10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/10331 E. , 2024/10182 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Kurum nezdinde 15736128 sigorta sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, ... Kaya unvanlı işyerinde 01.10.1984 tarihinden itibaren çalışmasına rağmen Kurum tarafından prim ödemelerinin yapılmadığı gerekçesiyle bu tarihin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmediğini ileri sürerek 01.10.1984 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile 11.11.2013 tarihli ve 18079642 sayılı Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından 01.10.1984 tarihinin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesinin talep edildiğini, işe giriş bildirgesinin verildiği ... unvanlı işyerinin ... sicil numarası ile 01.11.1983 tarihinden itibaren Kanun kapsamına alındığını ve işyerinin Kırşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün bağlı olduğunu, davanın yetkili Mahkeme olan Kırşehir İş Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 2015/170 E., 2015/349 K. sayılı kararıyla davacının çalıştığını iddia ettiği işyerinin Kırşehir'de bulunduğu, Kurum adına işlem yapmaya yetkili ve işlemi yapan şubenin Kırşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, dosyanın yetkili ve görevli Kırşehir Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 22.12.2015 tarihli ve 2015/20022 E., 2015/22895 K. sayılı ilamında,"...Davacının, sigorta başlangıç tarihi olarak 01.10.1984 tarihi olarak tespit ile davalı kurumun aksi yöndeki işleminin iptali istemine ilişkin davanın mahkemece, yetkili mahkemenin Kırşehir Mahkemeleri olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar işe giriş bildirgesi Sosyal Güvenlik Kurumu Kırşehir Bölge Müdürlüğüne verilmişse de; İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından davacının 01.10.1984 tarihinin emeklilik yönünden işe başlangıç tarihi olarak alınmayacağı yönünde işlem tesis etmiş olması nedeniyle (dava konusu işlemin İstanbul’da yapılmış olması nedeniyle) davanın İstanbul’da görülüp karara bağlanması gerekirken Kırşehir İş Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle, yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesinin Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2016/171 E., 2016/469 K. sayılı ilamı ile iş mahkemelerinin yetkilerinin kamu düzeninden olduğu ve bu nedenle hâkimin yetki konusunu resen göz önüne alması gerektiği, davacı vekilinin mahkemeden müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanması yönünde herhangi bir talebinin olmadığı, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından davacının 01.10.1984 tarihinde çalışması bulunmadığından sonraki işe giriş tarihi 01.06.1997 olarak kabul edilerek davacının yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanması yönünde bir talebi bulunmadığından dava konusu işlemin İstanbul'da yapıldığını söylemenin mümkün olmadığı, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün davacının yaşlılık aylığı tahsis talebini değerlendirmeden önce davacının sigorta sicil dosyasını Kırşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden getirtmesinin de davaya konu işlemin Kırşehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından yapıldığını gösterdiği, davada istenilen sonuca ulaşılabilmesi için İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 11.11.2013 tarihli ve 18079642 sayılı işleminin iptaline gerek bulunmadığı, söz konusu işlemde davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1984 tarihi olmadığının tespitine karar verilmediği, davacı vekilinin davayı açmadan önce İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yapmış olduğu başvurunun somut olayda İstanbul İş Mahkemelerini de yetkili kılmaya yönelik dürüstlük kurallarına aykırı bir davranış olduğu gerekçesiyle ve önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
C. Direnme Kararının Temyizi Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Dairemiz tarafından incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.03.2020 tarihli ve 2016/10-2669 E., 2020/268 K. sayılı ilamı ile "... somut olay değerlendirildiğinde, dava dilekçesinin 06.04.2015 tarihinde Kuruma tebliğ edildiği, davalı Kurum vekili tarafından ise iki haftalık yasal süre geçtikten sonra verilen 03.07.2015 tarihli cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 127 nci maddesinde, cevap dilekçesini verme süresinin, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki hafta olduğu ve aynı Kanun'un 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazının ilk itirazlar içinde sayıldığı, ilk itirazların hepsinin de cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu hususları göz önüne alındığında yasal süresi geçtikten sonra verilen cevap dilekçesiyle ileri sürülen yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Ne var ki Özel Dairenin bozma kararında 506 sayılı Kanun'dan kaynaklanan ihtilafların çözümüne dair iş mahkemelerince verilen kararların kamu düzeninden olmadığı ve yetki itirazının da süresinde yapılmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının hukuka uygun olmadığı belirtildikten sonra, ikinci bir bozma sebebi olarak davacı adına işe giriş bildirgesinin Sosyal Güvenlik Kurumu Kırşehir Bölge Müdürlüğüne verilse de İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından davacının 01.10.1984 tarihinin emeklilik yönünden işe başlangıç tarihi olarak kabul edilmeyeceği yönünde işlem tesis edilmiş olması nedeniyle (dava konusu işlemin İstanbul’da yapılmış olması nedeniyle) davanın İstanbul’da görülüp karar verilmesi gerektiği şeklinde açıklamada bulunulmuştur. Yetki itirazının ilk itiraz olarak kabul edildiği ve ilk itirazların hepsinin de cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorunda olduğu eldeki davada, davalı Kurumun süresinde cevap dilekçesini sunmadığı göz önüne alındığında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının şubesi niteliğinde olan İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün işlemi nedeniyle de İstanbul İş Mahkemelerinin yetkili olduğu hususunun ikinci bozma sebebi olarak belirtilmesine gerek olmadığına işaret edilmesiyle yetinilmiştir. Hâl böyle olunca, yerel mahkemece verilen direnme kararının yukarıda açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulması gerekir...."gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
E. Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararına Göre İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ilamı ile "... her ne kadar dava niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin ve resen araştırma ilkesine tabi ise de, mahkememizce yapılan tüm araştırmalara rağmen fiili çalışmayı ispatlayacak nitelikli tanık tespit edilememiş, davacı tarafçada bu nitelikte tanık bildirilmediğinden, davanın niteliği gereği resen araştırma ilkesinin geçerli olması, hakimin taraf delilleriyle yetinmeyip kendisininde delil toplamasını içerdiği ancak davayı ispat için de sonsuz süre anlamına gelmeyeceği, aksinin kabulü halinde davalı taraf yönünden aleyhe sonuçlar doğuracağı hususları birlikte değerlendirilerek mevcut delil durumuyla karar vermek gerekmiş ve davacının davasını fiili çalışma yönünden Yargıtay içtihatlarınca belirlenmiş nitelikteki tanıklarla ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.10.1984 tarihinin sigorta başlangıcı olarak tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.506 sayılı Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 108 inci maddesinde sigortalılık süresi düzenlenmiş olup, sigortalı statüsünde bulunmayan bir kimsenin sigortalılık süresinden söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı madde gereğince, çalışmaya başlanması ile edinilir.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddesinin 2 inci fıkrasında, “Diğer Kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.” şeklinde düzenleme gözetildiğinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu dışındaki Kanunlar ile de dava şartı düzenlenebileceği anlaşılmaktadır.
3.11.09.2014 tarihli Mükerrer Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine üçüncü fıkra olarak “31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesi zorunludur. Diğer Kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan müracaata altmış gün içinde Kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. Kuruma başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz.” hükmü eklenmiştir.
4.Dava şartları, Mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK’nın 115/2 nci maddesindeki kurala göre, “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hâkim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
5.Eldeki dava 07.06.2016 tarihinde, 6552 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılmıştır. Davacı, 19.03.1995 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir. Mahkemesi, işin esasına girmek suretiyle davanın reddine karar vermiştir. Öte yandan dosya kapsamında davacının Kuruma 31.10.2015 tarihinde tahsis başvurusunun olduğu, Kurum tarafından bu başvuruya verilen 11.11.2013 tarihli cevapta not olarak i dava konusu işe giriş bildirgesine dair cevap verildiği anlaşılmakla anılan başvurunun 5521 sayılı Kanun'un 7/3 üncü maddesinin yürürlük tarihi öncesi tarihi içerdiği ve güncel olmadığı da anlaşılmaktadır.
6.Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine 3 üncü fıkra olarak eklenen düzenleme gereği, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaatın olması ve Kurumca müracaata konu istemin zımnen ya da açıkça reddedilmesi gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, eldeki davada, davacı tarafından 5521 sayılı Kanun'un 7/3 maddesine uygun bir şekilde, davaya konu istem hakkında, Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat ve Kurum tarafından bu müracaata konu istemin reddine ilişkin bir işlem veya eylem bulunmadığı görülmekle, mahkemece, davacı tarafa 6100 sayılı HMK'nın 115/2 nci maddesi uyarınca, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme doğrultusunda, davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat etmesi ve bu müracaat hakkında anılan yasal düzenleme uyarınca Kurum'un red iradesini gösterir işlem veya eyleminin olduğunun belgelenmesi için kesin süre ihtaratlı önel verilmeli, bu süre içerisinde dava şartı eksikliğinin tamamlanmaması halinde, dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmeli, Kuruma müracaat ve müracaatın reddine dair Kurum işlem veya eylemine ilişkin dava şartının tamamlanması halinde ise davanın esasına girilerek, varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
7.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.