3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ayıp Nedeniyle Misli İle Değişim (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket 21/12/2020 tarihinde davalı şirketten ışıklı bir reklam panosu satın aldığını, pandemi zamanına denk geldiğinden panonun takılma tarihi karşılıklı anlaşma sonucu ertelendiğini, sonrasında davalı tarafla iletişime geçildiği ve ocak 2022 de panonun monte edilmesine karar verildiğini, ancak, müvekkili işyerine gelen davalı çalışanları bu kez ekran kasasının çürümüş olduğunu, ekranı taşımayacağını ve tamir edilmesi gerektiğini belirttiğini, bunun üzerine kasanın tamir edildiği, bu işlem karşılığında davalıya ayrıca ödeme yapıldığını, davalının aynı boyutlarda malzeme kullanılmadığını ileri sürerek daha küçük boyutlarda bir pano teslim etmesinin yanı sıra bahsi geçen pano takılmasının ardından sürekli arızalandığını, karşı tarafça 4-5 kez müvekkili işyerinden alınarak yahut bulunduğu yerde tamir edildiği ancak her defasında yine de bozulduğunu, panonun yenisi ile değiştirilmesini talep etmiş ise de sonuç alamadığını, iş bu sebeple davaya konu ayıplı ürünün, sökümü, yeni ürünün nakliye ve montaj masrafları da davalıya ait olacak şekilde ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İddiaların tamamıyla gerçeği yansıtmadığını, davacı taraf, 29/06/2020 tarihinde kendilerinde mevcut bulunan 335x115cm ölçülü kasasına, 315x115 cm ölçülü led ekran talep ettiği, ancak bu ölçüde müvekkilinin elinde yeni nesil bir ekran bulunmadığından müvekkili, davacıya 256x96 cm ekran verebileceğini belirttiğini, davacı tarafın onayı ile taraflar bu ölçülerde ve mevcut kasa içine led modül montajı için anlaştıklarını, bunun üzerine müvekkili şirket, davacı şirkete giderek keşif yaptığı ve teklif gönderdiğini, pandemi şartları sebebiyle turizm sektörüne verilen teşvikten yararlanmak istediklerini belirten davacı taraf 21/12/2020 tarihinde ürünü müvekkili şirketten belirtilen tarihte satın aldığını, müvekkili şirket 21/12/2020 tarihinde söz konusu ürün faturasını kestiğini, fakat müvekkili ürünü teslim ve montaj için götürmek istediğinde davacı taraf teslimi hep ileri tarihlere ertelediğini, müvekkili şirkette bu sebeple ürünü hazırlayıp beklettiğini, davacı taraf, müvekkili şirketin yaptığı ilk keşfin üzerinden 15 ay geçtikten sonra montaj talep ettiği, müvekkili şirket davacının mevcut kasalarının yağışlar sebebiyle ciddi oranda çürümeye uğradığını, yeni bir kasa olmadan trafik ve yaya yoğunluğunun çok fazla olduğu bir caddeye montaj yapmayacağını belirttiğini, bunun üzerine davacı müvekkili şirkete kasa yapım onayını da verdiğini, yeni panonun montaj işlemlerinin tamamlandığını, ekranın çalışma disiplininin ayrıntılı olarak anlatıldığı, müvekkili şirketin davacının söz konusu ekranı 7/24 çalıştırmak istemesi üzerine defalarca kez ekranın 01:00-7:00 saatleri arasında d inlenmesinin önemli olduğunu bu sebeple gerekirse video proccessor almaları gerekebileceğini davacı tarafa belirtildiğini, fakat davacı taraf bu önerileri dikkate almadığını, sayaç takılmasını yahut elektrik kablolarında yenileme yapılması gibi işlemleri yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirketin bu faaliyet alanına girmemesinden dolayı karşı tarafa önerdiğini, ancak davacı taraf bunları da yaptırmadığını, panonun ayıplı olmadığı, tamamen kendi kusurlarından kaynaklandığını, davcı tarafın---------- model ekranın soketini kırması, görüntüyü aktarmakta sürekli hata yapması ve ürünü uyarılara uygun kullanmaması sebebiyle oluşan arızalara bile müvekkili şirket defalarca ücret talep etmeksizin ve garantisi bulunmamasına rağmen servis verdiği ve ürünü kontrol ettiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle ayıp nedeniyle misli ile değişim davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, davalı tarafından