10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/9721 E. , 2024/9767 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekilince istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacının 1991/11-12, 1992/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 tarihleri arası ödediği primlerin 01.12.1993 tarihinden itibaren ödenen primler kadar Bağ-Kur'lu sayılması ve aksi yöndeki Kurum kararının iptal edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 1479 sayılı Kanun'la değişik 3165 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi gereğince ay içinde ödenen primler sigortalılık süresi olarak değerlendirildiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; davacının 18 yaşından önce, 1991 tarihinde Bağ-Kur'lu olduğunu ve 1991/11-12, 1992/1-8. aylara ait primlerini süresinde ödediğini, bilahare davalı Kurumun bu günleri iptal ettiğini, Kurumdan, 18 yaşında olduğu 01.12.1993 tarihinden itibaren, ödenen primler kadar Bağ-Kur'lu sayılmasının talep edildiğini ancak Kurumun olumsuz cevap verdiğini, red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarih ve 2016/1602 E. 2020/711 K. sayılı ilamında özetle "Devletin, iyi niyetli vatandaşın sosyal güvenlik hakkını koruması önemli bir güvencedir. Dava konusu bu işlemin meydana gelmesinde davacının katkısı olmadığı gibi Kurum tarafından resen tescili yapılan ve primleri tahsil edilen dönemin aradan uzun bir süre geçmesine rağmen iptal edilmesi sosyal güvenlik hakkının ihlaline neden olacaktır. Sosyal güvenlik ..., bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir insan ... olup aynı zamanda sosyal hukuk devleti içerisinde yer alan ve bu ilkeyi oluşturan temel kavramlardan birisidir. Bu nedenle de sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalarda Kurum tarafından icra edilen işlemlerin anayasal bir hak olan sosyal güvenlik hakkını zedelememesine dikkat edilmelidir." denildiğini, dosyadaki bilirkişi raporunda; “…davacının 1991/11-12, 1992/1,2,3,4,5,6,7,8 tarihleri arası (18 yaş öncesi döneme denk gelen) primleri ödenmiş süre 1479 sayılı Yasa'ya 2229 sayılı Kanunla getirilmiş olan 18 yaş zorunluluğun arandığı yani 04.05.1979 tarihinden sonrası olduğu, farklı deyişle davacının 18 yaşından öncesi zaman diliminde ilk sigortalılık süresinin (1991 -1992) tarihleri olduğu bu zaman sürecinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uyarınca da sigortalılık süresini 18 yaşın tamamlanması ile başlaması gerektiği açıktır. 1479 sayılı Yasa'da 18 yaş öncesi dönemde ödenen primlere ilişkin nasıl bir yol izlenilmesi gerektiğine dair herhangi bir düzenlemenin olmadığı görülmüş olup, buna benzer mahiyette mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmünün öngörüldüğü denilerek olumlu rapor verildiğini, Mahkemenin; dava konusu işlemin, Kurumun kendi hatasından kaynaklandığını ve primlerin ödenmesinden sonra aradan uzun bir zaman geçtiğini ve vazgeçilmez haklar kapsamında bulunan sosyal güvenlik hakkını zedelediğini göz önüne alarak değerlendirmediğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesindeki beyanlarını yinelemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacının 18 yaşını doldurmadan önce 1991/11-12, 1992/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. aylara ilişkin ödenen primlerin 18 yaşını doldurduğu tarihten itibaren prim gün sayısına eklenmesine ilişkin istemin reddine dair Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.