8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2023/2421 E. , 2024/9305 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği
Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2022 tarihli ölen ... hakkında şüpheli ölüm olayından dolayı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda, şüpheli ... adına kayıtlı ruhsatlı tabancanın dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği, bu kararın şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesine rağmen, öğrenme üzerine şüpheli tarafından 15.08.2022 tarihinde silahın dosyada delil olarak saklanılması kararına itiraz edildiği, itiraz üzerine Siirt Sulh Ceza Hakimliği'nin 18.11.2022 tarihli kararıyla silahın iadesine yönelik talebin değerlendirme yetkisinin olmadığından bahisle itiraz yolu açık olmak üzere karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/2455 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60126 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60126 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, 15/12/2021 tarihinde meydana gelen intihar olayında, ölen ...'ın, kardeşi güvenlik korucusu ... adına kayıtlı ruhsatlı silah ile intihar ettiği, ... hakkında 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçundan yürütülen soruşturma sonucunda Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2022 tarihli ve 2021/609 soruşturma sayılı kararı ile anılan silah hakkında ...'ın taşıma ruhsatı bulunduğundan bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı tarihli ve 2021/609 soruşturma, 2022/96 sayılı karar ile de şüpheli ölüm olayı hakkında da kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilerek silahın dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği, anılan kararın ...'a tebliğ edilmediği, ...'ın ise anılan kararı 15/08/2022 tarihinde öğrendiğini belirterek aynı tarihli dilekçe ile itiraz ettiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/1. maddesinde ''Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.'' bulunan şeklindeki düzenleme karşısında, ...'ın anılan olayda suçtan zarar gören olduğu, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın tebliğ edilmemesi sebebiyle öğrenme üzerine yaptığı itirazın süresinde olduğu, Siirt Sulh Ceza Hakimliğinin 18/11/2022 tarihli kararı ile silahın iadesi yönündeki talep hakkında değerlendirme yetkisi olmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 24/09/2014 tarihli ve 2014/29409 Esas, 2014/31259 karar sayılı ilâmında; "Nurhak İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 20/03/2014 tarihli ve 2014/186 sayılı yazı cevabına göre söz konusu silahın gönüllü köy korucusu olması nedeniyle sanık ... Kazan'a senet ile teslim edilen ve mülkiyeti devlete ait olan silahlardan olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece korucu tüfeğinin idareye teslimine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilemeyeceği" şeklinde belirtildiği üzere,
Somut olayda, dosya kapsamına sunulan silah taşıma ruhsatından da açıkça anlaşıldığı üzere, dosyada delil olarak saklanmasına karar verilen T110217B01317 seri numaralı silahın suçtan zarar gören güvenlik korucusu ... adına kayıtlı olduğu gözetilmeksizin, Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/02/2022 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ile birlikte silahın idareye teslimine karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu sebeple kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları "(1)İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. (4)Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu kapsamda, bizatihi bulundurulması suç teşkil etmeyen ve suçta kullanılmayan iyi niyetli üçüncü kişiye ait ruhsatlı silahın sahibine iadesine karar verilmesi gerekmektedir. Ancak;
2.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanunu'nun 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası ve 291 inci maddesinin bir ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
3.Kanun yararına bozma istemine konu dava dosyası değerlendirildiğinde; Siirt Sulh Ceza Hakimliği'nin 18.11.2022 tarihli kararında, kararın itiraz yolu açık olarak verildiği belirtilmiş ise de, itiraz sürenin ne zaman başlayacağı, mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmediği gibi, karara karşı başvurulabilecek kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği şerhli davetiyenin de tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.