davacıya satılan reklam panosunun ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise misli ile değişim koşullarının oluşup oluşmadığı, ayıbın giderilmesi için yapılan masraf miktarının ne kadar olacağı hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, tarafların tanıklarını bildirdiği, tanıklara davetiye çıkarıldığı, mahkememiz 15/06/2023 ve 14/12/2023 tarihli celselerinde hazır bulunan tanığın beyanı alındı.Tanık ---------- beyanında; "Ben davacı şirkette bir dönem çalışmıştım, benim çalıştığım dönemde davacı şirket davalı şirketten ---------- panosu satın aldı, ancak satın aldığı dönem pandemi sürecine denk geldiği için reklam panosunun takılması bir müddet ertelendi, hatırladığım kadarıyla ocak 2022 tarihinde pano takıldı, pano takıldıktan sonra sürekli arıza vermeye başladı, her arızada davalı taraf servisi çağırıldı, bir kaç kez yerinde tamir edildi, bir kaç kez de sökülerek davalının atölyesinde tamiri yapıldı, ben çalıştığım dönemde davalı tarafından dava konusu reklam panosunun gün içerisinde belli bir müddet kapatılması gerektiğine dair herhangi bir bilgilendirme yapıldığına şahit olmadım , reklam panosu doğal olarak dışarıda güneş gören bir yerdedir.." şeklinde,Tanık ---------- beyanında; "Ben davacı firmada 2014-2023 mart arasında çalıştım, dava konusu ışıklı panonun yapıldığı tarihlerde bu şirketteydim, davalı tarafından pano takıldı ancak defalarca arıza verdi, her arıza verdiğinde davalı taraf bilgilendirildi, tamir için geldiler, tamirden sonra yeniden aynı arızaları verdi, davacı firma da daha önce buna önce buna benzer tabelalar kullanıldı, herhangi bir arıza vermemişti, davalı tarafından bu ürünün günün belli saatinde kullanılması veya belli şartlarda kullanılması tarzında bir ihtar yapılmamıştır.." şeklinde,Tanık --------- beyanında; "Ben davalı şirkette ürün satış elemanı olarak çalışmaktayım, dava konusu ürünün satışını ben gerçekleştirdim, davacı taraf 2020 yılının mayıs haziran aylarında ilk bizle iletişime geçti led ekran modülü istediler, daha sonra yaptığımız kontrollerde bu modülün konulacağı kasa da modüle uygun olmadığından led ekranın tamamı ve kasa konusunda anlaşma yapıldı, bu süreç zaten pandemi nedeniyle bir- bir buçuk sene sürdü, davacı taraf bu bir- bir buçuk sene içerisinde sipariş ettiği ürünü almaktan imtina etti, ürünün teslimi bir buçuk seneyi buldu, ürün teslim edildikten sonra davacı taraf üründe hata olduğunu söyledi, ilk gittiğimizde sadece bir pikselde hata olduğunu farkettik, sonradan bu düzeltildi, sonraki 3 servis çağırmasında da temassızlık olduğu tespit edildi, son bir çağırdıklarında da soketin kırıldığını gördük, bu temassızlıkları sorumluluğumuz olmamasına rağmen giderdik, ürün çalıştı, bizim satışını yaptığımız üründe hata yoktur, bu ürün 7 gün 24 saat ve 365 gün sürekli çalıştırılamaz, buna ilişkin davacı taraf bilgilendirildi, ben de ----------- ve mail yolu ile bilgilendirme yaptım, bu ürün güneşte yağmurda kullanılmasında bir sakınca yoktur.." şeklinde,Tanık --------- beyanında; "Ben o sırada -------- çalışıyordum, kurulumunu yaptım sağlıklı bir şekilde çalışıyordu, daha sonra çağırdıklarında ben gitmedim, bu ürünler 7/24 çalışmaya uygun değildir, 7/24 çalışacak ürünleri sadece petrol istasyonları kullanmaktadır, davacı taraf mesai saatleri içinde çalıştığı için bu ürünü 7/24 kullanmayacağı düşünüldü, davacı taraf ürünü 7/24 kullanacak ise teknik ekibe bunu belirtmesi gerekirdi, ben bu nedenle herhangi bir bilgilendirme yapmadım, başkasının yapıp yapmadığını da bilmiyorum.." şeklinde,Tanık ---------- beyanında; "Ben o dönemde --------- çalışıyordum, 2020 yılında ekran siparişi verildi montajı 15 ay sonra yapıldı sipariş 15 ay atölyede bekletildi, arızalar olduğunda teknik servis olarak ben gittim, temassızlık filan vardı, bu hususlar giderildi, firmanın isteği