11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı ---- ait olan, ----' in sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile davalılardan --- Şirketi'ne ait olan ve diğer davalı ---- 'ın sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın 13.03.2023 tarihinde, --- İli --- Bağlantı noktası civarında zincirleme şeklinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, Sürücü ---- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı aracıyla kaza tespit tutanağındaki belirtilen olay yerinde; sürücü idaresindeki---- sayılı araca arkadan çarpması sonucu 13.03.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kazanın hemen akabinde olay yerine intikal eden polis ekiplerince tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile ---- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğunu ve davacı araç sürücüsünün kural ihlalinin davalılara ait araca karşı bulunmadığı tespit edildiğini, davacıya ait zarar gören ---- plakalı aracının onarılması için karşı taraf araç sürücüsünün sigortasına başvurulduğunu, bunun neticesinde sigorta firması tarafından aracın onarıldığını ve 23.250,00 TL hasar ücreti verilmiş olup, araç parça farkının taraflarınca ödendiğini, davacıya ait aracın karşı tarafın kusuru nedeniyle kazaya uğradığını, Her ne kadar sigorta şirketine başvurulup, davacının zararının 23.250,00 TL ile değer kaybı olan 4.259,00 TL'lik kısmı karşılanmış olsa da davacının zararının halen devam ettiğini, yine kaza nedeniyle davacıya ait aracın TRAMER kayıtlarında hasar kaydı oluştuğunu, kusuru ve haksız fiili nedeniyle zarar veren ve sorumlu karşı tarafın hasar bedelini tazmin ile yükümlü olduğunu, davacının, davaya konu mezkur aracın maliki ve işleteni olup; aracın ağır hasara neden olunmasından ötürü onarılması uzun sürdüğünü, Bundan dolayı araç mahrumiyet bedelinin tespitinin bu konuda uzman bilirkişiler marifetiyle tespit edilebileceğini ileri sürerek davalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu kazada, davacıya ait ----- plakalı aracın 13.03.2023 tarihli trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu zararından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Şimdilik 10,00-TL Bakiye Hasar Bedeli (araç parça fark bedeli), 10,00-TL Değer Kaybı Bedeli davalılardan, 10,00-TL araç mahrumiyet bedelinin sürücü ve araç sahibinden olmak üzere toplam 30,00-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin, ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına ve, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalı yönünden davanın ---- Asliye Hukuk Mahkemeleri Nezdinde Açılması gerekirken açılmamış olmasının hukuka aykırı olduğunu, aksi kanaatte müvekkili olan davalı hakkında arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığı nın sabit olduğunu, Davacı ---- ait olan, --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araç ile davalı ----- sevk ve idaresindeki --- plakalı aracın; 13.03.2023 tarihinde, --- ili --- Bağlantı noktası civarında zincirleme şeklinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, Davacı yanın maddi tazminata ilişkin taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında diğer davalı sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, Zira --- plakalı, ---- model, ---- marka otomobil için diğer davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası yapılmasından hareketle maddi tazminata ilişkin taleplerin diğer davalı sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, Davacı yanca ifade edilen ve taraflarınca kabulü mümkün olmayan önemli hususlardan birinin kusur oranı olduğunu her ne kadar davacı yanca ---- plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğu ifade ve iddia edilmiş ise de işbu davaya konu edilen kazadaki kusur oranlarının yeniden ve bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını kabulü mümkün olmayan bir diğer hususun ise Bakiye Hasar Bedeli alacağına ilişkin talep olduğunu avunarak, davanın öncelikle usulden reddine aksi kanaatte davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ---- Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu kazaya karıştığı iddia edilen----plakalı aracın müvekkili olan davalı---- Şirketi tarafından 07/04/2022 - 07/04/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- no.lu ZMM Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkili olan davalıya herhangi bir başvuruda bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün davaya konusu olayda kusursuz olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacıya 11.05.2023 tarihinde 23.250,00-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, Davacının hasar onarımının tam surette sağlanmakla; fazlaya ilişkin zarar iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacı yana 15/05/2023 tarihinde 4.259,93-TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, davalı şirketin poliçe teminatı ile sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bakiye poliçe teminatı tespit edilirken yapılan ödemelerin tenzili gerektiğini, davacı tarafın KASKO Sigortasından ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini,araç mahrumiyet bedelinin teminat dışı olduğunu, davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını savunarak, Davanın Usulden yetkisizlik ve zamanaşımı nedeniyle; Esasına girilmesi halinde; Ödeme yapılmış olması nedeniyle reddine, Konu talebin teminat kapsamında olmaması nedeniyle, Sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmaması, Aksi halde; Celp edilmesi gereken delillerin toplanmasına, Kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, Haksız ve mesnetsiz davanın reddine , Mahkeme Masraf ve Vekalet Ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---- tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.SBGM kayıtları, hasar dosyası , trafik tescil kayıtları celp edilmiştir.
Mahkememizin 11/06/2024 tarihli ön inceleme duruşması ara kararı ile dosyanın uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere makine mühendisi ve sigorta alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilerek bilirkişi ücreti delil avansını yatırmak üzere davacı tarafa duruşma gününden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmiş ve ancak verilen kesin süre içerisinde delil avansının Mahkememiz veznesine depo edilmemesi nedeni ile dosya bilirkişi heyetine tevdi edilememiştir.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunma kapsamından tarafındaki uyuşmazlığın;13/03/2023 tarihinde meydana gelen kazada davacıya ait ---- plakalı araçta bakiye hasar (araç parça fark bedeli), değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli hususlarında maddi zarar meydana gelip gelmediği ve gelmiş ise miktarı ve davalıdan yasal talep koşulları bulunup bulunmadığı, kazaya karışanların kusur durumuna ilişkin olduğunun anlaşıldığı, Mahkememizin 11/06/2024 tarihli ön inceleme duruşmasına davacı vekili tarafından e-duruşma yolu ile iştirak edildiği, duruşma ara kararı ile dosyanın uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği ve bilirkişi ücreti delil avansını yatırmak üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, her ne kadar delil avansının 25/11/2024 tarihinde saat 16:14'de UYAP sisteminden Mahkeme veznesine yatırıldığı anlaşılmış ise de delil avansı verilen kesin süre içerisinde yatırılmamakla davalılar lehine usuli kazanılmış hak meydana geldiği, usuli işlemin gecikmesinin davacı taraf kusuru ile meydana geldiği, uyuşmazlık konularının incelenmesinin uzmanlık getirdiği, ekspertiz raporunun "rayiç değer" ve "kaza tarihinde meydana gelen gerçek zarar" yönünden denetime elverişli olmadığı, iddiaya dayanak değerlendirmeye ve hüküm kurmaya elverişli delil bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.)Davanın REDDİNE,
2.)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3.)Yeterince karar ve ilam harcı alınmış olmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4.)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.)Davalılar -----Şirketi ve-----Şirketi vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine,
6.)Davalı ----- Şirketi tarafından yatırılan 121,60-TL vekalet harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
7.)Davalı ----- Şirketi tarafından yatırılan 60,80-TL vekalet harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
8.)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.