16. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/709 Esas
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/02/2023
NUMARASI: 2021/232 Esas, 2023/30 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile; davalı/borçlu yanın, müvekkiline ait görüntüleri, müvekkilinin izni, bilgisi ve onayı olmaksızın kendisine ait televizyon kanalında kullandığını, akabinde müvekkilinin ilgili kullanımların bedeli olarak davalıya 5 adet fatura tanzim ettiğini, davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamasının akabinde davalıya noterlik vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, davalı yanın bu ihtarnameyi cevapsız bıraktığını, davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı yan haksız ve kötü niyetli olarak asıl alacağa, faizlere, ferilerine ve yetkiye itiraz ettiğini, bu takibin yetkisizlik kararı üzerine Bakırköy ...İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve ... esas dosya sırasına tevzi edildiğini, davalının ödemekle yükümlü olduğu KDV dahil toplam 177.000,00 TL bedelli 5 adet fatura bakımından faturaların kendisine gönderildiği anda itiraz etmezken haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı/borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine ve ayrıca kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "..." ve "..." isimli magazin programlarının yayınlandığı ... logolu televizyon kanalının yayıncı kuruluşu olduğunu, programların yapımcılığını üstlenmekle birlikte programlarda kullanılacak görüntü ve müzik seçimi başta olmak üzere kurgu ve kompozisyon, seslendirme, montaj ve benzeri tüm konuların yapımcının sorumluluğu altında olduğunu, faturalara konu görsellerin ilgili programlarda kullanıldığının tespiti sonucu eser kapsamında değerlendirilmesi ve telif ücreti belirlenmesi durumunda sözleşme kapsamında tüm sorumluluğun yapımcıya ait olacağını, söz konusu faturaların müvekkile gönderilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, kullanıldığı iddia edilen görüntülerin ayırca eser kapsamında değerlendirilemeyeceğini, söz konusu görüntüler için talep edilen bedelin fahiş olduğunu, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamak için yeterli olmadığını savunarak, davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ'nin, ... AŞ'ye devrolunduğu, birleşmenin 05.07.2022 Tarihli Tİcaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği, yeni vekaletnamenin sunulduğu görülmüştür.
İhbar olunan ...Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; görüntülerin yayınlandığı magazin programlarında kamuoyunun dikkatini çeken güncel haberler ve ünlü şahsiyetler ya da medya tarafından tanınan kişiler hakkında basında yer alan magazin olaylarının tartışıldığını, bu bakımdan bu tür programlarda kullanılan görüntülerin diğerlerinden farklı, gözle görülen ve aklıda kalan estetik unsurları taşıyan ve bedii vasfı bulunan görüntüler olmadığını, söz konusu görüntülerin herkes tarafından çekilebilecek görüntüler olduğunu, yalnızca faturaların tanzim edilmiş olmasının, taraflar arasında borç ilişkinin var olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, davacı tarafından talep edilen miktarın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ...Ltd.Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda davacının eser olarak tanımladığı ve kendisi tarafından çekildiği iddia ettiği görüntülerin, kimin tarafından çekildiği belli olmayan, estetik bir değeri olmayan, kamusal alanda herhangi biri tarafından çekilebilecek nitelikte görüntüler olduğunu, haliyle söz konusu olayda dava konusu görüntülerin, davacıya ait olduğu belli olmadığını ve davacı yönünden bir eserden bahsedilemeyeceği gibi davacının eser sahibi olmasının da mümkün olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin, yapımcısı olduğu programda davacıya ait eser niteliğinde bir görüntü kullanmadığını, fatura bedellerinin, kullanım süresi en fazla 5 saniye olduğu dikkate alındığında, fahiş olduğunun ortada olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Dosya kapsamı deliller, taraf beyanları, bilirkişi rapor ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu altı adet görüntü kaydının FSEK anlamında eser vasfında olmadığı, bu nedenle FSEK koruması altında olmayıp TTK'nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabete ilişkin hükümlerin koruması kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. Bu görüntülerin davalı şirketin sorumluluğunda olan televizyon kanalında yayınlandığı, yayınlarda davacı şirketin logosu olan "..." logosunun göründüğü, magazinburada.net internet sitesinin künyesi internet ortamında incelendiğinde imtiyaz sahibinin davacı şirket olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili bu görüntüler nedeniyle davacı tarafça kesilen faturalara dayanmış ise de, taraflar arasında kurulmuş bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından ve bu faturalara davalı taraf itiraz ettiğinden alacak miktarı yönünden faturalara itibar edilmemiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere TTK haksız rekabet hükümlerine göre günün rayici gözetildiğinde her bir görüntü için 10.000,00 TL olmak üzere toplam altı adet görüntü için istenebilecek tutarın 60.000,00 TL ve takip tarihine kadar bu tutara işlemiş faiz 2.958,90 TL olmak üzere toplam 62.958,90 TL alacak yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Alacak tutarı herhangi bir sözleşme ilişkisine dayanmaması, haksız fiil mahiyetindeki haksız rekabetten kaynaklanması ve ancak bilirkişi marifetiyle tespiti mümkün olduğundan ve böylece likit olmadığından davacı yararına kabul edilen kısım yönünden icra inkar tazminatı takdir edilmemiştir. Yine, reddedilen kısım yönünden icra takibi yapmakta davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalı yararına kötü niyet tazminatı takdir edilmemiştir. Bu itibarla;
