Esas No
E. 2024/1238
Karar No
K. 2024/4897
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2024/1238 E.  ,  2024/4897 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2023/155 Esas, 2023/1307 Karar
SUÇ: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 5271 sayılı CMK'nın 251/3 uyarınca 1 yıl 1 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, sanığın itirazı üzerine genel hükümler uyarınca yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e. maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince mahalli Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği TCK 51/1.maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun hukuki unsurlarının oluşmadığına, kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.05.2021 tarihinde saat 21:49 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Şehit Özpolat Caddesi üzerinde seyir halinde iken kolluk görevlilerince durdurularak yapılan ölçüme binaen 4.25 promil üstü alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine sanığın cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve basit yargılama hükümlerine göre sanığın cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de sanığın itirazı üzerine genel hükümler uyarınca yapılan yargılama neticesinde sanığın ısrarlı biçimde 4.25 promil alkollü olmasının mümkün olmadığını, kolluk görevlilerinin yanlış yazdığını düşündüğünü, kendisine 0.42 promil alkollü olduğunu bildirdiklerini beyan ettiği, mahkemece re'sen araştırma ilkesi gereğince ilgili kişilerin tanık olarak dinlendiği ancak bahse konu olaya ilişkin net olarak herhangi bir bilgi hatırlamadıklarını beyan ettikleri, tespit edilen alkol değeri, alkol ölçümünün 21:49 sıralarında yapılması ve yalnızca 23 dakika sonra yani 22:12'de sanığın kolluk ifadesinin tamamlanmış olması ve ısrarlı savunmalarına binaen 19.05.2021 tarihli teslim ve tesellüm tutanağı, alkol ölçüm raporu, serbest bırakma tutanağı, şüpheli ve sanık hakları formu, şüpheli ifade tutanağı gibi 5 ayrı evrak altında sanığa ait imzanın bulunması ve bütün imzaların nizami ve birbirinin aynısı olması nedeniyle 4.25 promil alkollü birisinin bu şekilde nizami ve birbirinin aynısı imza atmasının mümkün olup olmadığı hususunda ATK İhtisas Dairesinden rapor aldırıldığı, tanzim edilen rapora göre 4.25 promil alkollü birisinin yazı ve imzasında bozulma bekleneceğinin belirtildiği nazara alındığında raporun sanık lehine olduğu nazara alındığında sanığın alkol değerinin hangi seviyede olduğu hususunda sanık lehine şüphe bulunduğu, suçun oluşabilmesi için sanığın yasal sınır olan 1.00 promil üzerinde araç kullandığının net olarak ortaya konulması gerektiği nazara alındığında sanığın atılı suçu işlediği hususunda şüphe bulunduğu ve bu şüphenin sanık lehine olduğu,“şüpheden sanık yararlanır” kuralı uyarınca varsayıma dayalı olarak hüküm vermek anlamına geleceği dikkate alınarak sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığı kanaatine varılarak CMK 223/2-e.maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, dosya kapsamında dinlenen polis memuru mümzi tanıkların yeminli anlatımları, İstanbul Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 28.09.2022 tarihli ve 6091 sayılı mütalaa içeriği, alkolmetre ölçüm cihazının kalibrasyon sınırları içerisinde bulunduğu, suç tarihine yakın bir tarihte cihazın kalibrasyon işleminin yapıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı alkollü araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit olduğu halde atılı suçtan mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi yasaya aykırı görüldüğünden, ilk derece Cmhuriyet Savcısının istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasına karar verildiği, alkol ve uyuşturucu maddenin sırf kullanılmış olması bu suçun oluşması için yeterli olmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu raporlarında istikrarlı bir şekilde vurgulandığı üzere; alkollü bir şekilde trafikte seyreden bir sürücünün alkol konsantrasyonu hangi seviyede olursa olsun bireysel farklılıklar göstermekle birlikte trafik güvenliği açısından değişen derecelerde risk oluşturabileceği, ancak bu durumun tehlike arz edecek düzeyde olup olmadığı, dolayısıyla sürücünün tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinde araç kullanması halinde, güvenli sürüş yeteneğini kaybedip etmediği, bireyin o andaki sürüş ehliyetini belirleyebilecek dikkat, algı, denge, refleks, psikomotor ve nöromotor koordinasyon gibi nörolojik, nistagmus, akomadasyon, görme gibi oftalmolojik ve genel durumunun tespitine yönelik detaylı dahili muayenesine yönelik tıbbi verilerin değerlendirilmesi ile mümkün olabileceği, ancak böyle bir tespit yapılmamış olsa bile bireysel farklılıkları da elimine edebilecek şekilde 100 promilden yüksek olarak saptanan alkol düzeyinin, güvenli sürüş yeteneğini kaybettireceğinin, bilimsel olarak kabulü gerektiği, bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamından; olay gecesi yapılan trafik denetiminde sanığın kontrol noktasına ... plakalı araç ile seyir halinde geldiği ve alkolmetre cihazı ile yapılan ölçümde 4.25 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bu şekilde alkolün etkisi ile emniyetli bir şekilde araç sevk edemeyecek durumda olmasına rağmen araç kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak, sanık hakkında TCK'nın 179/3-2 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.