ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan konkordato (adi konkordatodan kaynaklanan (İİK 285 vd.)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına kayden açılan dava dilekçesinde konkordato talep edenler vekili, müvekkilleri olan şirketler arasında organik bağ olduğunu, ortaklık yapılarının benzerlik gösterdiğini, her iki şirket arasında maddi ve hukuki yönünden bağlılık, kefalet, çapraz kefalet ya da sebep sonuç ilişkileri bulunan birden fazla şirkete ilişkin olarak tek bir dilekçe ile dava açılması zarureti hasıl olduğunu, müvekkillerinin satıcı firmadan ham madde tedarik ederken birbirlerine kefil olduklarını ve teminat verdiklerini, aynı işlemler nedeniyle müteselsilen borç anlaşmalarına imza atmakta olduklarını dolayısıyla bir firma hakkında açılacak davalar veya verilecek hükümlerin diğer firmaya da sirayet edeceğini, müvekkillerinden ... Özel Sağlık Hizmetleri Medikal Sanayi Tic. Ltd. Şti. kurulduğu ... tarihinden itibaren şirket ana sözleşmesinde belirtilen alanlarda faaliyet gösterdiğini, tek ortaklı bir yapıya sahip olduğunu, ortak olan ...'ın müdür sıfatı ile şirketinin münferiden temsil ve imzama yetkili olduğunu, şirketin ilerleyen dönemlerde medikal cihazlar üretimi yapmak amacıyla fabrika yatırımı gerçekleştirmeyi planladığını, Diyarbakır iline yatırım tamamlandığında yaklaşık 2.500 personelin istihdam edileceğini ve bölge ekonomisine ciddi katkı sağlayacağının öngörüldüğünü, gerek bu yatırım planlamasının ve gerekse yapılacak ticari faaliyetlerde kendisine pazar oluşturabilmek amacıyla bir hastaneye yatırım yapılmasına karar verildiğini, bu nedenle Manisa ilinde faaliyet gösteren diğer müvekkil ... Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ye ait bulunan faal durumdaki Özel ... Hastanesinin %79,11 hissesini almak suretiyle bu hastaneye ortak olduğunu, hisse devir sözleşmesi imzalandığını ve devir alma bedeli karşılığı 20.000.000,00 TL tutarında sıralı senetler verildiğini ayrıca sözleşme gereği diğer müvekkili ... ....A.Ş.'nin borçlarının müteselsilen kefil olduğunu, devir sözleşmesinin imzalanması akabinde öngörüleri ve beklentilerinin dışında gelişen olaylardan ötürü ilk senedin vadesinde ödenemediğini, devamında ... Hastanesinin kefaletlerinden dolayı olan birtakım borçlarından ötürü şirkete hacizler gönderildiğini, Manisa İcra Dairesinin ... E., ... E., ... E., ... E., ... E., sayılı icra takip dosyaları ile şirkete haciz ihtarnameleri geldiğini, ardı sıra yaşanan bu olumsuzluklar nedeniyle şirkette işlerin durma noktasına geldiğini ve faaliyet öngörülerinde sapmalar yaşandığını, müvekkili firma yetkililerince, taraflarına gelen haciz ihtarnameleri ve kısa vadede nakit sıkışıklığı nedeniyle mevcut borçların ödenebilmesi ve yönetilebilmesi konusunda ciddi sıkıntılar oluştuğu ve gelinen son noktada yakın geleceğe dönük olarak verilen ödeme taahhütlerinin yerine getirilebilmesinin kısa süre içerisinde ödenebilme imkânı kalmadığının fark edilmesi üzerine, tedbir alınmazsa muhtemel iflas tehlikesi ile karşı karşıya kalınacağının bilinci ile şirketin mevcut mali durumunun değerlendirilmesi amacıyla çalışmalara başlandığını, özellikle diğer grup şirketlerinin yüksek tutardaki kamu borçlarının vadelerinin kısa olması, borç ve alacak vadeleri ile nakit akış dönemlerinin uyumsuz olmaları gibi nedenlerle borçların kısa vadelerde ödenme imkânı oldukça güç hale geldiğini, diğer müvekkilin ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin kurulduğu ... tarihinden itibaren hastane ve sağlık hizmetleri gibi şirket ana sözleşmesinde belirtilen alanlarda faaliyet