12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2020/10416 E. , 2024/5159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; meydana gelen kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunmadığına, ölen sürücünün tali yoldan çıkarken gerekli dikkati göstermeyerek kusurlu olduğuna, kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanığa alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza verildiğine, katılanların zararlarının tazmin edildiğine, sanık hakkında beraat kararı aksi kanaate varılırsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kırmızı ışık ihlali yapan asli kusurlu sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, sanığa verilen cezanın az olduğuna, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 27.10.2013 tarih saat 09:26 sıralarında sanık sürücü ...'ın sevk ve idare ettiği ... plakalı aracı ile Çankaya İlçesi ... Caddesi ile ... Caddesinin kesiştiği kavşağa geldiğinde kendisine yanan kırmızı ışıkta durmayarak geçiş yapmak istediği sırada, ...'nun kullandığı ... plakalı aracına çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiği, ancak ...'nun bir müddet tedavi gördükten sonra 07.11.2013 tarihinde kazaya bağlı yaralanmalar sonucu öldüğü Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulu’ndan alınan 16.07.2014 tarihli raporda, kişinin 27.10.2013 tarihide maruz kaldığı araç içi trafik kazası neticesinde meydana gelen yaralanması ile tedavi için kaldırıldığı hastanede 07.11.2013 tarihindeki ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu mütalaa edildiği, kaza tespit tutanağında; sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 47/b kırmızı ışık ihlali yaparak kusurlu olduğunun belirtildiği, soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan 14.04.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; sürücü ...'ın kırmızı ışığı dikkate almadan geliş hızı ile kontrolsüz bir şekilde kavşağa girmesiyle meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece trafik bilirkişi uzmanlarından oluşan üçlü heyetten alınan 07.01.2015 tarihli rapora göre; sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile Güvenlik caddesinden tek yönlü yolda ilerlerken Kuveyt caddesi ışıklarına geldiğinde kendi beyanı ile trafik ışıklarını fark etmediği, dikkatini kullandığı araca ve karayoluna vermediği, olay mahallinde kırmızı ışık ihlali yapmasıyla tamamen kusurlu olduğunun belirtildiği, Yerel Mahkemece sanığın dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporlarına göre tam kusurlu olduğu ve CD de görüntülerde ölenin kullandığı ticari taksinin yanında ikinci bir araç olduğu halde önde beklediği, taraflara yanan trafik lambasının renginin CD izleme tutanağında görünmediği, trafik ışıkları değiştiğinde ölenin kullandığı aracın hareket edip ilerlemesinin ardından yanındaki ve arkadaki araçların da hareket edip ilerlemeye başladıkları, önden ilerleyen aracın kavşağı geçerken, sağ taraftan sanığın idaresindeki aracın hızla gelip ölenin aracına çarptığı, sanığın sevk ve idaresindeki araç trafik lambasını geçtiği an ölen ile aynı yönde bulunan yanındaki ve arkadaki araçların da yaklaşık iki saniye öncesinde harekete geçip ilerlemekte oldukları, sanığın geldiği yönden başka aracın gelmediği, ölene yeşil ışık yanmasına rağmen sanığın kırmızı ışıkta veya sarı ışık ila kırmızı ışık arası bir zaman diliminde geçip geçmediği konusunda tereddüt hasıl olduğu, şüpheden sanık yararlanır evrensel hukuk ilkesinden hareketle bu durum sanık lehine değerlendirilerek bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanunun 52/3.maddesine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Ankara 21.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 3 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '"Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 6 ay hapis cezasının TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine,
TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine;
TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.