Esas No
E. 2024/2268
Karar No
K. 2024/5135
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2024/2268 E.  ,  2024/5135 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği

SAYISI: 2023/1121 D.İş
KARAR: İtirazın reddine ilişkin mercii kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Taksirle yaralama suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Boyabat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/09/2022 tarihli ve 2022/2096 soruşturma, 2022/1266 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Boyabat Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/12/2023 tarihli ve 2023/1121 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla;

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 07/02/2024 gün ve 94660652-105-57-31919-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25/03/2024 tarihli ve 2024/18708 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25/03/2024 tarihli ve 2024/18708 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca,

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Dosya kapsamına göre, müştekinin tamir yapmak üzere çıktığı çatıdan düşerek yaralanması olayına ilişkin başlatılan soruşturma sonucunda, Boyabat Cumhuriyet Başsavcılığınca mağdurun olay sebebiyle kimseden şikayetçi olmadığı ve kendi dikkatsiz davranışı sebebiyle yaralandığının değerlendirildiği gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; müşteki vekilinin, şikayetçi olmadığına ilişkin verilen ifadenin o sırada bilinci kapalı bulunan müvekkiline ait olmadığına yönelik itirazı karşısında, müştekinin imza örnekleri ile ifadesinin alınması, iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınması gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilinçli taksir veya olası kast yönünden değerlendirme yapılması, işveren veya işveren vekilinin tespit edilmesi ve sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.5271 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca,

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172 nci maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği hususlarına yer verilmiştir. Şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir.

2.Dosya kapsamına göre; 02/09/2022 günü saat 06.30 sıralarında müştekinin, ... isimli iş yerindeki çatıda çalıştığı sırada çatıdan aşağıya düşmesi neticesinde geçici hekim raporuna göre; hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı olaya ilişkin aynı gün saat 15.00 sıralarında hastanede alınan ifadesinde kimseden davacı ve şikayetçi olmadığını beyan etmesi üzerine Boyabat Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/09/2022 tarihli ve 2022/2096 soruşturma, 2022/1266 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararı karşı müşteki vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Boyabat Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/12/2023 tarihli ve 2023/112 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin 5. fıkrasındaki "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” hükmüne göre öncelikle müştekinin yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp, yaralanmanın 5237 sayılı Kanun’un 89. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığının belirlenmesini takiben, meçhul şüphelinin hukuki durumu hususunda bir değerlendirme yapılarak, kesin rapora göre yaralanmanın 89/1. madde kapsamında kalması halinde şikayetin süresinde olup olmadığı ile müştekinin şikayetçi olmadığına ilişkin beyanın müşteki tarafından verilip verilmediğinin araştırılması için müştekinin imza örnekleri ile ifadesinin alınarak sonucuna karar verilmesi gerektiği, yaralanmanın aynı maddenin 2. veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığın araştırılması gerekeceği, soruşturma kapsamında ise yalnızca geçici hekim raporunun bulunduğu nazara alındığında, müştekiye ait tüm hastahane kayıtları ile yukarıda belirtildiği üzere müştekiye ait kati raporun da temin edildikten sonra suçun bilinçli taksirle işlenip işlenmediği belirlenerek meçhul şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine,yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2.Boyabat Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/12/2023 tarihli ve 2023/1121 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.