gösterdiğini, Manisa Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğunu ve bünyesinde Özel ... Hastanesini barındırdığını, son dönemde ana hissedar olan firma üzerinde yaşanan problemler, borçlanma, ciro ve diğer sorunlardan dolayı müvekkili şirketin sıkıntıya düştüğünü, firmanın geçmiş dönem yaşamış olduğu nakit darboğazları ve kredi kullanma imkanlarının olmaması nedeniyle toplam kamu borçlarının ana para tutarları gecikme zamları ve faizleri ile birlikte çok yüksek tutarlara ulaşmış bulunduğunu, bu borçların firma bünyesi üzerinde büyük baskı yarattığını, yeni yatırımlar ve iş imkanları yaratma konusunda sıkıntılara neden olmakta olduğunu, kamu borçlarının ödenebilmesi için şirketin faaliyetlerini iflas, haciz ve cebri icra baskısı olmadan devam etmesinin zaruri hale geldiğini, müvekkillerinin tenzilat talebinde bulunmadığını, ana paraya ilave olarak da faiz ödemeyi teklif ettiklerini, müvekkillerinin talebinin vadeye ilişkin olduğunu ileri sürerek öncelikle müvekkilleri hakkında geçici mühlet, daha sonra kesin mühlet verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde de konkordatonun tasdikine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyası üzerinden talep eden borçlular ... Özel Sağlık Hizmetleri Medikal Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Tic. A.Ş. yönünden konkordato istemi ile açılan ve mahkememizin ... tarihli tensip zaptının 5 nolu ara kararı ile konkordato talep eden borçlu ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Tic. A.Ş. yönünden verilen tefrik ara kararı gereğince dosya Mahkememizin ... esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin ... tarihli kararı ile konkordato talep eden borçlu ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin talebinin kesin yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Konkordato talep eden vekilinin istinaf talebi üzerine; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile "Eldeki uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince davacı şirketin kayıtlı sicil adresinin Manisa ili olduğu gerekçesi ile davanın kesin yetki kuralı gereğince usulden reddine karar verilmiş ise de kararın eksik inceleme sonucu verilmiş olması nedeni ile usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.
İlk olarak, yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere, yetki kuralının uygulanabilmesi için şirketin "kayıtlı sicil adresinin" değil "muamele merkezi"nin esas alınması gerekmektedir. Şirketlerin ticaret sicillerinde kayıtlı adresleri muamele merkezi yönünden karine oluştursa da bazen muamele merkezi şirketin sicilde kayıtlı adresinden farklı olması olanaklıdır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; bu konuda gerekli araştırma yapılarak, davacı şirketin faaliyetleri yürüttüğü fiili muamele merkezinin neresi olduğu, dava ve istinaf dilekçesinde bahsedildiği gibi davacı şirketin hâkim ortağı vasıtası ile Diyarbakır'dan yönetilip yönetilmediği hususunun, davacının bu konudaki savunması alınıp delilleri toplandıktan ve re'sen toplanması gereken deliller de toplandıktan sonra gerektiğinde konkordato komiserinden rapor da alınmak suretiyle tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması, hâsıl olacak sonuca göre davacı şirketin fiili muamele merkezin belirlenip yetkili Mahkemenin buna göre tespiti, şirketin muamele merkezinin Diyarbakır olduğu tespit edilir ise davaya bakmaya devam edilmesi, aksi durumda 6100 sayılı HMK m. 114(1)-ç ve 115(2) maddelerindeki kesin yetkiye ilişkin dava şartının değerlendirilmesi" gereğinden bahsedilerek Mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir.