1.Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 60.000,00 TL asıl alacak ve 2.958,90 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 62.958,90 TL alacak yönünden iptaline, bu tutar alacağın alacak aslı olan 60.000,00 TL'sine icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için takibin devamına, fazlaya dair alacak için inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Reddedilen kısım yönünden davalı yararına kötü niyet tazminatı takdirine yer olmadığına," Şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Davalı yanın istinaf isteminin reddi gerektiğini,Faturaya itiraz edilmemiş olması, düzenleyen tacir lehine yazılı delil oluşturduğunu ve düzenleyen taciri ispat yükünden kurtardığını, müvekkilinin ilgili görüntüler üzerinde hak sahipliği bulunduğunu, aksini iddia eden karşı tarafın bu iddiayı ispatla yükümlü olduğunu, Davanın kısmen reddinin yerinde olmadığını, Dava konusu altı adet görüntü kaydının FSEK anlamında eser vasfında olmadığına yönelik gerekçenin yerinde olmadığını, FSEK'de eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri olarak tanımlandığını, Somut olayda, görüntülerin şekillenmesi, herhangi bir makine ya da cihazın kendiliğinden yaptığı, yarattığı bir durum olmadığını, Müvekkilinin söz konusu görüntüleri kendisi açıyı, ışığı ayarlayarak oluşturduğunu, planlayarak bir plan doğrultusunda ortaya koyduğu, yani insan yaratıcılığının bir ürünü olduğunu ve eser niteliğine haiz olduğunu, görüntüler eser vasfına haiz olduğundan TTK haksız rekabet hükümlerine göre verilen hükmün yerinde olmadığını, davalı eylemlerinin "Müvekkili ile haksız rekabet teşkil ettiği" yönünde tespitlerin sarih olduğunu ancak eser niteliği dikkate alınması gerektiğini, görüntülerin eser mahiyetinde olmadığı kabul edilmesi halinde dahi mahkemece karar verilen rayiç bedelin orantılı ve görüntünün niteliğine karşılık gelmediği, ulusal bir medya organı kullanılarak yapılan kullanımlar ve görüntülerin kıymeti göz önünde bulundurulduğunda piyasa koşullarına göre düşük miktarda değerlendirme yapıldığını, davalı yanın ulusal medya organlarında yaptığı yayınların kıymeti ve ulaştığı tüketici kitlesi göz önünde bulundurulduğunda yapılan hesaplama ile ulaşılan rakamlar somut ihtilafın reel değerinden uzak kaldığını, Davalı, takip borçlusu, alacağın tümüne itiraz etmiş olsa bile itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu tespit edilen miktar üzerinden icra inkâr tazminatına mahkûm edileceğini kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkili ve yapımcılar arasında akdedilen sözleşmeler gereği sorumluluğun yapımcıya ait olduğunu, müvekkili aleyhine davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Müvekkilinin "..." ve "..." isimli magazin programlarının yayınlandığı ... logolu televizyon kanalının yayıncı kuruluşu olduğunu,
İhbar olunan diğer yapımcı şirket olan ... Ltd. Şti ile Müvekkili arasındaki 03.02.2021 tarihli Program Yapım Sözleşmesini sunduklarını Kullanıldığı iddia olunan görüntülerin eser kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davanın tamamen reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da eser olmadığının açıklandığını, Eser niteliğinde olsa dahi davacının dava dosyasına, fotoğraflar üzerinde hak iddia ettiğini kanıtlar nitelikte bir belge sunmadığını, mahkemece Bilgi Teknolojileri Kurumu İnternet Daire Başkanlığı'na müzekkere yazılarak "...net" sitesinin davacı ile ilgisi bulunup bulunmadığı, imtiyaz sahibinin kim olduğu sorulmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, ek bilirkişi raporunda davaya konu fotoğrafların "... Net"e ait olduğuna ilişkin tespit yapıldığını, ancak davacı ile "... net" arasında herhangi bir bağlantı bulunup bulunmadığının netleşmediğini, davacının hak sahipliği iddiasını kabul etmediklerini, bu hususun ispatlanamaması halinde davanın aktif husumetten reddi gerektiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece görüntüler için takdir edilen bedel son derece fahiş olduğunu, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken herhangi bir tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, takipte kötü niyetli olduğu ispat edilen davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek neticeten davanın tümden reddi ile davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE Dava,
İİK 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi,
HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi raporunda davaya konu görüntülerin eser kapsamında olmadığı, haksız olarak kullanılmış olması nedeni ile 60.000TL talep edilebileceği belirlenmiş olup raporun yeterli ve denetime uygun olduğu, rapora yanısyan bir kısım görüntülerde "..." logosunun yer aldığı, 1.görüntü dosyasında program sunucusunun "... netin kamerasından..." şeklinde sunumundan sonra görüntülerin ekrana geldiğine yer verildiği, mahkemece magazinburada.net internet sitesinin künyesi incelendiğinde imtiyaz sahibinin davacı şirket olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında mahkemece yeterli nitelikteki kök ve ek raporda belirlenen tutara göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olup davalı ile ihbar olunan arasındaki sözleşme, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği davacıya karşı ileri sürülemeyeceğinden taraf vekillerinin bu hususlardaki istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.Takibe konu alacak likit olmayıp bilirkişi raporu ile belirlendiğinden davacının icra inkar tazminat isteminin reddi yerinde olduğu gibi, davacının takipte kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine karar verilmesinde de usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.