10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2024/679
- Karar No
- 2024/869
- Karar Tarihi
- 18.12.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ niteliğindeki taşınmazın ------ pay sahibi olarak,davacı ---- sahibinin müşterek malikler olduğunu, tapu siciline kayıtlı taşınmaz sahibi olmasına karşın sicilden terkin edilen kooperatifin tüzel kişiliği sona ermiş olduğundan müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmaza tasarruf edemediğini, tapu siciline kayıtlı taşınmaz sahibi olmasına karşın sicilden terkin edilen koperatifin tüzel kişiliğinin sona ermiş olduğunu müvekkilinin maliki bulunduğu taşınmaza tasarruf edemediğini, davalılar kooperatifinin son tasfiye kurulu üyeleri olduğunu, ve bu sebeplerle ------- ihyası ile ticaret siciline kayıt ve tesciline,son tasfiye kurulu üyeleri davalıların tapu kaydı bildirilen taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesini iş ve işlemlerini yapmak üzere yetkilendirilmelerine karar verilmesini,masrafların davacı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmişlerdir .
CEVAP
Davalı ---------- cevap dilekçesinde özetle; muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, Bunun yapılmadan şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebildiğini, Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil--------- tespit etmesinin mümkün olmadığını, davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkil -------------uyacağını, müvekkili ----tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapıldığını bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, olağan tasfiye sürecinden aynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı------- sorumluluğunun bulunmadığını,mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, mahkemece atanacak temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin ----- bulunmasının gerektiğini, müvekkiininl davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, ve bu sebeplerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince -------- tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir.İhyası istenen kooperatifi ticaret sicil kayıtları incelenmiş ---- numarasında kayıtlı olduğu, son tescilini 22.12.2000 tarihinde yaptırdığı görülmüştür. Davacının bahsini ettiği taşınmazın tapu kaydı celp edilerek incelenmiş davacının ---- ihyası istenen kooperatifin ise taşınmazda -----hissesi olduğu görülmüştür. Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Şirketin devam eden bir hukuki uyuşmazlığı nedeniyle şirketin ihyasına karar verildiğinde, yapılacak ek tasfiye işlemleri, tasfiye üstlenmiş olduğu görevin devamı niteliğindedir.-----TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.TTK 547 maddesi kapsamında açılan ihya davalarında zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ---------------.TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu , terkin edilen şirketin davacıya borçlu olup olmadığının bu davanın konusunu teşkil etmediği ,yapılan ilanlara rağmen alacağın bildirilmemesinin ihya isteminin reddine gerekçe olamayacağı, davacının derdest davanın sonlandırılabilmesi için ihya istemekte hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği esasen davalı tasfiye memurunun istinaf sebeblerine konu ettiği hususların esas davalarda incelenebilecek nitelikte olduğu gözetilerek, mahkemenin dava dosyası ile sınırlı olarak tüzel kişiliğin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin hükmüne yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiş davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtilmiştir.
Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu kooperatif kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen kooperatif ve davacının hisseli malik olduğu gayrımenkul bulunduğu, dolayısı ile kooperatifin halen faal olduğu adına kayıtlı taşınmaz olduğu bu nedenle tasfiyesinin eksik yapıldığı, davacının bu taşınmaz ile ilgili ortaklığın giderilmesi davası açmak istediği,ancak zorunlu arabuluculuk dava şartı nedeni ile kooperatifin terkin edilmiş olması nedeni ile ortada hasım da olmadığı, davacının -------taşınmaz için dava öncesi başvurulması gerekli arabululuk görüşmeleri ile açılacak ortaklığın giderilmesi davasının sürdürülmesi, sonuçlandırılması ve kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere kooperatifin ihyasını talep etmekte hukuki yararı olduğu sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu kooperatifin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalıların tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen kooperatifin davacı ile hisseli malik olduğu taşınmaz olması ve tasfiyesinin eksik yapılmış olması sebebiyle, dava konusu kooperatifin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu kooperatifin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalıların tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş davacının davalılardan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmaması diğer davalının da yasal hasım olması nedeni ile yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmış davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN KABULÜNE,------nosuna kayıtlı bulunup 22.12.2000 tarihinde 6102 Sayılı TTK'nın 547. maddesi gereğince sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE------6102 Sayılı TTK’nın 547. maddesi gereğince davacı tarafından davalı kooperatif ile hisseli malik olunan------------ için dava öncesi başvurulması gerekli arabululuk görüşmeleri ile açılacak ortaklığın giderilmesi davasının sürdürülmesi, sonuçlandırılması ve kesinleşme ve infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ------- yeniden TESCİLİNE,
2.Tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru------- atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memurları tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurlarının görevine devam etmesine,
3.Kararın ------------ ilan edilmesine,
4.Davacının talebi olmaması nedeni ile davalılar aleyhinde vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.Yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
7.6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya veya ahzu kabza yetkili vekiline iadesine,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,------------ Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin ve davalı tasfiye memurlarının yüzüne karşı,oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2024