Mahkememizin ... tarihli kararı ile konkordato talep eden borçlu ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin talebinin; "Tüm dosya kapsamı, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı, kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu,
Mahkememizce keşif mahallinde yapılan gözlem, davacı şirketin ve dava dışı şirket kayıtları, davacı tarafından konkordato istemiyle açılan Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve konkordato konusunda verilen kararları inceleyen Yargıtay ... Hukuk Dairesi uygulamaları hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının muamele merkezinin Manisa'da bulunduğu, kesin yetki kuralı gereğince bu konuda dava şartının bulunmadığı" gerekçesiyle kesin yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Konkordato talep eden vekilinin istinaf talebi üzerine; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih, ... Esas, ... karar sayılı ilamı ile " yargılama aşamasında davacı şirketin ticaret siciline kayıtlı şirket merkezi adresinin Diyarbakır'a nakledildiği, bu durumda konkordatonun hasımsız talep olması, çekişmesiz yargı işi niteliği ve Anayasa'nın 141. ve 6100 sayılı HMK'nın 30. maddelerinde düzenlenen davaların en az giderle ve mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını öngören usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi dosyada verilen iki ayrı yetkisizlik kararını kaldırmıştır. Kaldırma ilamları incelendiğinde, ilk kararda Manisa Ticaret Siciline kayıtlı davacı şirketin muamele merkezinin detaylı olarak incelenmesi gerektiği belirtilmiştir.
İlk kaldırma ilamı sonrası Mahkememizce yapılan keşif, keşifte yapılan gözlem, kesif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu, hakim ortak şirketin yetkilisinin beyanları, muhasebecinin ve ticari defterlerin Manisa'da olması, vergi dairesinin ve SGK kaydının Manisa'da olması, tek faaliyet konusu sağlık hizmetlerinin Manisa'da bulunan hastanede yürütülmesi ve diğer gerekçelerle muamele merkezinin Manisa olduğu anlaşıldığından, kesin yetki dava şartı nedeniyle usulden ret kararı verilmiştir. İkinci kaldırma ilamında, ilk kaldırma ilamında muamele merkezinin detaylı araştırılmasına ilişkin anlayıştan vazgeçilmiş, ilk karar ile açık çelişki oluşturacak şekilde, yargılama aşamasında davacı şirketin şirket merkezi adresinin Diyarbakır'a nakledilmesi, yeterli görülmüştür. Kaldırma kararı sonrası dosya mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, 2004 sayılı İİK'nın 285 vd. maddelerinde belirtilen konkordato istemine dayanmaktadır.
Konkordato borçlu ile alacaklıları arasında mahkemenin gözetiminde yapılan ve borçlunun malvarlığının iflas usulüyle tasfiyesini önleyen veya durduran bir borç tasfiyesi sözleşmesidir.Yapılacak olan tasfiye sözleşmesi yani konkordatonun tasdiki alacaklıların çoğunluğunun kabulüne ve İİK'nın 305. a-b-c-d-e maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesine bağlıdır.
Konkordato davasında geçici mühlet kararı İİK'nın 286. maddesinde belirtilen belgelerin dava dilekçesinin ekinde yer alması ile verilmektedir. Mahkememizce verilen ilk kararın istinafı aşamasında Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi tarafından belgelerin tamamının sunulduğu değerlendirilmiştir.
Dosyada bulunan ve davacı şirkete ait olan ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden ve Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ikinci kaldırma kararının içeriğinden, davacı ... Sağlık Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş.'nin davanın açılmasından sonra; Manisa Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken; Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ... tarihli ve ... sayılı nüshasının ... sayfasında yayınlanan karara göre şirket merkezini Diyarbakır olarak değiştirdiği, Diyarbakır Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarasına kaydolduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirket hakkında Manisa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile 1 yıl süre ile iflasın ertelenmesine karar verilmiş olup, ilgili şirket yaklaşık 6 yıl iflas erteleme tedbirlerinden faydalanmıştır.
