Aramaya Dön

13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/31
Karar No
K. 2024/855
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/31
KARAR NO: 2024/855
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 12/01/2024
KARAR TARİHİ: 05/12/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----Müdürlüğü hizmet sahası ---- adresinde 11.05.2022 tarihinde -----ekipleri tarafından çalışma esnasında Şirketimize ait kablo ve alt yapı tesislerine hasar verildiğini, verilen hasar nedeniyle, ekte sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere şirket elemanlarınca hasarlar tespit edildiğini, hasar keşif tutarı formu ve malzeme-işçilik cetvelleri düzenlendiğini, zararın tazmini için alacağın tahsilini sağlamak amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri resimlerine istinaden, taraflarınca ----.İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas nolu dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraf borcun tamamına itiraz edildiğini, Arabuluculuk Bürosuna yaptıkları müraacatın da anlaşmazlıkla sonuçlandığını, arz ve izah edilen nedenlerle, davalının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de, karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:Davalı tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126-131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Davalı şirket temsicisi duruşmalara katılmamış; şirket kendisini vekille temsil de ettirmemiştir.

DELİLLER

--- Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası, Ticaret Sicil Kayıtları, Umulmayan Hasar Tespit Formu, Hasar Tutarı Formu, Hasar Giderim Belgeleri ve Faturalar, Hasara ilişkin Fotoğraflar, --- Belediyesi ve ---- Büyükşehir Belediye Başkanlığı müzekkere cevapları, Tanık, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; ' Ben davacı şirkette erişim teknikeri olarak çalışırım, bana sormuş olduğunuz hasar olayını da bu nedenle biliyorum, ben hatlarda arıza ihbarı gelmesi üzerine olay yerine gidiyorum ve arızayı ve hasarı tespit edip gideriyoruz, arızayı giderdiğimizde yapılan masrafları da hasar dosyasına bağlıyoruz, dava konusu olayda da ---- Sokakta davalı şirketin yaptığı bir inşaat nedeniyle sokakta bulunan ---- altyapımız ve kablolar zarar görmüştü, biz de bu durumu ve olay yerini inceleyip fotoğrafladık ve tespit tutanağına bağlayıp yönetime bildirdik , benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir 'şeklinde beyanda bulunmuştur. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğincet Haksız Fiilden Kaynaklan zarar nedeniyle açılmış itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak resen değerlendirmeye tabi başta zorunlu arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114. maddesindeki genel dava şartları, taraf sıfatı ve hak düşürücü süreye ilişkin hususlar değerlendirilmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmek istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek aynı duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Öncelikle davaya esas ----. İcra Dairesinin ---- sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek, incelenmiştir.

Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Ayrıca ---- Belediye Başkanlığına ve ----- Büyükşehir Belediye Başkanlığına müzekkereler yazılarak dava konusu haksız eyleminin tespiti bakımından gerekli bilgi ve belgeler istenmiştir. Dosyaya mübrez Arabuluculuk Son Oturum tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.

Yukarıdan beri yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında ; davacı şirket tarafından ---- Müdürlüğü hizmet sahası----- adresinde 11.05.2022 tarihinde -----ekipleri tarafından inşaat çalışması esnasında kablo ve alt yapı tesislerine zarar verildiğini, yeraltı kablolarına ve tesislerine verilen hasarın onarım bedelinin tahsili için davalı şirket aleyhinde ---- İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyası üzerinden genel takip yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulduğu ve bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu davanın açıldığı sabittir. Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediğinden iddianın inkar edildiği kabul edilmiş ve icra dosyasına yapılan itirazın da genel ve soyut nitelikte olduğu görülmüştür. Davalı şirket temsilcisine HMK'nin 169 vd maddeleri gereğince davaya konu eylem ve zarar yönünden isticvap davetiyesi gönderilmesine rağmen davetiye tebliğ edilememiştir.