üzere biz bir kez söküp götürdük, atölyede testlerini yaptık, herhangi bir sıkıntı yoktu, bu ürün 7/24 çalışabilecek bir ürün değildir, led ekranlar ekseriyetle 7/24 çalışamaz ara ara dinlenmesi gerekir, bu hususta taraflar arasında bilgilendirme olup olmadığını net olarak bilemiyorum, arıza nedeniyle 2 kez teknik servis olarak dava konusu ürünün yanına gittim, gittiğimde ürünün çalışır vaziyette olduğunu tespit ettim, videosunu çektim davalı şirkete videoyu gönderdim.." şeklinde beyanda bulunmuşlardır.Mahkememiz 14/12/2023 tarihli celse 3 nolu ara kararı gereği, dosyanın led ekran konusunda uzman bilirkişiye tevdine karar verildiği, dosya bilirkişiye tevdi edildiği,
06/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Uyuşmazlık konusu led ekranın görüntü çözünürlüğünün düşük olduğu, ekran yenileme frekansının da düşük olduğu, ışık şiddeti de düşük olduğu için renklerin kontrast seviyelerinin de düşük olduğu, ayrıca görüntünün parçalı halde olduğu ve bütünlük arz etmediği, kendi içerisindeki oynatıcının da sorunlu olduğu için uzun süreli sağlıklı bir görüntü alınmasının mümkün olmadığı, yüklenmek istenilen fotoğraf vb. kayıtlar uzaktan bilgisayar üzerinden kablosuz olarak erişilerek yüklendiği ve fiziksel bir temas olmadığı için sisteme zarar verebilecek bir kullanıcı hatasından bahsedilemeyeceği, sonuç olarak, inceleme yapılan led ekranın, ışık şiddeti ve çözünürlüğü düşük, dış mekân değil iç mekânda kullanıma uygun olduğu, ürünün bu haliyle dış mekânda uzun süreli kullanılmasının mümkün olmadığı.." şeklinde rapor sunulmuştur.Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir. Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır. Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. 6098 sayılı TBK’nun ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.”TTK. m. 23/c hükmü, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesini, TBK. m. 223 hükmü ise; “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” düzenlemesini içermektedir.
Tüm dosya kapsamı ve deliller ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ışıklı reklam panosu satımı konusunda anlaşma sağlandığı, davalının satıcı davalının alıcı olduğu, davalı tarafından satılan reklam panosunda sürekli arazılar meydana geldiği, yapılan teknik bilirkişi incelemesinde de belirlendiği üzere bu arızaların satış konusu olan ürünün ayıplı olduğunun belirlendiği, zira led ekranın ışık şiddetinin ve renginin yeterli olmadığı ayrıca görüntünün parçalı olduğu, bu haliyle ürünün dış mekanda kullanıma uygun olmadığının anlaşıldığı, davalının ayıptan dolayı sorumluluğunun bulunduğu, davacının misli ile değişim talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile dava konusu “Modül ölçüsü: ----------, modül ölçüsü: 320 x 130mm, ekran ölçüsü: 2560 mm x 960 mm özellikli” ışıklı reklam panosunun ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine,
2.Ürünün ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi nedeniyle doğacak masrafların davalı tarafından karşılanmasına,
3.Alınması gerekli 1.266,53 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 136,73 TL tamamlama harcının toplamı olan 316,63 TL 'nin mahsubu ile bakiye 949,90 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harcı ve 136,73 TL tamamlama harcının toplamı olan 496,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından sarfedilen toplam 3.500,00 TL yargılama gideri'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalının tarafından sarfedilmiş olunan yargılama giderinin kendi üzerinde kalmasına,
7.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,
8.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 18.540,97 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ------------ tarafından karşılanan 3.120,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 21/11/2024