Davacı bu defa konkordato için başvurmuş, Manisa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas sayılı dosyasından 3 ay süre ile geçici mühlet verilmiştir. Aynı mahkemede yargılamanın devamı esnasında ... tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet verilmiştir.
Mahkeme Manisa'da Asliye Ticaret Mahkemesi'nin faaliyete geçmesinden sonra Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi olarak görev yapmaya başlamış, kesin mühlet ... tarihinden itibaren 3 ay süre ile uzatılmıştır. Mahkeme bu defa kesin mühleti ... tarihinden itibaren 3 ay daha uzatmıştır. Yine kesin mühleti ... tarihinden itibaren 4 ay uzatmıştır. Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli kararı ile ... Esas sayısında kayıtlı davacı şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir.
İlgili kararın istinafı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli ve ... Esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında "Davacı borca batık değildir ve bütün borçları belirli bir süre içinde tam olarak ödeme gücüne sahiptir. Oysa davacı borçlu şirket 24 ay vadede %1 basit faiz ile borçlarını indirmektedir. Eldeki dosyada alacaklıları koruyacak hiçbir öneri sunulmamıştır. Bu durumda, borçlu şirketin teklif ettiği tutarın kaynakları ile orantılı olması koşuluna aykırılık teşkil ettiği görülmüştür.
Gelinen noktada konkordatonun istemci borçlu tarafından borçların ödenmesi ve işletmeye hayatiyet kazandırılmasından öte bir finansal enstrüman olarak kullandığı izlenimi uyanmıştır. Açıklanan nedenlerle alacaklıların zarara uğratıldığı, işletmenin ise bundan fedakârlığın ötesinde avantaj sağlayacağı bir konkordatoyu tasdik etmek, kurumun amacına uygun bulunmamıştır.
Ödeme teklifinin borca batık olmayan şirketin ekonomik durumuna göre gerçeği yansıtmadığı, davacının konkordato tasdiki talebinde dürüst davranma, eşitlik ve kaynakları ile orantılı olması şartına aykırı olduğu bu durumda İİK.'nun 305. maddesinde öngörülen tasdik koşulları oluşmadığından dolayı davacı şirketin borca batık durumda olmadığı ve İİK'nın 308. maddesi çerçevesinde doğrudan iflas nedeni de bulunmadığı dikkate alınarak davacıların konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yukarıda yazılı şekilde tasdik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. " şeklinde gerekçelere yer verilmiştir.
Bu defa davacı ... tarihinde Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında konkordato talebinde bulunmuştur. Mahkeme ... tarihinde davacı ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye 3 ay geçici mühlet vermiş, daha sonra geçici mühleti 2 ay uzatmıştır. 5 aylık geçici mühlet süresinin dolmasından sonra, mahkeme davacı lehine ... tarihinden başlamak üzere 1 yıl kesin mühlet kararı vermiştir. İlgili dosyaya sunulan ... tarihli nihai komiser raporuna göre, şirketin ... tarihli bilançosuna göre borca batık olduğu, rayiç değer bilançosunun borca batık olmadığı, alacaklı çoğunluğu sağlanamadığından konkordato projesinin alacaklılar tarafından reddedildiğine yönelik rapor düzenlendiği, Mahkememize ... tarihinde işbu davanın açıldığı, ... tarihinde kesin mühletin dolmasından 1 hafta önce davadan feragat edildiği, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar son başvuruda, mal varlığının terki suretiyle konkordato isteminde bulunulmuşsa da, bu talep de nitelik itibariyle adi konkordato başvurusudur.
İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, konkordato davalarında, şirketlerin, faaliyetlerinin toplandığı veya yoğunlaştığı yer dışında bir yeri şirket merkezi olarak göstererek, dava açma yoluna gittikleri yaygın olarak karşılaşılan bir durumdur. Kararın devamında, borçlunun muamele merkezinin sicil adresi olduğu güçlü bir karine olup aksi kanıtlanabilir.
Mahkememizce Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ilk kaldırma ilamı gereğince davacının muamele merkezinin belirlenmesi yoluna gidilmiş, muamele merkezinin Manisa ili olduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine Mahkememiz tarafından kesin yetki nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak bu karar Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ikinci kaldırma ilamı ile kaldırılmıştır. Kaldırma ilamında Mahkememizin yetkili olduğu belirtildiğinden ve Bölge Adliye Mahkemeleri'nin yetkiye ilişkin kararları Mahkememizi bağlayıcı olduğundan, dosyanın esasına girilmiş ve yargılama tamamlanmıştır.
İstanbul BAM ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamında, "Dava açılmadan hemen önce merkezin değiştirilmiş olması, ortakların şirkete yüklü miktarda borçlanması veya şirketten alacaklı hale getirilmesi, davadan hemen önce şirkete ait ciddi miktarda taşınır, taşınmaz vb malların elden çıkarılmış olması gibi hususlar, konkordato talep eden şirketin, talebinde ne kadar ciddi, samimi olup olmadığı, dürüstlük kuralına uygun hareket edip etmediği noktasında dikkate alınmalıdır. Gerçekten de uygulamada, fabrikası, işletmesi şehir dışında olmasına rağmen merkezi İstanbul olarak gösterilen konkordato davalarında, üretimin şehir dışında olması, defterlerin şehir dışında olması konkordato komiserlerinin denetleme, nezaret etme yetkilerini oldukça sınırlandırmaktadır. Alacaklıların konkordato davasına bakan mahkemeye ulaşmalarını önlemek, davada zaman kazanmak, komiserleri işletmeden uzak tutmak ve hatta davaya bakacak mahkemeyi seçebilmek için, şirket merkezi kötüniyetli olarak da taşınabilmektedir. Ancak yukarıda da belirtildiği gibi bu durumların mevcudiyeti varsa mahkemenin bunu şirketin talebinde ciddi ve samimi olup olmadığını değerlendirirken göz önünde bulundurması gerekir." denilmiştir.
Eldeki davada, davacının Diyarbakır'da herhangi bir faaliyetinin bulunup bulunmadığı, Diyarbakır'dan yönetilip yönetilmediğinin belirlenmesi için keşif yapılmış ve bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Keşifte davacının bildirdiği adreste koltuk takımı, masa ve sandalye dışında herhangi bir eşya bulunmadığı görülmüştür. Raporda, davacının muamele merkezinin Manisa olduğu detaylı olarak açıklanmıştır.
Davacı şirket 10 yılı aşkın bir zamandır iflas erteleme ve konkordato süreçleriyle tedbirlerden faydalanmakta ve piyasaya olan borçlarını ödememektedir. Son konkordato dosyasında alınan komiser raporuna göre vergi borçları 94.009.632,03.-TL, SGK borçları 108.855.471,66.-TL olmak üzere toplam 202.865.103,69.-TL kamu borcu vardır. Davacının konkordatoya tabi borçları 31.340.439,00.-TL olup, Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan oylamada %11 oranında alacak tutarı için kabul oyu kullanılmış, %89 oranında alacak tutarı için ret oyu kullanılmıştır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi kararlarında vurgulandığı üzere; konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından kesin olarak belirlenmiş olup hakim tarafından artırılması mümkün değildir. Oysa davacı aralıksız 4 yıl 6 ay konkordato tedbirlerinden faydalanmıştır. Aksi düşünce, davacının sonu olmayacak şekilde konkordato tedbirlerinden faydalandırılması sonucunu doğurur ki kanun koyucunun böyle bir amacından bahsedilemez.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında "...Gelinen noktada konkordatonun istemci borçlu tarafından borçların ödenmesi ve işletmeye hayatiyet kazandırılmasından öte bir finansal enstrüman olarak kullandığı izlenimi uyanmıştır. Açıklanan nedenlerle alacaklıların zarara uğratıldığı, işletmenin ise bundan fedakârlığın ötesinde avantaj sağlayacağı bir konkordatoyu tasdik etmek, kurumun amacına uygun bulunmamıştır... " şeklinde açıkça belirlendiği üzere davacı borç ödemek yerine finansal estrüman olarak konkordatoyu kullanmaktadır.