Mahkememizce haksız eylemin yapıldığı adreste çalışma yapılıp yapılmadığı ve her hangi bir kazı veya çalışma izni alındığı hususu ---- Belediyesinden ve ---- Büyükşehir Belediyesinden sorulmuş ve ----- Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü tarafından zararın meydana geldiği adreste herhangi bir izin alınmadığı bildirilmiştir. Ancak ---- Belediyesi tarafından zararın meydana geldiği adreste davalı şirket tarafından alınan yapı ruhsatı ve inşaat ile ilgili tutanaklar gönderilmiştir. Bu duruma göre özelikle tanık beyanı da gözetildiğinde dosya kapsamındaki keşif ve hasar tespit tutanaklarından ve fotoğraflardan zararın davalının inşaat çalışmalarından kaynaklandığı, davacı şirket tarafından tespit edilen zarar miktarının açık bir şekilde ortada olduğu, davalı şirketin borca itiraz dilekçesinde zarara ve zarar miktarına ilişkin bir itiraz da öne sürmediği tespit edilmiştir. Hemen ifade edilmelidir ki; inşaat , su, atık su, iletişim, doğal gaz, kanalizasyon çalışması gibi altyapı hizmetlerinin ve inşai işlerin yapılması ve/veya yürütülmesi sırasında yer altı ve yer üstünde bulunan bu tür kablolara, yer altı ve yer üstü tesislerine zarar verilmesi işin niteliğine ve hayatın olağan akışına uygun olarak sıklıkla gerçekleştiği maruftur. (HMK,187/2) Filhakika, somut olayda da davacı şirketin yer altındaki altyapı kablo ve tesislerine verilen zararın ve miktarının davacı şirket tarafından açıkça dökümünün gösterildiği, zararın iletişim hizmetinin aksamaması için hemen giderildiği, buna ilişkin tüm bilgi, belge ve faturanın dosyaya ibraz edildiği ve haksız eylemin ve sonuçlarının tanık beyanı ile doğrulanmak suretiyle zararın ve miktarının esasen açıkça ortaya konulup ispat edilmiş olduğu müşahede edilmiştir. Böylece uyuşmazlık aydınlandığından başkaca delil araştırılmasına ve tartışılmasına gerek görülmemiş ve tahkikat bitirilmiştir. (HMK,146) Mahkememizce yargılamaya hakim olan ilkeler temelinde ; köklü ve kurumsal bir şirket olduğu bilinen davacı şirket tarafından belirlenen ve gösterilen hasar ve hasar onarım bedeli miktarının işin niteliğine göre dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu gibi hakimlik bilgi ve tecrübesine göre piyasa şartlarına göre de kadri maruf olduğu sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. (AY, 138/1, 141/3-4 , TMK,1/1, TBK, 49 vd, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,33, 266 vd.) Bütün bunlara göre davalı şirketin, hukuken kendi sorumluluğunda bulunan haksız fiilden doğan işbu zararı, TBK'nin 117/2 maddesi gereğince haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazmin etme sorumluluğunun bulunduğu ancak taraflar arasındaki ilişki ticari iş ve dava kapsamında olmadığından olaya yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. (Yargıtay ----HD.----- Bu kapsamda mahkememizce takip üzerinde avans yerine yasal faiz üzerinden işlemiş faiz hesaplanmış ve doğru sonuç bulunmuştur. Binaenaleyh; davacı şirket tarafından TMK'nin 6 ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince esastan ispatlanan davanın kısmen kabulü ile ; 2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 20.353,27 TL asıl alacak ve 1.610,98 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 21.964,25 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 20.353,27 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 965,66 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine karar verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu olayın haksız fiilden kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki değerlendirme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı şirket yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de az yukarıdaki esaslar çerçevesinde karşılıklı olarak sorumlu görülen taraflardan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)Davanın KISMEN KABUL;KISMEN REDDİNE,

2.)a-2004 sayılı İİK'nin 67/I maddesi gereğince davalı-borçlunun, ----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasına 20.353,27 TL asıl alacak ve 1.610,98 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 21.964,25 TL yönünden yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin asıl alacağa ( 20.353,27 TL) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin ( 965,66 TL işlemiş faiz) davanın/talebin reddine, b-)Davacının, 2004 sayılı İİK'nin 67/II maddesi gereğince tazminat talebinin reddine,

3.)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 1.500,38 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.072,78 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen kabul edilen miktar (%0,96) üzerinden hesaplanan 2.988,61 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ret edilen miktar (%0,04) üzerinden hesaplanan 131,39 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6.)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.)Davacı tarafından yapılan 484,40 TL posta ücreti yargılama giderinden davanın kabul (%0,96) ve ret (%0,04) oranına göre 464,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına,

8.)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddeleri uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 21.964,25 TL nispi vekalet ücretinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.)Davalı şirket tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

10.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı şirket temsilcisinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle kararın kabul ve reddedilen kısımlar yönünden miktar itibarıyla (21.964,25 TL > 28.250,00 TL ) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 2004 sayılı İİK'nin 67/2 maddesine göre davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; davaya konu olayın haksız fiilden kaynaklanması ve buna göre uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi karşısında alacağın ve varlığı ve miktarının yargılama ve hukuki değerlendirme sonucunda belirlenmesi nedeniyle alacağın davalı şirket yönünden likit/muayyen olmadığı sonuç ve kanaatiyle koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden sorumluluk ise, aynı yasanın 326/2 maddesi gereğince tarafların haklılık durumu esas alınarak kabul-ret oranlarına göre belirlenmiştir. Yine bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 2004 sayılı İİK'nin 67.maddesinde; "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükmü bulunmaktadır. Bu kuraldan hareketle; takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.Bilindiği üzere haksız fiil öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu TTK md.4/2 K6100 md.332/1 K6098 md.50 K2004 md.67/2 TBK md.117/2 K6102 md.4/2 TBK md.50 K6100 md.341/2 HMK md.341/2 HMK md.114 İİK md.67/2 K6100 md.322 HMK md.333 K6100 md.333 HMK md.322/1 HMK md.297/2 K6100 md.297/2 K2004 md.67 HMK md.169 HMK md.316 İİK md.67 HMK md.190 K6100 md.190 HMK md.332/1 K6100 md.322/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.