Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/487
Karar No
K. 2024/921
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/487 ESAS
KARAR NO: 2024/921
DAVA: Tazminat (Sigorta (Kasko) Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17.08.2016
KARAR TARİHİ: 05.11.2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta (Kasko) Poliçesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.01.2015 tarihinde müvekkiline ait aracın çalışanlardan ----- kontrolünde iken yoldaki buzlanma nedeni ile kaza meydana geldiğini, aracın davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, kaza sonunda müvekkiline ait aracın sigorta eksperi tarafından pert kabul edildiğini, müvekkilinin kasko bedeli için davalıya yaptığı başvurunun davalı tarafından reddedildiğini, davalı şirketin red gerekçesinin yerinde olmadığını, müvekkilinin çalışanı ------ geçerli ehliyeti bulunmakta olup, kaza sırasında alkollü olmadığını belirterek 1.000,00-TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ---- plakalı aracın müvekkili şirkette sigortalı olduğunu, görevli mahkemenin---------Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davacının davayı açmakta hukuki menfaati olmadığını, araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, talebin poliçe teminatı dışında kaldığını bildirerek davanın öncelikle aktif husumet yönünden reddini, görevsizlik kararı verilmesini ve netice itibariyle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;

Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, sigortalının sigortacısına kasko poliçesi kapsamında açtığı maddi tazminat davasıdır.Mahkememizin ------ sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda; "ispatlanamayan davanın reddine" dair verilen karar istinaf edilmiş, istinaf incelemesini yapan--------- karar sayılı ilamı ile mahkememizin kararı; "...O halde Mahkemece yapılması gereken, alkolün düzeyine bağlı olarak şahıstaki etkilerini değerlendirilebilecek ---------- kuruluşlardan seçilecek iki trafik uzmanı ve bir nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle,kazanın oluşumunda kazanın oluş şekli, yol, hava vs. koşullar bir bütün olarak değerlendirilip kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması yönünden yeni bir rapor alınması, ondan sonra varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle kaldırılmış, mahkememize gönderilen dosya ---- sırasına kaydedilmiştir.--------- kaldırma ilamı doğrultusunda dosyanın İTÜ'den seçilecek 2 trafik uzmanı ve 1 nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile tüm dosya kapsamı /dikkate alınarak kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının tespiti açısından rapor düzenlenmesi istenmiştir.Bilirkişi heyetinin 16/01/2023 tarihli kök ve -----tarihli ek raporlarında özetle;---- numaralı araç sürücüsü ---- 100% (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, dava konusu trafik kazasının ---- plakalı araç sürücüsü ---- münhasıran güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana geldiği..." şeklinde kanaat belirttiği görülmüştür.Kaza tespit tutanağına göre, ----- tarihinde, saat 08.55 sıralarında, sürücü ------ yönetimindeki mülkiyeti ---- plâka numaralı araç ile -----üzerinde, ----istikametinden,----- istikametine doğru seyretmekteyken, -------- ile kesişen kavşak yerine geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybederek, önce, aracının ön ve alt kısımları ile kaldırımda bulunan beton mantarlara, sonra da ön kısımları ile aydınlatma direğine çarpmış, hareketine devam ederek, ---- sokağı geçip, -------- marketin yan duvarlarına da çarpmış olup araçta maddi hasarlar ve içinde yolcu olarak bulunanların yaralanmaları ile neticelenen trafik kazası meydana geldiği sürücü olarak gösterilen ------, (2918 sayılı KYTKnın 52/1b) kuralını ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığı belirtildiği anlaşılmaktadır. 3 polis memuru tarafından imzalanan 19/01/2016 tarihli tutanakta kaza sonrasında alkolmetre ile yapılan ölçümde, ---- %120 promil değerinde alkollü olduğunun tespit edildiği kaydedilmiştir.2918 Sayılı KTK'nın 48. maddesinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu belirtilmiştir.

Yine Karayolları Trafik Yönetmeliğin "Alkol, Uyuşturucu veya Uyarıcı Maddeler Etkisinde Altında Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97. maddesinde; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olması durumunda diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu belirtilmiştir.Öte yandan, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.5.5 maddesinde; ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde, taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.Bununla birlikte, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0,50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir. O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK hükümleri gereğince sigortacıya düşmektedir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman kusur bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. -----------Somut olayda, kaza tespit tutanağında yazılı olan kişinin sürücü olmadığı, sürücünün lavabo aramak için ayrıldığı sırada tutanağın düzenlendiği iddia edilmektedir. Sürücü olduğu iddia edilen -----olay yerine geldiğinde ------- hastaneye götürüldüğünü öğrendiğini ve hemen hastaneye gittiğini beyan etmektedir. Aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi memurlarca düzenlenmiş kaza tespit tutanağı ile sürücü belirlemesine esas olan polis memurlarının tanık ile yüzleştirme tutanağında ---- adı bulunduğundan aksi ispat edilememiş olmakla sürücünün -------- olduğu itirazı yerinde görülmemiştir. ---- kaldırma ilamı doğrultusunda bilirkişi heyetinin sunduğu kök ve ek raporlarına göre; ---- plaka numaralı araç sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde 100% (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, dava konusu trafik kazasının ---- plakalı araç sürücüsü ------ münhasıran güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle davacının talebinin yerinde görülmediği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının REDDİNE,

2.Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 29,20-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 398,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 29,20-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 8.209,30-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 64,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde --- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.05.11.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.