Nitekim Mahkememize sunulan konkordato projesinde, borca batık olmayan şirketin borçları için aylık %2 basit faiz öngörülmektedir. Halihazırda tacirler arasında uygulanan avans faiz oranı %51,75'tir. Tüm bu veriler ve ülkemizin ekonomik koşulları değerlendirildiğinde; davacı şirketin, teklif edilen projesinin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmadığı, ayrıca hak ve menfaat dengesini alacaklılar aleyhine olacak şekilde bozduğu sonucuna varılmıştır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılamaz. Düşük faiz önerileri Yargıtay ... Hukuk Dairesi uygulamalarında tenzilat konkordatosu olarak kabul edilmektedir. Borca batık olmayan davacı şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesi mümkün değildir.
Konkordato iyiniyetli borçlu ile alacaklılar arasında düzenlenen, kendine has bir sulh yöntemidir. Bunun için borçlunun, ciddi ve samimi olması gerekir. Konkordatonun tasdiki için İİK 305. Maddedeki koşullar yanında, TMK'nın 2. maddesinde belirtilen, herkesin haklarını kullanırken dürüst davranmasının zorunlu olduğu yönündeki yasa hükmü gereği, dürüst davranma koşulunun gerçekleşmesi gerekir. Davacının bu konuda ciddi, samimi ve dürüst olduğu söylenemez.
Davacının işlettiği hastane Manisa ilindedir. Makine, teçhizat ve demirbaşlar Manisa'dadır.
Mahkememizce geçici mühlet uygulanması halinde, mühlet süresince konkordato komiserlerinin faaliyetleri denetlemek için haftada en az bir kez Manisa'da bulunan hastaneye gidip gelmeleri gerekecektir. Bu koşulu sağlayabilecek konkordato komiseri bulmak mümkün olmayacaktır. Daha az denetleme ise davacının komiser denetiminden kaçınması sonucunu doğuracaktır.
Bir diğer husus ise yargı çevremiz dışında bulunan alacaklılar, Anayasada ifadesini bulan "tabii hakim" ilkesine aykırı olarak, Mahkememizde davayı takip etmek zorunda kalacaktır. İlerleyen aşamada muhtemel çekişmeli alacak veya kayıt kabul davaları Mahkememizde görüleceğinden, alacaklıların hak arama özgürlüğü ihlal edilecektir. Zira, bulunduğu şehirden çok uzakta dava takip etmek ulaşım ve konaklama giderleri de değerlendirildiğinde oldukça külfetli olacaktır. Alacağını alamayan, örneğin bir işçi sadece bu nedenle dahi mağdurken, bu kişiden açacağı çekişmeli alacak veya kayıt kabul davasını çalıştığı Manisa'dan çok uzakta olan Diyarbakır'da açmasını beklemek hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracaktır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, konkordato projesi, ticaret sicil kayıtları bilirkişi raporu, davacının daha önceki iflas erteleme ve konkordato başvuruları değerlendirildiğinde; davacının talebinde ciddi ve samimi olmadığı, dürüst davranmadığı, alacaklıların icra takiplerini ötelemek ve durdurmak için konkordato talebinde bulunduğu, alacaklıları zarara uğratma amacı ile hareket ettiği anlaşılmakla;
İİK'nın 308.maddesi gereğince davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın esastan reddine karar verildiğinden, davacı şirket hakkında geçici mühlet verilmesi ve geçici mühlet tedbirlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, ret kararı ile birlikte, davacı şirket hakkında verilen geçici mühlet kararının kaldırılmasına ve geçici mühlet tedbirlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Açıklanan tüm nedenlerle, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1.Davanın REDDİNE,
2.Davacı şirket hakkında verilen geçici mühlet kararının kaldırılmasına ve geçici mühlet tedbirlerinin uygulanmasına yer olmadığına,
3.Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben Mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip