklerinin Mahkemeden terkin isteme yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün terkin istemi yönünden aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmış ve davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,davalı şirketin tescilli adresinde faaliyet göstermediğini, davalı şirkete yeni adresini tescil ettirmesi gerektiği yönünde ihtar gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını, tescile davetin sonuçsuz kaldığını, üçüncü kişilerin mağduriyetinin önlenmesi için şirketin tescilli adresinin silinmesinin tescil ve ilan edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; tescile davet edilmesine merkez adresini bildirmeyen şirketin merkez adresinin ticaret sicilinden terkini talebine ilişkindir. İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nun 32 ve 33 üncü maddelerinde; "MADDE 32- (1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. (2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. (3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. (4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.

2.Tescile davet ve ceza

MADDE 33- (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz." düzenlemesi bulunmaktadır. Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36 ıncı maddesinde ise; "(1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir. (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir" düzenlemesi bulunmaktadır. Limited şirket tip ana sözleşmesinin 4. maddesine göre, tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum fesih sebebi sayılır.

TTK’nın 636/1-a maddesine göre, şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden biri gerçekleşmişse, şirket sona erer.

Dava konusu somut olayda; Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından Konya Ticaret Odasına gönderilen 04.07.2024 tarihli yazısı ile davalı şirketin davalı şirketin tescilli adresinde faaliyet gösterip göstermediğinin araştırılmasının talep edildiği, Konya Ticaret Odası İç Ticaret Müdürlüğü'nün 19/07/2024 tarihli tutanağı ile davalı şirketin tescilli adresinde faaliyette bulunmadığının tespit edildiği ve durumun Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirildiği, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün davalı şirkete ve davalı şirket yetkilisi ...'y 23/07/2024 tarihli ihtarnameyi göndererek şirketin yeni adresinin tescili ve ilan edilmesi gerektiğini belirttiği, ihtarlardan sonuç alınamayınca eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Oysa,

TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan ana sözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2007/2041-2007/4977 E. K. sayılı ilamı), ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı, TTK’nın geçici 7. maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı anlaşıldığından, davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1338 Esas, 2023/4650 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) Buna göre ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A) Davacının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2024 Tarih, .... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

1.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,

2.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,

3.İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 10,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.179,40 TL istinaf yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,

1.Davanın hukuki yarar yokluğu dava şartı nedeniyle USULDEN REDDİNE

2.Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, D) Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Üye

(e-imzalıdır)

Katip 1

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog